Mücâdele suresi

Mücâdele suresi, 14. ayet

Mücâdele suresi, 14. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مَّا هُم مِّنكُمْ وَلَا مِنْهُمْ وَيَحْلِفُونَ عَلَى ٱلْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

elem tera ile-lleẕîne tevellev ḳavmen gaḍibe-llâhü `aleyhim. mâ hüm minküm velâ minhüm veyaḥlifûne `ale-lkeẕibi vehüm ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mücâdele 11–17 · surenin 14. ayeti / 22

Konu Gazaba uğrayanları dost edinenler; Allah'ın topluluğu Mücâdele 14–22 3

  1. Mücâdele 11

    Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Mücâdele 12

    Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Mücâdele 13

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  4. 14

    Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

  5. Mücâdele 15

    Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

  6. Mücâdele 16

    Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

  7. Mücâdele 17

    Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.

14-15. Yüce Allah, Allah’ın kendilerine gazap ettiği ve en ileri çapta Allah’ın lânetinden pay almış kimselerden olan yahudi, hristiyan ve diğer kâfirleri dost edinen münafıkların durumunun ne kadar kötü olduğunu ve bu münâfıkların mü’minlerden de kâfirlerden de olmadıklarını haber vermektedir. Zira “Onlar ikisi arasında bocalayan kararsız kimselerdir. Ne bunlara, ne de onlara (taraf) olurlar.” (en-Nisâ, 4/143) Bunlar zahiren ve batınen mü’min değildirler. Çünkü onlar, batınen kâfirlerle birliktedirler. Yine zahiren ve batinen kâfirlerle birlikte de değildirler. Çünkü onlar, zahiren mü’minlerle beraberdirler.

İşte Yüce Allah’ın onlar hakkındaki nitelendirmesi bu şekildedir. Ama onlar, yalan yere yemin ederler ve mü’min olduklarını söylerler. Halbuki onlar mü’min değildirler.

15. Bu gibi yalancı, hain ve çok günahkâr kimselerin cezasına gelince Allah, onlara öyle çetin bir azap hazırlamıştır ki bunun ölçüsü tasavvur edilemez ve mahiyeti bilinemez. “Gerçekten onların yaptıkları ne kadar kötüdür!” Çünkü onlar, Allah’ı gazaplandıran, cezalandırılmalarını ve lânete uğramalarını gerektiren işler yaptılar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Küfür ve isyanları sebebi ile Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluk olan Yahudileri dost edinen münafıkları görmedin mi? O münafıklar ne Müminlerden ve ne de Yahudilerdendir. Onlar bu iki grup arasında herhangi birine karar veremez bir durumdadırlar. (Ne tam olarak onlara, ne de tam olarak bunlara meylederler) Müminlerin haberlerini Yahudilere aktardıkları halde kendilerinin Müslümanlar olduklarına dair yemin ederler. Onlar yeminlerinde yalancı olanlardır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَ tera görmedin mi? kök: راي
  3. إِلَى ila
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  5. تَوَلَّوْا۟ tevellev dost edinen(leri) kök: ولي
  6. قَوْمًا kavmen bir topluluğu kök: قوم
  7. غَضِبَ gadibe gazabettiği kök: غضب
  8. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  9. عَلَيْهِم aleyhim kendilerine
  10. مَّا ma değildir
  11. هُم hum onlar
  12. مِّنكُمْ minkum sizden
  13. وَلَا ve la ve değildir
  14. مِنْهُمْ minhum onlardan
  15. وَيَحْلِفُونَ ve yehlifune ve yemin ediyorlar kök: حلف
  16. عَلَى ala üzere
  17. ٱلْكَذِبِ l-kezibi yalan kök: كذب
  18. وَهُمْ vehum ve onlar
  19. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilerek kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? dipnot 1 Onlar (münafıklar) ne sizdendir ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Mümtehine 60:13.

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın gazabına uğrayan bir toplulukla dayanışma içine girenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır; bir de (utanmadan) bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

Muhammed Esed

Allah'ın gazabına uğrayan bir toplum ile dostluk kuranların farkında değil misin? Onlar ne sizdendir (ey müminler) ne de o (hakikati inatla reddede)nlerden. Böylece onlar yalan ve düzmece (değerler) üstüne (onların yalan ve sahte olduklarını) bile bile yemin ederler.

Ahmed Hulusi

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinen şu kimseleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardandırlar; bunu bildikleri halde yalan üzerine yemin ederler.

Ali Bulaç

Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Ali Rıza Safa

Allah'ın öfkesine uğrayan bir toplumu dost edindiklerini görmüyor musun? Oysa onlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bilmelerine karşın, yalan yere yemin ediyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın öfke duyduğu bir toplumu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Bile bile yalan yere yemin ederler.

Edip Yüksel

ALLAH'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın gazap etmiş olduğu bir topluğa yardakçılık edenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler ne de onlardandırlar ve bile bile yalan yere yemin ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakmaz mısın şunlara ki Allahın gadab etmiş olduğu bir kavma yardaklık etmektedirler, onlar ne sizdendirler ne onlardan ve bilip dururken yalan yere yemin ederler

Erhan Aktaş

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri dipnot 1 görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onları kendilerine gözetleyici, yardımcı, koruyucu ve yönetici yapanları.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri dipnot 1 görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onları yardımcı, koruyucu ve yönetici yapanları.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğa dönenleri dipnot 1 görüyor musun? Aslında onlar, ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onları yardımcı, koruyucu ve yönetici yapanları.

Gültekin Onan

Tanrı'nın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.

Hasan Basri Çantay

Allahın, kendilerine gazab etdiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Bunlar sizden de değildir, onlardan da değildir. Kendileri de bilib dururlarken, onlar yalan yere yemin ederler.

İbni Kesir

Bakmaz mısın onlara ki, Allah'ın, kendilerine gazab ettiği bir kavmi dost edinmişlerdir? Onlar; ne sizdendir, ne de onlardan. Ve bile bile yalan yere yemin etmektedirler.

Mehmet Alagaş

(14-20) Allah’ın öfkelendiği / gazap ettiği kavme meyledenleri / yüzlerini onlara çevirenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler / ne mümindirler ne de onlardandırlar / ne de gazap edilmiş kavimdendirler, bildikleri halde yalan yere yemin ediyorlar. Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı, muhakkak ki onların yaptıkları ne kötüdür, yeminlerini kalkan yaptılar / siper yaptılar Allah’ın yolundan alıkoydular, artık onlara aşağılatıcı bir azap vardır, malları, çocukları Allah’tan gelecek olana karşı onlara, asla hiçbir fayda vermez, işte onlar cehennem halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. O gün, Allah onları tekrar toplu şekilde diriltir , size yemin ettikleri gibi O’na da / Allah’a da yemin ederler , (yemin ederek) bir şey yaptıklarını değerlendirirler / hesap ederler. (O kadar da yemin ettik) Onlara dikkat edin! kesinlikle onlar yalancıdırlar, şeytan onları ele geçirmiştir. Allah’ı hatırlamayı / anmayı da unutturmuştur, işte onlar şeytanın taraftarıdırlar. Dikkat edin! Şeytanın taraftarları, onlar hasara / hüsrana uğramışlardır. Allah’a ve Resulüne karşı di renenler / keskinleşenler işte onlar aşağılıkların içindedirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

Süleyman Ateş

Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Sen, Allah'ın gazabına uğrayan bir toplulukla (Yahudilerle dipnot 1 ) işbirliği yapanları (münafıkları) görmedin mi? Onlar, ne sizdendir ne de onlardan dipnot 2 . Onlar, bile bile yalan yere yemin ederler dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Burada gazaba uğradığı bildirilen toplum Beni Nadir Yahudileridir. Yemin ederek onlara yardım sözü verenler ise Abdullah b. Übey b. Selül yönetimindeki Hazrec münafıklarıdır (Haşr 59/11-16).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen, Allah'ın gazabına uğrayan bir toplulukla iş birliği yapanları görmüyor musun? Bunlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bunlar, bile bile yeminlerini yalanlarına alet ederler.

Şaban Britch

Allah’ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

Şaban Piriş

Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you see how these hypocrites made a friendly intimacy with a people who incurred the righteous indignation of Allah. They neither really belong to you nor to them and they take an oath profanely and they know they are lying.

Abdul Haleem

Have you not seen [Prophet] those who give their loyalty to people with whom God is angry? They are neither with you nor with them, and knowingly swear to lies.

Abdullah Yusuf Ali

Turnest thou not thy attention to those who turn (in friendship) to such as have the Wrath of Allah upon them? They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.

Abul A'la Maududi

Do you not see those who took for friends a people whom Allah is wroth with? dipnot 1 They neither belong to you nor you to them. dipnot 2 They swear to a falsehood, and they do so knowingly. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The allusion is to the Jews of Al-Madinah whom the hypocrites had taken for friends.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, they are neither sincere in their connections with the believers, nor with the Jews: their relations with both are based on selfish interests.
  3. metne dön, dipnot 3
    A false oath: that they have believed in and have accepted Muhammad (peace be upon him) as their guide and leader and are faithful to Islam and the Muslims.

Aisha Bewley

Do you not see those who have turned to people with whom Allah is angry? They belong neither to you nor to them. And they swear to falsehood and do so knowingly.

Al-Hilali & Khan

Have you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) not seen those (hypocrites) who take as friends a people upon whom is the Wrath of Allâh (i.e. Jews)? They are neither of you (Muslims) nor of them (Jews), and they swear to a lie while they know.

Ali Quli Qarai

Have you not regarded those who befriend a people at whom Allah is wrathful? They neither belong to you, nor to them, and they swear false oaths [that they are with you] and they know.

Amatul Rahman Omar

Have you not seen those (hypocrites) who befriend a people who have incurred the displeasure of Allâh? Such people belong neither to you nor to them and they swear to falsehood, and that (they do it) knowingly.

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded those who have taken for friends a people against whom God is wrathful? They belong neither to you nor to them; and they swear upon falsehood, and that wittingly.

Bijan Moeinian

Have you noticed those who befriended people with whom God is angry? They have ended up belonging not to their camp not to yours. They falsely swear of being a true Muslim.

E. Henry Palmer

Dost thou not look at those who take for patrons a people God is wrath with? they are neither of you nor of them, and they swear to you a lie the while they know;

Edip-Layth

Have you noted those who befriended people with whom God is angry? They are now neither from you nor from them. They deliberately swear to lies while they know!

George Sale

Hath thou not observed those who have taken for their friends a people against whom God is incensed? They are neither of you, nor of them: And they swear to a lie knowingly.

Hamid S. Aziz

Have you not seen those who befriend a people with whom Allah is wroth? They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.

Mahmoud Ghali

Have you not regarded (the ones) who have taken for patrons a people with whom Allah is angry? In no way are they either of you or of them; and they swear to a lie, (while) they know it.

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen those who take for friends a folk with whom Allah is wroth? They are neither of you nor of them, and they swear a false oath knowingly.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not seen those who have taken a people who have roused the wrath of God, as friends? They are neither of you nor of them, and swear to a lie, and knowingly.

Muhammad Asad

ART THOU NOT aware of those who would be friends with people whom God has condemned? They are neither of you [O believers] nor of those [who utterly reject the truth]: and so they swear to a falsehood the while they know [it to be false].

Mustafa Khattab

Have you not seen those ˹hypocrites˺ who ally themselves with a people with whom Allah is displeased? They are neither with you nor with them. And they swear to lies knowingly.

Progressive Muslims

Have you noted those who befriended people with whom God is angry They are now neither from you nor from them. And they deliberately swear to lies while they know!

Rashad Khalifa

Have you noted those who befriended people with whom GOD is angry? They neither belong with you, nor with them. They deliberately swear lies!

Sahih International

Have you not considered those who make allies of a people with whom Allah has become angry? They are neither of you nor of them, and they swear to untruth while they know [they are lying].

Sam Gerrans

Hast thou not considered those who take as allies a people with whom God is wroth? They are neither of you nor of them; and they swear to lies, and they know.

Shabbir Ahmed

Have you not seen those who befriend a people whom Allah disapproves? They are neither of you nor of them, and they knowingly swear on falsehood.

Syed Vickar Ahamed

Do you not turn your attention to those who seek (friendship) of such (people) that have the anger of Allah upon them? They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.

Taqi Usmani

Have you not seen those who have friendship with a people with whom Allah is angry. They are neither of you nor of them. They swear false oaths while they know.

The Monotheist Group

Have you noted those who befriended people with whom God is angry? They are now neither from you nor from them. And they deliberately swear to lies while they know!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩