Diyanet İşleri
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 63. ayet. بَلْ قُلُوبُهُمْ فِى غَمْرَةٍ مِّنْ هَٰذَا وَلَهُمْ أَعْمَٰلٌ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمْ لَهَا عَٰمِلُونَ
bel ḳulûbühüm fî gamratim min hâẕâ velehüm a`mâlüm min dûni ẕâlike hüm lehâ `âmilûn.
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
63. Yüce Allah, yalanlayıcıların akılları örten bir cehalet, zulüm, gaflet ve yüz çevirmenin tam ortasında olduklarını, bu hallerinin kendilerini Kur’ân’a ulaşmaktan alıkoyduğunu, bu sebepten de onunla hidâyet bulamayarak bu Kur’ân’dan kalplerine bir şey ulaşmadığını haber vermektedir. “Kur’an’ı okuduğun zaman seninle âhirete iman etmeyenlerin arasına gizli bir perde çekeriz. Kalpleri üzerine de onu iyi anlamalarına engel olan örtüler geçirir, kulaklarına da bir ağırlık veririz.” (el-İsra, 17/45-46) Kalpleri Kur’ân’dan yana gaflet içerisinde olduğundan bu hallerine uygun, küfür içeren, şeriate karşı inat mahiyetinde olup cezalandırılmayı gerektiren birtakım amellerde bulundular. Ama “onların, bunun dışında” yaptıkları bu ameller dışında “işlemekte oldukları başka (kötü) amelleri de vardır.” Yani onlar, ilâhi azaba çarptırılmamalarını garip karşılamasınlar. Çünkü Yüce Allah, işlemeleri takdir edilmiş ve henüz işlemedikleri birtakım amelleri işlesinler diye onlara mühlet vermektedir. Sözü geçen bu amellerini işleyip de eksiksiz yerine getirdikleri takdirde en kötü halde Allah’ın gazabına ve cezalandırmasına intikal edeceklerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bilakis o kâfirlerin kalpleri, hakkı söyleyen bu kitap ve kendilerine indirilen kitap hususunda gaflet içerisindedir. Onların, üzerinde bulundukları küfürden başka yapmakta oldukları başka amelleri de vardır.
Aynı kök: غمر (4 geçiş)
Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de…
Aynı kök: غمر (4 geçiş)
Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
Aynı kök: غمر (4 geçiş)
(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!
Ortak kavram: Kalp
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ortak kavram: Kalp
Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…
Ortak kavram: Kalp
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Hayır), aslında onların (inkârcıların) kalpleri bu konuda şaşkındır. Onların bunun dışında (bazı kötü) işleri dipnot 1 vardır ki onlar bu işleri yapanlardır.
Fakat kalpleri, bu (ilahi kayıt işlemine) karşı derin bir gaflet içinde olanlar da (var). İşte onlar, bundan daha aşağılık işler de çeviriyorlar: bunlar da o yolda çabalayıp giderler;
Ama, (din ve inanç birliğini bozanlara gelince,) onların kalpleri bütün bu gerçeklerden yana aymazlık içindedir! Fakat, onların (içlerinde) bu (bozgunculuk eğiliminden) başka (daha kötü) eylemlere kalkışma (eğilimleri) de var; ve onlar bu tür eylemlere devam edip gidecekler;
Fakat onların şuurları bundan koza içindedir. . . Bundan başka (nefsani dürtülerle, bedensel zaaflarla) yapageldikleri o işler de vardır.
Hayır, onların kalpleri bundan dolayı bir gaflet içindedir. Üstelik onların, bunun dışında yapmakta oldukları (birtakım şeyler) vardır; onlar bunun için çalışmaktadırlar.
Hayır, onların (o inkârcıların) kalpleri bu hususta cehâlet içindedir. Ayrıca onların bundan (bu şirk ve inkârcılıklarından) öte birtakım (kötü) işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
Hayır! Yürekleri aymazlık içindedir. Bundan başka işleri de vardır; o işler için uğraşırlar.
Ama, inkarcıların kalpleri bundan habersizdir. Bundan başka onların yapageldikleri işler de vardır.
Zihinleri bundan (mesajdan) gafil olup buna aykırı işlerde çalışıp durmaktadırlar.
Zihinleri bundan (mesajdan) gafil olup buna aykırı işlerde çalışıp durmaktadırlar.
Hayır, onların kalpleri bu hususta cehalet içindedir. Ayrıca onların bundan öte birtakım kötü işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
Hayır, onların kalpleri bu hususta cehalet içindedir. Ayrıca onların bundan öte birtakım kötü işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
Fakat onların kalpleri dipnot 1 bundan gaflet dipnot 2 içindedir. Onlar, başka işlerle dipnot 3 uğraşıp durmaktadırlar.
Fakat onların kalpleri dipnot 1 bundan gaflet dipnot 2 içindedir. Onlar, başka işlerle dipnot 3 uğraşıp durmaktadırlar.
Fakat onların kalpleri dipnot 1 bundan gaflet dipnot 2 içindedir. Onlar, başka işlerle dipnot 3 uğraşıp durmaktadırlar.
Hayır, onların kalpleri bundan dolayı bir gaflet içindedir. Üstelik onların, bunun dışında yapmakta oldukları (birtakım şeyler) vardır onlar bunun için çalışmaktadırlar.
Hayır, onların (kafirlerin) kalbleri bundan (derin bir) cehalet içindedirler. Hem Onların bundan başka bizzat işlemekde oldukları daha nice (kötü) amel (ve hareket) leri de vardır.
Hayır, onların kalbleri bundan habersizdir. Onların bundan başka da yapageldikleri işler vardır.
(62-67) Her nefise sadece kapasitesi kadar teklifte bulunuruz, katımızda hakkı konuşan bir kitap vardır. (Amellerin ve ibadetlerin yazıldığı kitap) Onlara zulmedilmez , k alpleri bundan / bu durumdan derin bir gaflet halindedir , bunun dışında / yüklediğimiz ameller dışında yapacakları şeyler vardır ve onlar için çalışırlar. Onlar lüks içinde iken / nimet bolluğu içinde iken onları azap için yakaladığımızda feryat ederler , bugün feryat etmeyin size bizden bir yardım gelmez , size ayetlerim sözlü okunuyordu da geceleri saçma saçma konuşup kibrinize kapılıyor onu terk edip, topuklarınız üzere gerisin geri kaçıyordunuz.
Hayır, onların (o inkârcıların) kalpleri bu hususta cehalet içindedir. Ayrıca onların bundan (bu şirk ve inkârcılıklarından) öte birtakım (kötü) işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
Fakat onların kalbleri, bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka (birtakım pis) işleri daha var ki, onlar hep o işler için çalışırlar.
Aslında bunların (bölünüp fırka fırka olanların) kalpleri, bunu/ amel defterini dikkate almayıp daldıkları şey içindedir dipnot 1 . Onların bunlardan/yukarıda anlatılanlardan öncelikli işleri vardır, o işler için çalışırlar dipnot 2 .
Yok, onların kalpleri başka şeylere dalmıştır. Çünkü kendilerinin öncelikli işleri vardır; onlar ona çalışırlar
Oysa (kâfirlerin) kalpleri bundan gaflet içindedir ve onların yapmakta oldukları daha başka amelleri de vardır.
Oysa (müşriklerin) kalpleri bundan gaflet içindedir ve onların yapmakta oldukları daha başka işler de vardır.
Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka da işleri vardır ki, hep o işler için çalışmaktadırlar.
But they -the infidels- are oblivious of all this and their hearts are sunk under the vexations of their minds, and besides that they engage themselves in work of irreverence and of evil that is wrought by want of thought.
But the disbelievers’ hearts are steeped [in ignorance of ] all this; and there are other things besides this that they do.
But their hearts are in confused ignorance of this; and there are, besides that, deeds of theirs, which they will (continue) to do,-
Nay, their hearts are lost in ignorance of all this; dipnot 1 and their deeds too vary from the way (mentioned above). They will persist in these deeds
However, their hearts are overwhelmed by ignorance about this matter and they do other things as well.
Nay, but their hearts are covered from (understanding) this (the Qur’ân), and they have other (evil) deeds, besides, which they are doing.
Rather their hearts are in a stupor in regard to this, and there are their other deeds besides which they perpetrate.
Nay, their (- the disbelievers') minds are in utter confusion (due to ignorance) about this (Qur'ân), and they are (engrossed) in deeds different from the (bindings of) revelations and they go on doing them.
Nay, but their hearts are in perplexity as to this, and they have deeds besides that that they are doing.
Given the fact that they care less about this (Revelation of God), they are engaged in the kind of activities that do not conform to this (Revelation of God. ) What they do are evil.
Nay, their hearts are in a flood (of error) at this, and they have works beside this which they do.
No, their hearts are unaware of this! They have deeds besides this which they are doing.
But their hearts are drowned in negligence, as to this matter; and they have works different from those We have mentioned; which they will continue to do, until,
But We will not oblige a soul beyond its capacity; for with us is a Record that utters the truth, and they shall not be wronged.
No indeed, (but) their hearts are in perplexity as to this, and they have deeds other than that (even lesser than that) that they are doing.
Nay, but their hearts are in ignorance of this (Qur'an), and they have other works, besides, which they are doing;
Yet their hearts are oblivious of this; and besides, they are busy with other things,
NAY, [as for those who have torn asunder the unity of faith] - their hearts are lost in ignorance of all this! But apart from that [breach of unity] they have [on their conscience even worse] deeds; and they will [continue to] commit them
But the hearts of those ˹who disbelieve˺ are oblivious to ˹all of˺ this,[1] and they have other ˹evil˺ deeds, opposite to this, in which they are engrossed.
No, their hearts are unaware of this! And they have deeds besides this which they are doing.
Because their minds are oblivious to this, they commit works that do not conform with this; their works are evil.
But their hearts are covered with confusion over this, and they have [evil] deeds besides disbelief which they are doing,
The truth is, their hearts are in a flood of ignorance about this. And they have works besides that which they are doing.
Nay, but their hearts are in ignorance of this Qur'an, and they are too busy doing other things and will keep doing so!
But (for some) their hearts are unclear and uninformed about this; And therein lie their (evil) actions, which they will (continue) to do—
But their hearts are in ignorance about this, and they have deeds, other than that, which they are continuously doing.
No,their hearts are unaware of this! And they have deeds besides this which they are doing.