Diyanet İşleri
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
Bakara suresi
Bakara suresi, 37. ayet. فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
feteleḳḳâ âdemü mir rabbihî kelimâtin fetâbe `aleyh. innehû hüve-ttevvâbü-rraḥîm.
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş Bakara 30–39 3
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
37. “Âdem Rabb’inden birtakım kelimeler öğrendi” Yani o, Allah’tan ilham yoluyla bazı kelimeler öğrendi. Bu kelimeler de Yüce Allah’ın: “Rabbimiz biz kendimize zulmettik…” (el-A’raf, 7/23) âyetinde geçen sözlerdir. Böylelikle Âdem günahını itiraf etti ve Allah’tan günahının bağışlanmasını istedi. Allah da merhamet edip “tevbesini kabul buyurdu. Zira O, tevbeleri kabul edendir” tevbe edip kendisine dönen kimselerin tevbesini kabul eder. Allah’ın tevbeyi kabul etmesi iki türlüdür: Önce kişiyi tevbe etmeye muvaffak kılar, sonra da tevbe şartlarını taşıdığı takdirde tevbeyi kabul eder. “Rahîm’dir” Rahim, kullarına çok merhametli olan demektir. Onları tevbeye muvaffak kılması, sonra da affedip bağışlaması da O’nun rahmetinin bir tecellisidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Âdem, Allah'ın kendisine vahyettiği kelimeleri aldı. Allah o kelimelerle dua etmeyi ona ilham etti. Bu, Allah Teâlâ'nın şu buyruğunda zikredilmiştir: "Dediler ki: Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan muhakkak ki biz hüsrana uğrayanlardan oluruz." (A'raf Suresi: 23) Bunun akabinde Allah onun tövbesini kabul etti ve onu bağışladı. O -Subhanehu ve Teâlâ- kullarının tövbesini çokça kabul eden, onlara merhamet edendir.
Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kıssa: Hz. Âdem
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kıssa: Hz. Âdem
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Aynı kök: كلم (75 geçiş)
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…
Aynı kök: كلم (75 geçiş)
Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Âdem, Rabbinden birtakım (öğretici) sözler almıştı dipnot 1 ve (Rabbi de) tevbesini kabul etmişti. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.
Fakat Adem Rabbinden aldığı birtakım kelimelere sarıldı, (Allah) da onun tevbesini kabul etti: çünkü O, evet O'ydu tevbeleri kabul etme makamında olan, her işinde merhamet sahibi olan.
Derken Adem Rabbinden (yol gösterici) sözler aldı. Ve (Allah) O'nun tevbesini kabul etti: Çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
Adem, Rabbinden (beynindeki Esma mertebesi boyutundan) gelen ilim ile -kelimeler- (yapmaması gerekeni fark edip, kendisinden açığa çıkan vehmine tabi olma hatasını itiraf edip) tövbe etti. Tövbesi kabul edildi. Şüphesiz ki HU; O, tövbeyi kabul edip Rahıymiyeti ile bunun güzel sonuçlarını yaşatandır.
Derken Adem, Rabbinden (birtakım) kelimeler aldı. Bunun üzerine (Allah da) tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
Bu durum devam ederken Adem, Rabbinden bir takım kelimeler aldı ve tevbe etti. Çünkü O (Allah), tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olandır.
Sonunda, Âdem'in, Efendisinden öğrendiği sözler sayesinde, Onun pişmanlığını kabul etti. Kuşkusuz, O, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir. dipnot 15
Bunun üzerine Adem, Rabbinden bazı kelimeler alıp öğrendi. Allah da tövbesini kabul etti. Çünkü Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.
Adem, Efendinden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tövbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.
Adem, Rabb'inden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.
Bu ara Adem Rabbinden bir takım kelimeler belleyip O'na yalvardı. O da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı. Gerçekten tevbeyi çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak O'dur!
derken Adem rabbından bir takım kelimeler telakkı etti yalvardı, o da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı, Filhakika odur ancak öyle tevvab öyle rahim
Derken Adem, Rabb'inden kelimeler dipnot 1 aldı. Böylece, Adem'in tevbesini dipnot 2 kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Derken Âdem, Rabb'inden kelimeler dipnot 1 aldı. Böylece, Âdem'in tevbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Derken Âdem, Rabb'inden kelimeler dipnot 1 aldı. Böylece, Adem'in tövbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tövbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Adem, rabbinden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, rahimdir.
Derken Adem Rabbinden kelimeler belleyip aldı (Ona yalvardı). O da Tevbesini kabul etdi. Çünkü tevbeyi en çok kabul eden, asıl esirgeyen odur.
Adem, Rabbından kelimeler belleyip aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz ki Tevvab, Rahim O'dur, O.
(30-39) Rabbin meleklere , ben arzda halife / devralanlar / ardından gelenler yapacağım dediğinde dediler ki; orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yapacaksın? Seni biz övgü ile üstün tutuyoruz seni kutsuyoruz dediler Allah’ta ben sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi , Ademe isimleri, onların hepsini öğretti , sonra da Onu / Ademi meleklerine sunarak onlara bana şunların isimlerini sözünüze sadık iseniz haber verin bakalım dedi. Dediler ki seni üstte tutarız ki bizim bize öğrettiklerin dışında bilgimiz yok tur, muhakkak ki sen bilgesin / alimsin ve hâkimsin. Allah dedi ki ey Âdem onların isimlerini sen haber ver, onların isimlerini haber verdiğinde de Allah dedi ki size ben, kesinlikle semaların ve arzın kaybını / gaybını bilirim ve açığa çıkardıklarınızı ve de gizlediklerinizi de bilirim demedim mi? Biz meleklere Âdeme secde edin dedik, iblis hariç secd e ettiler, başkaldırdı / diklendi, büyüklendi ve kafirlerden oldu. Biz de dedik ki Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun ve neresinden istiyorsanız orada n bol bol yiyin ve şu ağaca da sakın yaklaşmayın yoksa z ulmedenlerden olursunuz. Şeytan ikisinin de ayağını kaydırdı her ikisini de bulundukları yerden çıkardı. Biz de dedik ki bazınız bazınıza düşmanlık içinde inin, yeryüzü / arz, size, kalınacak ve belli bir süre geçim yeri olarak tayin edilmiştir. Âdem Rabbinden kelimeleri aldı O’na günahından vazgeçerek / tövbe ederek yöneldi, muhakkak ki O vazgeçmeleri kabul eden ve esirgeyendir. (Kelimeleri alıp tövbe de kullandı) Biz de hepiniz birlikte oradan inin eğer benden size bir kılavuzluk geldiğinde /yola yönlendirme geldiğinde kim de o kılavuzluğa uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar hüzünlenmeyeceklerdir , Örtbas edenler / yok sayanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar işte onlar ateş halkıdırlar, onlar orada kalıcıdırlar.
Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabbine yalvardı). O da bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
Adem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı (onlarla amel edip Rabbine yalvardı, O da) bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeyi çok kabul eden (kulunun günahından geçen) dir, çok esirgeyendir.
Adem Rabbinden uyarılar aldı (ve tövbe etti). dipnot 1 Rabbi de onun tövbesini kabul etti. Çünkü tövbeleri /dönüşleri çokça kabul eden ve ikramı bol olan odur.
Âdem Sahibinden (Rabbinden) uyarılar aldı dipnot 1 (ve tevbe etti). Sahibi (Rabbi) de tevbesini kabul etti. Dönüş yapanı (tevbe edeni) kabul eden, ikramı bol olan O'dur.
Adem, Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi. Bunun üzerine, Rabbi de tevbesini kabul etti. Nitekim O, tevbeleri kabul eden ve çok merhametli olandır.
Adem, Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi. Bunun üzerine, Rabbi de tevbesini kabul etti. Nitekim O, tevbeleri daima kabul eden ve merhametli olandır.
Bunun üzerine Adem, Rabb'inden bazı kelimeler öğrenip belledi de O'na yöneldi. O da onun tövbesini kabul etti. Gerçekten de O, evet O, Tevvab'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; Rahim'dir, rahmetini cömertçe yayar.
Prompted by the sense of guilt, Adam felt shame, but because guilt did not reside in the intention, Allah in mercy inspired him with a prayer for invoking His forgiveness, and in turn did Allah give up resentment against him and pardon his offence: it is He Who always accepts true repentance and the atonement made by the people, He is AL-Rahim.
Then Adam received some words from his Lord and He accepted his repentance: He is the Ever Relenting, the Most Merciful.
Then learnt Adam from his Lord words of inspiration, and his Lord Turned towards him; for He is Oft-Returning, Most Merciful.
Thereupon Adam learned from his Lord some words and repented dipnot 1 and his Lord accepted his repentance for He is Much-Relenting, Most Compassionate. dipnot 2
Then Adam received some words from his Lord and He turned towards him. He is the Ever-Returning, the Most Merciful.
Then Adam received from his Lord Words.[1] And his Lord pardoned him (accepted his repentance). Verily, He is the One Who forgives (accepts repentance), the Most Merciful.
Then Adam received certain words from his Lord, and He turned to him clemently. Indeed He is the All-clement, the All-merciful.
After that Adam received from his Lord certain (useful) commandments and He turned to him with mercy. He, indeed is Oft-returning with compassion, the Ever Merciful.
Thereafter Adam received certain words from his Lord, and He turned towards him; truly He turns, and is All-compassionate.
[Out of mercy] Adam received from his Lord some words of supplication. [Once he returned to his Lord with those words of supplication, ] God forgave Adam as He is the most forgiving and merciful.
And Adam caught certain words from his Lord, and He turned towards him, for He is the compassionate one easily turned.
Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Compassionate.
And Adam learned words of prayer from his Lord, and God turned unto him, for He is easy to be reconciled and merciful.
And Adam obtained certain words (revelations) from his Lord, and He relented towards him, for He is the Relenting, the Compassionate.
Then Adam received (some) Words from his Lord; so He relented towards him; surely He, Ever He, is The Superbly Relenting, The Ever-Merciful.
Then Adam received from his Lord words (of revelation), and He relented toward him. Lo! He is the relenting, the Merciful.
Then his Lord sent commands to Adam and turned towards him: Indeed He is compassionate and kind.
Thereupon Adam received words [of guidance] from his Sustainer, and He accepted his repentance: for, verily, He alone is the-Acceptor of Repentance, the Dispenser of Grace.
Then Adam was inspired with words ˹of prayer˺ by his Lord,[1] so He accepted his repentance. Surely He is the Accepter of Repentance, Most Merciful.
Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Merciful.
Then, Adam received from his Lord words, whereby He redeemed him. He is the Redeemer, Most Merciful.
Then Adam received from his Lord [some] words, and He accepted his repentance. Indeed, it is He who is the Accepting of repentance, the Merciful.
Then received Adam words from his Lord, and He turned towards him; He is the Accepting of Repentance, the Merciful.
(The solution to this catastrophe was beyond human intellect. ) Then Adam received Words of guidance from his Lord and He accepted his repentance. Behold, He is the Acceptor, the Most Merciful. (Adam = Man. His wife = Woman. She also repented and Allah treated both of them equally (7:23-24))
Then Adam received the words of inspiration, from his Lord, and his Lord forgave him; For He is One Who accepts Repentance (Tawwab), Most Merciful (Raheem).
Then ’Ādam learned certain words (to pray with) from his Lord; so, Allah accepted his repentance. No doubt, He is the Most-Relenting, the Very-Merciful.
Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Merciful.