Diyanet İşleri
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mücâdele suresi
Mücâdele suresi, 13. ayet. ءَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىْ نَجْوَىٰكُمْ صَدَقَٰتٍ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا۟ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
eeşfaḳtüm en tüḳaddimû beyne yedey necvâküm ṣadeḳât. feiẕ lem tef`alû vetâbe-llâhü `aleyküm feeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte veeṭî`ü-llâhe verasûleh. vellâhü ḫabîrum bimâ ta`melûn.
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gizli konuşma âdâbı ve meclislerde yer açmak Mücâdele 8–13 3
O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.
Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
13. Daha sonra Yüce Allah, mü’minlerin bu işten çekindiklerini ve her özel konuşma esnasında sadaka vermenin kendilerine ağır geldiğini görünce işlerini kolaylaştırdı. Peygamberle özel konuşmadan önce sadaka vermeyi terk etmeleri dolayısı ile onları sorumlu tutmadı. Bununla birlikte Allah Rasûlü’ne ta’zim ve saygı gösterme emri olduğu gibi kaldı, neshedilmedi. Çünkü bu, amacı Rasûlullah’ın nefsi olan bir emir değildir; aksine başka bir nedenden dolayı meşrû kılınan işler kabilindendir. Çünkü bu emrin asıl maksadı, Allah Rasûlü’ne karşı edepli olmak ve ona gereken saygıyı göstermektir.
Yüce Allah, onlara bizatihi maksat olarak önemli emirleri yerine getirmelerini isteyerek şöyle buyurmaktadır: “Madem ki bunu yapmadınız” yani madem sadaka vermek size zor geldi… Emrin kula kolay gelmesi şart değildir. O nedenle onun size zor gelmesi kaldırılması için yeterli değildir. Bu yüzden Yüce Allah devamla: “ki Allah bu konuda sizi affetmiştir” kaydını getirdiğini görüyoruz.
"O halde namazı” rükünlerı, şartları, bütün sınırları ve gerekleri ile “dosdoğru kılın”; mallarınızda farz olan “zekâtı” hak sahiplerine “verin.” Bu iki ibadet, bedenî ve malî ibadetlerin başıdır. Bunları şer’i şekillerine uygun olarak yerine getiren kimseler, Allah’ın haklarını ve kullarının haklarını yerine getirmiş olurlar. Bundan dolayı Yüce Allah, daha sonra şöyle buyurmaktadır:
"Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin.” Bu, oldukça kapsamlı bir emirdir. Bunun kapsamına Allah’ın ve Rasûlü’nün emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak, haber verdiklerini tasdik etmek ve şeriatın sınırlarını aşmamak girer.
Bu konuda asıl muteber olan da ihlâs ve ihsandır. Bundan dolayı Yüce Allah: “Allah yaptıklarınızdan haberdardır” buyurmaktadır. Yani Yüce Allah, kullarının amellerini ve onları hangi şekilde yaptıklarını bilir. Kalplerinde bulunanlara dair bilgisine göre de onlara karşılık verir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Resul ile gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verme sebebiyle fakirlikten mi çekindiniz? Allah'ın emrettiğini yapmadığınıza ve bir ruhsat olarak da Allah sizi affettiğine göre artık namazı en kamil bir şekilde kılın, mallarınızın zekâtını verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş)
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler.…
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Biz her peygamberi sırf, Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Elçi ile) gizli (özel) görüşmenizden önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapamadığınıza ve Allah da sizi affettiğine göre namazı kılın, zekâtı verin; Allah'a ve Elçisine itaat edin! dipnot 1 Allah yaptıklarınızdan haberdardır. dipnot 2
(Elçi ile) özel görüşme talebinizden önce, sadaka türü bir şeyler vermekten dolayı sizde şafak attı, öyle mi? Hemen belli oldu bunu yapamayacağınız ve Allah sizin pişmanlığınızı kabul etti: haydi artık namazı hakkını vererek kılın, zekatı gönlünüzden gele gele verin, Allah'a ve Rasulüne itaat edin: zira Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.
(Elçi'ye) danışmanız vesilesiyle kimseye bir yardımda bulunmamaktan dolayı (günah işlemiş olabileceğinizden) korkuyor musunuz? Eğer (imkanlarınızın olmamasından dolayı) bunu yapamazsanız ve Allah size affediciliğini gösterirse, siz de namazlarınızda devamlı ve dikkatli olun ve (sadece) arındırıcı yükümlülüklerinizi yerine getirin ve (böylece) Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin! Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
(Rasulullah ile) özel görüşme öncesi sadakalar vermekten korktunuz. . . Bu uygulamayı (cimrilikten dolayı) yapmadınız -(ama) Allah sizin tövbenizi kabul etti- (artık) salatı ikame edin, zekatı verin; Allah'a ve Rasulüne itaat edin! Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir.
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a ve O'nun Resulü'ne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Yapmadığınıza göre, gizli konuşmanızdan önce karşılıksız yardımda bulunmaktan kaygı mı duydunuz? Oysa Allah, pişmanlığınızı kabul etmiştir. Artık, namazı kılın, zekatı verin; Allah'a ve O'nun elçisine boyun eğin! Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.
Özel konuşmanızdan önce sadakaları vermekten çekindiniz mi? Çünkü sadaka vermeyi yerine getirmediniz; Allah da sizi affetti. Artık namazı kılınız, zekatı veriniz, Allah'a ve Peygamberine itaat ediniz. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Özel görüşmenizden önce bir sadaka vermekten çekindiniz mi ki onu uygulamadınız? ALLAH tövbenizi kabul eder. Salatı gözetin, zekatı verin, ALLAH'a ve elçisine uyun. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.
Özel görüşmenizden önce bir sadaka vermekten çekindiniz mi ki onu uygulamadınız? ALLAH tevbenizi kabul eder. Namazı gözetin, zekatı verin, ALLAH'a ve elçisine uyun. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.
Yoksa fısıltınızdan önce sadaka vermekten korktunuz mu? Madem ki, yapmadınız, Allah da size tevbe lütfetti, artık namaza devam edin, zekatı verin ve Allah'a ve peygamberine itaat edin! Allah her ne yaparsanız haberdardır.
Ya!.. Fısıltınızdan önce sadakalar takdim etmekten korktunuz mu? Mademki yapmadınız Allah da size tevbe lutfetti artık namaza devam edin ve zekatı verin ve Allah ve Resulüne itaat edin ki Allah habirdir her ne yaparsanız
Gizli bir şey konuşmadan önce sadaka vermek ağır geldi değil mi? Bunu yapamayınca Allah, size tevbe etti. dipnot 1 Artık salatı ikame edin, zekatı yapın; dipnot 2 Allah'a ve Resul'üne itaat edin. dipnot 3 Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Gizli bir şey konuşmadan önce sadaka vermek ağır geldi değil mi? Bunu yapamayınca Allah, size tevbe etti. dipnot 1 . Artık salatı ikame edin, zekatı yapın dipnot 2 ; Allah'a ve Resul'üne itaat edin. dipnot 3 Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Gizli bir şey konuşmadan dipnot 1 önce sadaka vermek ağır geldi değil mi? Bunu yapamayınca Allah, sizin hatadan dönüşünüzü kabul etti. Artık salatı dipnot 2 ikame edin, zekatı dipnot 2 verin; Allah'a ve Rasul'üne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Tanrı sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Tanrı'ya ve O'nun Resulü'ne itaat edin. Tanrı, yaptıklarınızdan haberdardır.
Mahrem konuşmanızdan evvel sadakalar vereceğinizden korkdunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tevbelerinizi kabul etdi. O halde dosdoğru namazı kılın. Zekatı verin. Allaha ve peygamberine (diğer emirlerinde de) itaat edin. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.
Mahrem bir şey konuşmazdan önce, sadaka vermekten korktunuz mu da yerine getirmediniz? Fakat Allah, sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Rasulüne itaat edin. Allah; işlediklerinizden haberdardır.
Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar verip (fakir olmaktan) çekindiniz mi? (Size emredileni) yapmadığınıza (göre), Allah da sizi affetti. Artık namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermenizden korktunuz mu? Çünkü yapmadınız. Allah da sizi (bundan) affetti. Artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Elçisine ita'at edin. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
(Elçimizle) yapacağınız gizli konuşmalardan önce sadakalar vermekten (dolayı fakir düşmekten) mi korktunuz? Madem vermediniz -Allah da yüzünüze baktı (bu sorumluluğu sizden kaldırdı dipnot 1 )- öyleyse siz namazı özenle ve sürekli kılmaya ve zekatı vermeye, Allah'a ve elçisine gönülden boyun eğmeye devam edin dipnot 2 . Allah, yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.
Yapacağınız özel görüşmeden önce sadakalar vermeniz sizi rahatsız mı etti? Madem vermediniz; Allah da bu konudaki tevbenizi kabul etti; öyleyse namazı tam kılın, zekatı verin, Allah'a ve elçisine boyun eğin. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.
Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar verip (fakir olmaktan) çekindiniz mi? (Size emredileni) yapmadığınıza (göre), Allah da sizi affetti. Artık namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten çekiniyor musunuz? Bunu yapamazsanız; Allah, tevbenizi kabul eder, öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Elçisine itaat edin, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Gizli konuşmanızdan önce, sadakalar vermekten ürperdiniz mi? Çünkü yapmadınız. Allah size tövbe nasip etti. Artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
How is it that back you recoiled, afraid of the acts of charity incumbent: on you before you took counsel with the Messenger! So you stopped taking private counsel, and Allah relented and quit you all His debt. But then, you must observe your prayers and give the alms and obey Allah and His Messenger; Allah is well acquainted with all that you do.
Were you afraid to give charity before consulting the Prophet? Since you did not give charity, and God has relented towards you, you should [at least] observe your prayers, pay the prescribed alms, and obey God and His Messenger: God is well aware of your actions.
Is it that ye are afraid of spending sums in charity before your private consultation (with him)? If, then, ye do not so, and Allah forgives you, then (at least) establish regular prayer; practise regular charity; and obey Allah and His Messenger. And Allah is well-acquainted with all that ye do.
Are you afraid that you will have to offer charity when you hold private conversation with the Prophet? But if you are unable to do so and Allah pardons you, then establish Prayer and pay Zakah, and obey Allah and His Messenger. Allah is well aware of all that you do. dipnot 1
Are you afraid to give gifts of sadaqa before your private consultation? If you do not and Allah turns to you, at least establish salat and pay zakat, and obey Allah and His Messenger. Allah is aware of what you do.
Are you afraid of spending in charity before your private consultation (with him)? If then you do it not, and Allâh has forgiven you, then (at least) perform Salât (Iqâmat-as-Salât ) and give Zakât and obey Allâh (i.e. do all that Allâh and His Messenger صلى الله عليه وسلم order you to do). And Allâh is All-Aware of what you do.
Were you apprehensive of offering charities before your secret talks? So, as you did not do it, and Allah was clement to you, maintain the prayer and pay the zakāt, and obey Allah and His Apostle. And Allah is well aware of what you do.
Do you fear that you will not (be able to) give charity before your consultation? So when you do it not and Allâh has turned to you (mercifully), observe Prayer and present the Zakât and obey Allâh and His Messenger, and Allâh is Well-Aware of what you do.
Are you afraid, before your conspiring, to advance freewill offerings? If you do not so, and God turns again unto you, then perform the prayer, and pay the alms, and obey God and His Messenger. God is aware of the things you do.
If you fail to pay the above mentioned charity, ask for forgiveness and God will forgive you for that. Remember, however, that the Daily Prayers, the payment of Obligatory Charity and Obedience toward God and His Prophet is a Must for you. Beware that God isaware of what you are doing.
What! do ye shrink from giving in charity before addressing him? then if ye do it not, and God relents towards you, then be steadfast in prayer, and give alms, and fear God and His Apostle; for God is well aware of what ye do!
Are you reluctant to offer a charity before such a meeting? If you do not do it; and God had forgiven you; then you shall hold the contact prayer, contribute towards betterment, and obey God and His messenger. God is fully Aware of everything you do.
Do ye fear to give alms previously to your discoursing with the prophet, lest ye should impoverish yourselves? Therefore if ye do it not, and God is gracious unto you, by dispensing with the said precept for the future, be constant at prayer, and pay the legal alms; and obey God and his apostle in all other matters: For God well knoweth that which ye do.
Do you fear that you will not be able to give in charity before your consultation? Then, if you do it not and Allah has forgiven you (or been merciful to you), then (at least) keep up prayer and pay the poor-rate and obey Allah and His Apostle; and Allah is Aware of what you do.
D you (feel) timorous about forwarding donations before (Literally: between the two hands (of) your private conference? So, as you did not perform accordingly, and Allah has relented on you, then keep up the prayer, and bring the Zakat, (i. e., pay the door-dues) and obey Allah and His Messenger; and Allah is Ever-Cognizant of whatever you do.
Fear ye to offer alms before your conference? Then, when ye do it not and Allah hath forgiven you, establish worship and pay the poor-due and obey Allah and His messenger. And Allah is Aware of what ye do.
Are you afraid of giving alms before confering? Then, if you cannot do this, and God forgives you, be constant in your devotional obligations and pay the due share of your wealth for the welfare of others, and obey God and His Prophet. God is aware of all you do.
Do you, perchance, fear lest [you may be sinning if] you cannot offer up anything in charity on the occasion of your consultation [with the Apostle]? But if you fail to do it [for lack of opportunity], and God turns unto you in His mercy, remain but constant in prayer and render [no more than] the purifying dues, and [thus] pay heed unto God and His Apostle: for God is fully aware of all that you do.
Are you afraid of spending in charity before your private consultations ˹with him˺? Since you are unable to do so, and Allah has turned to you in mercy, then ˹continue to˺ establish prayer, pay alms-tax, and obey Allah and His Messenger. And Allah is All-Aware of what you do.
Are you reluctant to offer a charity before such meeting If you do not do it; and God had forgiven you; then you shall hold the contact-method, and contribute towards betterment, and obey God and His messenger. God is fully Aware of everything you do.
If you failed to give to charity before conferring, then repented thereafter, GOD accepts your repentance. You shall observe the contact prayers (Salat), give the obligatory charity (Zakat), and obey GOD and His messenger. GOD is fully Cognizant of everything you do.
Have you feared to present before your consultation charities? Then when you do not and Allah has forgiven you, then [at least] establish prayer and give zakah and obey Allah and His Messenger. And Allah is Acquainted with what you do.
Fear you to send ahead charity before your private conversation? Then when you do not — and God has turned towards you — then uphold the duty and render the purity, and obey God and His messenger. And God is aware of what you do.
Is it that you are afraid of a transgression if you are not able to do such an act of kindness before you confer with the Messenger? Yet if you fail to find an opportunity to do it, Allah has already accepted your repentance (58:12). Hence, stay focused on establishing Salat - the Divine System, and setting up the Just Economic Order of Zakat. And obey Allah and His Messenger. For, Allah is Aware of all you do.
Is it that you are afraid of spending sums in charity before your private consultation (with the Prophet)? If (that is the case), then, you do not do so, and Allah forgives you, but, establish regular prayer; Practice regular charity; And obey Allah and His Messenger. And Allah is Well-Acquainted (Khabir) with all that you do.
Have you become afraid of offering charities before your consultation? So when you did not do so, and Allah has forgiven you, then establish Salāh, and pay Zakāh, and obey Allah and His Messenger. And Allah is well aware of what you do.
Are you reluctant to offer a charity before such meeting? If you cannot do such, and God has forgiven you; then you shall hold the contact prayer, and contribute towards purification, and obey God and His messenger. God is fully Aware of everything you do.