Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 78. ayet

Mü'minûn suresi, 78. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

vehüve-lleẕî enşee lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

Diyanet İşleri

Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 75–81 · surenin 78. ayeti / 118

Konu Kulak, göz ve gönül; "Allah'ındır diyecekler" Mü'minûn 78–92 3

  1. Mü'minûn 75

    Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

  2. Mü'minûn 76

    Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.

  3. Mü'minûn 77

    Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

  4. 78

    Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  5. Mü'minûn 79

    O, sizi yeryüzünde yaratıp türetendir. Sadece O'nun huzurunda toplanacaksınız.

  6. Mü'minûn 80

    O, diriltendir, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takib etmesi de O'na aittir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

  7. Mü'minûn 81

    Hayır onlar, öncekilerin söyledikleri sözler gibi sözler ettiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

78. Yüce Allah, kullarına şükretmeleri ve hakkını gereğince yerine getirmeleri gereken lütuf ve ihsanlarını haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Sizin için” işitilecek şeyleri algılayabilmeniz için, dininiz ve dünyanız hususunda kendisinden yararlanasınız diye “kulak”, görülen şeyleri idrâk edesiniz ve maslahatınıza olan hususlarda kendisiyle yararlanasınız diye “göz ve” kendileri ile varlıkları idrak ettiğiniz ve kendileriyle hayvanlardan ayrıldığınız “gönülleri” yani akılları “yaratan O’dur.” Eğer kulaklarınız, gözleriniz ve akıllarınız olmasaydı; sağır, kör ve dilsiz olsaydınız haliniz nice olurdu? Zorunlu ihtiyaçlarınızdan ve üstün özelliklerinizden nicelerini kaybetmiş olacaktınız! Size bunca nimetleri lütuf ve ihsan edeni tevhid edip gereğince O’na itaat ederek şükretmeyecek misiniz? Ama Allah’ın üzerinizdeki kesintisiz nimetlerine rağmen siz, pek az şükredersiniz!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey öldükten sonra dirilmeyi yalanlayanlar! Allah -Subhanehu ve Teâlâ- size; işitmeniz için kulaklar, görmeniz için gözler ve anlamanız için kalpler verdi. Bununla birlikte sizler, O'nun size vermiş olduğu bu nimetlere ne kadar az şükrediyorsunuz.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve ve O'dur
  2. ٱلَّذِىٓ llezi
  3. أَنشَأَ enşee inşa eden kök: نشا
  4. لَكُمُ lekumu sizin için
  5. ٱلسَّمْعَ s-sem'a kulağı kök: سمع
  6. وَٱلْأَبْصَـٰرَ vel'ebsara ve gözleri kök: بصر
  7. وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ vel'ef'idete ve gönülleri kök: فاد
  8. قَلِيلًۭا kalilen az kök: قلل
  9. مَّا ma ne kadar
  10. تَشْكُرُونَ teşkurune şükrediyorsunuz kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan…

  • Aynı kök: نشا (28 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: نشا (28 geçiş)

    O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler yaratandır. Ne kadar da azınız şükrediyor!

Mustafa İslamoğlu

İmdi sizi işitme, görme ve düşünme yeteneğiyle inşa eden O'dur: ne kadar da azınız şükrediyor!

Muhammed Esed

(Ey İnsanlar! Rabbinizin mesajlarına kulak verin,) çünkü, sizi işitme duyusuyla, görme duyusuyla, düşünme, hissetme yeteneğiyle donatan O'dur; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!

Ahmed Hulusi

"HU"dur ki; sizin için sem' (algılama melekesi), basarlar (gözler) ve fuadlar (Esma mana özelliklerini şuura yansıtıcılar - kalp nöronları) inşa etti. . . Ne az şükrediyorsunuz!

Ali Bulaç

O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.

Ali Özek ve heyeti

O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz!

Ali Rıza Safa

Çünkü O, sizi yaratmış; duyma yetisi, gözler ve duygular vermiştir. Ne denli az şükrediyorsunuz?

Bayraktar Bayraklı

Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz!

Edip Yüksel

O'dur sizin için işitme, görme duyularını ve beyinler yaratan. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O'dur sizin için işitme, görme duyularını ve beyinler yaratan. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki, sizin için o kulağı, o gözleri ve o gönülleri yaratan O'dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki sizin için o kulağı, o gözleri, o Gönülleri inşa eden o siz, pek az şükrediyorsunuz

Erhan Aktaş

Size; işitme, görme ve ef'ide dipnot 1 veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz dipnot 2 ?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kelimesi kelimesine, "ef'ide," tekili "fuad. Fuad, bilmeyi sağlayan öğelerden biri olup idrak etmek, algılamak, düşünmek, akıl yürütmek, gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak gibi işlev ve yetenek anlamına gelmektedir. Fuad, kalbin işlevlerinden birisidir. Fuad, bir uzuv değil, bir uzvun görevidir; duyular yolu ile ortaya çıkan idraktir. Fuad, İnsana verilen; sezme, anlama ve bir şeyin mahiyetini kavrama nimetidir. Kelime anlamı olarak, şiddetli sıcaklık, kızartmak, etin kızartılması, sıcak köz üzerinde ekmeğin yapılması demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Size; işitme, görme ve ef'ide dipnot 1 veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fuadın çoğulu. Fuad, bilmeyi sağlayan öğelerden biri olup idrak etme, algılama, düşünme, akıl yürütme, gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak gibi işlev ve yetenek anlamına gelmektedir. Fuad için kalbin işlevlerinden birisidir denebilir. Fuad, bir uzuv değil, bir uzvun görevidir; duyular yolu ile ortaya çıkan idraktir. Fuad, insana verilen bir nimettir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şükür, "sözle teşekkür etmek" değildir. Şükür, Allah'ın verdiği her türlü nimettin karşılığı olarak o nimetten ihtiyaç sahiplerini yararlandırmaktır. Yani nimetlerin karşılığını vermektir. Örneğin malın şükrü infaktır. " İneğin yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Size; işitme, görme ve düşünme özelliği veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını, Allah'ın rızasına uygun şekilde kullanmak demektir. Örneğin bir hayvanın şükretmesi, yediği otu süte ve ete dönüştürmesidir; bir ağacın verdiği meyve onun şükrüdür.

Gültekin Onan

O, sizin için kulakları, gözleri ve yürekleri (efideh) inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

O, sizin için o kulakları, o gözleri, o gönülleri yaratandır. (Böyle iken) ne az şükredersiniz!

İbni Kesir

Sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.

Mehmet Alagaş

(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler var eden O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Süleyman Ateş

O'dur ki, sizin için o kulağı, o gözleri ve gönülleri inşa etti. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halbuki sizler için dinleme, görme ve gönül yeteneği veren odur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Şaban Britch

Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller vareden O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Şaban Piriş

Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller vareden O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Yaşar Nuri Öztürk

Allah odur ki; sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturdu. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But Allah is He Who blessed you, people with the faculties of hearing and sight -faculties divine- and He implanted in you the seat of feeling, understanding and thought. Yet how little you render thanks or express gratitude in acknowledgement of His favours!

Abdul Haleem

It is God who endowed you with hearing, sight, and hearts- how seldom you are grateful!

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has created for you (the faculties of) hearing, sight, feeling and understanding: little thanks it is ye give!

Abul A'la Maududi

It is He Who has endowed you with the faculties of hearing and sight and has given you hearts (to think). Scarcely do you give thanks. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The disbelievers have been told to consider the great blessings of eyes, ears, mind and heart and use them as human beings should, and show gratitude to the Creator by accepting His Message.

Aisha Bewley

It is He who has created hearing, sight and hearts for you. What little thanks you show!

Al-Hilali & Khan

It is He Who has created for you (the sense of) hearing (ears), eyes (sight), and hearts (understanding). Little thanks you give.

Ali Quli Qarai

It is He who made for you hearing, eyesight, and hearts. Little do you thank.

Amatul Rahman Omar

And (disbelievers!) it is He Who has given you ears, eyes and hearts (yet) little is the gratitude you express.

Arthur John Arberry

It is He who produced for you hearing, and eyes, and hearts; little thanks you show.

Bijan Moeinian

What a shame that you rarely appreciate the One Who has given you the ability to hear, to see, and to think.

E. Henry Palmer

He it is who produced for you hearing, and sight, and minds, - little is it that ye thank.

Edip-Layth

He is the One who established for you the hearing, and the sight, and the minds. Little do you give thanks.

George Sale

It is God who hath created in you the senses of hearing and of sight, that ye may perceive our judgments, and hearts, that ye may seriously consider them: Yet how few of you give thanks!

Hamid S. Aziz

Until, when We open for them the gate of extreme torment, then lo! They are plunged into despair.

Mahmoud Ghali

And He is The One Who brought into being for you hearing, and beholdings (i. e., eyesights) and heart-sights; (Or: perception) little do you thank (Him)!

Marmaduke Pickthall

He it is Who hath created for you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who gave you hearing, sight, and hearts, but only few of you give thanks.

Muhammad Asad

[O MEN! Pay heed to God’s messages, ] for it is He who has endowed you with hearing, and sight, and minds: [yet] how seldom are you grateful!

Mustafa Khattab

He is the One Who created for you hearing, sight, and intellect. ˹Yet˺ you hardly give any thanks.

Progressive Muslims

And He is the One who established for you the hearing, and the sight, and the hearts. Little do you give thanks.

Rashad Khalifa

He is the One who granted you the hearing, the eyesight, and the brains. Rarely are you appreciative.

Sahih International

And it is He who produced for you hearing and vision and hearts; little are you grateful.

Sam Gerrans

And He it is that produced for you hearing and sight and hearts; little are you grateful.

Shabbir Ahmed

(O Mankind) He is the One Who has created for you hearing and sight, and mind (the faculties to perceive and conceive). But, how seldom do you show gratitude by really using them!

Syed Vickar Ahamed

It is He Who has made for you (the faculties of) hearing, sight, feeling and understanding: (Yet) it is that you give little thanks!

Taqi Usmani

He is the One who created for you ears and eyes and hearts. Little you are grateful.

The Monotheist Group

AndHe is the One who established for you the hearing, and the sight, and the hearts. Little do you give thanks.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 78. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 78. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 78. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩