Diyanet İşleri
Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.
Nahl suresi
Nahl suresi, 120. ayet. إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ
inne ibrâhîme kâne ümmeten ḳânitel lillâhi ḥanîfâ. velem yekü mine-lmüşrikîn.
Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır Nahl 120–128 3
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.
O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
120. Yüce Allah, bu buyruklarda, halili İbrahim aleyhisselam’a vermiş olduğu üstünlükleri, özellikle ona tahsis etmiş olduğu faziletleri ve mükemmel özellikleri haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten İbrahim bir ümmet/önder idi.” Yani her türlü hayır hasletlerini kendisinde toplayan, hidâyete götüren ve hidâyete ermiş bir imam/önder idi. “Allah'a karşı itaatkar” yani devamlı Rabbine itaat eden ve dinini yalnız O’na halis kılan “ve hanif” Yani sevgiyle ve ubûdiyetle Rabbine dönen, O’nun dışındakilerden yüz çevirerek yalnızca Allah’a yönelen bir kimse “idi.” Sözüyle, ameliyle ve bütün halleriyle o, “asla müşriklerden değildi.” Çünkü o, muvahhid ve haniflerin önderidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak İbrahim -aleyhisselam- bütün hayırlı hasletleri kendisinde toplamış, devamlı olarak Rabbine itaat eden, bütün dinlerden yüz çevirip İslam dinine yönelen, asla müşriklerden de olmayan bir kimseydi.
Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
(Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine…
Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah'ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah'a ortak koşanlardan da değildi.
Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
De ki: "Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
Aynı kök: قنت (13 geçiş)
"Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
Aynı kök: قنت (13 geçiş)
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Aynı kök: قنت (13 geçiş)
(16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki İbrahim hanîf (Allah'ı birleyen), Allah'a itaat eden, (tek başına) bir ümmetti; dipnot 1 ortak koşanlardan değildi.
Hiç şüphe yok ki İbrahim tüm güzellikleri kendinde toplamış başlı başına örnek bir önder, her türlü kötülükten yüz çevirip bütün varlığıyla Allah'a adanmış biriydi; fakat o, asla başkalarına ilahlık yakıştıran bir müşrik olmadı.
Gerçek şu ki, İbrahim insana yakışan bütün erdemleri kendinde toplamasını bilen, yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah'ın iradesine yürekten bağlanıp boyun eğen biriydi; Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıran kimselerden değildi:
Muhakkak ki İbrahim bir ümmet idi. . . Allah'a itaatkardı. . . Hanif'ti (Allah yanı sıra tanrı kabul etmeyen). . . (O), müşriklerden (Allah'a ortak koşanlardan) olmadı.
Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi.
İbrahim, gerçekten Hakk’a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi.
Aslında, İbrahim, içtenlikle Allah'a yönelen, gerçeğe aykırı şeylerden uzak olan bir birleştiriciydi. Çünkü O, ortaklar koşanlar arasında değildi.
Gerçek şu ki, İbrahim, Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.
İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, tektanrıcı bir öncü idi. Hiçbir vakit ortak koşmadı.
İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, monoteist bir öncü idi. Hiç bir vakit ortak koşmadı.
Muhakkak ki, İbrahim başlı başına bir ümmet idi, tevhid inancına sahip olarak Allah'a itaat için kıyam etmişti ve asla Allah'a ortak koşanlardan olmadı.
Muhakkak ki İbrahim başlı başına bir ümmet idi, tek bir hanif olarak Allaha itaat için kıyam etmişti ve hiç bir zaman müşriklerden olmadı
İbrahim, hanif dipnot 1 olarak Allah'a yönelen bir ümmetti. dipnot 2 Ve Müşriklerden değildi.
İbrahim, hanif dipnot 1 olarak Allah'a yönelen bir ümmetti. dipnot 2 Ve müşriklerden değildi.
İbrahim, hanif dipnot 1 olarak Allah'a yönelen bir ümmetti. dipnot 2 Ve müşriklerden değildi.
Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Tanrı'ya gönülden yönelip itaat eden bir muvahiddi ve o müşriklerden değildi.
Hakıykaten İbrahim (başlı başına) bir ümmetdi; Allaha itaatkardı, (baatıl dinlerden uzak ve) müvahhid bir müslümandı. O, (hiçbir zaman) müşriklerden olmamışdır.
Muhakkak ki İbrahim; başlı başına bir ümmetti. Allah'a itaat ederdi ve bir Hanif idi. Hiç bir zaman müşriklerden olmamıştır.
(120-128) Kesinlikle İbrahim Resulullah SAV boyun eğen, birlemiş / hanif, bir kişilik bir toplum / ümmet idi, müşriklerden değil idi, O’nun n imetlerine teşekkür edendi , Onu seçmiş ve ona doğru yola yönlenmesinde rehberlik etmiştir. Ona dünya hayatında güzellik verdik, kesinlikle O ahirette de salihlerdendir. Sonra sana da Hanif İbrahim dinine / milletine uy diye /tabi ol diye vahyettik, ki o müşriklerden değildi. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) Üzerinde ihtilaf e denlerin üzerine cumartesi günü yapıldı, kıyamet günü Rabbin aralarında karşıtlaşt ıkları / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Rabbinin yoluna gerekçelerle ve güzel vaazlarla / nasihatlerle çağır / davet et, onlarla güzellikle tartış / mücadele et / cedelleş / tartış. Allah, O ki yolundan kimin saptığını ve kimin rehberlik üzere olduğunu en iyi bilendir. Eğer siz cezaya çarptıracaksanız, çaptırıldığınız cezanın benzeri ile cezaya çaptırınız, eğer ki sabreder iseniz sabredenler için O / sabretmek daha hayırlıdır. Sabret senin sabredebilmen Rabbin ancak Allah’ın sayesindedir. Onlara hüzünlenme, onların tuzaklarına karşı darlanma / daralma. Muhakkak ki Allah sakınanlarla ve güzel davrananlarla beraberdir.
Gerçekten İbrahim başlı başına bir ümmetti. Allah’a itaatkârdı, hanifdi, o müşriklerden olmamıştır.
İbrahim Allah'ı birleyerek O'na ita'at eden bir ümmet (her iyiliği kendinde toplayan bir önder) idi, ortak koşanlardan değildi.
İbrahim (tek başına) bir ümmetti. Allah'a boyun eğen, hep doğruya yönelen biriydi. Hiç müşriklerden olmadı. dipnot 1
İbrahim tek başına bir toplumdu (ümmetti) dipnot 1 . Allah'a boyun eğerdi, hep doğruya yönelirdi ve müşriklerden (Allah'ı ikinci sıraya koyanlardan) olmamıştı.
İbrahim, Allah’a itaat edip, boyun eğen hanif bir imamdır/önderdir. Asla müşriklerden değildir.
İbrahim, Allah'a itaatkar hanif bir önderdir. Asla müşriklerden değildir.
Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlı başına bir ümmet idi; bir hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu, müşriklerden değildi.
Ibrahim (Abraham) was indeed a perfect example of excellence, submissive to the will of Allah and an Orthodox Muslim. He never incorporated with Allah other deities.
Abraham was truly an example: devoutly obedient to God and true in faith. He was not an idolater;
Abraham was indeed a model, devoutly obedient to Allah, (and) true in Faith, and he joined not gods with Allah:
Indeed Abraham was a whole community by himself, dipnot 1 obedient to Allah, exclusively devoted to Him. And he was never one of those who associated others with Allah in His Divinity.
Ibrahim was a community in himself, exemplary, obedient to Allah, a man of pure natural belief. He was not one of the idolaters.
Verily, Ibrâhîm (Abraham) was an Ummah (a leader having all the good righteous qualities), or a nation, obedient to Allâh, Hanîf (i.e. to worship none but Allâh), and he was not one of those who were Al-Mushrikûn (polytheists, idolaters, disbelievers in the Oneness of Allâh, and those who joined partners with Allâh).
Indeed Abraham was a nation obedient to Allah, a ḥanīf, and he was not one of the polytheists.
The truth of the matter is that Abraham was a paragon of virtue; obedient to Allâh, upright, and he was not of the polytheists,
Surely, Abraham was a nation obedient unto God, a man of pure faith and no idolater,
As for Abraham, He was a model in submission to the Lord. By nature upright, he never worshipped none but God.
Verily, Abraham was a high priest, a 'Hanif, and was not of the idolaters:
Abraham was a nation, devoted to God, a monotheist, and he was not of those who set up partners.
Abraham was a model of true religion, obedient unto God, orthodox, and was not an idolater:
Verily, Abraham was indeed, a model, devoutly obedient to Allah, by nature upright, and he was not of the idolaters:
Surely, Ibrahîm (Abraham) was a nation, (i. e., a leader,Imam) devout to Allah, unswervingly upright, and he was not of the associators, (Those who associate others with Allah)
Lo! Abraham was a nation obedient to Allah, by nature upright, and he was not of the idolaters;
Abraham was certainly a model of faith, obedient to God and upright, and not one of idolaters,
VERILY, Abraham was a man who combined within himself all virtues, devoutly obeying God's will, turning away from all that is false, and not being of those who ascribe divinity to aught beside God:
Indeed, Abraham was a model of excellence: devoted to Allah, ˹perfectly˺ upright—not a polytheist—
Abraham was a nation, devoted to God, a monotheist, and he was not of those who set up partners.
Abraham was indeed an exemplary vanguard in his submission to GOD, a monotheist who never worshipped idols.
Indeed, Abraham was a [comprehensive] leader, devoutly obedient to Allah, inclining toward truth, and he was not of those who associate others with Allah.
Abraham was a leader, humbly obedient to God, inclining to truth; and he was not of the idolaters:
Abraham was indeed a man who combined within himself all virtues, exemplary in his commitment to Allah, turning away from all that is false. (His impact on history was that of a whole nation). He upheld Strict Monotheism and never indulged in idolatry of any kind. (2:124-126), (14:35-37).
Verily, Ibrahim (Abraham) was a true model, (sincerely and) piously obedient to Allah, true in faith, and he did not join gods with Allah:
Surely, Ibrāhīm was an Ummah (a whole community in himself), devoted to Allah, a man of pure faith; and he was not among the Mushriks (i.e. those who associate partners with Allah)
Abraham was a nation, dutiful to God, a monotheist, and he was not of the polytheists.