Mü'min suresi

Mü'min suresi, 71. ayet

Mü'min suresi, 71. ayet. إِذِ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَٰقِهِمْ وَٱلسَّلَٰسِلُ يُسْحَبُونَ

iẕi-l'aglâlü fî a`nâḳihim vesselâsil. yüsḥabûn.

Diyanet İşleri

(71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 68–74 · surenin 71. ayeti / 85

Konu Ayetler hakkında tartışanların sonu Mü'min 69–76 3

  1. Mü'min 68

    O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece "ol" der, o da oluverir.

  2. Mü'min 69

    Allah'ın ayetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar?

  3. Mü'min 70

    Onlar, kitabı (Kur'an'ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar bilecekler.

  4. 71–72

    (71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.

  5. Mü'min 73–74

    (73-74) Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah, inkarcıları böyle saptırır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 70–72. ayetler için yazılmıştır.

70. Onların, Allah’tan kendilerine gelen Kitab’ı ve insanların en hayırlıları, en doğru sözlüleri ve en akıllıları olan peygamberleri ve Allah’ın onlarla gönderdiklerini yalanlamak sureti ile seçtikleri ve tercih ettikleri yol ne kadar da kötüdür!

“yakında bilecekler” Böylelerinin kızgın ateşten başka bir cezaları olmaz. Bundan dolayı Yüce Allah onları ateş azabı ile tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:

71-72. “O vakit onlar, boyunlarında” hareket etmelerine imkân vermeyen “demir halkalar ve” şeytanları ile birlikte kendilerine vurulacak “zincirler olduğu halde kaynar suya sürüklenecekler.” Bu kaynar su; kaynaması ve harareti nihai dereceye varmış kızgın sudur.

“Sonra da ateşte yakılacaklardır.” O kızgın alevli ateş, üzerlerine tutuşturularak daha da alevlenecek ve onlar orada yanacaklardır. Sonra da şirk koşmaları ve yalan söylemelerinden ötürü azarlanacaklardır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Boyunlarında zincir ve ayaklarında prangalar olduğu halde nereye varacaklarını çok iyi bilirler. Azap Zebaniler'i (Melekleri) onları çekip sürüklerler.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذِ izi o zaman
  2. ٱلْأَغْلَـٰلُ l-eglalu demir halkalar kök: غلل
  3. فِىٓ fi
  4. أَعْنَـٰقِهِمْ ea'nakihim boyunlarında kök: عنق
  5. وَٱلسَّلَـٰسِلُ ve sselasilu ve zincirler kök: سلسل
  6. يُسْحَبُونَ yushabune sürüklenceklerdir kök: سحب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سلسل (3 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…

  • Aynı kök: سلسل (3 geçiş)

    "Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu."

  • Aynı kök: سحب (11 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: سحب (11 geçiş)

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

  • Aynı kök: سحب (11 geçiş)

    O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(71, 72) O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde dipnot 1 kaynar suya sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [selâsil] kelimesi "zincirler" anlamına gelmektedir ve [silsileh] kelimesinin çoğuludur. Kur'an'da üç kez kullanılmakta ve uzunluğu 70 arşın olup cehennemliklere takılacak zincirler veya kelepçeler demektir. [Ağlâl] ellere takılan zinciri, [selâsil] ise daha çok ayaklara vurulanı ifade etmektedir. İbrâhîm 14:49 ve Furkân 25:13'te her iki anlamı içerecek şekilde [mukarranîne] (elleri boyunlarına kelepçelenmiş bir şekilde) kelimesiyle ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Sebe' 34:33; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.

Mustafa İslamoğlu

İşte o zaman, kendi boyunlarına (geçirdikleri) tasmalar ve (ellerindeki) kelepçelerle sürüklenecekler;

Muhammed Esed

ki o Gün boyunlarında (kendi elleriyle yaptıkları) zincirleri ve halkaları taşımak zorunda kalacaklar ve sürüklenecekler

Ahmed Hulusi

O vakit onların boyunlarında (beşeriyetlerinden kalma) bağlar (şartlanmaları ve değer yargıları) ve zincirler (zincirleme bağlılıklarla), sürüklenirler!

Ali Bulaç

Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler;

Ali Özek ve heyeti

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sürüklenecekler

Ali Rıza Safa

O zaman, boyunlarında zincirler ve halkalarla sürüklenecekler.

Bayraktar Bayraklı

- Boyunlarında halkalar ve zincirlerle,kaynar suyun içine sürükleneceklerdir; sonra da ateşte yakılacaklardır.

Edip Yüksel

Boyunlarında prangalar ve zincirlerle sürüklenecekler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Boyunlarında prangalar ve zincirlerle sürüklenecekler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman, boyunlarında tomruklar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki tomruklar boyunlarında ve zincirler sürüklenecekler

Erhan Aktaş

O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Gültekin Onan

Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Hasan Basri Çantay

(71-72) Boyunlarında laleler, zincirler bulunduğu zaman ki onlar (bu vaz'iyyetde evvela) sıcak suyun içinde sürüklenecekler, sonra ateşde yakılacaklar.

İbni Kesir

Hani boyunlarında demir halkalar ve zincirler ile sürüklenirler, Yakında bilecekler. olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülürsünüz. Kiminiz de adı konulmuş bir ecele erişirsiniz. Olur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

Mehmet Alagaş

(66-77) Deki; ben Allah’ın dışında dua ettiklerinize ibadet etmekten yasaklandım / men edildim, zira bana Rabbimden açıklamalar / beyanatlar geldi ve bana alemlerin rabbine teslim olmam emredildi. O ki sizi topraktan sorasında da nutfeden sonra da alakadan yarattı, sonra sizleri çocuk olarak / tıfıl olarak çıkardı, ardından ergenlik çağına eriyorsunuz sonra da olgun / yaşlı hale geliyorsunuz, sizden birileri bunun öncesinde vefat ediyor / mevta oluyor, belli bir süreye / ecele ulaşıyorsunuz, böylelikle belki akledersiniz. O sizi diriltir ve öldürür O’nun işi gerçekleştirmesi ona ol demesidir o da (iş te) oluverir. Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmez misiniz? Nasıl da değişiyorsunuz / sarraf (değiştirici) Kitabı ve Resullerimize onda (kitapta) gönderdiklerimizi yalanlayanları görmedin mi? İleri de bileceksiniz! Boyunlarında halkalar / tasmalar ve zincirler olarak sürüklenecekler. Kaynayan sıcaklıkta sonrasında da ateşte kavrulacaklar. Sonra onlara Allah’ın dışında ortak koştuklarınız nerede denilecek, onlarda diyecekler ki bizlerden saptılar / ayrıldılar. Bilakis biz bundan önce herhangi bir şeye dua etmez idik. Allah işte böylece kafirleri saptırır. İşte bu, arzda haksız yere şımarmanız (ferah) ve böbürlenmenizden dolayıdır. Cehennemin kapılarından orada sürekli kalıcı olarak girin, büyüklenenler için / kibirlenenler için ne kötü bir yerdir. Sabret! Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır, artık sana onlara vadettiklerimizden bazıla rını göstereceğiz , ya da seni vefat ettireceğiz , Onların gerisin geri dönüşleri de bizedir. 78,79,80,81,82,83,84,85 ÖNCEKİ RESULLER DE SABRETTİLER Kesin olan şu ki, senden önce de onların kendi içlerinden Resuller gönderdik, onlardan kimilerini sana anlattık kimilerini anlatmadık, Resuller, Allah’ın izni dışında ayet getiremezler , Allah’ın emri geldiğinde de hükmü gerçekleştirilir, işte burada geçersizler / batıllar hasara uğradılar. Allah ki sizin için üzerlerine binesiniz diye hayvanlar yaptı, o nlardan yiyorsunuz da. Onlarda sizler için faydalar /menfaatler vardır, göğsünüzdeki bir ihtiyacınıza / hacetinize onlarla ulaşırsınız / erişirsiniz , onlarla / hayvanlarla ve gemilerle taşınırsınız. O ayetlerini size gösteriyor hangi ayete artık belli değil diyebilirsiniz / inkâr edebilirsiniz. Yeryüzünde gezmediler mi? Ve bakmadılar mı? Onlardan öncekilerinin sonuçları / akıbetleri nasıl olmuş? Onlardan daha çoğunlukta, arzda kuvvetçe ve eserce daha şiddetli idiler, öyle iken kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı. Onlara resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldiklerinde ilimden kendilerinin yanında olanı sebebiyle şımardılar / ferahladılar, alay ettikleri şeyler de kendilerini kuşatıverdi. Sertelmemizi / be’simizi görünce dediler ki Allah’a ve onun birliğine iman ettik ve ona ortak koştuklarımızı yok saydık. Artık sertelmemizi / be’simizi gördükten sonraki imanları onlara fayda sağlayıcı değildir , Allah’ın kulları hakkındaki iş yapış şekli / sünneti budur , işte burada kafirler hasara uğradılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

O zaman, boyunlarında demir halkalar ve zincirlerle sürülecekler.

Süleyman Ateş

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem de boyunlarında halkalar varken zincirlerle sürükleneceklerdir.

Şaban Britch

O zaman, boyunlarında boyunduruk ve zincirlerle sürülecekler.

Şaban Piriş

O zaman, boyunlarında boyunduruk ve zincirlerle sürülecekler...

Yaşar Nuri Öztürk

O zaman, boyunlarında bukağılar, zincirler, sürüklenecekler,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When in time they shall bear the yoke and be dragged in chains,

Abdul Haleem

when, with iron collars and chains around their necks, they are dragged

Abdullah Yusuf Ali

When the yokes (shall be) round their necks, and the chains; they shall be dragged along-

Abul A'la Maududi

when fetters and chains shall be on their necks, and they shall be dragged into

Aisha Bewley

when they have shackles and chains around their necks and are dragged along the ground

Al-Hilali & Khan

When iron collars will be rounded over their necks, and the chains, they shall be dragged along,[1]

Ali Quli Qarai

when, [with] iron collars around their necks and chains, they are dragged

Amatul Rahman Omar

When the shackles and the chains are (put) round their necks (and) they shall be dragged.

Arthur John Arberry

When the fetters and chains are on their necks, and they dragged

Bijan Moeinian

Shackles around their necks and chains to drag them toward the Hell.

E. Henry Palmer

when the fetters are on their necks and the chains, as they are dragged

Edip-Layth

When the collars will be around their necks and in chains they will be dragged off.

George Sale

When the collars shall be on their necks, and the chains by which

Hamid S. Aziz

When the fetters and the chains shall be on their necks; they shall be dragged

Mahmoud Ghali

As the shackles are on their necks, and (also) the chains; they are pulled.

Marmaduke Pickthall

When carcans are about their necks and chains. They are dragged

Mohamed Ahmed - Samira

When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged

Muhammad Asad

when they shall have to carry the shackles and chains [of their own making] around their necks,

Mustafa Khattab

when shackles will be around their necks and chains ˹on their legs˺. They will be dragged

Progressive Muslims

When the collars will be around their necks and in chains they will be dragged off.

Rashad Khalifa

The shackles will be around their necks, and the chains will be used to drag them.

Sahih International

When the shackles are around their necks and the chains; they will be dragged

Sam Gerrans

When there are yokes and chains on their necks, they will be dragged

Shabbir Ahmed

When they shall have shackles of their own making around their necks, and are dragged in chains of their restricted thinking.

Syed Vickar Ahamed

When the clamps of iron (shall be) round their necks, and the chains: They shall be dragged along—

Taqi Usmani

when shackles will be round their necks, and chains. They will be dragged

The Monotheist Group

When the shackles will be around their necks and in chains they will be dragged off.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩