Nahl suresi

Nahl suresi, 116. ayet

Nahl suresi, 116. ayet. وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ ٱلْكَذِبَ هَٰذَا حَلَٰلٌ وَهَٰذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

velâ teḳûlû limâ teṣifü elsinetükümü-lkeẕibe hâẕâ ḥalâlüv vehâẕâ ḥarâmül litefterû `ale-llâhi-lkeẕib. inne-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe lâ yüfliḥûn.

Diyanet İşleri

Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 113–119 · surenin 116. ayeti / 128

Konu Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram Nahl 112–119 3

  1. Nahl 113

    Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.

  2. Nahl 114

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  3. Nahl 115

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. 116

    Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

  5. Nahl 117

    (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

  6. Nahl 118

    Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  7. Nahl 119

    Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

116. Yani Yüce Allah’a iftirada bulunup O’nun hakkında söylemediği şeyleri söyleyerek, kendiliğinizden yalan yere haram ve helâl koymayın. “Çünkü Allah hakkında yalan uydurmuş olursunuz. Şüphe yok ki Allah hakkında yalan uyduranlar” dünyada da âhirette de “iflâh olmazlar.” Allah’ın onların rezilliklerini açığa çıkarması kaçınılmaz bir şeydir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müşrikler!- Allah adına yalan uydurmak maksadıyla, haram kılmadığı şeyleri haram kılarak veya helal kılmadığı şeyleri helal kılarak, Allah hakkında dillerinizin uydurduğu yalanlarla, sakın "Bu helal bir şeydir ve bu da haram olan bir şeydir" demeyin! Şüphesiz Yüce Allah adına yalanlar uyduranlar istediklerini kazanamayacaklar ve korktukları şeylerden güvende olamayacaklar.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. تَقُولُوا۟ tekulu demeyin kök: قول
  3. لِمَا lima ötürü
  4. تَصِفُ tesifu nitelendirmesinden kök: وصف
  5. أَلْسِنَتُكُمُ elsinetukumu dillerinizin kök: لسن
  6. ٱلْكَذِبَ l-kezibe yalan kök: كذب
  7. هَـٰذَا haza şu
  8. حَلَـٰلٌۭ halalun helaldir kök: حلل
  9. وَهَـٰذَا ve haza şu ise
  10. حَرَامٌۭ haramun haramdır kök: حرم
  11. لِّتَفْتَرُوا۟ litefteru sonra uydurmuş olursunuz kök: فري
  12. عَلَى ala karşı
  13. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  14. ٱلْكَذِبَ ۚ l-kezibe yalan kök: كذب
  15. إِنَّ inne şüphesiz
  16. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  17. يَفْتَرُونَ yefterune uyduran(lar) kök: فري
  18. عَلَى ala karşı
  19. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  20. ٱلْكَذِبَ l-kezibe yalan kök: كذب
  21. لَا la
  22. يُفْلِحُونَ yuflihune iflah olmazlar kök: فلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah…

  • Aynı kök: وصف (14 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (27-28) "Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."

  • Aynı kök: وصف (14 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin; sonunda Allah'a yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a yalan uyduranlar kurtulamazlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette hakkında Yüce Allah'ın hüküm indirmediği konularda Allah'a iftira etmeleri anlamına gelecek şekilde kişilerin helal ve haram değerlendirmesinde bulunması yasaklanmaktadır. Benzer mesajlar: Mâide 5:87; En‘âm 6:143-146; Yûnus 10:59-60; Tahrîm 66:1; Hâkka 69:44-47.

Mustafa İslamoğlu

Artık, dilleriyle yalan beyanda bulunup, üstelik uydurduğunuz yalanı (da) Allah'a isnat ederek "Bu helaldir, bu da haramdır!" demeyin! Çünkü uydurdukları yalanı Allah'a isnat edenler asla kurtuluşa eremezler.

Muhammed Esed

Buna göre, artık, kendi yalanınızı (adeta) Allah'a isnad ederek öyle dilinize geldiği gibi yalan yanlış "bu helaldir, şu haramdır" demeyin; çünkü, haberiniz olsun, Allah'a yalan isnad edenler asla kurtuluşa erişemezler!

Ahmed Hulusi

Aklınıza esen yalanı uydurup, "Şu helaldir ve şu haramdır" demeyin. . . Çünkü Allah'a iftira atmış olursunuz! Muhakkak ki, Allah üzerine yalan uyduranlar kurtulmazlar!

Ali Bulaç

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.

Ali Özek ve heyeti

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «Bu helaldir, şu da haramdır» demeyin, çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.

Ali Rıza Safa

Dilinizle uydurduğunuz yakıştırmalarla; "Bu helaldir; şu haramdır!" demeyin. Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmiş olursunuz. Kuşkusuz, Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira edenler, kurtuluşa erişemezler. dipnot 206

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 206
    "Bu helaldir; şu haramdır!" denilerek, Kur'an'da bildirilenlerin dışında yasaklar uydurulmasının "Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmek olduğu" bildirilmiştir. Yasak olan tüm yiyecekler, 2:173; 5:3,4,5; 6:145 ve 16:115 ayetlerinde açık bir biçimde bildirilir.

Bayraktar Bayraklı

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, "Bu helaldir, şu da haramdır" demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.

Edip Yüksel

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü 'Bu helaldir, bu haramdır,' demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sadece dillerinizin yalan yere nitelemesi ile: "şu helaldır, şu haramdır." demeyin ki, yalanı Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphe yok ki, yalanı Allah'a iftira edenler kurtuluşa eremezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sade dilinizin yalan tavsıfile şu halal, şu haram demeyin ki yalanı Allaha iftira etmiş olursunuz, şüphe yok ki yalanı Allaha iftira edenler felah bulmazlar

Erhan Aktaş

Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, "Şu helaldir, şu haramdır." demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günümüzde cemaatler, tarikatlar, dini ekoller ve din üzerinden siyasi, ticari, itibari rant elde edenler; dini geçim kaynağı haline dönüştürenler, sünnet, hadis adı altında uydurdukları yalanları Allah'a dayandırıyorlar. Kur'an'ın yanı sıra hadis, sünnet, icma, kıyas, içtihat, esbab-ı nüzul, siyer ve fıkıh gibi kaynakları din edinenler, bu kaynaklarla helal ve haram belirleyerek Allah adına yalan uyduruyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, "Şu helaldir, şu haramdır." demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Başta "hadis" olmak üzere "icma, kıyas, siyer, tefsir, fıkıh" gibi dini kaynaklarda Allah'ın haram etmediği o kadar çok şey haram olarak tanımlanmış ki bu haram ve günahlarla İslam adeta mayınlı bir tarlaya dönüştürülmüş güç yetirilemez bir hal almıştır. Oysaki haram ve helali belirleme hakkı yalnızca Allah'a aittir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, "Şu helaldir, şu haramdır." demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Başta hadis adı altında olmak üzere, din adına üretilmiş bilgi kaynaklarından "icma, kıyas, fıkıh" Allah'ın haram etmediği o kadar çok şey haram olarak tanımlanmış ki bu haram ve günahlarla İslam adeta mayınlı bir tarlaya dönüştürülmüş güç yetirilemez bir hal almıştır. Oysaki haram ve helali belirleme hakkı yalnızca Allah'a aittir.

Gültekin Onan

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal buna haram demeyin. Çünkü Tanrı'ya karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Tanrı'ya karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.

Hasan Basri Çantay

Dillerinizin yalan yere vasıflandırageldiği şeyler için: "Şu halaldır, bu haramdır" demeyin. Çünkü (bu suretle) Allaha karşı yalan düzmüş olursunuz. Allaha yalan düzenler ise, şübhe yokdur ki felah bulmazlar.

İbni Kesir

Diliniz yalan yere vasıflandırageldiği için her şeye: Şu helal; bu haramdır demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz ki Allah'a karşı yalan uyduranlar, asla felah bulmazlar.

Mehmet Alagaş

(111-119) O gün her nefis kendiyle mücadele ede ede gelecektir , Herkese de ne yapmışsa tam olarak ödenecektir, onlara zulmedilmez. Allah bir memleketi size örnek verdi, memnuniyet ve emniyet içindeydiler, her yerden onların erzakları bol bol gelirdi , Allah’ın nimetlerini yok saydılar , Allah ta onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korku giysisini tattırdı , onlara kendilerinden bir Resul geldi ve onu yalanladılar, onları azap yakaladı onlar zalim idiler. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarının temiz ve helal olanları yiyin. Allah’ın nimetine, eğer ki O’na kulluk ediyorsanız / ibadet ediyor iseniz teşekkür edin, Ölmüş olan, kan, domuz eti ve Allah’tan gayrısına / başkası adına kesilmiş olan hayvan sizlere haram kılınmıştır / yasaklanmıştır, her kim zorda / darda kalırsa eğer saldırmadan ve haddi aşmadan yiyebilirsiniz, Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah’a yalanı iftira etmek için bu helal bu haram şeklinde yalan konuşan dillerinizle vasıflandırma yapmayın, yalanı Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler , onlara az bir geçim / tüketim ve acıtıcı bir azap vardır. Sana anlattığımız ne varsa, onları önceden Yahudilere de haram ettik, biz onlara zulmetmedik lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , kesinlikle Rabbin cahillikle / bilgisizce kötülük yapanlar sonra da bunun ardından vazgeçenler ve ardından ıslah edenleri Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla, “Şuna helal, buna haram” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.

Süleyman Ateş

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Şu helaldir, şu haramdır," demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a karşı yalan uydurmak için dillerinizin süslediği yalanla "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Bu yalanı Allah'a atfetmeyin. Yalanlarını Allah'a atfedenler umduklarına kavuşamazlar.

Şaban Britch

Dillerinizin uydurduğu yalanla "Bu helaldir, şu da haramdır" demeyin. Böylece Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.

Şaban Piriş

Dilleriniz yalana alışkın olması sebebiyle "Allah hakkında yalan uydurmuş olmamak için "bu helaldir, şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.

Yaşar Nuri Öztürk

Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do not give a speaking tongue to falsehood at the grossness of which common sense revolts. You create taboos for yourselves out of superstition and designate this as lawful and that as forbidden, wherefore you assert what is false and ascribe it to Allah. Those who relate falsehood to Allah or wittingly endeavour by falsification of words to make things seem divine which are not, shall never be graced with prosperity from heaven, nor with success.

Abdul Haleem

Do not say falsely, ‘This is lawful and that is forbidden,’ inventing a lie about God: those who invent lies about God will not prosper-

Abdullah Yusuf Ali

But say not - for any false thing that your tongues may put forth,- "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. For those who ascribe false things to Allah, will never prosper.

Abul A'la Maududi

And do not utter falsehoods by letting your tongues declare: "This is lawful" dipnot 1 and "That is unlawful," thus fabricating lies against Allah. Surely those who fabricate lies against Allah will never prosper.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse clearly shows that none but Allah has the right to declare a thing to be lawful or unlawful. Or, in other words, the right of making laws exclusively rests with Allah. Therefore, any person who will dare to decide about the lawful and the unlawful will transgress his powers. Of course, a person, who acknowledges the divine law as the final authority, may deduce from it whether a certain thing or action is lawful or unlawful.

Aisha Bewley

Do not say about what your lying tongues describe: ‘This is halal and this is haram, ’ inventing lies against Allah.

Al-Hilali & Khan

And say not concerning that which your tongues put forth falsely: "This is lawful and this is forbidden," so as to invent lies against Allâh. Verily, those who invent lies against Allâh will never prosper.

Ali Quli Qarai

Do not say, asserting falsely with your tongues, ‘This is lawful, and this is unlawful,’ to fabricate lies against Allah. Indeed those who fabricate lies against Allah will not be felicitous.

Amatul Rahman Omar

And do not say because of the lies which your tongues utter, `This is lawful and that is unlawful,' lest you should forge a lie against Allâh. Those who forge lies against Allâh will never attain the goal.

Arthur John Arberry

And do not say, as to what your tongues falsely describe, 'This is lawful; and this is forbidden, so that you may forge against God falsehood; surely those who forge against God falsehood shall not prosper.

Bijan Moeinian

Do not use your tongue (that God has given to you at first place) and say a lie such as: "God has made this one lawful and that one unlawful. " Know that those who ascribe lies to God will never succeed.

E. Henry Palmer

And say not of the lie your tongues pronounce, 'This is lawful, and this is unlawful,' forging against God a lie; verily, those who forge against God a lie shall not prosper.

Edip-Layth

You shall not invent lies about God by attributing lies with your tongues, saying: "This is lawful and that is forbidden." Those who invent lies about God will not succeed.

George Sale

And say not that wherein your tongues utter a lie; this is lawful, and this is unlawful; that ye may devise a lie concerning God: For they who devise a lie concerning God, shall not prosper.

Hamid S. Aziz

And say not of what your own tongues pronounce, the lie "This is lawful, and this is unlawful," inventing against Allah a lie; verily, those who invent against Allah a lie shall not prosper.

Mahmoud Ghali

And do not say, as to what your tongues describe lying, (i. e., falsely, livingly) "This is lawful and this is prohibited, " so you may fabricate lies against Allah; surely the ones who fabricate lies against Allah will not prosper.

Marmaduke Pickthall

And speak not, concerning that which your own tongues qualify (as clean or unclean), the falsehood: "This is lawful, and this is forbidden," so that ye invent a lie against Allah. Lo! those who invent a lie against Allah will not succeed.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not utter the lies your tongues make up: "This is lawful, and this is forbidden," in order to impute lies to God; for they who impute lies to God will not find fulfilment.

Muhammad Asad

Hence, do not utter falsehoods by letting your tongues determine [at your own discretion], "This is lawful and that is forbidden", thus attributing your own lying inventions to God: for, behold, they who attribute their own lying inventions to God will never attain to a happy state!

Mustafa Khattab

Do not falsely declare with your tongues, "This is lawful, and that is unlawful," ˹only˺ fabricating lies against Allah. Indeed, those who fabricate lies against Allah will never succeed.

Progressive Muslims

And do not say regarding what your tongues describe with lies: "This is lawful and that is forbidden;" that you seek to invent lies about God. Those who invent lies about God will not succeed.

Rashad Khalifa

You shall not utter lies with your own tongues stating: "This is lawful, and this is unlawful," to fabricate lies and attribute them to GOD. Surely, those who fabricate lies and attribute them to GOD will never succeed.

Sahih International

And do not say about what your tongues assert of untruth, "This is lawful and this is unlawful," to invent falsehood about Allah. Indeed, those who invent falsehood about Allah will not succeed.

Sam Gerrans

And add not to what your tongues describe the lie: “This is lawful, and this is unlawful,” to invent lies about God; those who invent lies about God will not succeed:

Shabbir Ahmed

Do not keep uttering in falsehood, "This is lawful and this is unlawful", thus inventing lies against Allah. Those who fabricate lies against Allah, fail to prosper in their "Self".

Syed Vickar Ahamed

And do not say— For anything that is false that your tongues may put forth— "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. Verily, those who ascribe false things to Allah, will never prosper.

Taqi Usmani

Do not say about what your tongues describe falsely, "This is lawful and that is unlawful" so that you may forge the lie upon Allah. Surely, those who forge a lie upon Allah do not prosper.

The Monotheist Group

And do not say, as to what your tongues falsely describe: "This is lawful, and that is forbidden;" that you seek to invent lies about God. Those who invent lies about God will not succeed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 116. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 116. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 116. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩