Diyanet İşleri
O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Nahl suresi
Nahl suresi, 121. ayet. شَاكِرًا لِّأَنْعُمِهِ ٱجْتَبَىٰهُ وَهَدَىٰهُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
şâkiral lien`umih. ictebâhü vehedâhü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.
O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır Nahl 120–128 3
Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.
O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.
Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
121. “O’nun nimetlerine şükredendi.” Allah, ona dünyada bir iyilik ve güzellik vermiş, ona zahiri ve batıni pek çok nimetler ihsan etmişti. O da bu nimetlerin şükürlerini edâ etmişti. İşte bütün bu üstün hasletlerinin bir sonucu olarak da Rabbi “onu beğenip seçmiş” onu kendisinin özel dostu kılmış, yarattıklarının seçkinleri, kendisine yakınlaştırdığı kullarının hayırlıları arasına katmıştır. İlminde ve amelinde “kendisini dosdoğru bir yola iletmişti.” Böylelikle o, hakkı bilmiş ve onu başka şeylere tercih etmişti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah Teâlâ’nın kendisine verdiği nimetlerine de şükreden biriydi. Yüce Allah da onu, peygamberlik için seçti ve onu dosdoğru olan İslam dinine hidayet etti.
Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan…
Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Aynı kök: صرط (45 geçiş)
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür · Ortak kavram: Nimet
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür · Ortak kavram: Nimet
Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür · Ortak kavram: Nimet
Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih…
Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
"İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini…
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. (Allah) onu seçmiş ve doğru yola ulaştırmıştı.
O, kendisini seçip dosdoğru bir yola yönelten (Allah'ın) nimetlerine hep şükretti.
(Çünkü) o, kendisini seçip doğru yola yönelmesini sağlayan (Allah'a), nimetlerinden ötürü her zaman şükranla doluydu.
O'nun nimetlerine şükredendi. . . (O), Onu seçmiş ve Onu sırat-ı müstakime yönlendirmişti.
O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah) Onu seçti ve doğru yola iletti.
Allah’ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
O'nun nimetlerine şükrederdi. Onu seçti ve dosdoğru yola ulaştırdı.
Allah'ın nimetlerine şükredici idi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
O'nun nimetlerine şükredici idi. Onu seçti ve onu doğru yola iletti.
O'nun nimetlerine şükredici idi. Onu seçti ve onu doğru yola iletti.
O'nun nimetlerine şükredendi. Allah, onu seçmiş ve doğru bir yola iletmişti.
Onun ni'metlerine şakir idi, o onu seçmiş ve doğru bir yola hidayet buyurmuştu
Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Onu seçti ve dosdoğru yola iletti.
Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Onu seçti ve dosdoğru yola iletti.
Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Onu seçti ve dosdoğru yola iletti.
O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Tanrı) Onu seçti ve doğru yola iletti.
O, (Allahın) ni'metlerine şükredendi. (Allah) onu beğenib seçmiş, kendisini doğru bir yola iletmişdi.
Rabbının nimetlerine şükrederdi. Onu beğenip seçmiş, kendisini doğru bir yola iletmişti.
(120-128) Kesinlikle İbrahim Resulullah SAV boyun eğen, birlemiş / hanif, bir kişilik bir toplum / ümmet idi, müşriklerden değil idi, O’nun n imetlerine teşekkür edendi , Onu seçmiş ve ona doğru yola yönlenmesinde rehberlik etmiştir. Ona dünya hayatında güzellik verdik, kesinlikle O ahirette de salihlerdendir. Sonra sana da Hanif İbrahim dinine / milletine uy diye /tabi ol diye vahyettik, ki o müşriklerden değildi. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) Üzerinde ihtilaf e denlerin üzerine cumartesi günü yapıldı, kıyamet günü Rabbin aralarında karşıtlaşt ıkları / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Rabbinin yoluna gerekçelerle ve güzel vaazlarla / nasihatlerle çağır / davet et, onlarla güzellikle tartış / mücadele et / cedelleş / tartış. Allah, O ki yolundan kimin saptığını ve kimin rehberlik üzere olduğunu en iyi bilendir. Eğer siz cezaya çarptıracaksanız, çaptırıldığınız cezanın benzeri ile cezaya çaptırınız, eğer ki sabreder iseniz sabredenler için O / sabretmek daha hayırlıdır. Sabret senin sabredebilmen Rabbin ancak Allah’ın sayesindedir. Onlara hüzünlenme, onların tuzaklarına karşı darlanma / daralma. Muhakkak ki Allah sakınanlarla ve güzel davrananlarla beraberdir.
O, (Allah’ın) nimetlerine şükredendi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
O'nun ni'metlerine şükredici idi. (Allah) onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
(O ayrıca ) Verdiği nimetler için Allah'a karşı görevlerini yerine getiren biriydi. Allah onu seçti ve dosdoğru yola iletti. dipnot 1
Allah'ın nimetlerine teşekkür ederdi. Allah ona fırsat verdi ve doğru bir yola yöneltti.
Allah’ın nimetlerine şükredici idi. Allah, onu seçti ve onu dosdoğru yola hidayet etti.
Allah'ın nimetlerine şükredici idi. Allah, onu seçti ve onu dosdoğru yola iletti.
O'nun nimetlerine şükrediyordu. Allah onu seçip yüceltti ve dosdoğru bir yola kılavuzladı.
He was always thankful for the grace of Allah abounding in him; Allah chose him and guided him to His path of righteousness.
he was thankful for the blessings of God who chose him and guided him to a straight path.
He showed his gratitude for the favours of Allah, who chose him, and guided him to a Straight Way.
He rendered thanks to Allah for His bounties so that Allah chose him (for His favours) and directed him to the Right Way.
He was thankful for His blessings. Allah chose him and guided him to a straight path.
(He was) thankful for His (Allâh’s) Favours. He (Allâh) chose him (as an intimate friend) and guided him to a Straight Path (Islâmic Monotheism - neither Judaism nor Christianity[1]).
Grateful [as he was] for His blessings, He chose him and guided him to a straight path.
Highly thankful for His favours. He chose him and guided him on to the exact right path.
showing thankfulness for His blessings; He chose him, and He guided him to a straight path.
He was always grateful for what the Lord had given him as a favor. No wonder the Lord chose him and guided him in a straight path.
thankful for His favours; He chose him and He guided him unto the right way.
Because he was thankful for His blessings, He chose him and guided him to a Straight Path.
He was also grateful for his benefits: Wherefore God chose him, and directed him into the right way.
Thankful for His favours; He chose him and He guided him unto the Straight Way.
Thankful for His amenities. He selected him and He guided him to a straight Path.
Thankful for His bounties; He chose him and He guided him unto a straight path.
Grateful to Him for His favours; so He chose him and guided him to the path that is straight,
[for he was always] grateful for the blessings granted by Him who had elected him and guided him onto a straight way.
˹utterly˺ grateful for Allah’s favours. ˹So˺ He chose him and guided him to the Straight Path.
Thankful for God's blessings. He chose him and guided him to a Straight Path.
Because he was appreciative of His Lord's blessings, He chose him and guided him in a straight path.
[He was] grateful for His favors. Allah chose him and guided him to a straight path.
One grateful for His favours; He chose him, and guided him to a straight path.
He was always practically grateful for the blessings granted by Him Who had elected him and guided him on to Straight Path.
He showed his thanks for the Favors of Allah, Who chose him, and guided him to a Straight Path.
He was grateful to His bounties. He (Allah) chose him and led him to the straight path.
Thankful for His blessings. He chose him and guided him to a straight path.