Nahl suresi

Nahl suresi, 120. ayet

Nahl suresi, 120. ayet. إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

inne ibrâhîme kâne ümmeten ḳânitel lillâhi ḥanîfâ. velem yekü mine-lmüşrikîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 117–123 · surenin 120. ayeti / 128

Konu İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır Nahl 120–128 3

  1. Nahl 117

    (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

  2. Nahl 118

    Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  3. Nahl 119

    Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. 120

    Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

  5. Nahl 121

    O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

  6. Nahl 122

    Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

  7. Nahl 123

    Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

120. Yüce Allah, bu buyruklarda, halili İbrahim aleyhisselam’a vermiş olduğu üstünlükleri, özellikle ona tahsis etmiş olduğu faziletleri ve mükemmel özellikleri haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten İbrahim bir ümmet/önder idi.” Yani her türlü hayır hasletlerini kendisinde toplayan, hidâyete götüren ve hidâyete ermiş bir imam/önder idi. “Allah'a karşı itaatkar” yani devamlı Rabbine itaat eden ve dinini yalnız O’na halis kılan “ve hanif” Yani sevgiyle ve ubûdiyetle Rabbine dönen, O’nun dışındakilerden yüz çevirerek yalnızca Allah’a yönelen bir kimse “idi.” Sözüyle, ameliyle ve bütün halleriyle o, “asla müşriklerden değildi.” Çünkü o, muvahhid ve haniflerin önderidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhakkak İbrahim -aleyhisselam- bütün hayırlı hasletleri kendisinde toplamış, devamlı olarak Rabbine itaat eden, bütün dinlerden yüz çevirip İslam dinine yönelen, asla müşriklerden de olmayan bir kimseydi.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. إِبْرَٰهِيمَ ibrahime İbrahim
  3. كَانَ kane idi kök: كون
  4. أُمَّةًۭ ummeten bir ümmet kök: امم
  5. قَانِتًۭا kaniten O'na ita'at eden kök: قنت
  6. لِّلَّهِ lillahi Allah'ı kök: اله
  7. حَنِيفًۭا hanifen birleyen kök: حنف
  8. وَلَمْ velem ve
  9. يَكُ yeku değildi kök: كون
  10. مِنَ mine -dan
  11. ٱلْمُشْرِكِينَ l-muşrikine ortak koşanlar- kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    (Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine…

  • Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah'ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah'a ortak koşanlardan da değildi.

  • Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

  • Aynı kök: قنت (13 geçiş)

    "Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

  • Aynı kök: قنت (13 geçiş)

    Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.

  • Aynı kök: قنت (13 geçiş)

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki İbrahim hanîf (Allah'ı birleyen), Allah'a itaat eden, (tek başına) bir ümmetti; dipnot 1 ortak koşanlardan değildi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "Hz. İbrahim'in tek başına bir ümmet olduğunu" ortaya koymakta, çoğunluğun hakikat için ölçü olmadığını göstermektedir. "Hakikat", değerini eskiden geliyor oluşundan da taraftar kalabalıklığından da almaz; "hakikat" değerini kaynağından, yani referansından alır ki bu da Yüce Allah'tan gelendir yani vahiydir. Hakikat için gerekiyorsa tek başına kalmak göze alınmalı, kişi kendisini davasına adamalı, tepkileri göze almalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Hiç şüphe yok ki İbrahim tüm güzellikleri kendinde toplamış başlı başına örnek bir önder, her türlü kötülükten yüz çevirip bütün varlığıyla Allah'a adanmış biriydi; fakat o, asla başkalarına ilahlık yakıştıran bir müşrik olmadı.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, İbrahim insana yakışan bütün erdemleri kendinde toplamasını bilen, yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah'ın iradesine yürekten bağlanıp boyun eğen biriydi; Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıran kimselerden değildi:

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki İbrahim bir ümmet idi. . . Allah'a itaatkardı. . . Hanif'ti (Allah yanı sıra tanrı kabul etmeyen). . . (O), müşriklerden (Allah'a ortak koşanlardan) olmadı.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi.

Ali Özek ve heyeti

İbrahim, gerçekten Hakk’a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi.

Ali Rıza Safa

Aslında, İbrahim, içtenlikle Allah'a yönelen, gerçeğe aykırı şeylerden uzak olan bir birleştiriciydi. Çünkü O, ortaklar koşanlar arasında değildi.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, İbrahim, Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

Edip Yüksel

İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, tektanrıcı bir öncü idi. Hiçbir vakit ortak koşmadı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, monoteist bir öncü idi. Hiç bir vakit ortak koşmadı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak ki, İbrahim başlı başına bir ümmet idi, tevhid inancına sahip olarak Allah'a itaat için kıyam etmişti ve asla Allah'a ortak koşanlardan olmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Muhakkak ki İbrahim başlı başına bir ümmet idi, tek bir hanif olarak Allaha itaat için kıyam etmişti ve hiç bir zaman müşriklerden olmadı

Erhan Aktaş

İbrahim, hanif dipnot 1 olarak Allah'a yönelen bir ümmetti. dipnot 2 Ve Müşriklerden değildi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ı bütün nitelikleri ile birleyen, Allah'a ait nitelikleri hiçbir varlıkta görmeyen. Şirk koşmaksızın bütün benliği ile Allah'a yönelen.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir önderdi/imamdı.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Tanrı'ya gönülden yönelip itaat eden bir muvahiddi ve o müşriklerden değildi.

Hasan Basri Çantay

Hakıykaten İbrahim (başlı başına) bir ümmetdi; Allaha itaatkardı, (baatıl dinlerden uzak ve) müvahhid bir müslümandı. O, (hiçbir zaman) müşriklerden olmamışdır.

İbni Kesir

Muhakkak ki İbrahim; başlı başına bir ümmetti. Allah'a itaat ederdi ve bir Hanif idi. Hiç bir zaman müşriklerden olmamıştır.

Mehmet Alagaş

(120-128) Kesinlikle İbrahim Resulullah SAV boyun eğen, birlemiş / hanif, bir kişilik bir toplum / ümmet idi, müşriklerden değil idi, O’nun n imetlerine teşekkür edendi , Onu seçmiş ve ona doğru yola yönlenmesinde rehberlik etmiştir. Ona dünya hayatında güzellik verdik, kesinlikle O ahirette de salihlerdendir. Sonra sana da Hanif İbrahim dinine / milletine uy diye /tabi ol diye vahyettik, ki o müşriklerden değildi. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) Üzerinde ihtilaf e denlerin üzerine cumartesi günü yapıldı, kıyamet günü Rabbin aralarında karşıtlaşt ıkları / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Rabbinin yoluna gerekçelerle ve güzel vaazlarla / nasihatlerle çağır / davet et, onlarla güzellikle tartış / mücadele et / cedelleş / tartış. Allah, O ki yolundan kimin saptığını ve kimin rehberlik üzere olduğunu en iyi bilendir. Eğer siz cezaya çarptıracaksanız, çaptırıldığınız cezanın benzeri ile cezaya çaptırınız, eğer ki sabreder iseniz sabredenler için O / sabretmek daha hayırlıdır. Sabret senin sabredebilmen Rabbin ancak Allah’ın sayesindedir. Onlara hüzünlenme, onların tuzaklarına karşı darlanma / daralma. Muhakkak ki Allah sakınanlarla ve güzel davrananlarla beraberdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçekten İbrahim başlı başına bir ümmetti. Allah’a itaatkârdı, hanifdi, o müşriklerden olmamıştır.

Süleyman Ateş

İbrahim Allah'ı birleyerek O'na ita'at eden bir ümmet (her iyiliği kendinde toplayan bir önder) idi, ortak koşanlardan değildi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İbrahim tek başına bir toplumdu (ümmetti) dipnot 1 . Allah'a boyun eğerdi, hep doğruya yönelirdi ve müşriklerden (Allah'ı ikinci sıraya koyanlardan) olmamıştı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ümmet: Toplum, Bir lideri olan ve hedefleri uğruna(örneğin din uğruna) o lider etrafında hür iradesi ile toplananlardır. İbrahim(a.s.) başlangıçta kimsenin inanmadığı bir nebi resuldü. Onu izleyen kimse olmamasına rağmen mücadelesine devam etti. Kelimenin bu ayette kullanılmasından anlaşılacağı üzere bir hedef uğrunda, en az bir liderden oluşan ve onun etrafında kendi iradeleri ile bir araya gelip hareket edenler ümmettir. Bu topluluk bir arada olma bilinciyle hareket ettiğinden artık topluluk(halk) olma durumundan toplum(millet) olma durumuna geçerler. Bu nedenle Türkçe Mealde ümmet geçen ayetlere TOPLUM , kavim geçen ayetlere TOPLULUK veya HALK manası tercih edilmiştir. Kur'anda ümmet ve kavim kelimelerinin aynı cümle içinde kullanıldığı ayet olan Araf 5/159 bu iki kelimenin farklılığını algılamak açısından önemlidir.

Şaban Britch

İbrahim, Allah’a itaat edip, boyun eğen hanif bir imamdır/önderdir. Asla müşriklerden değildir.

Şaban Piriş

İbrahim, Allah'a itaatkar hanif bir önderdir. Asla müşriklerden değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlı başına bir ümmet idi; bir hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu, müşriklerden değildi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Ibrahim (Abraham) was indeed a perfect example of excellence, submissive to the will of Allah and an Orthodox Muslim. He never incorporated with Allah other deities.

Abdul Haleem

Abraham was truly an example: devoutly obedient to God and true in faith. He was not an idolater;

Abdullah Yusuf Ali

Abraham was indeed a model, devoutly obedient to Allah, (and) true in Faith, and he joined not gods with Allah:

Abul A'la Maududi

Indeed Abraham was a whole community by himself, dipnot 1 obedient to Allah, exclusively devoted to Him. And he was never one of those who associated others with Allah in His Divinity.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Abraham was a whole community by himself" for at that time he was the only Muslim in the whole world who was upholding the banner of Islam, while the rest of the world was upholding the banner of unbelief. As that servant of Allah performed the mission which is ordinarily carried out by a whole community, he was not one person but an institution in himself.

Aisha Bewley

Ibrahim was a community in himself, exemplary, obedient to Allah, a man of pure natural belief. He was not one of the idolaters.

Al-Hilali & Khan

Verily, Ibrâhîm (Abraham) was an Ummah (a leader having all the good righteous qualities), or a nation, obedient to Allâh, Hanîf (i.e. to worship none but Allâh), and he was not one of those who were Al-Mushrikûn (polytheists, idolaters, disbelievers in the Oneness of Allâh, and those who joined partners with Allâh).

Ali Quli Qarai

Indeed Abraham was a nation obedient to Allah, a ḥanīf, and he was not one of the polytheists.

Amatul Rahman Omar

The truth of the matter is that Abraham was a paragon of virtue; obedient to Allâh, upright, and he was not of the polytheists,

Arthur John Arberry

Surely, Abraham was a nation obedient unto God, a man of pure faith and no idolater,

Bijan Moeinian

As for Abraham, He was a model in submission to the Lord. By nature upright, he never worshipped none but God.

E. Henry Palmer

Verily, Abraham was a high priest, a 'Hanif, and was not of the idolaters:

Edip-Layth

Abraham was a nation, devoted to God, a monotheist, and he was not of those who set up partners.

George Sale

Abraham was a model of true religion, obedient unto God, orthodox, and was not an idolater:

Hamid S. Aziz

Verily, Abraham was indeed, a model, devoutly obedient to Allah, by nature upright, and he was not of the idolaters:

Mahmoud Ghali

Surely, Ibrahîm (Abraham) was a nation, (i. e., a leader,Imam) devout to Allah, unswervingly upright, and he was not of the associators, (Those who associate others with Allah)

Marmaduke Pickthall

Lo! Abraham was a nation obedient to Allah, by nature upright, and he was not of the idolaters;

Mohamed Ahmed - Samira

Abraham was certainly a model of faith, obedient to God and upright, and not one of idolaters,

Muhammad Asad

VERILY, Abraham was a man who combined within himself all virtues, devoutly obeying God's will, turning away from all that is false, and not being of those who ascribe divinity to aught beside God:

Mustafa Khattab

Indeed, Abraham was a model of excellence: devoted to Allah, ˹perfectly˺ upright—not a polytheist—

Progressive Muslims

Abraham was a nation, devoted to God, a monotheist, and he was not of those who set up partners.

Rashad Khalifa

Abraham was indeed an exemplary vanguard in his submission to GOD, a monotheist who never worshipped idols.

Sahih International

Indeed, Abraham was a [comprehensive] leader, devoutly obedient to Allah, inclining toward truth, and he was not of those who associate others with Allah.

Sam Gerrans

Abraham was a leader, humbly obedient to God, inclining to truth; and he was not of the idolaters:

Shabbir Ahmed

Abraham was indeed a man who combined within himself all virtues, exemplary in his commitment to Allah, turning away from all that is false. (His impact on history was that of a whole nation). He upheld Strict Monotheism and never indulged in idolatry of any kind. (2:124-126), (14:35-37).

Syed Vickar Ahamed

Verily, Ibrahim (Abraham) was a true model, (sincerely and) piously obedient to Allah, true in faith, and he did not join gods with Allah:

Taqi Usmani

Surely, Ibrāhīm was an Ummah (a whole community in himself), devoted to Allah, a man of pure faith; and he was not among the Mushriks (i.e. those who associate partners with Allah)

The Monotheist Group

Abraham was a nation, dutiful to God, a monotheist, and he was not of the polytheists.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 120. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 120. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 120. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩