Bakara suresi

Bakara suresi, 7. ayet

Bakara suresi, 7. ayet. خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَعَلَىٰ سَمْعِهِمْ وَعَلَىٰٓ أَبْصَٰرِهِمْ غِشَٰوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

ḫateme-llâhü `alâ ḳulûbihim ve`alâ sem`ihim. ve`alâ ebṣârihim gişâveh. velehüm `aẕâbün `ażîm.

Diyanet İşleri

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 4–10 · surenin 7. ayeti / 286
  1. Bakara 4

    Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.

  2. Bakara 5

    İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

  3. Bakara 6

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  4. 7

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

  5. Bakara 8

    İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.

  6. Bakara 9

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  7. Bakara 10

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. “Allah kalplerine de kulaklarına da mühür vurmuştur” buyurmaktadır. Yani imanın girmesini ve nüfuz etmesini engelleyecek şekilde kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Bu yüzden kendilerine faydalı olacak şeyleri kavrayamaz ve yararlanabilecekleri şeyleri de işitemezler.

“Gözleri üzerinde de perdeler mevcuttur.” Kendilerine fayda sağlayacak şeyleri görmelerini engelleyecek şekilde gözleri üzerinde perdeler vardır.

İşte ilim ve hayır elde etmenin yolları bunlardır [kalp, göz ve kulak]. Bunlar kapalı olunca onların önünde [ilim ve hayrın] yolları da kapanmış olur. Dolayısıyla onların iman edeceklerini umma imkanı yoktur, onlardan herhangi bir hayrın gelmesi de beklenemez. Onların önlerinde imana götüren kapıların kapanması sırf küfürleri, inkârları ve hak kendileri için besbelli olduktan sonra inat etmeleri sebebi iledir. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır. “İlk defa ona iman etmedikleri gibi (yine iman etmezler) biz de onların kalplerini ve gözlerini (haktan) çeviririz (de onu ne görür ne de kavrarlar).” (el-En’am, 6/110) Bu onlara dünyada verilen bir cezadır. Âhiretteki cezalarını da söz konusu ederek: “Onlar için büyük bir azap vardır” diye buyurmaktadır ki bu da Cehennem ateşinin azabı; Cebbar’ın sürekli ve sonsuz gazabıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Çünkü Allah, onların kaplerini içindeki sapıklıkla birlikte mühürleyerek kapatmıştır. Kulaklarını da mühürlemiştir. Kabul edip boyun eğmek kastıyla hakkı duymazlar. Gözlerinin önüne perde indirmiştir, apaçık olmasına rağmen hakkı görmezler. Onlar için ahirette büyük bir azap vardır.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَتَمَ hateme mühürlemiştir kök: ختم
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. عَلَىٰ ala üzerini
  4. قُلُوبِهِمْ kulubihim kalblerinin kök: قلب
  5. وَعَلَىٰ ve ala ve üzerini
  6. سَمْعِهِمْ ۖ sem'ihim kulaklarının kök: سمع
  7. وَعَلَىٰٓ ve ala ve üzerine
  8. أَبْصَـٰرِهِمْ ebsarihim gözlerinin kök: بصر
  9. غِشَـٰوَةٌۭ ۖ gişavetun perde inmiştir kök: غشو
  10. وَلَهُمْ velehum Onlar için vardır
  11. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  12. عَظِيمٌۭ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün…

  • Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah…

  • Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek,…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların,…

  • Ortak kavram: Kalp

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Ortak kavram: Kalp

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

45 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bu nedenle) Allah onların kalplerini ve işitme (duyu)larını mühürlemiştir. dipnot 1 Gözlerinde de (manevi) perde vardır; onlar için büyük bir azap vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnkârcıların kalplerinin ve kulaklarının mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr "sebep", mühürlenme ise "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93; Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Câsiye 45:23; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

Mustafa İslamoğlu

Allah onların kalpleri ve kulakları üzerine mühür vurmuştur, gözleri üzerinde de bir tür perde vardır; işte onlardır korkunç bir azabı hak edenler.

Muhammed Esed

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir ve gözleri üzerinde de bir perde vardır; dehşet verici bir azap beklemektedir onları.

Ahmed Hulusi

Allah, onların, beyinlerindeki hakikat algılamasını kilitlemiştir; basiretleri perdelidir. Yaptıklarının sonucu olarak feci bir azabı hak etmişlerdir.

Ali Bulaç

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azab onlaradır.

Ali Özek ve heyeti

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Allah, onların yüreklerine ve kulaklarına damga vurmuş, gözlerine de perde çekmiştir. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Bu nedenle Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir perde çekilmiştir. Onlar için büyük bir azap vardır.

Edip Yüksel

ALLAH kalplerini ve kulaklarını mühürler. Gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlar içindir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH kalplerini ve kulaklarını mühürler. Gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlar içindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş; gözlerine de bir perde inmiştir. Bunların hakkı pek büyük bir azaptır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah kalblerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine bir perde inmiştir ve bunların hakkı azim bir azaptır

Erhan Aktaş

Allah, onların dipnot 1 kalplerini dipnot 2 ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafirlerin.
  2. metne dön, dipnot 2
    İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Son yıllarda kalp ile beyin arasındaki iletişim üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda kalbin beyin fonksiyonlarını etkilediğine dair bulgular elde edilmiştir. Tıpkı göz, kulak vs. ile beyin arasındaki iletişim gibi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onların dipnot 1 kalplerini dipnot 2 ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafirlerin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Akletme yetilerini. Kalp; akletmenin, idrak etmenin, düşünmenin organıdır, merkezidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onların kalplerini dipnot 1 ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Akıllarını. Kalp; akletmenin, idrak etmenin, düşünmenin organıdır, merkezidir. "Kalp" sözcüğü, biyolojik anlamı ile kan pompalama organı olan kalp değildir.

Gültekin Onan

Tanrı, kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlaradır.

Hasan Basri Çantay

Allah onların kalblerine de, kulaklarına da mühür basmışdır. Gözlerinin üzerinde bir de perde var. En büyük azab onlarındır.

İbni Kesir

Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir perde vardır ve onlar için büyük bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(1-7) Elif Lâm Mim, Bu, içerisinde şüphe olmayan kitaptır, sakınanlara / muttakilere yol göstericidir / kılavuzdur, muttakiler öylelerdir ki gayba iman ederler, namazı kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden harcarlar / infak ederler (hakkı olandan başkaları için harcarlar, harcama yetkisini onlara verirsen zekat yahut sadaka olur, onlar için sen harcarsan infak olur) Muttakiler öylelerdir ki sana indirilene ve senden önce indirilen ne varsa iman ederler ve diğer hayata / ahirete de inanmışlardır / ikna olmuşlardır, Onlar, Rablerinden bir kılavuz üzeredirler ve işte onlar , kurtuluşa erenlerdir. Kafirler öyleleridir ki onları uyarsan da yahut uyarmasan da bu onlar için aynıdır , onlar iman etmezler, Allah onların kalplerini ve işitmelerini mühürledi, görmeleri üzerinde de perde vardır, onlara çok büyük bir azap / azametli bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Allah, onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerine de perde inmiştir. Onlar için büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

(Sanki) Allah kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş, gözlerinin üzerine de perde inmiştir! dipnot 1 Onlar için büyük bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafirlerin ön yargıları, istiare-i temsiliyye /alegori ile canlandırılmıştır (Keşşaf). İstiarede benzetme edatı gizlenir. Buradaki mecaz gerçek sanıldığı için benzetme edatı, tarafımızdan "sanki" sözüyle açığa çıkarılmıştır (Yasin 36/8-10, Lokman 31/6-7, Casiye 45/6-7). "Sanki" edatı yazılmazsa Allah'ın kafirlere, tövbe kapısını kapattığını ve özgürce karar almalarını engellediği anlaşılabilir (Nisa 4/18). Oysa tövbe edildiği yani yanlıştan dönüldüğü takdirde (Bakara 2/160) affedilmeyecek bir günah yoktur (Bakara 2/159-160, Al-i İmran 3/86-89, Zümer 39/53). Ayetleri görmezlikte direnenler, gerçekleri görmek, duymak ve anlamak istemezler (Fussilet 41/5). Sanki Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş, gözlerine de perde inmiş gibi davranırlar. Ayrıca Allah, kafirleri, en'ama yani koyun, keçi, sığır ve deveye benzetmiştir. Bunun sebebi de kalplerini, kulaklarını ve gözlerini bir insan gibi kullanmamalarıdır (A'raf 7/179, Furkan 25/43-44). Ayrıca bakınız: Nisa 4/155, Maide 5/13, En'am 6/46, A'raf 7/100-101, Tevbe 9/87,93, Yunus 10/74, Nahl 16/106-108, Rum 30/58-59, Mü'min 40/35, Casiye 45/23, Muhammed 47/16, Saff 61/5, Münafikun 63/3, Mutaffifin 83/14.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sanki kalplerini ve kulaklarını Allah mühürlemiş, gözleri de perdelidir dipnot 1 . Onların hak ettiği büyük bir azaptır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette kafirlerin önyargıları, istiare-i temsiliyye (alegori) denen mecazi anlatımla canlandırmıştır, istiarede benzetme edatı gizlenir ama bu mecaz, gerçek sanıldığı için burada benzetme, tarafımızdan "sanki" sözüyle açığa çıkarılmıştır.

Şaban Britch

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de perde vardır ve onlar için büyük bir azap vardır.

Şaban Piriş

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de perde vardır ve onlar için büyük bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların kafa gözleri üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah has closed their hearts’ ears and denied them intellectual sense of hearing, and their minds' eyes grow dim as if covered with a film; they are disposed to denseness of intellect and shall suffer a fitting punishment.

Abdul Haleem

God has sealed their hearts and their ears, and their eyes are covered. They will have great torment.

Abdullah Yusuf Ali

Allah hath set a seal on their hearts and on their hearing, and on their eyes is a veil; great is the penalty they (incur).

Abul A'la Maududi

Allah has sealed their hearts dipnot 1 and their hearing, and a covering has fallen over their eyes. They deserve severe chastisement.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This does not mean that their rejection of the Truth is a consequence of God sealing their hearts. What is meant is that God sealed their hearts and ears as a consequence of their decision to reject the fundamentals of faith, of their deliberate choice of a path divergent from that charted out by the Qur'an. Anyone who has worked for the dissemination of the Truth often finds that if, after full consideration, a person decides against a doctrine, his mind begins to move in a completely opposite direction so that he fails to appreciate anything that is explained to him. His ears become deaf, his eyes are blinded to the merits of that doctrine, and one gets the distinct impression that the person's heart has indeed been sealed.

Aisha Bewley

Allah has sealed up their hearts and hearing and over their eyes is a blindfold. They will have a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

Allâh has set a seal on their hearts and on their hearing, (i.e. they are closed from accepting Allâh’s Guidance), and on their eyes there is a covering. Theirs will be a great torment.

Ali Quli Qarai

Allah has set a seal on their hearts and their hearing, and there is a blindfold on their sight, and there is a great punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(With the result that) Allâh has set a seal upon their hearts and upon their hearing, and on their eyes is a covering. And a mighty punishment awaits them.

Arthur John Arberry

God has set a seal on their hearts and on their hearing, and on their eyes is a covering, and there awaits them a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

(In account of their disobedience and disbelief) God seals their minds, their hearing and their eyes and they will be subject to a great punishment.

E. Henry Palmer

God has set a seal upon their hearts and on their hearing; and on their eyes is dimness, and for them is grievous woe.

Edip-Layth

God has sealed their hearts and their ears; and over their eyes are covers. They will incur a great retribution.

George Sale

God hath sealed up their hearts and their hearing; a dimness covereth their sight, and they shall suffer a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

Allah has set a seal upon their heart and on their hearing; and on their eyes is dimness, and for them is grievous woe.

Mahmoud Ghali

Allah has set a seal on their hearts and on their hearing; and on their be-holdings (i. e. eyesights) is an envelopment. And for them is a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

Allah hath sealed their hearing and their hearts, and on their eyes there is a covering. Theirs will be an awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes. For them is great deprivation.

Muhammad Asad

God; has sealed their hearts and their hearing, and over their eyes is a veil; and awesome suffering awaits them.

Mustafa Khattab

Allah has sealed their hearts and their hearing, and their sight is covered. They will suffer a tremendous punishment.

Progressive Muslims

God has sealed upon their hearts and upon their ears, and over their eyes are covers. They will incur a great retribution.

Rashad Khalifa

GOD seals their minds and their hearing, and their eyes are veiled. They have incurred severe retribution.

Sahih International

Allah has set a seal upon their hearts and upon their hearing, and over their vision is a veil. And for them is a great punishment.

Sam Gerrans

God has sealed their hearts, and over their hearing and over their sight is a covering; and they have a great punishment.

Shabbir Ahmed

Allah has sealed their hearts and their hearing, and on their sight there is a veil. Theirs will be a tremendous suffering.

Syed Vickar Ahamed

Allah has set a seal on their hearts and on their hearing, and on their eyes is a veil; Great is the penalty they (have to face).

Taqi Usmani

Allah has set a seal on their hearts and on their hearing; and on their eyes there is a covering, and for them awaits a mighty punishment.

The Monotheist Group

God has sealed their hearts and their ears, and over their eyes are covers. They will incur a great retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩