Mü'min suresi

Mü'min suresi, 7. ayet

Mü'min suresi, 7. ayet. ٱلَّذِينَ يَحْمِلُونَ ٱلْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُۥ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَىْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَٱغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا۟ وَٱتَّبَعُوا۟ سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

elleẕîne yaḥmilûne-l`arşe vemen ḥavlehû yüsebbiḥûne biḥamdi rabbihim veyü'minûne bihî veyestagfirûne lilleẕîne âmenû. rabbenâ vesi`te külle şey'ir raḥmetev ve`ilmen fagfir lilleẕîne tâbû vettebe`û sebîleke veḳihim `aẕâbe-lceḥîm.

Diyanet İşleri

Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 4–10 · surenin 7. ayeti / 85

Konu Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası Mü'min 1–9 3

  1. Mü'min 4

    Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.

  2. Mü'min 5

    Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!

  3. Mü'min 6

    Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.

  4. 7

    Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."

  5. Mü'min 8

    "Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."

  6. Mü'min 9

    "Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır."

  7. Mü'min 10

    İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkar ederdiniz" diye seslenilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. Yüce Allah, mü’min kullarına olan kemal derecesindeki lütfunu ve onların mutlulukları için hazırlamış olduğu sebepleri haber vermektedir. Bu sebeplerin bir bölümü, onların kudretleri dışındadır. Mukarreb meleklerin onlar için mağfiret dilemeleri, onlara din ve âhiretlerinin salâh bulması için dua etmeleri, kudretleri dışındaki sebeplerdendir.

Bu buyruklarda zımnen Arş’ı taşıyanların ve onun etrafında bulunanların şereflerini, Rablerine olan yakınlıklarını, O’na çokça ibadet etmelerini, Allah'ın kullarının iyiliklerini samimi olarak istediklerini -zira Allah’ın onların bu tutumlarını sevdiğini bilmektedirler- haber verilmekte ve şöyle buyurmaktadır:

“Arş’ı” yani Rahman’ın Arşı “taşıyanlar” ki o, bütün mahlukatın tavanı durumundadır, gökleri, yeri ve Kürsi’yi kuşatır, mahlukatın en büyüğü, en genişi, en güzeli ve Yüce Allah’a en yakını olandır.

Bu melekleri Yüce Allah, bu yüce Arşını taşımakla görevlendirmiştir. Şüphesiz ki bu melekler, meleklerin en büyükleri, en azametlileri ve en güçlüleridir. Yüce Allah’ın onları Arşını taşımak için seçmiş olması, öncelikle onları zikretmesi ve O’na yakın olmaları, melek türünün en faziletlileri olduklarına delildir. Onlara selam olsun. Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “O gün üstlerinde bulunan sekiz melek, Rabbinin Arşını taşır.” (el-Hâkka, 69/17)

“Ve etrafında bulunanlar” mevki ve fazilet itibari ile oldukça yakınlaştırılmış (mukarreb) melekler “Rablerini hamd ile tesbih ederler.” Bu, onlara bir övgüdür. Yüce Allah’a çokça ibadet ettikleri, özellikle de tesbih (subhânallah) ve tahmîd (el-hamdulillah) dedikleri belirtilmektedir. Diğer ibadetler ise Yüce Allah’ın tesbih ve tahmîd’i kapsamındadır. Çünkü bunlar kulun, ibadeti Allah’tan başkasına yöneltmekten O’nu tenzih ettiğini ve hamdin yalnızca Yüce Allah’a ait olduğunu ifade eder. Hatta hamd Yüce Allah’a ibadetin ta kendisidir.

Kulun “سبحان الله وبحمده” demesi de bunun kapsamına girer ve bu da ibadetler arasında yer alır.

“O’na iman ederler, ve mü’minler için de mağfiret dilerler.” Bu, imanın faydaları ve pek büyük faziletleri arasında yer alır. Zira hiçbir günahları bulunmayan melekler, iman ehli için mağfiret dilemektedirler. Mümin bir kimse, imanı sebebi ile bu pek büyük fazilete nail olur.

Mağfiretin birtakım gerekleri vardır ki bunlar olmaksızın o, tamamlanmaz. Bu gerekler ise pek çok kimsenin ilk anda hatırına geldiği gibi mağfiret dilemenin nihai gayesinin, sadece günahların bağışlanması olduğu şeklinde değildir. İşte Yüce Allah, meleklerin kendisinden mağfiret dileyişlerini kendisi olmaksızın tamamlanması söz konusu olmayan bu vasıflarla birlikte şöyle zikretmektedir: “Rabbimiz, rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır.” Senin ilmin her şeyi kuşatmış bulunuyor. Hiçbir şey Senin için gizli değildir. Yerde olsun, göklerde olsun zerre miktarı kadar -hatta ister bundan küçük, ister bundan büyük olsun- bir şey dahi Senin bilginin dışında değildir. Rahmetin de her şeyi kuşatmış bulunuyor. Ulvi ve süfli âlemi ile bütün kâinat, Yüce Allah’ın rahmeti ile dolup taşmaktadır. Onların hepsini bu rahmet kuşatmış bulunmaktadır. O, neyi yaratmışsa ona mutlaka rahmeti de ulaşmıştır.

O halde şirk ve masiyetlerden “tevbe edenlere ve” seni tevhid etme ve Sana itaat etme konusunda peygamberlerine uymak suretiyle “senin yolunu izleyenlere mağfiret buyur ve onları cehennem azabından!” Yani hem bizzat bu azabın kendisinden, hem de bu azabın sebeplerinden “koru!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Rabbinin arşını taşıyan melekler ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini O'na yaraşmayan şeylerden tenzih eder ve O'na iman ederler. Şöyle dua ederek Allah'a iman edenler için bağışlanma talep ederler: "Rabbimiz! İlmin ve rahmetin her şeyi kuşatmıştır. Günahlarından tövbe edenleri ve dinine tabi olanları bağışla. Cehennem ateşinin isabet etmesinden onları koru."

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  2. يَحْمِلُونَ yehmilune taşıyan(lar) kök: حمل
  3. ٱلْعَرْشَ l-arşe Arş'ı kök: عرش
  4. وَمَنْ ve men ve bulunanlar
  5. حَوْلَهُۥ havlehu onun çevresinde kök: حول
  6. يُسَبِّحُونَ yusebbihune tesbih ederler kök: سبح
  7. بِحَمْدِ bihamdi hamd ile (överek) kök: حمد
  8. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerini kök: ربب
  9. وَيُؤْمِنُونَ ve yu'minune ve inanırlar kök: امن
  10. بِهِۦ bihi O'na
  11. وَيَسْتَغْفِرُونَ ve yestegfirune ve mağfiret dilerler kök: غفر
  12. لِلَّذِينَ lillezine kimseler için
  13. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  14. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  15. وَسِعْتَ vesia'te sen kapladın kök: وسع
  16. كُلَّ kulle her kök: كلل
  17. شَىْءٍۢ şey'in şeyi kök: شيا
  18. رَّحْمَةًۭ rahmeten rahmet ile kök: رحم
  19. وَعِلْمًۭا ve ilmen ve bilgi ile kök: علم
  20. فَٱغْفِرْ fegfir bağışla kök: غفر
  21. لِلَّذِينَ lillezine kimseleri
  22. تَابُوا۟ tabu tevbe eden(leri) kök: توب
  23. وَٱتَّبَعُوا۟ vettebeu ve uyanları kök: تبع
  24. سَبِيلَكَ sebileke senin yoluna kök: سبل
  25. وَقِهِمْ ve kihim ve onları koru kök: وقي
  26. عَذَابَ azabe azabından kök: عذب
  27. ٱلْجَحِيمِ l-cehimi cehennem kök: جحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: عرش (33 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş)

    Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    (1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    (Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    De ki: "İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah'a çağırırız. Allah'ın şanı yücedir. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Arşı taşıyan ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd (övgü) ile tesbih ederler (yüceltirler). dipnot 1 O'na iman eder ve müminler için şöyle bağışlanma dilerler: dipnot 2 "Rabbimiz! Senin merhamet ve ilmin her şeyi kapsamıştır. Tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla; onları cehennem azabından koru!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Zümer 39:75 ve Hâkka 69:17. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu mesaj Şûrâ 42:5. ayet ile birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

(Allah'ın) hükümranlık makamına (layık bir) sorumluluk taşıyanlar ve O'na yakın olanlar; hamd ile Rablerinin sonsuz yüceliğini dile getirirler, O'na güvenirler ve iman eden (diğer) kimseler için bağışlanma dilerler: "Rabbimiz! Sen her şeyi rahmet ve bilginle kuşatmışsın! Artık tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla ve onları gözleri yuvalarından fırlatan dehşetli ateşin azabından koru!"

Muhammed Esed

(Allah'ın) kudret tahtını(n bilgisini içlerinde) taşıyanlar ve ona yakın olanlar, Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltirler, O'na iman ederler ve (öteki) müminler için bağışlanma dilerler: "Rabbimiz! Sen her şeyi ilmin ve rahmetinle kuşatırsın; tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve yakıcı ateşin azabından onları koru!"

Ahmed Hulusi

Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunan (şuurlu) kuvveler (Allah kudretinin açığa çıkış mahalleri) Rablerinin Hamdı olarak (Hamiyd Esma'sı açığa çıkışı ile) tespih ederler; O'na (hakikatleri olarak) iman ederler ve iman edenler için (hakikatlerinin gereğini yaşayamamaları - hakkını verememeleri yüzünden) mağfiret isterler! "Rabbimiz, rahmet ve ilminle her şeyi kapsamışsın. . . Tövbe edenleri ve senin yoluna uyanları mağfiret et ve onları yanma azabından koru!"

Ali Bulaç

Arş'ı yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar, Rablerini hamd ile tesbih etmekte, O'na iman etmekte ve iman edenlere mağfiret dilemektedirler: "Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşatıp sardın, tevbe edenler ve senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru."

Ali Özek ve heyeti

Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler. Müminlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler).

Ali Rıza Safa

Egemen erk yüklenicileri ve ona yakın olanlar, övgülerle Efendilerini yüceltirler. O'na inanırlar ve İnananlar için bağışlanma dilerler: "Efendimiz! Senin rahmetin ve bilgin her şeyi kaplamıştır. Pişmanlık gösterenleri ve Senin yoluna bağlı kalanları bağışla; cehennem cezasından onları koru!"

Bayraktar Bayraklı

Egemenlik tahtını taşıyan ve onun çevresinde bulunan melekler, Rabblerine hamdederekO'nu anarlar. O'na inanır ve müminler için şöyle af dilerler: "Ey Rabbimiz, sen rahmet ve bilgi bakımından her şeyi kapladın. Tövbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru!"

Edip Yüksel

Yönetim merkezine hizmet edenler ve etrafındakiler Efendi'lerini överek yüceltirler ve O'nu onaylarlar. Gerçeği onaylayanlar için bağışlanma dilerler: "Efendimiz, rahmetin ve bilgin her şeyi içine almıştır. Tövbe edenler ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları ateşin azabından koru."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yönetim merkezine hizmet edenler ve etrafındakiler Rab'lerini överek yüceltirler ve O'na inanırlar. İnananlar için bağışlanma dilerler: 'Rabbimiz, rahmetin ve bilgin her şeyi içine almıştır. Tevbe edenler ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları ateşin azabından koru.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Arşı taşıyanlar ve onun çevresindekiler Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler ve iman etmiş olanlar için şöyle bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz, senin rahmet ve ilmin herşeye geniş (herşeyi kuşatmıştır). Hemen o tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru!

Elmalılı Hamdi Yazır

Arşı hamil olanlar ve onun etrafındakiler rablarının hamdiyle tesbih ve ona iyman ederler ve iyman etmişler için de şöyle bir mağfiret dilerler: ya rabbena rahmet ve ılim her şey'e geniş, hemen mağfiret buyur onlara o tevbe edip yoluna uyanlara ve koru onları o cahim azabından

Erhan Aktaş

Arş'ı dipnot 1 yüklenenler ve çevresinde bulunanlar, Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Ve O'na iman dipnot 2 ederler. İman Edenler için bağışlanma dilerler: "Rabb'imiz! Sen, rahmet ve bilgice her şeyi kuşattın. Tevbe edip senin dosdoğru yoluna uyan kimseleri bağışla. Onları Cehennem azabından koru."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arş, egemenlik, iktidar, yönetim, taht ve güç makamı.
  2. metne dön, dipnot 2
    İman; güvenli olmak, emin olmak, onaylamak, gönülden benimsemek, korku ve endişeden emin kılmak, güven vermek demektir. İman, bilginin, bilimin konusu değildir, aklın ve kalbin konusudur. İman dogma değildir, akletmeden, sorgulamadan, emin olunmadan, kanıt aramaksızın, inanmaya iman denemez. İman etmek; emin olmayı, emin olmak bilmeyi, bilmek aklı gerektirir. Kendi aklı ile iman etmeyenin, kendi aklı ile inkar edenden farkı yoktur. İman eden kimseye Mü'min denir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Arş'ı dipnot 1 yüklenenler ve çevresinde bulunanlar, Rabblerini övgü ile yüceltirler. Ve O'na iman ederler. İman edenler için bağışlanma dilerler: "Rabb'imiz! Sen, rahmet ve bilgice her şeyi kuşattın. Tevbe edip senin dosdoğru yoluna uyan kimseleri bağışla. Onları Cehennem azabından koru."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arş, egemenlik ve güç makamı. İktidar alameti olan kral koltuğu, taht anlamında olup, mutlak yönetim gücünü ve egemenliği ifade etmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Arş'ı dipnot 1 yüklenenler ve çevresinde bulunanlar, Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Ve O'na inanırlar. İnananlar için bağışlanma dilerler: " Rabb'imiz! Sen, rahmet ve bilgice her şeyi kuşattın. Tövbe edenleri ve senin dosdoğru yoluna uyan kimseleri bağışla. Onları Cehennem azabından koru."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mutlak yönetim gücü.

Gültekin Onan

Arşı yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar rablerini hamd ile tesbih etmekte, O'na inanmakta ve inananlara mağfiret dilemektedirler: "Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşatıp sardın, tevbe edenler ve senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru."

Hasan Basri Çantay

Arşı yüklenen, bir de onun etrafında bulunan (melekler) Rablerini hamd ile (tenzih ve) tesbih ederler. Ona iman ederler. Mü'minlerin de yarlığanmasını (şöylece) isterler: "Ey Rabbimiz, Senin rahmetin ve ilmin herşey'i kuşatmışdır. O halde tevbe edenleri, senin yoluna uyub gidenleri yarlığa, onları cehennem azabından koru".

İbni Kesir

Arş'ı taşıyanlar ve çevresinde bulunanlar Rabblarını hamd ile tesbih ederler, O'na inanırlar ve mü'minlerin yarlığanmasını isterler: Rabbımız; ilim ve rahmetle her şeyi kuşattın. Tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla. Ve onları cehennem azabından koru.

Mehmet Alagaş

(1-9) Hâ, Mim, Kitap; kıymetli ve bilen, günahları bağışlayan, vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eden şiddetli karşılık veren güç ve kudret sahibi Allah’tan indirilmedir. Ondan başka ilah yoktur, gelece ği yer O’dur. Ancak kafirler Allah’ın ayetleri ile çekişirler/mücadele ederler, beldelere dönüp dolaşmaları seni aldatmasın (bu tipler aynı) Önceden de Nuh kavmi ve onlardan sonraki gruplar da yalanladılar, her bir ümmet / toplu m Resullerini ele geçirme niyetinde oldu, b atılı kullanarak hakkı yok etmek için cedelleştiler / mücadele ettiler , onları yakaladım, sonuçları / akıbetleri nasılmış? İşte böylece Rabbinin kafirler üzerindeki kelimeleri / kelamı gerçekleşti, muhakkak ki onlar ateşin halkıdır. Tahtı / Arşı taşıyanlar ve etrafında kim varsa övgü ile / hamd ile rablerini üstün tutuyorlar / tesbih ediyorlar, O’na iman ediyorlar, iman edenler içinde “Rabbimiz, esirgemesi / rahmeti ve ilmi ile her şeyi kuşatmıştır , vazgeçenleri yoluna tabi olanları bağışla, cehennem azabından onları koru” şeklinde bağışlanma diliyorlar . Rabbimiz onları söz verdiğin / vaadettiğin adn cennetlerine onları sok, Babalarından, zevcelerinden, soylarından / zürriyetlerinden ıslah olmuş kimler varsa onları da sok! Kesinlikle sen kıymetlisin ve hikmetli karar verensin. Onları kötülüklerden koru, kimi eğer kötülüklerden korursa işte o gün o kesinlikle esirgenmiştir / merhamet edilmiştir, işte o büyük bir kurtuluştur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şu Arşı yüklenenler ve etrafında bulunanlar Rablerini hamt ile tesbih ederler. Ona iman ederler, Müminlere de mağfiret dilerler. “Rabbimiz rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tevbe edenlere ve senin yolunu izleyenlere mağfiret buyur ve onları cehennem azabından koru.

Süleyman Ateş

Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler. O'na inanırlar ve mü'minler için (şöyle) mağfiret dilerler: "Rabbimiz, Sen rahmet ve bilgi bakımından her şeyi kapladın. Tevbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru!"

Süleymaniye Vakfı

Arşı /yönetim merkezini taşıyanlarla onun çevresinde olanlar (melekler), yaptığını mükemmel yapması sebebiyle Rablerine boyun eğer, ona inanıp güvenirler dipnot 1 . Ona inanıp güvenmiş olanlar için de şu şekilde bağışlanma talebinde bulunurlar: "Rabbimiz! Sen, ikramınla ve bilginle her şeyi kuşatmış durumdasın. Tövbe edenleri /dönüş yapanları ve senin yolunda gidenleri bağışla; onları yakıcı ateşin azabından koru! dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Arşı (yönetim merkezini) yüklenenler dipnot 1 ile Arş'ın çevresinde olanlar, her yaptığını güzel yapan Sahiplerine boyun eğerler ve O'na güvenirler. "Sahibimiz! Bilgin ve ikramın her şeyi içine alır. Hatalarından dönüp senin yoluna yönelenleri bağışla; onları cehennemin azabından koru" diyerek müminlerin bağışlanmasını isterler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yedinci kat semada bulunan Allah'ın makamı ve o makamı taşıyan melekler. Detaylı bilgi için bakınız Hakka 69/17.

Şaban Britch

Arşı taşıyanlar ve onun etrafında Rablerine hamd ederek tesbih edenler, ona iman edenler, müminler için de mağfiret dilerler: Rabbimiz, rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tevbe eden ve yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem ateşinden koru!

Şaban Piriş

Arşı taşıyanlar ve onun etrafında Rablerini hamd ile tesbih edenler, ona iman edenler, müminler için de mağfiret dilerler: -Rabbimiz, rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tevbe eden ve yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem ateşinden koru!

Yaşar Nuri Öztürk

Arşı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindeki şuurlular Rablerinin hamdi ile tespih ederler ve ona inanırlar. İman sahipleri için de şöyle af dilerler: "Rabbimiz! Sen herşeyi rahmet ve ilim halinde kuşattın. Tövbe edip senin yoluna uymuş olanları bağışla. Ve onları cehenem azabından koru!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those angels who Carry the Supreme Throne and those around it in heaven's realm praise Allah and extol His glorious attributes and acknowledge His Godhead, His supremacy and Omnipotence and invoke His forgiveness for those who believed with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues, They express their invocation, thus: "O Allah, our Creator, Your mercy is extended to the wide circle of the all, and Omniscience is claimed as your own; O Allah, forgive those who in lowliest plight repentant stood and adhered to Your path of righteousness, and ensure them immunity from the dreadful conflagration of Hell fire".

Abdul Haleem

Those [angels] who carry the Throne and those who surround it celebrate the praise of their Lord and have faith in Him. They beg forgiveness for the believers: ‘Our Lord, You embrace all things in mercy and knowledge, so forgive those who turn to You and follow Your path. Save them from the pains of Hell

Abdullah Yusuf Ali

Those who sustain the Throne (of Allah) and those around it Sing Glory and Praise to their Lord; believe in Him; and implore Forgiveness for those who believe: "Our Lord! Thy Reach is over all things, in Mercy and Knowledge. Forgive, then, those who turn in Repentance, and follow Thy Path; and preserve them from the Penalty of the Blazing Fire!

Abul A'la Maududi

The angels that bear the Throne and those that are around to extol your Lord's glory with His praise, they believe in Him, and ask forgiveness for the believers, dipnot 1 saying: "Our Lord! You encompass everything with Your Mercy and Knowledge. dipnot 2 So forgive those that repent and follow Your Path, dipnot 3 and guard them against the chastisement of Hell. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This thing has been said for the consolation of the Prophet’s (peace be upon him) companions, who were feeling greatly discouraged at the impudence and rebellious attitude of the disbelievers of Makkah as against their own helplessness, as if to say: Why do you feel grieved at what these mean and worthless people say? You have the support of the angels who bear the divine Throne and of those who stand around it. They are interceding with Allah for you. The mention of the angels who bear the divine Throne and of those who stand around it, has been made, instead of the common angels, to impress the fact that not to speak of the common angels of divine kingdom, even the angels who are the pillars of this kingdom, being nearest in rank and station to Allah, bear deep sympathy and regard for you. Then the words: They affirm faith in Him and ask forgiveness for the believers, show that the relationship of the faith is the real relationship, which has joined the heavenly creatures and the earthly creatures together, and which has induced sympathy and esteem in the angels stationed around the Throne for the mortal humans inhabiting the earth, who affirm faith in Allah just like them. The angels affirming the faith in Allah does not mean that they could disbelieve, and they adopted belief instead of disbelief, but it means that they believe in the sovereignty of Allah, the One, alone there is no other being that may be commanding them and they submit before it in utter obedience. When the same attitude and behavior was adopted by the human believers, a strong relationship of cherishing a common creed and faith was established between them and the angels in spite of the great disparity in species and remoteness in rank and station.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the weakness, lapses and errors of Your servants are not hidden from You. You indeed know everything, but like Your knowledge, Your Mercy also is infinite. Therefore, forgive the poor creatures in spite of knowing their errors. Another meaning can be: Forgive by Your Mercy all those about whom by knowledge You know that they have repented sincerely and have, in reality, adopted Your way.
  3. metne dön, dipnot 3
    To forgive and to save from the torment of Hell are although not related, and there seems to be no need to mention the other when one has been mentioned, this style, in fact, reflects the deep interest the angels have in the believers. It is customary that when a person who is deeply involved in a matter, finds an opportunity to make submissions before a judge, he presents the same petition humbly over and over again, in different ways, and does not rest content with making the petition just once.
  4. metne dön, dipnot 4
    And save those who have given up disobedience and rebellion, adopted obedience and followed the way which You Yourself have shown.

Aisha Bewley

Those who bear the Throne, and all those around it, glorify their Lord with praise and believe in Him and ask forgiveness for those who have iman: ‘Our Lord, You encompass everything in mercy and knowledge! Forgive those who turn to You and who follow Your Way and safeguard them from the punishment of the Blazing Fire.

Al-Hilali & Khan

Those (angels) who bear the Throne (of Allâh) and those around it glorify the praises of their Lord, and believe in Him, and ask forgiveness for those who believe (in the Oneness of Allâh) (saying): "Our Lord! You comprehend all things in mercy and knowledge, so forgive those who repent and follow Your Way, and save them from the torment of the blazing Fire!

Ali Quli Qarai

Those who bear the Throne, and those around it, celebrate the praise of their Lord and have faith in Him, and they plead for forgiveness for the faithful: ‘Our Lord! You comprehend all things in mercy and knowledge. So forgive those who repent and follow Your way and save them from the punishment of hell.

Amatul Rahman Omar

Those who bear the Throne (of Power, the angels and the Prophets) and those who are around it declare the glory of their Lord along with extolling (His name and) praises. They believe in Him and seek protection for those who believe (saying,) `Our Lord, You embrace each and everything in Your mercy and knowledge, so grant protection to those who repent and follow the way shown by You and protect them from the torment of Hell.

Arthur John Arberry

Those who bear the Throne, and those round about it proclaim the praise of their Lord, and believe in Him, and they ask forgiveness for those who believe: 'Our Lord, Thou embracest every thing in mercy and knowledge; therefore forgive those who have repented, and follow Thy way, and guard them against the chastisement of Hell.

Bijan Moeinian

Those who serve His throne and those around the Lord glorify, worship, believe in Him and ask forgiveness for the sins of the believers saying: "O Lord you are the Most Knowledgeable in every domain; forgive those who submitted to you and follow your way and keep them away from the blazing Hell Fire. "

E. Henry Palmer

Those who bear the throne and those around it celebrate the praise of their Lord, and believe in Him, and ask pardon for those who believe: 'Our Lord! thou dost embrace all things in mercy and knowledge, then pardon those who turn repentant and follow thy way, and guard them from the torment of hell!

Edip-Layth

Those who carry the throne and all those around it glorify the praise of their Lord, and acknowledge Him, and they seek forgiveness for those who have acknowledged: "Our Lord, You encompass all things with compassion and knowledge, so forgive those who repented and followed Your path, and spare them the agony of hell."

George Sale

The angels who bear the throne of God, and those who stand about it, celebrate the praise of their Lord, and believe in Him; and they ask pardon for the true believers, saying, O Lord, thou encompassest all things by thy mercy and knowledge; wherefore forgive those who repent, and follow thy path, and deliver them from the pains of hell:

Hamid S. Aziz

Those who bear the Throne and those around Him celebrate the praise of their Lord and believe in Him and ask protection for those who believe, saying, "Our Lord! Thou embracest all things (have a Long Reach) in mercy and knowledge, therefore grant protection to those who turn to Thee and follow Thy way, and save them from the punishment of Hell:

Mahmoud Ghali

The ones who bear the Throne, and the ones around it, extol with the praise (s) of their Lord and believe in Him, and they ask forgiveness for the ones who have believed, "Our Lord, You embrace everything in mercy and knowledge; so forgive the ones who repent and closely follow Your way, and protect them from the torment of Hell Fire.

Marmaduke Pickthall

Those who bear the Throne, and all who are round about it, hymn the praises of their Lord and believe in Him and ask forgiveness for those who believe (saying): Our Lord! Thou comprehendest all things in mercy and knowledge, therefor forgive those who repent and follow Thy way. Ward off from them the punishment of hell.

Mohamed Ahmed - Samira

The bearers of the Throne, and those around it, sing the praises of their Lord and believe in Him, and seek forgiveness for those who believe: "O our Lord, Your mercy and knowledge embrace everything; so forgive those who turn to You in repentance and follow Your path; and preserve them from the torment of Hell.

Muhammad Asad

THEY WHO BEAR [within themselves the knowledge of] the throne of [God’s] almightiness, as well as all who are near it, extol their Sustainer’s limitless glory and praise, and have faith in Him, and ask forgiveness for all [others] who have attained to faith: "O our Sustainer! Thou embracest all things within [Thy] grace and knowledge: forgive, then, their sins unto those who repent and follow Thy path, and preserve them from suffering through the blazing fire!

Mustafa Khattab

Those ˹angels˺ who carry the Throne and those around it glorify the praises of their Lord, have faith in Him, and seek forgiveness for the believers, ˹praying:˺ "Our Lord! You encompass everything in ˹Your˺ mercy and knowledge. So forgive those who repent and follow Your Way, and protect them from the torment of the Hellfire.

Progressive Muslims

Those who carry the throne and all those around it glorify the praise of their Lord, and believe in Him, and they seek forgiveness for those who have believed: "Our Lord, You encompass all things with mercy and knowledge, so forgive those who repented and followed Your path, and spare them the agony of Hell. "

Rashad Khalifa

Those who serve the throne and all those around it glorify and praise their Lord, and believe in Him. And they ask forgiveness for those who believe: "Our Lord, Your mercy and Your knowledge encompass all things. Forgive those who repent and follow Your path, and spare them the retribution of Hell.

Sahih International

Those [angels] who carry the Throne and those around it exalt [ Allah ] with praise of their Lord and believe in Him and ask forgiveness for those who have believed, [saying], "Our Lord, You have encompassed all things in mercy and knowledge, so forgive those who have repented and followed Your way and protect them from the punishment of Hellfire.

Sam Gerrans

Those who bear the Throne and those round about it give glory with the praise of their Lord, and believe in Him, and ask forgiveness for those who heed warning: “Our Lord: Thou encompassest all things in mercy and knowledge, so forgive Thou those who have repented and followed Thy path, and protect Thou them from the punishment of Hell!

Shabbir Ahmed

Those who understand the Supremacy of their Lord, and even those who come close to it, extol His Glory and praise, and strive to manifest it in the human lives. They have conviction in Him and work to absolve mutual imperfections of one another of the believers in the System, saying, "Our Lord! You embrace all things within your Knowledge and Grace - Absolve then, the imperfections of those who turn to and walk on Your Way, and guard them against the blazing Fire."

Syed Vickar Ahamed

Those (angels) who bear the Throne (of Allah) and those around it recite the Glory and Praise of their Lord; And believe in Him; And pray for Forgiveness for those who believe: (Saying:) "Our Lord! Your reach is in all the things, in Mercy and Knowledge. Then forgive, those who turn in repentance, and follow Your Path; And save them from the punishment of Hell!

Taqi Usmani

Those who are bearing the Throne and those who are around it pronounce the purity of your Lord along with His praise, and believe in Him, and pray for the forgiveness of those who believe, (saying): "Our Lord, Your mercy and knowledge comprehends everything; so forgive those who repent and follow Your way, and save them from the punishment of the Fire.

The Monotheist Group

Those who carry the Throne and all those surrounding it glorify the praise of their Lord, and believe in Him, and they seek forgiveness for those who have believed: "Our Lord, You encompass all things with mercy and knowledge, so forgive those who repented and followed Your path, and spare them the agony of Hell."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩