Diyanet İşleri
Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 6. ayet. وَكَذَٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ
vekeẕâlike ḥaḳḳat kelimetü rabbike `ale-lleẕîne keferû ennehüm aṣḥâbü-nnâr.
Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası Mü'min 1–9 3
(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.
Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.
Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!
Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."
"Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
"Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. “Böylece Rabbinin, kâfirlerin cehennemlik olduğu yönündeki (azap) sözü, onlar hakkında gerçekleşmiş oldu” öncekiler hakkında azap sözüne sebep olan sapıklık hükmü hak olduğu gibi bu kafirler hakkında da hak olmuştur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah; bu yalanlayan ümmetlerin, helak edilmesine hükmetti. -Ey Resul!- Rabbinin kâfirler hakkındaki; "Onlar cehennemliklerdir." sözü gerçekleşmiştir.
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın?
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların ateş halkı olduklarına dair Rabbinin sözü kâfir olanlar üzerine gerçekleşmiştir. dipnot 1
İşte Rabbinin inkarda direnen kimseler hakkındaki sözü böyle gerçekleşmiştir; elbet onlar ateş yoldaşıdırlar.
Böylece hakikati inkara şartlanmış olanlar hakkındaki Rabbinin sözü gerçekleşecektir. Onlar kendilerini (cehennem) ateşinde bulacaklardır.
Böylece hakikat bilgisini inkar edenler hakkında "Onlar Nar (ateş - radyasyon ortamı) ehlidir" diye Rabbinin sözü gerçekleşti.
Senin Rabbinin kafirler üzerindeki: "Gerçekten onlar ateşin halkıdır" sözü böylece hak oldu.
İnkâr edenlerin cehennem ehli olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti.
Ve işte böylece, Efendinin, nankörlük edenler hakkındaki, "Onlar, ateşin yoldaşlarıdır!" sözü gerçekleşti.
İnkar edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü, böylece gerçekleşti.
Efendinin, "Onlar cehennemin halkıdır" diye inkarcılar hakkında verdiği sözü böylece gerçekleşir.
Rabbinin, 'Onlar cehennemin halkıdır,' diye inkarcılar hakkında verdiği sözü böylece gerçekleşir.
Ve işte o nankörlük eden kafirlere, Rabbinin onların nara (cehennemde) yanacaklarına dair sözü öyle gerçekleşti.
Ve işte o nankörlük eden kafirlere rabbının kelimesi öyle hakk oldu, onlar nara yanacaklar
İşte böylece Kafirlerin üzerine, Rabb'inin, "Kuşkusuz ki onlar Cehennem halkıdır." kelimesi dipnot 1 hak oldu.
İşte böylece Kafirlerin üzerine, Rabb'inin, "Kuşkusuz ki onlar Cehennem halkıdır." Kelimesi dipnot 1 hak oldu.
İşte böylece gerçeği yalanlayan nankörler üzerine, Rabb'inin, "Kuşkusuz ki onlar Cehennem halkıdır." Kelimesi dipnot 1 hak oldu.
Senin rabbinin küfredenler üzerindeki: "Gerçekten onlar ateşin halkıdır" sözü böylece hak oldu.
Kafirlere karşı Rabbinin, onları muhakkak ateş yaranı oldukları (na aid bulunan), sözü işte böyle tahakkuk etmişdir.
Böylece küfredenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbının sözü gerçekleşti.
(1-9) Hâ, Mim, Kitap; kıymetli ve bilen, günahları bağışlayan, vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eden şiddetli karşılık veren güç ve kudret sahibi Allah’tan indirilmedir. Ondan başka ilah yoktur, gelece ği yer O’dur. Ancak kafirler Allah’ın ayetleri ile çekişirler/mücadele ederler, beldelere dönüp dolaşmaları seni aldatmasın (bu tipler aynı) Önceden de Nuh kavmi ve onlardan sonraki gruplar da yalanladılar, her bir ümmet / toplu m Resullerini ele geçirme niyetinde oldu, b atılı kullanarak hakkı yok etmek için cedelleştiler / mücadele ettiler , onları yakaladım, sonuçları / akıbetleri nasılmış? İşte böylece Rabbinin kafirler üzerindeki kelimeleri / kelamı gerçekleşti, muhakkak ki onlar ateşin halkıdır. Tahtı / Arşı taşıyanlar ve etrafında kim varsa övgü ile / hamd ile rablerini üstün tutuyorlar / tesbih ediyorlar, O’na iman ediyorlar, iman edenler içinde “Rabbimiz, esirgemesi / rahmeti ve ilmi ile her şeyi kuşatmıştır , vazgeçenleri yoluna tabi olanları bağışla, cehennem azabından onları koru” şeklinde bağışlanma diliyorlar . Rabbimiz onları söz verdiğin / vaadettiğin adn cennetlerine onları sok, Babalarından, zevcelerinden, soylarından / zürriyetlerinden ıslah olmuş kimler varsa onları da sok! Kesinlikle sen kıymetlisin ve hikmetli karar verensin. Onları kötülüklerden koru, kimi eğer kötülüklerden korursa işte o gün o kesinlikle esirgenmiştir / merhamet edilmiştir, işte o büyük bir kurtuluştur.
Böylece kâfirler hakkında Rabbinin azap sözü “elbette onlar cehennemliklerdir” diye hak olmuştur.
Böylece Rabbinin inkar edenler hakkındaki "Onlar ateş halkıdır" sözü yerini bulmuş oldu.
Rabbinin, ayetleri görmezlikte direnenler hakkında söylediği "Onlar ateş ahalisidir!" sözü, bu şekilde gerçekleşmiş oldu dipnot 1 .
Rabbinin (Sahibinin), ayetleri görmezlikten gelenler için söylediği "Onlar cehennem ahalisidir" sözü, böylece gerçekleşmiş oldu.
Kâfirlerin Cehennem ehli olduklarına dair Rabbinin sözü böylece hak olup gerçekleşti.
Rabbinin, kafirler aleyhindeki "onlar ateş ehlidir." hükmü işte böyle gerçekleşmiştir.
İşte böyle! Rabbinin, nankörlüğe sapanlar hakkındaki, "onlar ateş yaranıdır" sözü tam gerçekleşti.
Thus was Allah's word proclaimed beforehand against those who denied His Authority, realized in actual experience; that they were born to be the inmates of Hell fire.
In this way your Lord’s sentence was passed against the disbelievers that they would be the inhabitants of the Fire.
Thus was the Decree of thy Lord proved true against the Unbelievers; that truly they are Companions of the Fire!
Thus has the decree of your Lord become due against the unbelievers. They are destined for the Fire. dipnot 1
So your Lord’s Words about those who are kafir proved true, that they are indeed the Companions of the Fire.
Thus has the Word of your Lord been justified against those who disbelieved, that they will be the dwellers of the Fire.[1]
That is how the word of your Lord became due concerning the faithless, that they shall be inmates of the Fire.
And it was in this way that the verdict of your Lord, that they shall be the inmates of the Fire, was confirmed against those who persisted in disbelief.
Even so the Word of thy Lord was realised against the unbelievers, that they are the inhabitants of the Fire.
The words of your Lord is nothing but the truth. Those who oppose it will be sent to Hell to face the fire.
Thus was the sentence of thy Lord due against those who misbelieved, that they are the fellows of the Fire!
As such, the word of your Lord has come to pass upon those who rejected, that they are the dwellers of the fire.
Thus hath the sentence of thy Lord justly passed on the unbelievers; that they shall be the inhabitants of hell fire.
And thus did the word of your Lord prove true against those who disbelieved that they are the inmates of the Fire.
And thus the Word of your Lord has come true against the ones who disbelieved that they are the companions (i. e., inhabitants) of the Fire.
Thus was the word of thy Lord concerning those who disbelieve fulfilled: That they are owners of the Fire.
In this way the sentence of your Lord against the infidels that they would be the inmates of Hell, was justified.
And thus shall thy Sustainer’s word come true against all who are bent on denying the truth: they shall find themselves in the fire [of hell].
And so your Lord’s decree has been proven true against the disbelievers—that they will be the inmates of the Fire.
And as such, the word of your Lord has come to pass upon those who rejected, that they are the dwellers of the Fire.
Thus, the judgment of your Lord is already stamped upon those who disbelieve, that they are the dwellers of Hell.
And thus has the word of your Lord come into effect upon those who disbelieved that they are companions of the Fire.
And thus became binding the word of thy Lord upon those who ignore warning, that they are the companions of the Fire.
Thus was fulfilled the Word of your Lord concerning the rejecters, and so they are companions of the Fire.
Thus the Judgment of your Lord against the unbelievers was proved to be true that really they are companions of the Fire!
And similarly, the word of your Lord has become due against those who disbelieve-that they are the people of the Fire.
And as such, the word of your Lord has come to pass upon those who rejected, that they are the dwellers of the Fire.