Diyanet İşleri
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
Nahl suresi
Nahl suresi, 116. ayet. وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ ٱلْكَذِبَ هَٰذَا حَلَٰلٌ وَهَٰذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ
velâ teḳûlû limâ teṣifü elsinetükümü-lkeẕibe hâẕâ ḥalâlüv vehâẕâ ḥarâmül litefterû `ale-llâhi-lkeẕib. inne-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe lâ yüfliḥûn.
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram Nahl 112–119 3
Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.
Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.
Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
116. Yani Yüce Allah’a iftirada bulunup O’nun hakkında söylemediği şeyleri söyleyerek, kendiliğinizden yalan yere haram ve helâl koymayın. “Çünkü Allah hakkında yalan uydurmuş olursunuz. Şüphe yok ki Allah hakkında yalan uyduranlar” dünyada da âhirette de “iflâh olmazlar.” Allah’ın onların rezilliklerini açığa çıkarması kaçınılmaz bir şeydir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Müşrikler!- Allah adına yalan uydurmak maksadıyla, haram kılmadığı şeyleri haram kılarak veya helal kılmadığı şeyleri helal kılarak, Allah hakkında dillerinizin uydurduğu yalanlarla, sakın "Bu helal bir şeydir ve bu da haram olan bir şeydir" demeyin! Şüphesiz Yüce Allah adına yalanlar uyduranlar istediklerini kazanamayacaklar ve korktukları şeylerden güvende olamayacaklar.
Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)
De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah…
Aynı kök: وصف (14 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o…
Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
(27-28) "Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."
Aynı kök: وصف (14 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)
Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin; sonunda Allah'a yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a yalan uyduranlar kurtulamazlar. dipnot 1
Artık, dilleriyle yalan beyanda bulunup, üstelik uydurduğunuz yalanı (da) Allah'a isnat ederek "Bu helaldir, bu da haramdır!" demeyin! Çünkü uydurdukları yalanı Allah'a isnat edenler asla kurtuluşa eremezler.
Buna göre, artık, kendi yalanınızı (adeta) Allah'a isnad ederek öyle dilinize geldiği gibi yalan yanlış "bu helaldir, şu haramdır" demeyin; çünkü, haberiniz olsun, Allah'a yalan isnad edenler asla kurtuluşa erişemezler!
Aklınıza esen yalanı uydurup, "Şu helaldir ve şu haramdır" demeyin. . . Çünkü Allah'a iftira atmış olursunuz! Muhakkak ki, Allah üzerine yalan uyduranlar kurtulmazlar!
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «Bu helaldir, şu da haramdır» demeyin, çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Dilinizle uydurduğunuz yakıştırmalarla; "Bu helaldir; şu haramdır!" demeyin. Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmiş olursunuz. Kuşkusuz, Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira edenler, kurtuluşa erişemezler. dipnot 206
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, "Bu helaldir, şu da haramdır" demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü 'Bu helaldir, bu haramdır,' demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.
Sadece dillerinizin yalan yere nitelemesi ile: "şu helaldır, şu haramdır." demeyin ki, yalanı Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphe yok ki, yalanı Allah'a iftira edenler kurtuluşa eremezler.
Sade dilinizin yalan tavsıfile şu halal, şu haram demeyin ki yalanı Allaha iftira etmiş olursunuz, şüphe yok ki yalanı Allaha iftira edenler felah bulmazlar
Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, "Şu helaldir, şu haramdır." demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler. dipnot 1
Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, "Şu helaldir, şu haramdır." demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler. dipnot 1
Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, "Şu helaldir, şu haramdır." demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler. dipnot 1
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal buna haram demeyin. Çünkü Tanrı'ya karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Tanrı'ya karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.
Dillerinizin yalan yere vasıflandırageldiği şeyler için: "Şu halaldır, bu haramdır" demeyin. Çünkü (bu suretle) Allaha karşı yalan düzmüş olursunuz. Allaha yalan düzenler ise, şübhe yokdur ki felah bulmazlar.
Diliniz yalan yere vasıflandırageldiği için her şeye: Şu helal; bu haramdır demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz ki Allah'a karşı yalan uyduranlar, asla felah bulmazlar.
(111-119) O gün her nefis kendiyle mücadele ede ede gelecektir , Herkese de ne yapmışsa tam olarak ödenecektir, onlara zulmedilmez. Allah bir memleketi size örnek verdi, memnuniyet ve emniyet içindeydiler, her yerden onların erzakları bol bol gelirdi , Allah’ın nimetlerini yok saydılar , Allah ta onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korku giysisini tattırdı , onlara kendilerinden bir Resul geldi ve onu yalanladılar, onları azap yakaladı onlar zalim idiler. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarının temiz ve helal olanları yiyin. Allah’ın nimetine, eğer ki O’na kulluk ediyorsanız / ibadet ediyor iseniz teşekkür edin, Ölmüş olan, kan, domuz eti ve Allah’tan gayrısına / başkası adına kesilmiş olan hayvan sizlere haram kılınmıştır / yasaklanmıştır, her kim zorda / darda kalırsa eğer saldırmadan ve haddi aşmadan yiyebilirsiniz, Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah’a yalanı iftira etmek için bu helal bu haram şeklinde yalan konuşan dillerinizle vasıflandırma yapmayın, yalanı Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler , onlara az bir geçim / tüketim ve acıtıcı bir azap vardır. Sana anlattığımız ne varsa, onları önceden Yahudilere de haram ettik, biz onlara zulmetmedik lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , kesinlikle Rabbin cahillikle / bilgisizce kötülük yapanlar sonra da bunun ardından vazgeçenler ve ardından ıslah edenleri Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla, “Şuna helal, buna haram” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Şu helaldir, şu haramdır," demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar.
Dillerinizin yaptığı yalan yanlış tanımlamalarla "Bu helaldir, bu haramdır." demeyin, çünkü o yalanı Allah'a mal etmiş olursunuz! Kendi yalanını Allah'a mal edenler umduklarına kavuşamazlar. dipnot 1
Allah'a karşı yalan uydurmak için dillerinizin süslediği yalanla "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Bu yalanı Allah'a atfetmeyin. Yalanlarını Allah'a atfedenler umduklarına kavuşamazlar.
Dillerinizin uydurduğu yalanla "Bu helaldir, şu da haramdır" demeyin. Böylece Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.
Dilleriniz yalana alışkın olması sebebiyle "Allah hakkında yalan uydurmuş olmamak için "bu helaldir, şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.
Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.
Do not give a speaking tongue to falsehood at the grossness of which common sense revolts. You create taboos for yourselves out of superstition and designate this as lawful and that as forbidden, wherefore you assert what is false and ascribe it to Allah. Those who relate falsehood to Allah or wittingly endeavour by falsification of words to make things seem divine which are not, shall never be graced with prosperity from heaven, nor with success.
Do not say falsely, ‘This is lawful and that is forbidden,’ inventing a lie about God: those who invent lies about God will not prosper-
But say not - for any false thing that your tongues may put forth,- "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. For those who ascribe false things to Allah, will never prosper.
And do not utter falsehoods by letting your tongues declare: "This is lawful" dipnot 1 and "That is unlawful," thus fabricating lies against Allah. Surely those who fabricate lies against Allah will never prosper.
Do not say about what your lying tongues describe: ‘This is halal and this is haram, ’ inventing lies against Allah.
And say not concerning that which your tongues put forth falsely: "This is lawful and this is forbidden," so as to invent lies against Allâh. Verily, those who invent lies against Allâh will never prosper.
Do not say, asserting falsely with your tongues, ‘This is lawful, and this is unlawful,’ to fabricate lies against Allah. Indeed those who fabricate lies against Allah will not be felicitous.
And do not say because of the lies which your tongues utter, `This is lawful and that is unlawful,' lest you should forge a lie against Allâh. Those who forge lies against Allâh will never attain the goal.
And do not say, as to what your tongues falsely describe, 'This is lawful; and this is forbidden, so that you may forge against God falsehood; surely those who forge against God falsehood shall not prosper.
Do not use your tongue (that God has given to you at first place) and say a lie such as: "God has made this one lawful and that one unlawful. " Know that those who ascribe lies to God will never succeed.
And say not of the lie your tongues pronounce, 'This is lawful, and this is unlawful,' forging against God a lie; verily, those who forge against God a lie shall not prosper.
You shall not invent lies about God by attributing lies with your tongues, saying: "This is lawful and that is forbidden." Those who invent lies about God will not succeed.
And say not that wherein your tongues utter a lie; this is lawful, and this is unlawful; that ye may devise a lie concerning God: For they who devise a lie concerning God, shall not prosper.
And say not of what your own tongues pronounce, the lie "This is lawful, and this is unlawful," inventing against Allah a lie; verily, those who invent against Allah a lie shall not prosper.
And do not say, as to what your tongues describe lying, (i. e., falsely, livingly) "This is lawful and this is prohibited, " so you may fabricate lies against Allah; surely the ones who fabricate lies against Allah will not prosper.
And speak not, concerning that which your own tongues qualify (as clean or unclean), the falsehood: "This is lawful, and this is forbidden," so that ye invent a lie against Allah. Lo! those who invent a lie against Allah will not succeed.
Do not utter the lies your tongues make up: "This is lawful, and this is forbidden," in order to impute lies to God; for they who impute lies to God will not find fulfilment.
Hence, do not utter falsehoods by letting your tongues determine [at your own discretion], "This is lawful and that is forbidden", thus attributing your own lying inventions to God: for, behold, they who attribute their own lying inventions to God will never attain to a happy state!
Do not falsely declare with your tongues, "This is lawful, and that is unlawful," ˹only˺ fabricating lies against Allah. Indeed, those who fabricate lies against Allah will never succeed.
And do not say regarding what your tongues describe with lies: "This is lawful and that is forbidden;" that you seek to invent lies about God. Those who invent lies about God will not succeed.
You shall not utter lies with your own tongues stating: "This is lawful, and this is unlawful," to fabricate lies and attribute them to GOD. Surely, those who fabricate lies and attribute them to GOD will never succeed.
And do not say about what your tongues assert of untruth, "This is lawful and this is unlawful," to invent falsehood about Allah. Indeed, those who invent falsehood about Allah will not succeed.
And add not to what your tongues describe the lie: “This is lawful, and this is unlawful,” to invent lies about God; those who invent lies about God will not succeed:
Do not keep uttering in falsehood, "This is lawful and this is unlawful", thus inventing lies against Allah. Those who fabricate lies against Allah, fail to prosper in their "Self".
And do not say— For anything that is false that your tongues may put forth— "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. Verily, those who ascribe false things to Allah, will never prosper.
Do not say about what your tongues describe falsely, "This is lawful and that is unlawful" so that you may forge the lie upon Allah. Surely, those who forge a lie upon Allah do not prosper.
And do not say, as to what your tongues falsely describe: "This is lawful, and that is forbidden;" that you seek to invent lies about God. Those who invent lies about God will not succeed.