Muhammed suresi

Muhammed suresi, 3. ayet

Muhammed suresi, 3. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْبَٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْحَقَّ مِن رَّبِّهِمْ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمْثَٰلَهُمْ

ẕâlike bienne-lleẕîne keferü-ttebe`ü-lbâṭile veenne-lleẕîne âmenü-ttebe`ü-lḥaḳḳa mir rabbihim. keẕâlike yaḍribü-llâhü linnâsi emŝâlehüm.

Diyanet İşleri

Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Muhammed 1–6 · surenin 3. ayeti / 38

Konu İki grup: inkâr edenler ve inananlar Muhammed 1–3 3

  1. Muhammed 1

    İnkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte, Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.

  2. Muhammed 2

    İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed'e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.

  3. 3

    Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.

  4. Muhammed 4

    (Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.

  5. Muhammed 5

    Onları doğruya ve güzele erdirecek ve durumlarını düzeltecektir.

  6. Muhammed 6

    Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. Buna sebep ise onların “Rablerinden gelen hakka uymalarıdır.” Hak; doğruluk, kesin inanç ve Rablerinden gelen bu yüce Kur’ân’ın ihtiva ettiği gerçeklerdir. Bu Kur’ân’ı, insanları nimetleri ile besleyen, görüp gözeten, lütfuyla onların işlerini çekip çeviren indirmiştir. O, onları hak ile terbiye etmiş, onlar da bu hakka uyduklarından ötürü işleri salâh bulmuştur. Onların nihai maksatları, bâki ve apaçık hak olan Allah’a ait hak ile alakalı olduğundan, onları buna ulaştıran yol da buna elverişli, kalıcı ve mükâfaatı da bâki olan bir yoldur.

“İşte Allah, insanlara misallerini/durumlarını böyle açıklar.” Çünkü Yüce Allah, onlara kimlerin hayırlı, kimlerin şerli olduğunu açıklamış, onların her birinin hangi niteliklerle tanınıp ayırt edilebileceklerini belirtmiştir: “Ta ki helâk olan kişi apaçık bir delil üzere helâk olsun. Hayatta kalan kişi de apaçık bir delil üzere yaşasın.” (el-Enfâl, 8/42)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İki gruba verileceği zikredilen bu karşılık, kâfirlerin Allah'ı inkâr edip batıla tabi olmaları; Allah'a iman edenlerin ise Rablerinden gelen hak hususunda Allah'ın resulüne tabi olmaları sebebiyledir. Uğrunda çabaladıkları şeylerin farklı olması sebebi ile bu iki grubun alacakları karşılık farklıdır. Allah'ın bu iki grup hakkındaki hükmünü beyan ettiği gibi bunlar; Müminler grubu ve kâfirler grubudur. İşte Yüce Allah, her grubun kendi benzerini bulması için insanlara örneklerini böyle verir.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike bu böyledir
  2. بِأَنَّ bienne çünkü
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  5. ٱتَّبَعُوا۟ ttebeu uymuşlardır kök: تبع
  6. ٱلْبَـٰطِلَ l-batile batıla kök: بطل
  7. وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz
  8. ٱلَّذِينَ ellezine ki
  9. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar ise kök: امن
  10. ٱتَّبَعُوا۟ ttebeu uymuşlardır kök: تبع
  11. ٱلْحَقَّ l-hakka hakka kök: حقق
  12. مِن min gelen
  13. رَّبِّهِمْ ۚ rabbihim Rablerinden kök: ربب
  14. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  15. يَضْرِبُ yedribu anlatır kök: ضرب
  16. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  17. لِلنَّاسِ linnasi insanlara kök: نوس
  18. أَمْثَـٰلَهُمْ emsalehum onların durumlarını kök: مثل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız…

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.

  • Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir:…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunun sebebi, inkâr edenlerin batıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah insanlara kendilerinden örnekler vermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Bu böyle olacaktır; çünkü inkarda ısrar edenler anlamsız ve amaçsızlığın peşine takılmıştır, imanda sebat edenlerse, Rablerinden gelen hakikate tabi olmuşlardır. İşte Allah insanlara kendi durumlarını böyle açıklamaktadır.

Muhammed Esed

Bu böyledir, çünkü hakikati inkara şartlanmış olanlar, sahte ve yalanın arkasından gittikleri halde iman edenler (yalnızca) Rablerinden (gelen) hakikate uyarlar. Allah, onların gerçek durumu ile ilgili örnek olayları insanlara bu şekilde anlatmaktadır.

Ahmed Hulusi

Bu böyledir; çünkü hakikat bilgisini inkar edenler, geçersiz fikirlere tabi oldular! İman edenler ise Rablerinden Hakk'a tabi oldular. . . İşte böylece Allah insanlara onların (iki grubun) misallerini veriyor.

Ali Bulaç

İşte böyle; hiç şüphesiz, inkar edenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, iman edenler Rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle vererek gösteriyor.

Ali Özek ve heyeti

Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır.

Ali Rıza Safa

Bu böyledir. Çünkü nankörlük edenler, boş ve tutarsız olanı izlerler; inananlar ise Efendilerinden gelen gerçeği izlerler. Allah, onların örneklerini, insanlara, işte böyle anlatıyor.

Bayraktar Bayraklı

Bunun sebebi, inkar edenlerin batıla uymaları; inananların da Rabblerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte Allah, insanlara kendileriyle ilgili durumları böyle örnek vermektedir.

Edip Yüksel

Çünkü inkar edenler batıla uymakta, iman edenler ise Efendi'lerinden gelen gerçeğe uymaktadırlar. ALLAH halkın durumunu böyle sergiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çünkü inkar edenler batıla uymakta, inananlar ise Rab'lerinden gelen gerçeğe uymaktadırlar. ALLAH halkın durumunu böyle sergiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun sebebi inkar edenlerin kendilerini batıla uydurmaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymalarıdır. İşte Allah, insanlara kılıklarını böyle anlatır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun sebebi çünkü küfredenler kendilerini batıla uydurmakta, iyman edenler ise rablarından gelen hakka uymaktadırlar, işte Allah insanlara kılıklarını böyle tanıtır

Erhan Aktaş

Bu, Kafirlerin, "Batıl'a dipnot 1 " uymaları, İman Edenlerin ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçek ve doğru olmayan, boş, saçma, yanlış ve geçersiz olan. Cahiliye. Hakk'ın zıddı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, Kafirlerin dipnot 1 , "Batıl'a" uymaları, inananların ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 47:1. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, gerçeği yalanlayan nankörlerin, "Batıl'a" uymaları, inananların ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

Gültekin Onan

İşte böyle; hiç şüphesiz, küfredenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, inananlar rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Tanrı, insanlara kendi örneklerini böyle vererek gösteriyor.

Hasan Basri Çantay

Bunun sebebi şudur Çünkü küfredenler baatıla uymuşlar, iman edenlerse rablerinden (gelen) hakka tabi olmuşlardır. Allah insanlara misallerini böylece açıklar.

İbni Kesir

İşte böyle. Muhakkak ki o küfredenler, batıla uymuşlar ve iman edenler de Rabblarından gelen hakka uymuşlardır. Böylece Allah, insanlara misallerini anlatır.

Mehmet Alagaş

(1-3) Kafirler öyle kimselerdir ki Allah yolundan alıkoyarlar, onların amelleri boşa gitmiştir. İman edenler ve salih amel işleyenler ve Muhammed’e indirdiğimize iman edenler ki O, Rablerinden bir gerçektir, onların kötülüklerini yok etmiş ve hallerini düzeltmiştir, Böylece kafirler geçersiz olana / batıl olana tabi oldular, iman edenler de kesinlikle Rablerinden gelen gerçeğe uydular, işte Allah onların misallerini insanlara böyle verir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, kâfirlerin batıla; iman edenlerin ise Rablerinden gelen hakka tabi olmalarından dolayıdır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle verip göstermektedir.

Süleyman Ateş

Bu, böyledir: Çünkü inkar edenler batıla uymuşlar; inananlar ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte Allah, onların durumlarını, insanlara böyle anlatır.

Süleymaniye Vakfı

Bunun sebebi, kafir olanların /ayetleri görmezlikten gelenlerin batıla uymaları dipnot 1 , Allah'a inanıp güvenenlerin ise Rablerinden gelen hakka uymalarıdır. Allah, insanlara, kendi hallerini işte böyle örneklendirir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun sebebi şudur; ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), boş işlere dalarlar. Allah'a inanıp güvenenler ise Rablerinden gelen gerçeğin arkasında olurlar. Allah, insanlara kendi durumlarını işte böyle anlatır.

Şaban Britch

Bu, kâfirlerin batıla, iman edenlerin ise Rablerinden gelen hakka tabi olmalarından dolayıdır. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır.

Şaban Piriş

Bu, inkar edenlerin batıla, iman edenlerin ise Rab'lerinden gelen hakka tabi olmalarından dolayıdır. Allah, insanlara kendi örneklerini işte böyle vermektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu böyledir; çünkü küfre batanlar boş ve tutarsıza uymuşlardır. İman edenler ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını bu şekilde örnekleyerek anlatır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such dispositions: were indeed befitting for the reason that those who denied Allah went in pursuit of the worthless and in vain they wasted their days, while those who believed in Allah with hearts impressed with the image of virtues sought the truth disclosed by Him. Thus Does Allah discourse to people their parables.

Abdul Haleem

This is because the disbelievers follow falsehood, while the believers follow the truth from their Lord. In this way God shows people their true type.

Abdullah Yusuf Ali

This because those who reject Allah follow vanities, while those who believe follow the Truth from their Lord: Thus does Allah set forth for men their lessons by similitudes.

Abul A'la Maududi

That is because those who disbelieved followed falsehood whereas those who believed followed the Truth that came to them from their Lord. Thus does Allah set forth to people parables showing their true state. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, He makes both the parties aware of their positions. One party insists on following falsehood; therefore, Allah has brought all its endeavors to naught. And the other party has adopted obedience of the Truth; therefore, Allah has purified it of its evils and corrected its condition.

Aisha Bewley

That is because those who are kafir follow falsehood whereas those who have iman follow the truth from their Lord. In that way Allah makes comparisons for mankind.

Al-Hilali & Khan

That is because those who disbelieve follow falsehood, while those who believe follow the truth from their Lord. Thus does Allâh set forth for mankind their parables.

Ali Quli Qarai

That is because the faithless follow falsehood, and because the faithful follow the truth from their Lord. That is how Allah draws comparisons for mankind.

Amatul Rahman Omar

That is because those who disbelieve follow falsehood while those who believe follow the Truth (revealed) from their Lord. That is how Allâh explains their condition to mankind (to make them understand).

Arthur John Arberry

That is because those who disbelieve follow falsehood, and those who believe follow the truth from their Lord. Even so God strikes their similitudes for men.

Bijan Moeinian

The reason for such an attitude of God is that the disbelievers are following the wrong path and the believers follow their Lord’s order. God is using these examples to bring to the attention of the people the result of their actions and attitudes.

E. Henry Palmer

That is because those who misbelieve follow falsehood, and those who believe follow the truth from their Lord. Thus does God set forth for men their parables.

Edip-Layth

That is because those who reject followed falsehood, while those who acknowledge followed the truth from their Lord. God thus cites for the people their examples.

George Sale

This will He do, because those who believe not follow vanity, and because those who believe follow the truth from their Lord. Thus God propoundeth unto men their examples.

Hamid S. Aziz

That is because those who disbelieve follow falsehood, and because those who believe follow truth from their Lord. Thus Allah makes their similitudes for mankind.

Mahmoud Ghali

That is because the ones who have disbelieved have closely followed untruth and the ones who have believed have closely followed the Truth from their Lord. Thus Allah strikes their similitudes for mankind.

Marmaduke Pickthall

That is because those who disbelieve follow falsehood and because those who believe follow the truth from their Lord. Thus Allah coineth their similitudes for mankind.

Mohamed Ahmed - Samira

That is because those who refuse to believe only follow what is false; but those who believe follow the truth from their Lord. That is how God gives men precepts of wisdom.

Muhammad Asad

This, because they who are bent on denying the truth pursue falsehood, whereas they who have attained to faith pursue [but] the truth [that flows] from their Sustainer. In this way does God set forth unto man the parables of their true state.

Mustafa Khattab

This is because the disbelievers follow falsehood, while the believers follow the truth from their Lord. This is how Allah shows people their true state ˹of faith˺.

Progressive Muslims

That is because those who disbelieve followed falsehood, while those who believe followed the truth from their Lord. God thus cites for the people their examples.

Rashad Khalifa

This is because those who disbelieve are following falsehood, while those who believe are following the truth from their Lord. GOD thus cites for the people their examples.

Sahih International

That is because those who disbelieve follow falsehood, and those who believe follow the truth from their Lord. Thus does Allah present to the people their comparisons.

Sam Gerrans

For it is that those who ignore warning follow falsehood, and that those who heed warning follow the truth from their Lord! Thus does God strike for men their similitudes.

Shabbir Ahmed

This, because those who deny the Truth (have no choice but to) follow Falsehood, and those who believe follow the Truth from their Lord. This is how Allah exemplifies concepts to people from within their own composition. ('Amthalahum' = Their own examples = Illustrations from within themselves = Their own demonstrations = Typify from their own).

Syed Vickar Ahamed

This is because those who disbelieve follow falsehood, while those who believe follow the Truth from their Lord: This way does Allah bring out for men their lessons by similarity.

Taqi Usmani

That is because the disbelievers have followed falsehood, while the believers have followed the truth (that has come) from their Lord. This is how Allah explains their (respective) situations to the people.

The Monotheist Group

That is because those who reject followed falsehood, while those who believe followed the truth from their Lord. God thus puts forth for the people their examples.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩