Diyanet İşleri
Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 4. ayet. مَا يُجَٰدِلُ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِى ٱلْبِلَٰدِ
mâ yücâdilü fî âyâti-llâhi ille-lleẕîne keferû felâ yagrurke teḳallübühüm fi-lbilâd.
Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası Mü'min 1–9 3
Ha Mim.
(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.
Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.
Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!
Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. Yüce Allah, “Allah’ın âyetleri hakkında ancak kâfirler tartışır” buyurmaktadır. Burada tartışmaktan kasıt, Allah’ın âyetlerini reddetmek, batıl ile onlara karşı çıkmak maksadı ile yapılan tartışmadır. Bu ise kâfirlerin yaptığı bir iştir.
Müminlere gelince onlar hakka boyun eğerler. Bundan maksatları da hak ile batılı çürütmektir. Bu yüzden insanın, bir başkasının dünyevî hali dolayısı ile aldanmaması, Allah’ın dünyada ona bir şeyler vermiş olmasını, onu sevdiğine ve o kimsenin hak üzere olduğuna delil saymaması gerekir. Bu bakımdan Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“O halde onların ülkelerde gezip dolaşması seni aldatmasın.” Yani çeşitli ticaret ve kazanç imkânları ile oralarda gidip gelmelerine aldanma! Aksine kula düşen, insanları hak ile değerlendirmek, şer’î hakikatlere bakarak o hakikatler ile insanları tartmaktır. Hakkı, bilgisiz ve akılsız kimselerin yaptığı gibi insanlarla tartmaya kalkışmamaktır.
Daha sonra Yüce Allah, önceki ümmetlerden bazılarının yaptığı gibi Allah’ın âyetlerini iptal etmek maksadı ile onlara karşı çıkıp tartışanları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın birliğine ve resullerinin doğruluğuna delalet eden ayetleri ancak akıllarının fasitliğinden dolayı kâfir kimseler tartışır. Onlar için üzülme. Bol nimetler ve rızık içinde olmaları seni asla aldatmasın. Onlara mühlet verilmesi onlar için istidrâc ve tuzaktır.
Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz…
Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.
Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her…
Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük…
Aynı kök: بلد (19 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: بلد (19 geçiş)
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…
Aynı kök: غرر (27 geçiş)
Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfir olanlardan başkası, Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların diyar diyar dolaşması kesinlikle seni aldatmasın! dipnot 1
Allah'ın ayetleri konusunda, sadece inkarda direnenler ileri geri konuşurlar. Fakat onların gözde mekanlarında keyif çatmaları seni yanıltmasın:
Yalnızca hakikati inkara şartlanmış olanlar Allah'ın mesajlarını sorgulamaya yeltenirler. Fakat onların yeryüzünde keyiflerince dolaşmaları seni yanıltmasın:
Allah'ın işaretleri hakkında hakikat bilgisini inkar edenlerden başkası mücadele edip tartışmaz! O halde onların beldelerde (keyifle) dolaşması seni aldatmasın.
Allah'ın ayetleri konusunda inkar edenlerden başkası mücadele etmez. Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
İnkâr edenler müstesna, hiç kimse Allah’ın âyetleri hakkında tartışmaz. Onların şehirlerde (rahatlıkla) gezip dolaşması seni aldatmasın.
Nankörlük edenlerden başkası, Allah'ın ayetlerini tartışmaz. Onların kentlerde gezip dolaşmaları, artık seni yanıltmasın.
Allah'ın ayetleri hakkında, inkar edenlerden başkası tartışmaz. Onların şehirlerde gezip dolaşması seni aldatmasın.
İnkarcılardan başkası ALLAH'ın ayetleri ve mucizelerine karşı tartışmaz. Onların görünür başarıları seni aldatmasın.
İnkarcılardan başkası ALLAH'ın ayetleri ve mucizelerine karşı tartışmaz. Onların görünür başarıları seni aldatmasın.
Allah'ın ayetleri hakkında yalnızca nankörlük eden kafirler mücadele eder. Şimdi onların memleketler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın!
Allahın ayetlerinde ancak nankörlük eden kafirler mücadele eder. Şimdi onların beldeler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın
Kafirlerden başkası Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların beldelerde diledikleri gibi gezip tozmaları seni aldatmasın.
Kafirlerden dipnot 1 başkası Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların beldelerde dipnot 2 diledikleri gibi gezip tozmaları seni aldatmasın.
Gerçeği yalanlayan nankörlerden başkası Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların beldelerde dipnot 1 diledikleri gibi gezip tozmaları seni aldatmasın.
Tanrı'nın ayetleri konusunda küfredenlerden başkası mücadele etmez. Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması (tekallübühüm) seni aldatmasın.
Allahın ayetleri hakkında küfür (ve inkar) edenlerden başkası mücadele etmez. Şimdilik (Habibim) onların şehirler içinde dönüb dolaşması seni aldatmasın.
Küfredenlerden başkası Allah'ın ayetleri üzerinde tartışmaya girişmez. Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
(1-9) Hâ, Mim, Kitap; kıymetli ve bilen, günahları bağışlayan, vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eden şiddetli karşılık veren güç ve kudret sahibi Allah’tan indirilmedir. Ondan başka ilah yoktur, gelece ği yer O’dur. Ancak kafirler Allah’ın ayetleri ile çekişirler/mücadele ederler, beldelere dönüp dolaşmaları seni aldatmasın (bu tipler aynı) Önceden de Nuh kavmi ve onlardan sonraki gruplar da yalanladılar, her bir ümmet / toplu m Resullerini ele geçirme niyetinde oldu, b atılı kullanarak hakkı yok etmek için cedelleştiler / mücadele ettiler , onları yakaladım, sonuçları / akıbetleri nasılmış? İşte böylece Rabbinin kafirler üzerindeki kelimeleri / kelamı gerçekleşti, muhakkak ki onlar ateşin halkıdır. Tahtı / Arşı taşıyanlar ve etrafında kim varsa övgü ile / hamd ile rablerini üstün tutuyorlar / tesbih ediyorlar, O’na iman ediyorlar, iman edenler içinde “Rabbimiz, esirgemesi / rahmeti ve ilmi ile her şeyi kuşatmıştır , vazgeçenleri yoluna tabi olanları bağışla, cehennem azabından onları koru” şeklinde bağışlanma diliyorlar . Rabbimiz onları söz verdiğin / vaadettiğin adn cennetlerine onları sok, Babalarından, zevcelerinden, soylarından / zürriyetlerinden ıslah olmuş kimler varsa onları da sok! Kesinlikle sen kıymetlisin ve hikmetli karar verensin. Onları kötülüklerden koru, kimi eğer kötülüklerden korursa işte o gün o kesinlikle esirgenmiştir / merhamet edilmiştir, işte o büyük bir kurtuluştur.
Allah’ın ayetleri hakkında ancak kâfirler tartışır. O halde onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
İnkar edenlerden başkası, Allah'ın ayetleri hakkında mücadele etmez. Onların (öyle) şehirlerde dolaşmaları, seni aldatmasın.
Sadece kafirlik edenler, Allah'ın ayetleri hakkında, tartışmaya girerler dipnot 1 . Onların diyar diyar gezip dolaşmaları seni aldatmasın dipnot 2 .
Allah'ın ayetlerini etkisizleştirmeye çalışanlar, onları görmezlikten gelenlerden başkası değildir. Kafirlerin diyar diyar dolaşmaları seni yanıltmasın.
Allah’ın ayetleri hakkında kâfirlerden başkası tartışmaz. Onların şehirler arasında dolaşması sakın seni aldatmasın.
Allah'ın ayetleri hakkında kafirlerden başkası tartışmaz. Onların şehirler arasında dolaşması sakın seni aldatmasın.
Allah'ın ayetleri hakkında, küfre sapmış olanlardan başkası çekişip didişmez. Onların beldelerde dolaşıp durmaları seni aldatmasın.
No one contends with opposing argument against Allah's signs and revelations and seem resolved to dispute the truth but those who deny Him and refuse to acknowledge His authority, and so let not their prosperous commercial travels befool your mind. O Muhammad nor delude your judgement.
It is only the disbelievers who dispute God’s revelations. [Prophet], do not be dazzled by their movements back and forth across the land.
None can dispute about the Signs of Allah but the Unbelievers. Let not, then, their strutting about through the land deceive thee!
None but the unbelievers dipnot 1 dispute regarding the Signs of Allah. dipnot 2 So let not their strutting about in the land delude you. dipnot 3
No one disputes Allah’s Signs except those who are kafir. Do not let their free movement about the earth deceive you.
None disputes in the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh but those who disbelieve. So let not their ability of going about here and there through the land (for their purposes) deceive you [O Muhammad صلى الله عليه وسلم, for their ultimate end will be the Fire of Hell]!
No one disputes the signs of Allah except the faithless. So do not be misled by their bustle in the towns.
None disputes with regard to the commandments of Allâh except those who choose disbelief. Therefore do not let their moving about and control in the land create misgivings in you.
None but the unbelievers dispute concerning the signs of God; so let not their going to and fro in the land delude thee.
None disputes the word of God except the disbelievers. Therefore, never mind them going from one place to another engaged in disinformation campaign.
None wrangle concerning the signs of God but those who misbelieve; then let not their going to and fro in the cities deceive thee.
None dispute in God's signs except those who have rejected. So do not be impressed by their influence through the land.
None disputeth against the signs of God, except the unbelievers: But let not their prosperous dealing in the land deceive thee with vain allurement.
None dispute concerning the revelations (or Signs) of Allah but those who disbelieve, therefore, let not their strutting in the cities deceive you.
In no way does anyone dispute concerning the signs of Allah except the ones who disbelieve; so do not let their moving about in the lands delude you.
None argue concerning the revelations of Allah save those who disbelieve, so let not their turn of fortune in the land deceive thee (O Muhammad).
Only the unbelievers dispute the revelations of God. So do not let their activities in the land deceive you.
NONE BUT THOSE who are bent on denying the truth would call God’s messages in question. But let it not deceive thee that they seem to be able to do as they please on earth:
None disputes the signs of Allah except the disbelievers, so do not be deceived by their prosperity throughout the land.
None dispute in God's revelations except those who have rejected. So do not be impressed by their influence through the land.
None argues against GOD's revelations except those who disbelieve. Do not be impressed by their apparent success.
No one disputes concerning the signs of Allah except those who disbelieve, so be not deceived by their [uninhibited] movement throughout the land.
None disputes concerning the proofs of God save those who ignore warning, so let not delude thee their going to and fro in the land.
None but those who are determined to deny the Truth will dispute the Messages of Allah. Let not their thump and thud in the towns impress you.
No one can dispute about the Signs (Verses) of Allah, except the unbelievers. Then, do not let their (useless and) broken words through the land deceive you!
No one quarrels about the verses of Allah, except those who disbelieve. So, their (prosperous) movements in the cities should not deceive you.
None dispute in the revelations of God except those who have rejected. So do not be impressed by their influence in the land.