Nahl suresi

Nahl suresi, 119. ayet

Nahl suresi, 119. ayet. ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

ŝümme inne rabbeke lilleẕîne `amilü-ssûe bicehâletin ŝümme tâbû mim ba`di ẕâlike veaṣleḥû inne rabbeke mim ba`dihâ legafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 116–122 · surenin 119. ayeti / 128

Konu Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram Nahl 112–119 3

  1. Nahl 116

    Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

  2. Nahl 117

    (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

  3. Nahl 118

    Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  4. 119

    Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Nahl 120

    Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

  6. Nahl 121

    O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

  7. Nahl 122

    Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

119. Bununla Yüce Allah, kullarını tevbe etmeye teşvik etmekte, onları kendisine dönmeye davet etmektedir. Bu buyruğunda Allah, yaptığı kötülüğün akıbetinden yana cehalet içinde olduğu bir halde kötülük işleyen kimsenin -bu günahı kasten işlese dahi- kalbindeki ilimden bir kısmının -günahı işlediği esnada- azalmasının kaçınılmaz olduğunu haber vermektedir. Şâyet o günahı terk etmek, ondan dolayı pişman olmak ve amellerini ıslah etmek suretiyle tevbe edip halini düzeltirse şüphesiz Allah, ona mağfiret buyurur ve merhamet eyler. Tevbesini kabul eder ve onu ya önceki haline veya ondan daha üstün bir hale ulaştırır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra -Ey Peygamber!- muhakkak ki Rabbin, bir kimse akıbetini bilmeden kötülük işleyip bunu kasıtlı olarak yapmış olsa bile, bu kötülükleri işledikten sonra Yüce Allah’a tövbe edip içinde bozukluk olan amellerini ıslah edenleri, tövbe etmelerinin ardından onların günahlarını bağışlar ve onlara merhamet eder.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. إِنَّ inne şüphesiz
  3. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  4. لِلَّذِينَ lillezine kimseler için
  5. عَمِلُوا۟ amilu işleyen(ler) kök: عمل
  6. ٱلسُّوٓءَ s-su'e kötülük kök: سوا
  7. بِجَهَـٰلَةٍۢ bicehaletin cehaletle kök: جهل
  8. ثُمَّ summe sonra
  9. تَابُوا۟ tabu tevbe edenler (için) kök: توب
  10. مِنۢ min
  11. بَعْدِ bea'di ardından kök: بعد
  12. ذَٰلِكَ zalike bunun
  13. وَأَصْلَحُوٓا۟ ve eslehu ve uslananlar (için) kök: صلح
  14. إِنَّ inne elbette
  15. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  16. مِنۢ min
  17. بَعْدِهَا bea'diha bunlardan sonra kök: بعد
  18. لَغَفُورٌۭ legafurun bağışlayandır kök: غفر
  19. رَّحِيمٌ rahimun esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul…

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş)

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra şüphesiz ki Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da bunun ardından tevbe edip kendilerini düzeltenleri (bağışlayacaktır). Şüphesiz ki ondan (tevbe ettikten) sonra Rabbin elbette çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Sonuç olarak şunu aklından çıkarma ki, Rabbin, bir cahillik ederek kötülük işleyen ama bunun ardından tevbe edip Allah'a yönelerek kendisini düzeltenden yana tavır koyar. Çünkü senin Rabbin, öylesi bir (tevbenin) ardından tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağı olduğunu mutlaka (gösterecektir).

Muhammed Esed

Bir kez daha (belirtelim), muhakkak ki senin Rabbin, bilmezlik yüzünden kötülük işleyen sonra da tevbe eden ve artık düzgün yaşayan kimselerden yanadır; işte böyle (bir tevbeden) sonra çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı elbette senin Rabbindir.

Ahmed Hulusi

Sonra, muhakkak ki Rabbin, bilgisizlikten ötürü kötülük yapıp, bunun arkasından tövbe ederek düzelenlerin tövbelerini gerçekleştirir. . . Rabbin, bunun sonrasında Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Sonra gerçekten Rabbin, cehalet sonucu kötülük işleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve ıslah olanlar(la beraberdir). Şüphesiz Rabbin bundan sonra bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Sonra şüphesiz Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da bunun ardından tevbe edip durumunu düzeltenleri (bağışlayacaktır). Çünkü onlar tevbe ettikten sonra Rabbin elbet çok bağışlayan, pek esirgeyendir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Efendin, bilisizlik yüzünden kötülük işleyen, sonra pişmanlık gösteren ve ardından durumlarını düzeltenler için; kuşkusuz Efendin, bundan sonra, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Sonra şüphesiz Rabbin, câhillik sebebiyle kötülük yapan, bunun ardından tövbe edip durumunu düzeltenleri bağışlayacaktır. Çünkü onlar tövbe ettikten sonra uslandılar. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette affedicidir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Bunlara rağmen Efendin, bilgisizlik yüzünden kötülük işledikten sonra ardından tövbe edip düzelenlere, evet senin Efendin ondan sonra Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunlara rağmen Rabbin, bilgisizlik yüzünden kötülük işledikten sonra ardından tevbe edip düzelenlere, evet senin Rabbin ondan sonra Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra muhakkak Rabbin, bir cehaletle kötülük işleyen sonra arkasından tevbe edip düzelen kimselerin lehinedir; şüphesiz ki, Rabbin, bunun arkasından elbette çok bağışlayandır, merhamet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra şüphesizdir ki rabbın bir cehaletle kötülük işleyen, sonra arkasından tevbe edip düzelen kimseler hakkında şüphesiz ki rabbın bunun arkasından elbette gafurdur, rahimdir

Erhan Aktaş

Sonra, Rabb'in, cahillikle dipnot 1 kötülük yapan ve sonra bunun ardından tevbe edip kendisini düzelten kimseleri bağışlar. Çünkü Rabb'in Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bilmeyerek, düşüncesizlikle, yanlışı doğru sayarak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra, Rabb'in, cahillikle dipnot 1 kötülük yapan ve sonra bunun ardından tevbe edip kendisini düzelten kimseleri bağışlar. Çünkü Rabb'in Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bilmeyerek, düşüncesizlikle, yalnışı doğru sayarak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra, Rabb'in, cahillikle dipnot 1 kötülük yapan ve sonra bunun ardından tövbe edip düzelen kimseleri bağışlar. Çünkü Rabb'in Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bilmeyerek, düşüncesizlikle. İradesine sahip olamayarak.

Gültekin Onan

Sonra gerçekten rabbin, cehalet sonucu kötülük işleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve ıslah olanlar(la beraberdir). Şüphesiz rabbin bundan sonra bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

(Bundan) sonra (şunu bil ki) senin Rabbin bir cehalet yüzünden kötülük yapıb da sonra bunun ardından tevbe ve ıslah (-ı nefs) edenlerin, hiç şübhesiz, lehinedir. Hakıykat, senin Rabbin, (bu hallerin) arkasından elbette çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Hem Rabbın; bilmeyerek kötülük işleyip de tevbe eden ve ıslah olanlardan yanadır. Bundan sonra da Rabbın; muhakkak Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(111-119) O gün her nefis kendiyle mücadele ede ede gelecektir , Herkese de ne yapmışsa tam olarak ödenecektir, onlara zulmedilmez. Allah bir memleketi size örnek verdi, memnuniyet ve emniyet içindeydiler, her yerden onların erzakları bol bol gelirdi , Allah’ın nimetlerini yok saydılar , Allah ta onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korku giysisini tattırdı , onlara kendilerinden bir Resul geldi ve onu yalanladılar, onları azap yakaladı onlar zalim idiler. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarının temiz ve helal olanları yiyin. Allah’ın nimetine, eğer ki O’na kulluk ediyorsanız / ibadet ediyor iseniz teşekkür edin, Ölmüş olan, kan, domuz eti ve Allah’tan gayrısına / başkası adına kesilmiş olan hayvan sizlere haram kılınmıştır / yasaklanmıştır, her kim zorda / darda kalırsa eğer saldırmadan ve haddi aşmadan yiyebilirsiniz, Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah’a yalanı iftira etmek için bu helal bu haram şeklinde yalan konuşan dillerinizle vasıflandırma yapmayın, yalanı Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler , onlara az bir geçim / tüketim ve acıtıcı bir azap vardır. Sana anlattığımız ne varsa, onları önceden Yahudilere de haram ettik, biz onlara zulmetmedik lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , kesinlikle Rabbin cahillikle / bilgisizce kötülük yapanlar sonra da bunun ardından vazgeçenler ve ardından ıslah edenleri Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra, şüphesiz ki Rabbin; bir cahillikle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz ki Rabbin bundan sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Sonra Rabbin şunlardan yanadır ki, cehaletle kötülük işlediler, sonra onun ardından tevbe ettiler, uslandılar. Bütün bunlardan sonra Rabbin, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Zaten senin Rabbin, kendini tutamayarak dipnot 1 kötülük işleyen, ardından da tövbe eden /dönüş yapan ve kendini düzeltenlerin yanındadır. İşte senin Rabbin bütün bunların ardından çok bağışlayan ve ikramı bol olandır. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen cehalet kelimesi 'bilmemek, yanlış düşünmek, yanlış hareket etmek' anlamlarına gelir (Müfredat). Yusuf aleyhisselamın "Rabbim! ... Kadınların oyununu benden uzaklaştırmazsan onlara kapılırım ve cahillik edenlerden olurum." (Yusuf 12/33) demesi de, Musa aleyhisselamın "Cahillik edenlerden/kendini bilmez biri olmaktan Allah'a sığınırım! (Bakara 2/67)" demesi de kendini tutamayarak yanlış yapma anlamındaki cehalettir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra senin Rabbin, kendine hakim olamayarak dipnot 1 kötülük işleyen, ardından da dönüş yapıp (tevbe) düzelenlerden yanadır. Senin Rabbin, bütün bunlardan sonra elbette bağışlar ve ikram eder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada cahil kelimesi, ‘bilmeyen' değil ‘kendini tutamayan', kendine hakim olamayan, nefsine yenik düşen anlamına gelir. Allah insanları bilmediğinden sorumlu tutmamıştır. Cahillik eden bilmediği için değil kendine hakim olamadığı için eder. Türkçe'de cahil kelimesine arapça kökenli bir kelime olmasına rağmen farklı anlam yüklenmiştir. Cahil kelimesinin kullanıldığı ayetler için Bkz.En'am 6/35, Yusuf 12/33,

Şaban Britch

Sonra Rabbin, cahillikle kötülük işleyen, daha sonra onun ardından tevbe edip (halini) düzelten kimselere, şüphesiz Rabbin (tevbelerinden) sonra çok mağfiret edendir, çok merhamet edendir

Şaban Piriş

Sonra, Rabbin, cahillikle kötülük işleyen, daha sonra onun ardından tevbe edip, halini düzelten kimseleri, şüphesiz Rabbin böyle yaptıkları takdirde bağışlar ve merhamet eder.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu da var: Rabbin, bilgisizlik yüzünden kötülük işleyip de bunun ardından tövbe edip hallerini düzeltenler lehindedir. Sonra senin Rabbin gerçekten Gafur ve Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nevertheless, Allah, your Creator, always extends mercy and forgiveness to those who wrong themselves in ignorance and repent thereafter imprinting their deed with wisdom and piety; Allah, your Creator, is indeed Ghafurun and Rahimun

Abdul Haleem

But towards those who do wrong out of ignorance, and afterwards repent and make amends, your Lord is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

But verily thy Lord,- to those who do wrong in ignorance, but who thereafter repent and make amends,- thy Lord, after all this, is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

But to those who commit evil out of ignorance and then repent and amend their ways, thereafter your Lord will be Much Forgiving, Most Merciful.

Aisha Bewley

But to those who do evil in ignorance and then after that make tawba and put things right, to them your Lord is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Then, verily! Your Lord - for those who do evil (commit sins and are disobedient to Allâh) in ignorance and afterward repent and do righteous deeds, verily, your Lord thereafter, (to such) is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Then indeed your Lord, to those who commit evil out of ignorance and then repent after that, and reform —indeed, after that, your Lord will surely be all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

Again, those who commit evil in ignorance and then after that turn to Him in repentance and mend their ways, will find that surely after that, (for those who repent) your Lord is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Then, surely thy Lord -- unto those who did evil in ignorance, then repented after that and put things right -- surely thy Lord thereafter is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Yet, your Lord is the Most Forgiving and the Most Merciful towards those who do a wrong thing (out of ignorance) and then repent thereafter and reform themselves.

E. Henry Palmer

Then, verily, thy Lord to those who have done evil in ignorance and then repented after that and done aright,- verily, thy Lord afterwards is forgiving and merciful.

Edip-Layth

Yet, your Lord, to those who repent and reform after committing evil out of ignorance, your Lord after that is Forgiving, Compassionate.

George Sale

Moreover thy Lord will be favourable unto those who do evil through ignorance; and afterwards repent and amend: Verily unto these will thy Lord be gracious and merciful, after their repentance.

Hamid S. Aziz

Then, verily, your Lord - for those who do evil in ignorance and afterwards repent and amend - verily, your Lord is indeed Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

Thereafter, surely your Lord ?? to the ones who do odious (deeds) in ignorance, thereafter repent ever after that and act righteously-surely your Lord after that is indeed Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Then lo! thy Lord - for those who do evil in ignorance and afterward repent and amend - lo! (for them) thy Lord is afterward indeed Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

To those who do wrong out of ignorance, then repent and correct themselves, your Lord is indeed forgiving and kind.

Muhammad Asad

And once again: Behold, thy Sustainer [shows mercy] to those who do evil out of ignorance and afterwards repent and live righteously: behold, after such [repentance] thy Sustainer is indeed much forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

As for those who commit evil ignorantly ˹or recklessly˺, then repent afterwards and mend their ways, then your Lord is surely All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Then your Lord to those who do evil out of ignorance, then they repent after that and they make right, your Lord after that is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

Yet, as regards those who fall in sin out of ignorance then repent thereafter and reform, your Lord, after this is done, is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

Then, indeed your Lord, to those who have done wrong out of ignorance and then repent after that and correct themselves - indeed, your Lord, thereafter, is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

Then thy Lord — to those who did evil through ignorance then repented after that and made right — thy Lord, after that, is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

And once again, behold! Your Lord shows Mercy to those who do evil out of ignorance but then come back to the right path and make mends. Verily, your Lord is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

Then surely your Lord— For those who do wrong without knowing, and who afterwards repent and make corrections— Verily your Lord, after all of this, is (still) Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Then your Lord - for those who did evil because of ignorance, then repented after that and corrected themselves - surely your Lord is, after all that, Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Then your Lord to those who do evil out of ignorance, then they repent after that and they make good, your Lord after that is Forgiver, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 119. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 119. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 119. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩