Diyanet İşleri
Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 65. ayet. لَا تَجْـَٔرُوا۟ ٱلْيَوْمَ إِنَّكُم مِّنَّا لَا تُنصَرُونَ
lâ tec'erü-lyevme inneküm minnâ lâ tünṣarûn.
Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 64–65. ayetler için yazılmıştır.
64. “Nihâyet onların refah içinde olanlarını” refah ve nimet içinde bulunmaktan başka bir şeye alışmamış, nimetlere gark olmuş, hoşlarına gitmeyen hiçbir şeyle yüzyüze gelmemiş olanlarını “azapla yakaladığımızda” ve azabın acısını duyduklarında acı ve ızdırap ile “feryadı basıverirler.” Çünkü içinde bulundukları hale tam ters bir durum kendilerine gelip çatmış olur.
65. Bu esnada yardım isterler de kendilerine şöyle denilir: “Bugün (boşuna) feryat etmeyin, çünkü bizden size yardım yok.” Allah’ın onlara ne herhangi bir yardımda bulunması, ne de imdatlarına yetişmesi söz konusu değildir. O nedenle kendi kendilerine de yardım edemezler, hiçbir kimse de onlara yardımcı olamaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeleri için onlara şöyle denir: "Bugün feryat etmeyin ve yardım dilemeyin. Şüphesiz sizi, Allah'ın azabından alıkoyacak bir yardımcınız yoktur."
Aynı kök: جار (3 geçiş)
Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarır yakarırsınız.
Aynı kök: جار (3 geçiş)
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Onlara şöyle denecektir:) "(Boşuna) sızlanmayın bugün! Şüphesiz ki siz bizden yardım göremeyeceksiniz!
Bugün imdat dilemeyin; çünkü Bizden size asla yardım ulaştırılmayacak!
(Fakat onlara:) "Boşuna yalvarıp yakarmayın bugün; çünkü, Bizden asla yardım görecek değilsiniz!" (denecektir).
"Bugün feryat etmeyin! Muhakkak ki siz bizden yardım alamazsınız!"
Bugün feryad etmeyin, çünkü bizden yardım göremezsiniz.
Boşuna sızlanmayın bugün! Zira bizden yardım göremeyeceksiniz!
"Bugün yalvarmayın; Bizden asla yardım görmeyeceksiniz!"
Onlara şöyle deriz: "Bugün feryat etmeyiniz, doğrusu katımızdan bir yardım göremezsiniz."
Yakınmayın; bugün tarafımızdan hiçbir yardım görmezsiniz.
Yakınmayın; bu gün tarafımızdan hiç bir yardım görmezsiniz.
Feryat etmeyin bugün; çünkü siz, Bizden kurtarılamazsınız!
Feryad etmeyin bu gün, çünkü siz bizden kurtarılamazsınız
Bugün boşuna feryat etmeyin. Kesinlikle Bize karşı size yardım olunmaz.
Bugün boşuna feryat etmeyin. Kesinlikle Bize karşı size yardım olunmaz.
Bugün boşuna feryat etmeyin. Kesinlikle Bizden kurtulamazsınız.
Bugün feryad etmeyin, çünkü bizden yardım göremezsiniz.
Bu gün (bihude) sızlanmayın. Çünkü siz bizden (kurtulmıya) yardım edilmeyeceksiniz.
Feryad etmeyin bugün. Doğrusu siz, katımızdan bir yardım görmezsiniz.
(62-67) Her nefise sadece kapasitesi kadar teklifte bulunuruz, katımızda hakkı konuşan bir kitap vardır. (Amellerin ve ibadetlerin yazıldığı kitap) Onlara zulmedilmez , k alpleri bundan / bu durumdan derin bir gaflet halindedir , bunun dışında / yüklediğimiz ameller dışında yapacakları şeyler vardır ve onlar için çalışırlar. Onlar lüks içinde iken / nimet bolluğu içinde iken onları azap için yakaladığımızda feryat ederler , bugün feryat etmeyin size bizden bir yardım gelmez , size ayetlerim sözlü okunuyordu da geceleri saçma saçma konuşup kibrinize kapılıyor onu terk edip, topuklarınız üzere gerisin geri kaçıyordunuz.
Bugün feryat etmeyin, çünkü tarafımızdan size yardım olunmaz.
"Bugün artık feryad etmeyin, bize karşı size yardım olunmaz (kimse sizi bizim azabımızdan kurtaramaz).
"Bugün feryat etmeyin; çünkü bizden yardım görmeyeceksiniz dipnot 1 !
Bugün çığlık atmayın; bizden yardım görmeyeceksiniz.
Feryat etmeyin, bugün; çünkü siz bizden yardım göremeyeceksiniz.
-Feryat etmeyin, bugün; çünkü siz bizden kurtulamazsınız.
"Bağırıp dövünmeyin bugün, bizim karşımızda kimseden yardım göremezsiniz."
"Do not ask for help now -here- or relief -Hereafter- for no help nor relief, shall you expect from Us ever. "
‘Do not cry out today: you will get no help from Us.
(It will be said): "Groan not in supplication this day: for ye shall certainly not be helped by Us.
"Put dipnot 1 a stop to your groaning now! Surely no help shall be provided to you from Us.
‘Do not pray fervently today. You will not get any help from Us.
Invoke not loudly this day! Certainly you shall not be helped by Us.
‘Do not make entreaties today! Indeed you will not receive any help from Us.
(Whereupon it will be said to them, ) `Do not appeal for succour this day, you shall receive no help from Us.
'Groan not today; surely you shall not be helped from Us.
"Do not beg as I will not help you today. "
Cry not for aid today! verily, against us ye will not be helped.
Do not shout for help today, for you will not be helped against Us.
But it shall be answered them, cry not for help to day: For ye shall not be assisted by Us.
Until, when We catch the affluent ones amongst them with the punishment, then lo! They cry in supplication.
"Do not implore today; surely you will not be vindicated by Us.
Supplicate not this day! Assuredly ye will not be helped by Us.
"Do not supplicate for help today; you will not be rescued by Us;
[But they will be told:] "Cry not in supplication today: for, behold, you shall not he succoured by Us!
˹They will be told,˺ "Do not cry for help today. Surely you will never be saved from Us.
Do not shout for help today, for you will not be helped against Us.
Do not complain now; you have given up all help from us.
Do not cry out today. Indeed, by Us you will not be helped.
“Cry not out this day! You will not be helped by Us!
Groan not in supplication this day! You will surely, not be helped by Us.
(It will be said ): "Do not groan in (pain and) hurt today; Certainly, you will not be helped by Us.
(Then it will be said to them,) "Do not cry today. You will not be helped by Us.
Do not shout for help today, for you will not be helped against Us.