Hûd suresi

Hûd suresi, 17. ayet

Hûd suresi, 17. ayet. أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ مِنَ ٱلْأَحْزَابِ فَٱلنَّارُ مَوْعِدُهُۥ فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

efemen kâne `alâ beyyinetim mir rabbihî veyetlûhü şâhidüm minhü vemin ḳablihî kitâbü mûsâ imâmev veraḥmeh. ülâike yü'minûne bih. vemey yekfür bihî mine-l'aḥzâbi felnâru mev`idüh. felâ tekü fî miryetim minhü innehü-lḥaḳḳu mir rabbike velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri

Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur'an) ve bir de ondan (Kur'an'dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Musa'nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir. İşte bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkar ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 14–20 · surenin 17. ayeti / 123

Konu İnsanın hâli, Kur'an'a meydan okuma ve iki zümre Hûd 9–24 3

  1. Hûd 14

    Eğer size (bu konuda) cevap veremedilerse, bilin ki o (Kur'an) ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Artık müslüman oluyor musunuz?

  2. Hûd 15

    Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.

  3. Hûd 16

    İşte onlar, kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir.

  4. 17

    Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur'an) ve bir de ondan (Kur'an'dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Musa'nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir. İşte bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkar ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

  5. Hûd 18

    Kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şahitler de, "Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır" diyeceklerdir. Biliniz ki, Allah'ın laneti zalimler üzerinedir.

  6. Hûd 19

    Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.

  7. Hûd 20

    Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Yüce Allah, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile onun dinini ve getirdiği delilleri kesin bir inanç ile ayakta tutan mirasçıları içinden onun yerini tutanların durumunu söz konusu etmekte, başkalarının bu şekilde nitelendirilmeyeceğini ve hiçbir kimsenin de onlar gibi olamayacağını da belirterek şöyle buyurmaktadır: “Rabbinden” Allah’ın önemli meseleler ile bunlara dair açık delilleri indirmiş olduğu vahiy aracılığı ile “apaçık bir delil üzerinde bulunan” bu apaçık delile kesin olarak inanan “onu da” yani bu apaçık delili “kendi katından gelen bir şahidin” yani ikinci bir delil olan dosdoğru fıtrat ve sağlam aklın “izlediği” böylece Allah’ın vahyinin ve şeriatının hak olduğuna tanıklık eden, akılları ile de onların güzelliğini bilen ve bu sayede imanlarına iman katan “öncesinde de” üçüncü bir delil olarak “Musa’nın” insanlara “bir rehber ve” onlara “rahmet olan” Allah’ın bu vasıfta indirmiş olduğu “Kitabı” olan Tevrat “bulunan kimse, hiç ötekilerle bir olur mu?” Yani bu Kur’ân-ı Kerim’in doğru oluşuna Tevrat da tanıklık etmekte ve onun getirdiği hakka uygun olarak hakikatleri dile getirmektedir. O halde bu vasfa sahip olan, kendisine imanın tanıklarının peşpeşe geldiği ve kesin delillere sahip olan kimse, hiç içinden çıkamayacağı karanlıklarda ve cehaletler içinde bulunan kimse gibi olur mu? Asla! Bunlar, Allah nezdinde de Allah’ın kulları nezdinde de kesinlikle bir olmazlar.

“İşte bunlar” yani bu delillere sahip olma tevfikine mazhar olanlar “ona” Kur’ân-ı Kerim’e gerçekten “iman ederler.” Onların sahip oldukları bu iman da hem dünyada hem de âhirette onlara fayda verir. “Artık o gruplardan” hakkı reddetmek üzere birleşmiş olan yeryüzünün değişik kesimlerinden “kim onu” Kur'ân’ı “inkar ederse (bilsin ki) ona vaat edilen yer” varılması kaçınılmaz olan “ateştir. O halde sakın o (Kur'ân’dan) yana şüpheye düşme!” En ufak bir tereddüdün olmasın. “Çünkü o, Rabbinden gelen haktır. Fakat insanların çoğu iman etmezler.” Ya cahilliklerinden, ya sapıklıklarından yahut da zulüm, inat ve azgınlıklarından dolayı inanmazlar. Yoksa niyeti gerçekten güzel, anlayışı dosdoğru olan kimsenin ona iman etmesi kaçınılmaz bir şeydir. Çünkü o, her bakımdan kendisini iman etmeye iten sebepleri görür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Beraberinde Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ-'dan bir delil ve ardından bir şahidin -ki bu Cebrail aleyhisselam'dır- takip ettiği ve kendisinden önce bir önder ve rahmet olarak Musa -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat bulunan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ve onunla birlikte iman edenler ile sapıklıkta bocalayan kâfirler bir olmaz. Onlar (müminler); Kur'an'a ve Kur'an'ın kendisine indirildiği Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmişlerdir. Diğer dinlerden olan kimselerden her kim bunu inkâr ederse kıyamet günü ona vadedilen şey ateştir. -Ey Resul!- Kur'an ve o kâfirlere vadedilen azap hakkında şüphe içerisinde olma. O, içerisinde şüphe olmayan haktır. Fakat insanların çoğu, peş peşe gelen açık delillerin ve apaçık kanıtların varlığına rağmen bocalamakta ve iman etmemektedirler.

Kelimeler

39 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَمَن efemen kimse gibi midir?
  2. كَانَ kane olan kök: كون
  3. عَلَىٰ ala üzere
  4. بَيِّنَةٍۢ beyyinetin açık bir delil kök: بين
  5. مِّن min
  6. رَّبِّهِۦ rabbihi Rabbinden kök: ربب
  7. وَيَتْلُوهُ ve yetluhu ve onu izleyen kök: تلو
  8. شَاهِدٌۭ şahidun bir şahit kök: شهد
  9. مِّنْهُ minhu O'nun tarafından
  10. وَمِن ve min ve
  11. قَبْلِهِۦ kablihi ondan önce kök: قبل
  12. كِتَـٰبُ kitabu kitabı (elinde bulunan) kök: كتب
  13. مُوسَىٰٓ musa Musa'nın
  14. إِمَامًۭا imamen bir rehber kök: امم
  15. وَرَحْمَةً ۚ ve rahmeten ve rahmet olan kök: رحم
  16. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte bunlar
  17. يُؤْمِنُونَ yu'minune iman ederler kök: امن
  18. بِهِۦ ۚ bihi ona
  19. وَمَن vemen ve kim
  20. يَكْفُرْ yekfur inkar ederse kök: كفر
  21. بِهِۦ bihi onu
  22. مِنَ mine
  23. ٱلْأَحْزَابِ l-ehzabi topluluklardan kök: حزب
  24. فَٱلنَّارُ fennaru ateştir kök: نور
  25. مَوْعِدُهُۥ ۚ mev'iduhu kendisine vaadedilen kök: وعد
  26. فَلَا fela
  27. تَكُ teku hiç olma kök: كون
  28. فِى fi içinde
  29. مِرْيَةٍۢ miryetin şüphe kök: مري
  30. مِّنْهُ ۚ minhu bundan
  31. إِنَّهُ innehu şüphesiz bu
  32. ٱلْحَقُّ l-hakku bir gerçektir kök: حقق
  33. مِن min -den
  34. رَّبِّكَ rabbike Rabbin- kök: ربب
  35. وَلَـٰكِنَّ velakinne ancak
  36. أَكْثَرَ eksera çoğu kök: كثر
  37. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  38. لَا la
  39. يُؤْمِنُونَ yu'minune iman etmezler kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حزب (20 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti.…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Şahitlik

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Şahitlik

    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Şahitlik

    Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak…

  • Aynı kök: حزب (20 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    (Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kafirlerin haline!

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

91 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbi tarafından apaçık bir delil üzere olan ve kendisini O'ndan (Rabbinden) bir şahidin tilavet (takip) dipnot 1 ettiği, ayrıca kendisinden önce önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı (elinde) bulunan kimse (inkârcılar gibi) midir? Bunlar, ona (Kur'an'a) inanırlar. O gruplardan hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir. Bundan şüphen olmasın! Şüphesiz ki bu, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir fakat insanların çoğu inanmazlar.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada geçen [tilavet/yetlû] kelimesi, bilinen anlamda "okumak, aktarmak" değil, "takip etmek, izini sürmek" olarak anlaşılmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde, hiç (böyleleri), Rabbinden (gelen) hakikatin apaçık belgesine dayanan kimseyle bir tutulabilir mi? Şimdilerde O'nun katından bir şahidin duyurduğu o belgeyi, daha önce de bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitabı temsil ediyordu. İşte, ancak (hakikatin birliğini fark eden) o kimseler bu vahye inanırlar. Küfür ittifakı mensuplarından her kim bu hakikati inkar ederse, iyi bilsin ki onun son durağı ateştir. Sen (ey bu vahyin muhatabı); sakın ola onun kaynağı hakkında tereddüde düşeyim deme; iyi bil ki o, Rabbin katından gelen hakikatin ta kendisidir: ve fakat insanların çoğu (henüz bu gerceğe) inanmıyorlar.

Muhammed Esed

O halde, (hiç dünya hayatından ötesini umursamayan biriyle) Rabbinin katından apaçık bir kanıta dayanan kimse bir tutulabilir mi? O kanıt ki, Onun katından olan (bu) tanıklık belgesiyle ulaştırılmaktadır, hem de ondan önce (bir tanıklık belgesi), bir rehber ve rahmet olarak Musaya vahyedilen kitap da ortada iken. Onlar, (bu mesajı anlayan kimseler, işte yalnız onlar) o mesaja inanırlar; ama (düşmanlık için) örgütlenmiş inkarcılarınsa (ahirette) varacakları yer ateştir. Bunun içindir ki, bu (vahyin gerçekliğinden) asla bir şüphen olmasın: o elbette Rabbinden (gelen) bir gerçektir, insanların çoğu ona inanmasa da.

Ahmed Hulusi

Böyleleri, Rabbinden bir açık kanıt üzere yaşayan kimse gibi midir? O'ndan bir şahit (Kur'an) onu takip eder; (üstelik) Ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı da (ondakileri tasdikler). . . İşte onlar O'na hak olarak iman ederler. . . Sakın şunlardan olma: Kim O'nu inkar ederse, onun vadedilmiş yeri Nar'dır. . . Ondan bir kuşku içinde olma. . . Muhakkak ki Rabbinden Hakk'tır O! Fakat insanların çoğunluğu iman etmezler.

Ali Bulaç

Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahid izleyen ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (kendisini doğrulamakta) bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar, buna (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan biri onu inkar ederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma, çünkü o, Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar.

Ali Özek ve heyeti

Rabbin tarafından (gelmiş) açık bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce, bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitab’ı (elinde) bulunan kimse (inkârcılar gibi) midir? Çünkü bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Zümrelerden hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir, bundan şüphen olmasın; zira bu, senin Rabbin tarafından bildirilmiş gerçektir; fakat insanların çoğu inanmazlar.

Ali Rıza Safa

Efendisinden açık bir kanıta dayanan, Onu, yine O'ndan bir tanık izleyen ve Ondan önce bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitap'ı bulunan kimse aynı olur mu? İşte onlar, buna inanırlar. Ayrımcılardan kim bunu inkar ederse, varacağı yer ateştir. Artık, Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz, O, Efendinden gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmaz.

Bayraktar Bayraklı

İşte böyleleri, şu kimseler gibi olabilir mi?: Rabbinin katından bir belgesi ve onun ardından O'ndan gelen bir tanığı bulunanlar ve ondan önce de önlerinde Musa'nın kitabı önder ve rahmet olarak duranlar; işte onlar Kur'an'a inanırlar. Hangi topluluk onu inkar ederse, ona söz verilen yer ateştir. Senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu, o, Rabbinden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmaz.

Edip Yüksel

Daha önce Musa'nın kitabı bir önder ve rahmet iken, şimdi Efendi'lerinden gelen bir tanığın ilettiği kesin bir kanıta sahip olanlar var ya işte onlar onu onaylarlar. Hangi grup onu inkar ederse yeri ateştir. Ondan hiçbir kuşkun olmasın. O, Efendinden gelen bir gerçektir. Ne var ki halkın çoğunluğu gerçeği onaylamaz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * "Kesin kanıt" anlamına gelen "Beyyine" kelimesi Kuran boyunca 19 kez geçer. * Musa'nın kitabı da aynen Kuran gibi 19 kodu üzerine kurulu matematiksel bir yapıya sahipti (Bak: 46:10). * Bu konudaki deliller için "Üzerinde 19 Var" adlı kitabımıza bakabilirsiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Daha önce Musa'nın kitabı bir önder ve rahmet iken, şimdi Rab'lerinden gelen bir tanığın ilettiği kesin bir kanıta sahip olanlar varya işte onlar ona inanırlar. Hangi grup onu inkar ederse yeri ateştir. Ondan hiç bir kuşkun olmasın. O, Rabbinden gelen bir gerçektir. Ne var ki halkın çoğunluğu inanmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbinden açık bir delil üzerinde olan, O'nun tarafından bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunan kimse onlara benzer mi? İşte bunlar, ona iman ederler. Gruplardan her kim ona küfrederse, artık onun varacağı yer ateştir, sakın bunda şüpheye düşme; çünkü bu Rabbinden bir gerçektir. Ne var ki, insanların çoğu imana gelmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya onlara benzer mi? artık o kim rabbından bir beyyine üzerinde bulunmuş hem bunu ondan bir şahid ta'kıb ediyor hem de önünden bir imam ve rahmet olarak Musanın kitabı var, işte bunlar ona iyman ederler, hiziblerden her kim de ona küfrederse artık ateş onun mev'ıdidir, sakın bunda şüpheye düşme, çünkü bu haktır rabbındandır ve lakin nasın ekserisi iymana gelmezler

Erhan Aktaş

Rabb'inden, kanıt içeren bir bilgi üzerinde olan kimse ile böyle olmayan kimse bir olur mu? Bunu Rabb'inden bir tanık ve bir de ondan önce rehber ve rahmet olarak Musa'nın Kitap'ı desteklemektedir. İşte bunlar, ona iman ederler. Hangi grup onu küfr ederse, varacağı yer ateştir. Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz o Rabb'inden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inden, kanıt içeren bir bilgi üzerinde olan kimse ile böyle olmayan kimse bir olur mu? Bunu Rabb'inden bir tanık ve bir de ondan önce rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı desteklemektedir. İşte bunlar, ona iman ederler. Hangi grup onu inkar ederse, varacağı yer ateştir. Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz o Rabb'inden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inden, kanıt içeren bir bilgi üzerinde olan kimse ile yalnız dünya hayatına bağlanan kimse bir olur mu? Bunu Rabb'inden bir tanık ve bir de ondan önce rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı desteklemektedir. İşte bunlar, ona iman ederler. Hangi grup onu inkar ederse, varacağı yer ateştir. Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz o Rabb'inden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

Gültekin Onan

Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahid izleyen ve ondan önce bir imam ve rahmet olarak Musa'nın kitabı [kendisini doğrulamakta] bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar buna (Kuran'a) inanırlar. Gruplardan biri ona küfrederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma çünkü o, rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar.

Hasan Basri Çantay

(Yalınız dünya hayaatını arzu eden kimse); Rabbinin açık bir delil? üzerinde bulunub da ardınca yine Ondan bir şahid gelen, ondan önce de bir rehber ve bir rahmet olmak üzere Musanın hitabı (ile tasdıyk edilmiş) olan kimse gibi midir ki böyle olanlar ona (Kur'ana) inanırlar. Her hangi bir güruh onu tanımazsa ateş onun va'd edilen yeridir. Sen de bundan şübhe içinde olma. Çünkü o, hakdır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

İbni Kesir

Rabbından açık bir delil üzerinde bulunan, ardınca da Rabbı tarafından bir şahid gelen, ondan önce de Musa'nın imam ve rahmet olan kitabını tasdik eden kimse, başkaları gibi midir? İşte onlar; Kur'an'a inanırlar. Herhhangi bir güruh onu inkar ederse; onun varacağı yer ateştir. Bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbın tarafından gelen bir gerçektir, ama insanların çoğu inanmazlar.

Mehmet Alagaş

(12-24) Onların ona bir hazine verilse keşke ya da onunla beraber bir melek gelse demelerinden dolayı neredeyse sen de sana vahyedilenlerden bazısını terk edecektin ve göğsünü onunla daraltacaktın , kesinlikle sen bir uyarıcısın ve Allah ta her şeye vekildir / sorumluluklarını alır. Ayrıca onu kendi uydurdu mu diyorlar? Deki eğer ki sözünüze bağlı iseniz haydi uydurulmuş / iftira edilmiş onun benzeri on sûre getirin, Allah’tan başka gücünüzün yetebileceklerini de çağırın. Bu seferde size cevap veremezler ise / icabet edemezler ise bilin ki artık o kesinlikle Allah’ın ilmiyle / bilgisiyle indirilmedir ve de ondan başka ilah yoktur hâlâ Müslüman olmadınız mı? Kim dünya hayatını ve onun süsünü istedi ise amellerinin karşılığı kendilerine orada ödenir, onlara orada herhangi bir eksiltme yapılmaz, işte bu kişilere ahirette ateşten başka bir şey yoktur , Oradaki ( Dünyadaki) ürettikleri işe yaramamış ve yap tıkları ne varsa yok olmuştur. Rabbinden bir açıklama üzere olan kişi gibi midir? ve O'ndan / Allahtan bir şahitte onu / açıklamayı okuyor, ondan / şahitten önce de öncülük eden ve rahmet olan Musa’nın kitabı var, ki ona onlar iman da ediyorlar, taraflardan her kim onu inkâr ediyorsa ona vaat edilen yer / söz verilen yer ateştir. Ondan /açıklamalardan en ufak bir kuşkun olmasın muhakkak o Rabbinden bir gerçektir / haktır ve fakat insanların çoğu iman etmiyorlar. (Allah’ın yarattığı gerçeğe güvenmiyorlar) Yalanı, Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerine arz edilecekler / sunulacaklar şahitlerde diyecekler ki Rableri hakkında yalanı söyleyenler işte bunlar! Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimleredir, Allah'ın yolundan alıkoyanlar o nu eğriltmenin peşindeler , onlar ahiret i de yok sayıyorlar, o nlar arzın içindekileri aciz bırakamazlar ve onlara Allah ’tan başka dost olan da yoktur, a zapları kat kat artırılır , işitmeye güçleri yetmez ve göremezler, onlar kendilerini hasara uğratanlardır, iftira ettikleri ne varsa da onlardan sapmıştır , muhakkak ki onlar ahirette, daha çok hasara uğrayacaklardır. İman edenler ve ıslah edici amel işleyenler Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennet halkıdır, orada kalıcıdırlar. Örneğin / misalen bu iki bölük, kör ve sağır, gören ve işiten gibidir, bu misal hiç eşit oldu mu? / aynı seviyede oldu mu? Hâlâ düşünmez misiniz?

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Mûsâ 'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vadedilen yeri ateştir. O'ndan (Kitap) tan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.

Süleyman Ateş

Hiç böyleleri, şu kimse gibi olur mu ki, o Rabbinden bir delil üzerinde bulunur, ayrıca O'ndan bir şahid de onu takib eder. O(Hak şahidi Kur'a)n'dan önce de bir önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı var. İşte onlar O(Kur'a)n'a inanırlar. Topluluklardan kim onu inkar ederse, onun yeri ateştir! O(Kur'a)n'dan hiç kuşkun olmasın. Muhakkak o, Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar hiç Rabbinin açık belgesine uyanlar gibi olurlar mı dipnot 1 ? O belgeyi Rabbinden bir şahit dipnot 2 okur. Ondan önce de bir önder ve ikram olarak Musa'nın kitabı vardır dipnot 3 . İşte bunlar ona (Kur'an'a) da inanırlar. Hangi kesim onu görmezlikten gelirse varıp kalacağı yer ateştir dipnot 4 . Ondan şüphen olmasın. O Kur'an, senin Rabbinden gelen bir gerçektir; ama insanların çoğu ona inanmazlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın kitabını okuyup anlatan her kişi şahittir. (Ahzab 33/45-46, Fetih 48/8-9, Müzzemmil 73/15). Al-i İmran 3/18 ise ilim sahiplerini de şahit saymaktadır. Demek ki şahitlik görerek veya ilim ile olur. İşte bunlar; yani Kur'an'a şahitlik edenler, ona inanırlar.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, Rabbinin açık belgesine uyanlar gibi olurlar mı? O belgeyi Rabbinden bir şahit dipnot 1 okur, ondan önce de bir öncü ve ikram olarak Musa'nın kitabı vardır. Kur'an'a işte bunlar dipnot 2 inanırlar. Hangi kesim onu görmezlikten gelirse varıp kalacağı yer ateştir. Ondan şüphen olmasın. O Kur'an, senin Rabbinden gelen bir gerçektir ama insanların çoğu ona inanmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın kitabını okuyup anlatan kişi. Bkz. Beyyine 98/1-2. Şu ayet, ilim sahiplerini de şahit saymaktadır:
  2. metne dön, dipnot 2
    [003.018]
  3. metne dön, dipnot 3
    [E0] Şahadet eyledi Allah şu hakikate: «başka Tanrı yok ancak o», bütün Meleklerle İlim uluları da adl-ü hakkaniyyetle durarak şahid: başka Tanrı yok ancak o, aziz o hakim o
  4. metne dön, dipnot 4
    İşte bunlar; diğer bir ifadeyle ona şahitlik edenler Kur'an'a inanırlar. Şahitlik görerek veya ilim ile olur. Al-i İmran 3/18.

Şaban Britch

Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk ona küfrederse vaat edilen yeri ateştir. O (Kitap) dan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.

Şaban Piriş

Rabbinden bir belgesi olup, onu izleyen bir şahit ve ondan önce Musa'nın önder ve rahmet kitabı -ki onlar, o kitaba inanırlar.- olan kimse ile gruplardan onu inkar eden kimse bir midir? Ateş, onlara vaat edilen yerdir. Ondan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden gelen haktır. Fakat, insanların çoğu inanmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Böyleleri şu kimse gibi olur mu: Rabbinden bir beyyine üzerinedir, O'ndan bir tanık da kendisini izler. Tanıktan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Musa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar. Hiziplerden onu inkar edenin varış yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do they compare!: the esteemed virtuous by the whole and his inmost thoughts and innermost being are flood lit with divine enlightenment and witnessed by the Quran featuring Providence as the guide, and before the Quran by the Book of Mussa (Moses) feathering Allah's mercy on the Children of Israel and the spirit of truth guiding into all truth!

Abdul Haleem

Can they be compared to those who have clear proof from their Lord, recited by a witness from Him, and before it the Book of Moses, as a guide and mercy? These people believe in it, whereas those groups that deny its truth are promised the Fire. So have no doubt about it [Prophet]: it is the Truth from your Lord, though most people do not believe so.

Abdullah Yusuf Ali

Can they be (like) those who accept a Clear (Sign) from their Lord, and whom a witness from Himself doth teach, as did the Book of Moses before it,- a guide and a mercy? They believe therein; but those of the Sects that reject it,- the Fire will be their promised meeting-place. Be not then in doubt thereon: for it is the truth from thy Lord: yet many among men do not believe!

Abul A'la Maududi

Can it happen that he who takes his stand on a clear evidence from his Lord, dipnot 1 subsequently followed by a witness from Him (in his support), dipnot 2 and prior to that the Book of Moses was revealed as a guide and a mercy, (would even he deny the truth in the manner of those who adore the life of this world)? Rather, such men are bound to believe in it. dipnot 3 The Fire shall be the promised resort of the groups that disbelieve. So be in no doubt about it for this indeed is the truth from your Lord although most people do not believe.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that even apart from revelation, there is ample evidence in man’s own self, in the structure of the heavens and the earth, and in the order that prevails in the universe to prove that God is the only creator, master, lord and sovereign of the universe. The evidence referred to above also inclines man to believe that the present life will be followed by another one in which man will be required to render an account of his deeds and wherein he might be requited.
  2. metne dön, dipnot 2
    The "witness from Him" is the Quran. The testimony of the natural phenomena combined with that provided by man’s own self had already created in man the disposition to affirm the truths mentioned earlier. All that was further reinforced by the Quran which came as reassurance that what he was predisposed to believe in was indeed true.
  3. metne dön, dipnot 3
    In the present context the verse means that those who are overly infatuated with the allurements of a worldly life will be inclined to reject the message of the Quran. Distinguishable from these are those who take full note of the testimony furnished by their own beings and by the structure and order prevailing in the universe in support of God’s unity. This testimony was further reinforced by the heavenly books revealed before the Quran. How could such persons close their eyes to such overwhelming testimony as this and join their voice with those of the unbelievers?

Aisha Bewley

But as for those who have clear evidence from their Lord followed up by a witness from Him – and before it the Book of Musa came as a model and a mercy – such people have iman in it. Any faction which rejects it is promised the Fire. Be in no doubt about it. It is the Truth from your Lord. But most people have no iman.

Al-Hilali & Khan

Can they (Muslims) who rely on a clear proof (the Qur’ân) from their Lord, and whom a witness [Jibril (Gabriel عليه السلام)] from Him recites (follows) it (can they be equal with the disbelievers); and before it, came the Book of Mûsâ (Moses), a guidance and a mercy, they believe therein, but those of the sects (Jews, Christians and all the other non-Muslim nations) that reject it (the Qur’ân), the Fire will be their promised meeting-place. So be not in doubt about it (i.e. those who denied Prophet Muhammad صلى الله عليه و سلم and also denied all that which he brought from Allâh. Surely, they will enter Hell). Verily, it is the truth from your Lord, but most of the mankind believe not.[1]

Ali Quli Qarai

Is he who stands on a manifest proof from his Lord, and whom a witness of his own [family] follows? And before him there was the Book of Moses, a guide and mercy. It is they who have faith in it, and whoever defies him from among the factions, the Fire is their tryst. So do not be in doubt about it; it is the truth from your Lord, but most people do not have faith.

Amatul Rahman Omar

How can he, who stands upon a clear proof from his Lord and (to testify to whose truth) a witness from Him follows him and (to witness whom) he is preceded by the Book of Moses, which was a guide and a mercy, (be an impostor)? Those (who keep in view all these clear proofs from their Lord) believe in him (- this Messenger of God). And whoever of these parties disbelieves in him, the Fire is his promised place. So (O reader!) be you not in doubt about this (Qur'ân). It is indeed the Truth. It is from your Lord, but most people do not believe.

Arthur John Arberry

And what of him who stands upon a clear sign from his Lord, and a witness from Him recites it, and before him is the Book of Moses for an ensample and a mercy? Those believe in it; but whosoever disbelieves in it, being one of the partisans, his promised land is the Fire. So be thou not in doubt of it; it is the truth from thy Lord, but most men do not believe.

Bijan Moeinian

You know this person who based his belief upon the contents of Qur’an. He found that this Book is self-explanatory and that it comes from the Lord and like the Book of Moses (which was revealed before) is a guidance and the blessing from God for the believers. As for those who choose to disregard it, they will end up in the Hell as promised. Do not harbor any doubt about in your heart. Qur’an is Truth and revealed by your Lord. What a shame that most people do not realize it.

E. Henry Palmer

Is he (like them) who stands upon a manifest sign from his Lord, which is a witness from Him, and recites it, with the book of Moses before him for a model and a mercy? These believe in it; and whosoever of the crews disbelieves in him, the Fire is his promise. Be not thou in doubt about it; verily, it is truth from thy Lord, though most men do not believe.

Edip-Layth

As for those who are on a proof from their Lord, and are followed by a testimony from Him; and before it was the book of Moses as a guide and a mercy; they will acknowledge it. Whoever rejects it from amongst the parties, then the fire is his meeting place. So do not be in any doubt about it. It is the truth from your Lord, but most people do not acknowledge.

George Sale

Shall he therefore be compared with them, who followeth the evident declaration of his Lord, and whom a witness from him attendeth, preceded by the book of Moses, which was revealed for a guide, and out of mercy to mankind? These believe in the Koran: But whosoever of the confederate infidels believeth not therein, is threatened with the fire of hell, which threat shall certainly be executed: Be not therefore in a doubt concerning it; for it is the truth from thy Lord: But the greater part of men will not believe.

Hamid S. Aziz

These are those for whom there is nothing in the Hereafter save the Fire; and vain is that they made therein, and fruitless what they were doing!

Mahmoud Ghali

So, is he who (depends) upon a Supreme evidence from his Lord, and a witness from Him recites it (equal to a disbeliever)? And even before him is the Book of Mûsa (Moses) for a leader (i. e., Literally:Iman = guide) and a mercy? Those believe in it; and whoever disbelieves in it from (among) the parties, then the Fire is his promised (reward). So do not be (engaged in) wrangling about it; surely it is the Truth from your Lord, but most of mankind do not believe.

Marmaduke Pickthall

Is he (to be counted equal with them) who relieth on a clear proof from his Lord, and a witness from Him reciteth it, and before it was the Book of Moses, an example and a mercy? Such believe therein, and whoso disbelieveth therein of the clans, the Fire is his appointed place. So be not thou in doubt concerning it. Lo! it is the Truth from thy Lord; but most of mankind believe not.

Mohamed Ahmed - Samira

Will he who has a clear proof from his Lord, which acts as evidence from Him, before which the Book of Moses was a way-giver and a grace, (not believe in it)? Whoever among the partisans does not believe in it shall have Hell as the promised award. So have no doubt about it, for surely it's the truth from your Lord, though most men may not believe.

Muhammad Asad

Can, then, [he who cares for no more than the life of this world be compared with] one who takes his stand on a clear evidence from his Sustainer, conveyed through [this] testimony from Him, as was the revelation vouchsafed to Moses aforetime-[a divine writ ordained by Him] to be a guidance and grace [unto man]? They [who understand this message-it is they alone who truly] believe in it; whereas for any of those who, leagued together [in common hostility], deny its truth - the fire shall be their appointed state [in the life to come]. And so, be not in doubt about this [revelation]: behold, it is the truth from thy Sustainer, even though most people will not believe in it.

Mustafa Khattab

˹Can these people be compared to˺ those ˹believers˺ who stand on clear proof from their Lord, backed by ˹the Quran as˺ a witness from Him, and preceded by the Book of Moses ˹which was revealed˺ as a guide and mercy? It is those ˹believers˺ who have faith in it. But whoever from the ˹disbelieving˺ groups rejects it, the Fire will be their destiny. So do not be in doubt of it. It is certainly the truth from your Lord, but most people do not believe.

Progressive Muslims

For those who are on a clarity from their Lord, and are followed by a testimony from Him; and before it was the Scripture of Moses as a guide and a mercy; they will believe in it. And whoever rejects it from amongst the parties, then the Fire is his meeting place. So do not be in any doubt about it. It is the truth from your Lord, but most people do not believe.

Rashad Khalifa

As for those who are given solid proof from their Lord, reported by a witness from Him, and before it, the book of Moses has set a precedent and a mercy, they will surely believe. As for those who disbelieve among the various groups, Hell is awaiting them. Do not harbor any doubt; this is the truth from your Lord, but most people disbelieve.,

Sahih International

So is one who [stands] upon a clear evidence from his Lord [like the aforementioned]? And a witness from Him follows it, and before it was the Scripture of Moses to lead and as mercy. Those [believers in the former revelations] believe in the Qur'an. But whoever disbelieves in it from the [various] factions - the Fire is his promised destination. So be not in doubt about it. Indeed, it is the truth from your Lord, but most of the people do not believe.

Sam Gerrans

Is then he who is upon clear evidence from his Lord[...]? And a witness from Him recites it; and before it was the Writ of Moses as an example and a mercy; those believe in it. But whoso denies it among the parties, then the Fire is his appointed place. And be thou not in doubt about it, it is the truth from thy Lord; but most men do not believe.

Shabbir Ahmed

Contrary to such people is the one who has truly seen his Lord's Signs in the Universe. Now he has the Prophet as a witness, who correlates Allah's Signs in the Universe with His Messages. And before this, the Scripture of Moses has set a precedent and graceful guidance. (It foretold the advent of the final Messenger; Deuteronomy 18:15-18). Such people will surely attain belief. As for those who league together in rejection of such obvious Truth, the Fire is their appointed place. Harbor not any doubt; verily this is the Truth from your Sustainer. But the majority of mankind do not believe.

Syed Vickar Ahamed

Can they be (like) those (Muslims) who accept a Clear (Message, the Quran) from their Lord, and whom a witness (Gabriel) from (Allah) Him(self) recites (and follows) it, like the Book of Musa (Moses) before it— A Guide and a Mercy? They believe in it; But those of the Sects that reject it— The Fire will be their promised meeting-place. So do not be in doubt about it: Verily, it is the Truth from your Lord: But many among men do not believe!

Taqi Usmani

Then, can such people be equal to the one who has a clear proof from his Lord, followed by an evidence from within, and before which there was the Book of Mūsā, a guide and a mercy? Such people believe in it; and whoever of the groups denies its veracity, his promised place is the Fire. So, do not be in doubt about it. Surely, it is the truth from your Lord, but most of people do not believe.

The Monotheist Group

For those who are on a clarity from their Lord, and are followed by a testimony from Him; and before it was the Book of Moses, a beacon and a mercy; they will believe in it. And whoever rejects it from among the Confederates, then the Fire is his meeting place. So do not be in any doubt about it. It is the truth from your Lord, but most of the people do not believe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩