Tevbe suresi

Tevbe suresi, 71. ayet

Tevbe suresi, 71. ayet. وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَيُطِيعُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

velmü'minûne velmü'minâtü ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. ye'mürûne bilma`rûfi veyenhevne `ani-lmünkeri veyüḳîmûne-ṣṣalâte veyü'tûne-zzekâte veyüṭî`ûne-llâhe verasûleh. ülâike seyerḥamühümü-llâh. inne-llâhe `azîzün ḥakîm.

Diyanet İşleri

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 68–74 · surenin 71. ayeti / 129

Konu Zekâtın sarf yerleri; münafık erkekler ve kadınlar Tevbe 60–72 3

  1. Tevbe 68

    Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.

  2. Tevbe 69

    (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  3. Tevbe 70

    Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  4. 71

    Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Tevbe 72

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

  6. Tevbe 73

    Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

  7. Tevbe 74

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Yüce Allah münafıkların birbirlerinden olduklarını söz konusu ettikten sonra mü’minlerin de birbirlerinin dost ve yardımcıları olduğunu ifade etmekte ve onları münafıkları nitelendirdiği sıfatların aksi ile nitelendirerek şöyle buyurmaktadır: “Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar” erkekleri ile kadınları ile mü’minler sevgi, dostluk, bağlılık ve yardımlaşma bakımından “birbirlerinin dostlarıdır.”

“Onlar iyiliği emreder.” İyilik (ma’ruf) güzel itikat, salih ameller, üstün ahlak gibi güzel olarak bilinen her şeyi içine alan kapsamlı bir isimdir. Onların bu kabilden verdikleri emirlerin ilk muhatabı da bizzat kendileridir. “Kötülükten alıkoyar.” Kötülük (münker) ise batıl itikat, kötü ameller ve çirkin ahlâk gibi iyiliğe (ma’rufa) taban tabana zıt ve aykırı olan şeylerdir. “Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler.” Onlar sürekli olarak Allah’a ve Rasûlüne itaat üzerdirler. Bundan ayrılmazlar. “İşte Allah bunlara merhamet edecektir.” Onları rahmetinin kapsamına alacak ve ihsanı ile onları kuşatacaktır.

“Şüphesiz Allah Azizdir” üstün bir güce sahiptir. Bununla birlikte O “Hakîmdir.” Hikmet sahibidir, her şeyi kendisine yakışan yerine koyar. O, yarattığı ve emrettiği şeylerden dolayı hamdedilmeye layıktır.

Daha sonra Yüce Allah bu mü’minlere hazırlamış olduğu mükâfaatı söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İman, aralarını birleştirdiği için Mümin erkeklerle Mümin kadınlar birbirlerinin yardımcıları ve destekçileridir. "Onlar iyiliği emrederler." Maruf (iyilik); Allah Teâlâ için sevimli olan ve O'na taatin çeşitlerinden olan, tevhit ve namaz gibi şeylerdir. "Kötülükten alıkoyarlar." Kötülük (münker); Yüce Allah'ın kızıp gazap etmesine neden olan; küfür ve faiz gibi günahlardır. "Namazı dosdoğru kılarlar." Yani namazı en mükemmel şekilde eda ederler. Yüce Allah'a ve O'nun resulüne itaat ederler. İşte övülmüş olan bu sıfatlarla sıfatlanmış olanlar var ya; Allah, onları rahmetine sokacaktır. Allah Aziz'dir. Hiç kimse O'na karşı galip gelemez. O yarattıklarında, şeriatında ve idaresinde hüküm ve hikmet sahibidir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلْمُؤْمِنُونَ velmu'minune inanan erkekler kök: امن
  2. وَٱلْمُؤْمِنَـٰتُ velmu'minatu ve inanan kadınlar kök: امن
  3. بَعْضُهُمْ bea'duhum kimisinin kök: بعض
  4. أَوْلِيَآءُ evliya'u velisidirler kök: ولي
  5. بَعْضٍۢ ۚ bea'din kimisi kök: بعض
  6. يَأْمُرُونَ ye'murune emrederler kök: امر
  7. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-mea'rufi iyiliği kök: عرف
  8. وَيَنْهَوْنَ ve yenhevne ve men'ederler kök: نهي
  9. عَنِ ani -ten
  10. ٱلْمُنكَرِ l-munkeri kötülük- kök: نكر
  11. وَيُقِيمُونَ ve yukimune ve ayakta tutarlar kök: قوم
  12. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  13. وَيُؤْتُونَ ve yu'tune ve verirler kök: اتي
  14. ٱلزَّكَوٰةَ z-zekate zekatı kök: زكو
  15. وَيُطِيعُونَ ve yutiune ve ita'at ederler kök: طوع
  16. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  17. وَرَسُولَهُۥٓ ۚ ve rasulehu ve Elçisine kök: رسل
  18. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  19. سَيَرْحَمُهُمُ seyerhamuhumu onlara rahmet edecektir kök: رحم
  20. ٱللَّهُ ۗ llahu Alah kök: اله
  21. إِنَّ inne şüphesiz
  22. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  23. عَزِيزٌ azizun daima üstündür kök: عزز
  24. حَكِيمٌۭ hakimun hüküm ve hikmetsahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş)

    Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resule itaat edin ki size merhamet edilsin.

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    "Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar.…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş)

    Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar. dipnot 1 (Birbirlerine) iyiliği emreder (öğütler), kötülükten engeller (sakındırır); dipnot 2 namazı kılar, zekâtı verir; Allah'a ve Elçisine itaat ederler. İşte Allah onlara merhamet edecektir. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Mâide 5:55-56; Enfâl 8:72.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:104, 110; Mâide 5:79; A‘râf 7:164, 199; Hûd 11:116.

Mustafa İslamoğlu

Ama inanan erkekler ve inanan kadınlar (da) birbirlerinin dostu, koruyucusudurlar: İyi ve doğru olanı teklif eder, kötü ve yanlış olanı önlerler; ve namazı içtenlikle kılarlar, zekatı da seve seve verirler; Allah'a ve O'nun Elçisi'ne uyarlar: işte onlardır Allah'ın rahmetini bahşedeceği kimseler; çünkü her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden yalnızca Allah'tır.

Muhammed Esed

Erkek ve kadın müminlere gelince, onlar birbirlerinin yakınlarıdırlar: (hep) iyi ve doğru olanın yapılmasını özendirir, kötü ve zararlı olanın yapılmasına engel olurlar; ve onlar namazlarında kararlı ve devamlıdırlar, arındırıcı yükümlülüklerini yerine getirir, Allaha ve Onun elçisine yürekten bağlılık gösterirler. İşte bunlardır, Allahın rahmetiyle kuşatacağı kimseler: muhakkak ki, doğru hüküm ve hikmetle yargılayan en yüce iktidar sahibidir Allah!

Ahmed Hulusi

İman eden erkekler ve kadınlar birbirlerinin velileridirler. . . Olumlu olanları hakikatin gereği olarak emrederler, olumsuzlardan da birbirlerini engellerler; salatı ikame ederler ve zekatı verirler; Allah'a ve Rasulüne itaat ederler. . . İşte bunlara Allah, rahmet edecektir. . . Muhakkak ki Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resulü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Rasûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudur; iyiliği öğütlerler, kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Allah'a ve O'nun elçisine bağlılık gösterirler. Allah, işte böylelerine merhamet edecektir. Kuşkusuz, Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

İnanmış erkekler ve inanmış kadınlar da birbirlerinin samimi dostlarıdır/birbirlerini desteklerler. İyiyi emreder, kötülükten sakındırırlar. Namazı kılar, zekatı verir, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Kuşkusuz Allah, mülkünde galiptir; hikmet sahibidir.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayan erkekler ve gerçeği onaylayan kadınlar birbirlerinin dostudur. İyiliği emrederler, kötülükten menederler, salatı gözetirler, zekatı verirler, ALLAH'a ve elçisine uyarlar. İşte onlara ALLAH rahmet edecektir. ALLAH Üstündür, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudur. İyiliği emrederler, kötülükten menederler, namazı gözetirler, zekatı verirler, ALLAH'a ve elçisine uyarlar. İşte onlara ALLAH rahmet edecektir. ALLAH Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Erkek ve dişi bütün inananlar, birbirlerinin dostudurlar; iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar; namazı dürüst kılar, zekatı verirler; Allah'a ve peygamberine itaat ederler. İşte bunları, Allah yarın rahmeti ile bağışlayacaktır. Çünkü Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Erkek, dişi bütün Mü'minler ise birbirlerinin velileridirler: ma'rufu emir, münkerden nehyederler, namazı dürüst kılarlar, zekatı verirler, Allah ve Resulüne itaat eylerler, işte bunları Allah yarın rahmetiyle yarlıgayacak, çünkü Allah aziz, hakimdir

Erhan Aktaş

Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. dipnot 1 Ma'ruf olanı yaparlar, münkerden sakındırırlar. dipnot 2 Salatı ikame ederler, zekatı yaparlar. dipnot 3 Allah'a ve Resul'üne itaat ederler. dipnot 4 İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici. Bkz. 9:23. ayetin 1. dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kelimesi kelimesine, "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker." Bu terkip, İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir." Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bkz. 9:11. ayetin dipnotu.
  4. metne dön, dipnot 4
    5:12. ayetin 1. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. dipnot 1 Ma'ruf olanı yaparlar, munkerden sakındırırlar. dipnot 2 Salatı ikame ederler, zekatı yaparlar. dipnot 3 Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker" terkip olarak: İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir. Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf" terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bkz. 9:11. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. dipnot 1 Ma'rufu dipnot 2 buyurur, munkerden dipnot 3 sakındırırlar. Salatı ikame ederler, zekatı verirler. dipnot 4 Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederler. İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.
  2. metne dön, dipnot 2
    İyiliği.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kötülükten.
  4. metne dön, dipnot 4
    Çevirilerde ayette ki salat sözcüğüne namaz anlamı verilmektedir. Oysaki burada ki salat namaz değildir: ibadete layık yegane ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Salat, sözcük olarak namazın yanısıra Allah'a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, destek, dayanışma, yardımlaşma, yakından ilgilenme ve din gibi anlamlara gelmektedir.

Gültekin Onan

İnançlı(erkek)ler ve inançlı(kadın)lar birbirlerinin velileridirler. İyiliği buyurur, münkerden sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Tanrı'ya ve Resülü'ne itaat ederler. İşte Tanrı'nın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Tanrı üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Mü'min erkekler de, mü'min kadınlar da birbirinin velileri (dostları ve yardımcıları) dir. Bunlar (insanlara) iyiliği emrederler, (onları) kötülükten vaz geçirmeye çalışırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, Allaha ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlar. Allah onları rahmetiyle yarlığayacakdır. Çünkü azizdir (va'd ve vaidini yerine getirmekden hiç bir şey Onu acze düşüremez), hakimdir (her şey'i yerli yerinde, hikmetle yapandır).

İbni Kesir

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar; birbirlerinin velileridirler. Ma'rufu emreder, münkerden nehyederler. Namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Rasulüne itaat ederler. İşte Allah, bunlara rahmet edecektir. Muhakkak ki Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(71-72) Erkek Müminler, Kadın Müminler, bazısı bazısına dosttur, tanınır olanı / normal olanı emrederler, tanımadıklarını / normal olmayandan menederler, namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Resulüne itaat ederler, işte onları Allah ilerde esirgeyecektir, muhakkak ki Allah saygı değerdir, hâkimdir. Allah erkek müminlere ve kadın müminlere altlarından nehirler akan içinde kalıcı olacakları cennetler ve adn cennetlerinde hoş evler / meskenler ve de Allah’ın büyük rızasını vaat etti, işte bu çok büyük başarıdır / zaferdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mümin erkekler ve Mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namazı ikame ederler, zekât verirler, Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz Aziz'dir, Hakîm'dir.

Süleyman Ateş

İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men'ederler, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah'a ve Elçisine ita'at ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisi dipnot 1 / en yakınıdırlar dipnot 2 . Onlar, marufu /iyi şeyleri emreder, münkeri /kötü şeyleri yasaklarlar[3*). Namazı özenle ve sürekli kılar, zekatı verir, Allah'a ve elçisine gönülden boyun eğerler. Allah, işte onlara ikramda bulunacaktır dipnot 4 . Muhakkak ki Allah daima üstün olan ve bütün kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aralarına başka bir şey girmeyecek şekilde birbirine yakın olan iki kişi veya şeyden her birine veli denir. Kişiye akrabalık, dostluk, yardım ve inanç bakımından yakın olanlar da mecazen bu kelimeyle ifade edilir (Müfredat). Allah, her insana sinir uçlarından daha yakındır (Kaf 50/16). Dolayısıyla müminler, sadece Allah'a kulluk eder ve tüm isteklerini ona sunarlar (Fatiha 1/4). Böylece onlar Allah'ın velileri /evliyası, Allah da onların velisi olur (Bakara 2/257, Al-i İmran 3/68, Yunus 10/62-63). Buna rağmen tasavvufta farklı bir velilik /evliyalık makamı olduğuna inanılır, veli veya evliya diye nitelenen kişiler o makama yerleştirilerek birer vesile /aracı konumuna getirilir. Böylece Allah ikinci sıraya konur ve tövbe edilmediği takdirde asla affedilmeyecek şirk günahına girilir (Nisa 4/48, 116, A'raf 7/3, 30, Enfal 8/73, Ahkaf 46/4-6).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen (mümin) erkeklerle inanıp güvenen (mümin) kadınlardan her biri diğerinin yakın dostudur(velisidir). Marufa (Kur'an ölçülerine) uygun olanı ister, münkere dipnot 1 (Kur'an ölçülerine uymayana) engel olurlar. Namazı tam kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Elçisine de boyun eğerler. Allah, işte bunlara ikramda bulunacaktır. Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münker: Kur'an'a uymayan. Bakınız Al-i İmran 3/104 ve dipnotu

Şaban Britch

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namazı ikame ederler, zekat verirler, Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz Aziz'dir, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyilik ve güzelliği belirlenene özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındırırlar. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those of the men and the women whose hearts have been touched with the divine hand are mutual friends; they have a sincere reciprocation of all their kind feelings, they enjoin what is just and right and forbid what is evil, they faithfully and regularly engage in the act of worship and give Zakat; and they obey Allah and His Messenger. These shall Allah have mercy on them and bless their souls. Indeed Allah is Azizun, and Hakimun.

Abdul Haleem

The believers, both men and women, support each other; they order what is right and forbid what is wrong; they keep up the prayer and pay the prescribed alms; they obey God and His Messenger. God will give His mercy to such people: God is almighty and wise.

Abdullah Yusuf Ali

The Believers, men and women, are protectors one of another: they enjoin what is just, and forbid what is evil: they observe regular prayers, practise regular charity, and obey Allah and His Messenger. On them will Allah pour His mercy: for Allah is Exalted in power, Wise.

Abul A'la Maududi

[9:71] The believers, both men and women, are allies of one another. They enjoin good, forbid evil, establish Prayer, pay Zakah, and obey Allah and His Messenger. Surely Allah will show mercy to them. Allah is All-Mighty, All-Wise.

Aisha Bewley

The men and women of the muminun are friends of one another. They command what is right and forbid what is wrong, and establish salat and pay zakat, and obey Allah and His Messenger. They are the people on whom Allah will have mercy. Allah is Almighty, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

The believers, men and women, are Auliyâ’ (helpers, supporters, friends, protectors) of one another; they enjoin (on the people) Al-Ma‘rûf (i.e. Islâmic Monotheism and all that Islâm orders one to do), and forbid (people) from Al-Munkar (i.e. polytheism and disbelief of all kinds, and all that Islâm has forbidden); they perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give the Zakât, and obey Allâh and His Messenger. Allâh will have His Mercy on them. Surely Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Ali Quli Qarai

But the faithful, men and women, are comrades of one another: they bid what is right and forbid what is wrong and maintain the prayer, give the zakāt, and obey Allah and His Apostle. It is they to whom Allah will soon grant His mercy. Indeed Allah is all-mighty, all-wise.

Amatul Rahman Omar

And the believing men and women both are friends one of another. They enjoin the right and forbid the wrong and observe Prayer and go on presenting the Zakât and obey Allâh and His Messenger. It is these on whom Allâh will certainly have mercy. Surely, Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Arthur John Arberry

And the believers, the men and the women, are friends one of the other; they bid to honour, and forbid dishonour; they perform the prayer, and pay the alms, and they obey God and His Messenger. Those -- upon them God will have mercy; God is All-mighty, All-wise.

Bijan Moeinian

As for the believing men and believing women, they are the guardian friends of each other. They encourage each other to do good deeds and forbid wrongdoings. They worship the Lord on regular basis, participate in charity and obey the Lord and His Messenger. God surely will shower them with His blessings; God is Almighty and the Most Wise.

E. Henry Palmer

And the believers, men and women, are some the patrons of others; they bid what is reasonable, and forbid what is wrong, and are steadfast in prayer, and give alms, and obey God and His Apostle. On these will God have mercy; verily, God is mighty, wise!

Edip-Layth

The acknowledging men and women, they are allies to one another. They order good and deter from evil, and they hold the contact prayer, and they contribute towards betterment, and they obey God and His messenger. God will have mercy on them; God is Noble, Wise.

George Sale

And the faithful men, and the faithful women are friends one to another: They command that which is just, and they forbid that which is evil; and they are constant at prayer, and pay their appointed alms; and they obey God, and his apostle: Unto these will God be merciful; for He is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

And the believers, men and women, are patrons one of the others; they bid what is right, and forbid what is wrong, and are steadfast in worship, and give in charity, and they obey Allah and His Messenger. On these will Allah have mercy; verily, Allah is Mighty, Wise!

Mahmoud Ghali

And the men believers and the women believers are patrons one of the other, ; they command beneficence and forbid maleficence, and keep up the prayer, and bring the Zakat, (i. e., pay the obligatory poor-dues) and obey ? Allah and His Messenger; those (are the people) on whom Allah will soon have mercy; surely Allah is Ever-Mighty, Ever-Wise..

Marmaduke Pickthall

And the believers, men and women, are protecting friends one of another; they enjoin the right and forbid the wrong, and they establish worship and they pay the poor-due, and they obey Allah and His messenger. As for these, Allah will have mercy on them. Lo! Allah is Mighty, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who believe, men and women, befriend one another, and enjoin what is right and prohibit what is wrong. They observe their devotional obligations, pay the zakat, and obey God and His Apostle. God will be merciful to them, for God is all-mighty and all-wise.

Muhammad Asad

AND [as for] the believers, both men and women they are close unto one another: they [all] enjoin the doing of what is right and forbid the doing of what is wrong, and are constant in prayer, and render the purifying dues, and pay heed unto God and His Apostle. It is they upon whom God will bestow His grace: verily, God is almighty, wise!

Mustafa Khattab

The believers, both men and women, are guardians of one another. They encourage good and forbid evil, establish prayer and pay alms-tax, and obey Allah and His Messenger. It is they who will be shown Allah’s mercy. Surely Allah is Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

And the believing men and women, they are allies to one another. They order good and deter from evil, and they hold the contact-method, and they contribute towards betterment, and they obey God and His messenger. God will have mercy on them; God is Noble, Wise.

Rashad Khalifa

The believing men and women are allies of one another. They advocate righteousness and forbid evil, they observe the Contact Prayers (Salat) and give the obligatory charity (Zakat), and they obey GOD and His messenger. These will be showered by GOD's mercy. GOD is Almighty, Most Wise.

Sahih International

The believing men and believing women are allies of one another. They enjoin what is right and forbid what is wrong and establish prayer and give zakah and obey Allah and His Messenger. Those - Allah will have mercy upon them. Indeed, Allah is Exalted in Might and Wise.

Sam Gerrans

And the believing men and the believing women are allies of one another: they enjoin what is fitting, and forbid perversity, and uphold the duty, and render the purity, and obey God and His messenger; those: God will have mercy on them; God is exalted in might and wise.

Shabbir Ahmed

And the believers, both men and women, are colleagues one of another. They enjoin the doing of Right and forbid the doing of Wrong (The distinction between right and wrong will never be arbitrary. The Qur'an is the eternal Criterion of what is right and what is wrong (2:185)). Together, they help establish the Divine System, and set up the Just Economic Order of Zakat (9:60). This is how they obey Allah and His Messenger. These are the men and women on whom Allah will shower His Mercy. Allah is Mighty, Wise.

Syed Vickar Ahamed

The believers, men and women, are protectors, are supporters one of another: They enjoin what is just, and prevent what is evil: They perform regular prayers, practice regular charity, and obey Allah and His Messenger (Muhammad). On them Allah will spread His Mercy: Truly, Allah is Supreme in Power (Aziz), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

The believers, male and female, are friends to each other. They bid virtue and forbid vice and establish Salāh and pay Zakāh and obey Allah and His Messenger. Those are the ones whom Allah will bless with mercy. Surely, Allah is Powerful, Wise.

The Monotheist Group

And the believing males and the believing females, they are allies to one another. They order good and prohibit vice, and they hold the contact prayer, and they contribute towards purification and they obey God and His messenger. God will have mercy on them; God is Noble, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩