Diyanet İşleri
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Muhammed suresi
Muhammed suresi, 6. ayet. وَيُدْخِلُهُمُ ٱلْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ
veyüdḫilühümü-lcennete `arrafehâ lehüm.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Savaş hükmü ve Allah'a yardım Muhammed 4–11 3
Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.
(Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
Onları doğruya ve güzele erdirecek ve durumlarını düzeltecektir.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.
İnkar edenlere gelince, yıkım onlara! Allah, onların işlerini boşa çıkarmıştır.
Bu, Allah'ın indirdiğini beğenmemeleri, bu sebeple de Allah'ın onların amellerini boşa çıkarmasındandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. Öncelikle O, onların cennete olan şevklerini artırmak üzere vasıflarını onlara bildirerek tanıtmış ve kendilerine o cennete ulaştıran amelleri de bildirmiştirki bu ameller arasında Allah yolunda şehit olmak da vardır. Ayrıca onları kendilerine vermiş olduğu emirleri ve yaptığı teşvikleri yerine getirmeye muvaffak kılmıştır. İkinci olarak da O, cennete girecekleri vakit onlara kalacakları yerleri, bu cennetlerin ihtiva ettiği ebedi nimetleri ve esenlikli yaşayışı tanıtacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyamet günü onları, dünyada iken kendilerine özelliklerini açıklayıp tanıttığı cennete koyacaktır. Aynı şekilde onlara ahiretteki yerlerini de tanıtmıştır.
Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…
Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)
(Derken) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yusuf onları tanıdı, onlar ise Yusuf'u tanımıyorlardı.
Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…
Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…
Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete yerleştirecektir.
Nihayet onları kendilerine tarif ettiği cennete koyacaktır.
ve onları kendilerine vaad ettiği cennete koyacaktır.
Onları, kendilerine tarif ettiği (bu savaş süreci sonunda) cennete dahil edecektir!
Ve onları, kendilerine tarif edip tanıttığı cennete sokacaktır.
ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Ve kendilerine anlatmış olduğu cennete onları yerleştirecektir.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Onları kendilerine tanıtmış olduğu bahçeye sokacaktır.
Onları kendilerine tanıtmış olduğu cennete sokacaktır.
Onları kendileri için güzel kokularla donattığı cennete koyar.
Ve kendilerini Cennete koyar, onu onlar için güzel kokularla donatmaktadır
Onları, dünyada kendilerine tarif ettiği Cennet'e yerleştirecektir.
Onları, dünyada kendilerine tarif ettiği Cennet'e yerleştirecektir.
Onları, dünyada kendilerine tarif ettiği Cennet'e yerleştirecektir.
Ve onları, kendilerine tarif edip tanıttığı cennete sokacaktır.
onları, kendilerine tanıtdığı, cennete sokar.
Onları kendilerine tanıttığı cennete sokar.
(4-11) Kafirlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun / boyunduruk vurun, bastırıp sindirdiğinizde bağı sıkıca bağlayın, sonradan harp malzemelerini bırakınca dilediğinizi takdir edin ya da fidye / muadil karşılık alın , işte budur, eğer Allah isteseydi onlardan öc alırdı / intikam alırdı ve lakin bazılarınızı bazılarıyla denedi. Allah yolunda öldürülen kimselerin asla yaptıkları boşa gitmez, onları yola iletecektir ve hallerini düzeltecektir. Onları, kendilerine tanıttığı / tarif ettiği cennete sokacaktır. Ey iman edenler eğer ki Allah’a yardım eder iseniz size yardım eder ve ayaklarınızı da sabit kılar, küfredenler ise yüz üstü yıkılsınlar onların amelleri boşa gitmiştir , bu onların , Allah’ın indirdiği şeyi hoş görmemeleri / zorlu görmeleri nedeniyledir, onların amelleri heder / habidat olmuştur. Yeryüzünde gezmediler mi? ve onlardan öncekilerin sonları akıbetleri nasıl olmuş bakmıyorlar mı? Allah onların kökünü kazıdı , bunun benzerleri yine kafirler içindir. Bu, iman edenlerin dostunun / Mevla’sının Allah olması nedeniyledir, kafirlerin ise dostu yoktur.
Onları, kendilerine tanıttığı Cennet'e koyacaktır.
Onları, kendilerine tanımladığı cennete sokacaktır.
Onları kendilerine bildirdiği cennete dipnot 1 koyacaktır.
Onları kendilerine tarif ettiği cennete koyacaktır.
Onları, kendilerine açıkladığı Cennet'e koyacaktır.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Ve onları, kendilerine tanımlamış olduğu o cennete koyacaktır.
And He will welcome them into gardens of bliss and surpassing beauty, the paradise which He has portrayed to them already, and of which He has given them a detailed and a graphic account.
He will admit them into the Garden He has already made known to them.
And admit them to the Garden which He has announced for them.
and will admit them to Paradise with which He has acquainted them. dipnot 1
and He will admit them into the Garden which He has made known to them.
And admit them to Paradise which He has made known to them (i.e. they will know their places in Paradise better than they used to know their homes in the world).[1] [Tafsir Ibn Kathir ]
and admit them into paradise with which He has acquainted them.
Rather He will admit them into the Garden which He has made known to them (in the Qur'ân).
and He will admit them to Paradise, that He has made known to them.
And will admit them to the Paradise with which they are already familiar [through the word of God].
and will make them enter into Paradise which He has told them of.
He will admit them into Paradise, which He has described to them.
and He will lead them into paradise, of which He hath told them.
And cause them to enter the Garden which He has made known to them.
And He will cause them to enter the Garden that He has acquainted them with.
And bring them in unto the Garden which He hath made known to them.
And will admit them into gardens with which he has acquainted them.
and will admit them to the paradise which He has promised them.
and admit them into Paradise, having made it known to them.[1]
And He will admit them into Paradise, which He has described to them.
He will admit them into Paradise, that He described to them.
And admit them to Paradise, which He has made known to them.
And make them enter the Garden He has made known to them.
And bring them into the Garden which He has made known to them.
And (He will) admit them to the Paradise that He has declared (especially) for them.
and will admit them to the Paradise He has identified for them.
And He will admit them into the Paradise, which He has described to them.