Diyanet İşleri
O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece "ol" der, o da oluverir.
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 68. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَإِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
hüve-lleẕî yuḥyî veyümît. feiẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.
O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece "ol" der, o da oluverir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Bana dua edin"; yaratılıştaki deliller Mü'min 60–68 3
O, diridir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah'a itaat ederek (samimi olarak) O'na ibadet edin. Hamd, alemlerin Rabbine mahsustur.
De ki: "Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana, alemlerin Rabbine teslim olmam emredildi."
O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.
O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece "ol" der, o da oluverir.
Allah'ın ayetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar?
Onlar, kitabı (Kur'an'ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar bilecekler.
(71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
68. “Yaşatan ve öldüren O’dur.” Yani hayat veren ve öldüren sadece O’dur. İster bir sebebe bağlı olarak, ister sebepsiz olarak ölen her bir can, ancak O’nun izni dahilinde ölür: “Uzun ömürlü kimsenin ömrünün uzatılması da ömrünün eksiltilmesi de mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz ki bu, Allah’a göre pek kolaydır.” (Fâtır, 35/11) “O,” küçük ya da büyük “bir işin olmasına hükmettiği zaman ona yalnız: “Ol” der, o da hemen oluverir.” Bu konuda herhangi bir karşı koyma, reddediş veya emrin tekrarlanmasını gerektiren hiçbir husus olmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O, yaşatma ve öldürme yalnızca kendi elinde olan Allah'tır. Herhangi bir işin olmasını dilediği zaman sadece ol der, o da oluverir.
Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler…
Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
İnkar edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler. Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle…
Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Ortak kavram: Hayat
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Ortak kavram: Hayat
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O diriltendir, öldürendir. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "Ol!" der, o da hemen olmaya başlar. dipnot 1
Hayatı ve ölümü yaratan O'dur: ve O bir işin olmasına hükmettiğinde ona sadece "Ol!" der, o da hemen oluşum sürecine giriverir.
Hayat veren ve ölüm dağıtan O'dur; bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece "Ol!" der ve o (şey hemen) oluverir.
"HU" odur ki; diriltir ve öldürür! Hüküm verdiğinde yalnızca "Ol" der (olmasını irade eder); o, olur!
Dirilten ve öldüren O'dur. Bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca: "Ol" der, o da hemen oluverir.
O, hem dirilten hem de öldürendir. O, herhangi bir işin olmasını dilediği zaman yalnız «Ol!» der, o da oluverir.
O, yaşatan ve öldürendir. Bir işin olmasını dilediğinde, ona, yalnızca "Ol!" der; hemen olur.
Yaşatan ve öldüren O'dur. Bir işin olmasını istediği zaman, ona sadece, "ol" der ve o hemen oluşmaya başlar.
Dirilten ve öldüren O'dur. Herhangi bir işi diledi mi, ona "Ol" der, o da oluverir.
Dirilten ve öldüren O'dur. Herhangi bir işi diledi mi, ona 'Ol' der, o da oluverir.
O'dur hem dirilten, hem öldüren. Özetle, O bir işe karar verdiği zaman ona sadece: "Ol!" der, oluverir.
O odur ki hem diriltir, hem öldürür, hasılı o bir emri istediği vakıt ona sade "ol!" der oluverir
Hayat veren de öldüren de O'dur. O, bir işin olmasını istediği zaman ona sadece "Ol." der, o da olur.
Hayat veren de öldüren de O'dur. O, bir işin olmasını istediği zaman ona sadece "Ol." der, o da olur.
Hayat veren de öldüren de O'dur. O, bir işin olmasını istediği zaman ona sadece "Ol." der, o da olur.
Dirilten ve öldüren O'dur. Bir buyruğun olmasına hükmetti mi, ona yalnızca "ol" der, o da hemen oluverir.
O, hem dirilten, hem öldürendir. (Öyle ki) O, her hangi bir iştin olmasını) dilediği zaman yalınız "Ol" der, o da oluverir..
Dirilten de öldüren de O'dur. Bir şeye hükmetti mi sadece ona, ol, der, o da oluverir.
(66-77) Deki; ben Allah’ın dışında dua ettiklerinize ibadet etmekten yasaklandım / men edildim, zira bana Rabbimden açıklamalar / beyanatlar geldi ve bana alemlerin rabbine teslim olmam emredildi. O ki sizi topraktan sorasında da nutfeden sonra da alakadan yarattı, sonra sizleri çocuk olarak / tıfıl olarak çıkardı, ardından ergenlik çağına eriyorsunuz sonra da olgun / yaşlı hale geliyorsunuz, sizden birileri bunun öncesinde vefat ediyor / mevta oluyor, belli bir süreye / ecele ulaşıyorsunuz, böylelikle belki akledersiniz. O sizi diriltir ve öldürür O’nun işi gerçekleştirmesi ona ol demesidir o da (iş te) oluverir. Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmez misiniz? Nasıl da değişiyorsunuz / sarraf (değiştirici) Kitabı ve Resullerimize onda (kitapta) gönderdiklerimizi yalanlayanları görmedin mi? İleri de bileceksiniz! Boyunlarında halkalar / tasmalar ve zincirler olarak sürüklenecekler. Kaynayan sıcaklıkta sonrasında da ateşte kavrulacaklar. Sonra onlara Allah’ın dışında ortak koştuklarınız nerede denilecek, onlarda diyecekler ki bizlerden saptılar / ayrıldılar. Bilakis biz bundan önce herhangi bir şeye dua etmez idik. Allah işte böylece kafirleri saptırır. İşte bu, arzda haksız yere şımarmanız (ferah) ve böbürlenmenizden dolayıdır. Cehennemin kapılarından orada sürekli kalıcı olarak girin, büyüklenenler için / kibirlenenler için ne kötü bir yerdir. Sabret! Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır, artık sana onlara vadettiklerimizden bazıla rını göstereceğiz , ya da seni vefat ettireceğiz , Onların gerisin geri dönüşleri de bizedir. 78,79,80,81,82,83,84,85 ÖNCEKİ RESULLER DE SABRETTİLER Kesin olan şu ki, senden önce de onların kendi içlerinden Resuller gönderdik, onlardan kimilerini sana anlattık kimilerini anlatmadık, Resuller, Allah’ın izni dışında ayet getiremezler , Allah’ın emri geldiğinde de hükmü gerçekleştirilir, işte burada geçersizler / batıllar hasara uğradılar. Allah ki sizin için üzerlerine binesiniz diye hayvanlar yaptı, o nlardan yiyorsunuz da. Onlarda sizler için faydalar /menfaatler vardır, göğsünüzdeki bir ihtiyacınıza / hacetinize onlarla ulaşırsınız / erişirsiniz , onlarla / hayvanlarla ve gemilerle taşınırsınız. O ayetlerini size gösteriyor hangi ayete artık belli değil diyebilirsiniz / inkâr edebilirsiniz. Yeryüzünde gezmediler mi? Ve bakmadılar mı? Onlardan öncekilerinin sonuçları / akıbetleri nasıl olmuş? Onlardan daha çoğunlukta, arzda kuvvetçe ve eserce daha şiddetli idiler, öyle iken kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı. Onlara resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldiklerinde ilimden kendilerinin yanında olanı sebebiyle şımardılar / ferahladılar, alay ettikleri şeyler de kendilerini kuşatıverdi. Sertelmemizi / be’simizi görünce dediler ki Allah’a ve onun birliğine iman ettik ve ona ortak koştuklarımızı yok saydık. Artık sertelmemizi / be’simizi gördükten sonraki imanları onlara fayda sağlayıcı değildir , Allah’ın kulları hakkındaki iş yapış şekli / sünneti budur , işte burada kafirler hasara uğradılar.
O, hem dirilten hem de öldürendir. O; herhangi bir işin olmasını dilediği zaman yalnız ol der, o da oluverir.
Yaşatan ve öldüren O'dur. Bir işin olmasını istedi mi, ona sadece "ol!" der, o da olur.
Hayat veren de öldüren de odur dipnot 1 . Bir işin olmasına karar verdiğinde onun için sadece "Ol!" der, sonra o şey oluşur dipnot 2 .
Canı veren O'dur; öldüren de O. O, bir işe karar verirse, sadece "Ol" der ve o şey oluşur.
Hayat veren ve öldüren O’dur. Bir işe hüküm verince, ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.
Hayat veren ve öldüren O'dur. Bir işe hüküm verince, ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.
O, O'dur ki, hem hayat veriyor hem öldürüyor. Bir iş ve oluşa hükmedince, ona sadece "Ol!" der; o hemen oluverir.
It is He who gives life and inspirits the property of animate existence, and He occasions death and deprives of animate existence, and when He determines to bring anything into being, He simply says: "Be" and it is.
It is He who gives life and death, and when He ordains a thing, He says only ‘Be’ and it is.
It is He Who gives Life and Death; and when He decides upon an affair, He says to it, "Be", and it is.
He it is Who gives life and causes death. Whenever He decrees a thing, He only commands to it "Be", and it is.
It is He who gives life and causes to die. When He decides on something, He just says to it, ‘Be!’ and it is.
It is He Who gives life and causes death. And when He decides upon a thing He says to it only: "Be!" - and it is.
It is He who gives life and brings death. So when He decides on a matter, He just says to it, ‘Be!’ and it is.
He it is Who gives life and causes death. And when He decides a thing to be, He says to it only, `Be' and it comes to be (in due course).
It is He who gives life, and makes to die; and when He decrees a thing, He but says to it 'Be,' and it is.
God is the One Who Gives life and ordains death. Whatever He desires to be done, He simply says: "Be" and it shall be.
He it is who quickens and kills, and when He decrees a matter, then He only says to it, 'BE,' and it is.
He is the One who gives life and causes death. When He decides upon anything, He simply says to it: "Be" and it is.
It is He who giveth life, and causeth to die: And when He decreeth a thing, He only saith unto it, be, and it is.
He it is Who gives life and brings death, so when He decrees an affair, He only says to it, "Be", and it is.
He is The (One) who gives life and makes to die; so when He decrees a Command, then surely He only says to it, "Be!" and it is.
He it is Who quickeneth and giveth death. When He ordaineth a thing, He saith unto it only: Be! and it is.
It is He who gives you life and death. When He creates a thing, He has only to say: "Be," and it is.
It is He who grants life and deals death; and when He wills a thing to be, He but says unto it, "Be" - and it is.
He is the One Who gives life and causes death. When He decrees a matter, He simply tells it, "Be!" And it is!
He is the One who gives life and causes death. And when He decides upon anything, He simply says to it: "Be" and it is.
He is the only One who controls life and death. To have anything done, He simply says to it, "Be," and it is.
He it is who gives life and causes death; and when He decrees a matter, He but says to it, "Be," and it is.
He it is that gives life and gives death; and when He decrees a matter, He but says to it: “Be thou,” and it is.
He it is Who grants life and causes death. The moment He decrees a thing, He says to it only "Be!" and it is.
It is He Who gives life and causes death; And when He decides upon a thing, He says to it only: "Be," and it is.
He is the One who gives life and brings death, and when He decides to do something, He only says to it: "Be" and it comes to be.
He is the One who gives life and death. And when He decides upon anything, He simply says to it: 'Be,' and it is.