Mücâdele suresi

Mücâdele suresi, 11. ayet

Mücâdele suresi, 11. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا۟ فِى ٱلْمَجَٰلِسِ فَٱفْسَحُوا۟ يَفْسَحِ ٱللَّهُ لَكُمْ وَإِذَا قِيلَ ٱنشُزُوا۟ فَٱنشُزُوا۟ يَرْفَعِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ دَرَجَٰتٍ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ ḳîle leküm tefesseḥû fi-lmecâlisi fefseḥû yefseḥi-llâhü leküm. veiẕâ ḳîle-nşüzû fenşüzû yerfe`i-llâhü-lleẕîne âmenû minküm velleẕîne ûtü-l`ilme deracât. vellâhü bimâ ta`melûne ḫabîr.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mücâdele 8–14 · surenin 11. ayeti / 22

Konu Gizli konuşma âdâbı ve meclislerde yer açmak Mücâdele 8–13 3

  1. Mücâdele 8

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

  2. Mücâdele 9

    Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

  3. Mücâdele 10

    O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.

  4. 11

    Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  5. Mücâdele 12

    Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Mücâdele 13

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  7. Mücâdele 14

    Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. Bu buyrukla Yüce Allah, mümin kullarına bir edebi öğretmektedir. Herhangi bir toplantı maksadı ile bir mecliste bulunacak olur da onlardan bazıları yahut gelenlerden bir kısmı için mecliste yer açmaya ihtiyaç bulunacak olursa, bu maksat ile yer açmaları edep gereğidir. Diğer taraftan bunun, yer açana bir zararı da yoktur. Böylelikle kendisine herhangi bir zarar gelmeksizin kardeşinin maksadı da hasıl olur. Amelin türü ne ise karşılığı da o şekildedir. Kardeşine yer açana Allah da yer açar. Kardeşine genişlik sağlayana Allah da genişlik sağlar.

"Kalkın, denildiğinde de hemen kalkın.” Karşılaşılan bir ihtiyaç dolayısı ile meclislerinizden kalkın, bir kenara çekilin denildiğinde kalkın ki o maslahat tahakkuk etsin. Bu tür emirleri yerine getirmek, ilimden ve imandandır. Yüce Allah da ilim ve iman ehlini onlara ihsan etmiş olduğu ilim ve iman oranında derecelerle yükseltir.

"Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Ve herkese amelinin karşılığını verecektir. Hayır ise hayır, şer ise şer.

Bu âyet-i kerimede ilmin fazileti, onun süsünün ve meyvesinin de ilmin öngördüğü edeple edeplenmek ve gereğince amel etmek olduğu ortaya konmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edip Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki, Allah da size dünya ve ahiret hayatınızda genişlik versin. Fazilet ehli kimselerin oturması için size bazı meclislerden; “Kalkın!” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. إِذَا iza zaman
  5. قِيلَ kile dendiği kök: قول
  6. لَكُمْ lekum size
  7. تَفَسَّحُوا۟ tefessehu yer açın kök: فسح
  8. فِى fi
  9. ٱلْمَجَـٰلِسِ l-mecalisi meclislerde kök: جلس
  10. فَٱفْسَحُوا۟ fefsehu yer açın ki kök: فسح
  11. يَفْسَحِ yefsehi genişlik versin kök: فسح
  12. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  13. لَكُمْ ۖ lekum size
  14. وَإِذَا ve iza zaman da
  15. قِيلَ kile dendiği kök: قول
  16. ٱنشُزُوا۟ nşuzu kalkın kök: نشز
  17. فَٱنشُزُوا۟ fenşuzu kalkın ki kök: نشز
  18. يَرْفَعِ yerfei yükseltsin kök: رفع
  19. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  20. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  21. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(ları) kök: امن
  22. مِنكُمْ minkum sizden
  23. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kendilerine
  24. أُوتُوا۟ utu verilenleri kök: اتي
  25. ٱلْعِلْمَ l-ilme ilim kök: علم
  26. دَرَجَـٰتٍۢ ۚ deracatin derecelerle kök: درج
  27. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  28. بِمَا bima şeyleri
  29. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız kök: عمل
  30. خَبِيرٌۭ habirun haber almaktadır kök: خبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نشز (5 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: نشز (5 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: نشز (5 geçiş)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Size "Meclislerde yer açın!" denince yer açın dipnot 1 ki Allah da size genişlik versin. Size "Kalkın!" denince kalkın ki dipnot 2 Allah da içinizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [tefessehû], [fe'fsehû] ve [yefsahi] gibi kelimeler Kur'an'da sadece bu ayette yer almakta, "yer açmak", "yer genişletmek" anlamına gelmektedir. Yine Kur'an'da sadece bu ayette geçen [el-mecâlis] sözcüğü ise "meclisler", "toplantı alanları", "ortak etkinlik alanları", "sosyal etkinlik yerleri" gibi anlamlar içermektedir. Bu şekilde müminlerin hem "toplantı alanlarında", hem de daha geniş bir anlamda olmak üzere "sosyal hayata dair etkinliklerde" birbirlerine yer açmaları, birbirlerine fırsat vermeleri, birbirlerini desteklemeleri gerektiğini hükme bağlamaktadır ki Mâide 5:2'de "iyilik ve takvâda yardımlaşın" emri de bu hakikate işaret etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yüce Allah konunun ikinci boyutuna dikkat çekmekte, "yer açma"nın ötesinde daha yaşlı ve sıkıntıda olan insanların toplantıya katılmaları gerektiği bir ortamda onlara yer vermek için yerinden kalkmak gerekiyorsa "kalkılması" istenmektedir. Böylece Yüce Allah bu emrine itibar eden müminleri ve kendilerine ilim verilenleri manevi derecelerle yücelteceğini müjdelemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Sosyal hayatta "Birbirinize yer açın!" denildiğinde derhal yer açın ki, Allah da size yer açsın. Yine "Davranın!" denildiği zaman, derhal yerinizden fırlayın! Allah içinizden tam inanan, bilen ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılanları kat be kat yüceltecektir: Zira Allah yapıp ettiklerinizden tümüyle haberdardır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Size, "Toplumsal hayatınızda birbirinize yer verin!" denildiğinde yer verin! (Karşılığında) Allah da (rahmetinde) size yer verir. Ve ne zaman size, "(İyi bir iş için) ayağa kalkın!" denildiğinde ayağa kalkın! (Ve) Allah, içinizden iman etmiş olanları ve (hepsinin üstünde,) kendilerine (doğru) bilgi tevdi edilenleri (kat kat) yüceltecektir. Çünkü Allah bütün yapıp ettiklerinizden haberdardır.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Meclislerde size: "Yer açın" denildiğinde, genişletin ki Allah da size genişlik versin! "Kalkın" denildiğinde de, kalkın ki, Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri dereceler itibarıyla yükseltsin! Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir. (Habiyr, her şeyi kendi Esma özellikleri ile yokken var kıldığı için, onların zaman mekan ötesi bir halde durumlarından haberdar olan, anlamında kullanılmaktadır. Allah bilir. A. H. )

Ali Bulaç

Ey iman edenler, size meclislerde "Yer açın" dendiği zaman, yer açın; Allah size genişlik versin. Size: "Kalkın" denildiği zaman da kalkın. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Size «Meclislerde yer açın» denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size «Kalkın» denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Toplantılarda, size "Yer açın!" denildiğinde yer açın. Allah da size yer açar. Ve "Kalkın!" denildiğinde kalkın. Allah, aranızdan, inananları ve kendilerine bilgi verilmiş olanları konumlarla yükseltir. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir. dipnot 506

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 506
    Toplantılarda yer verilmesi konusu, İncil,
    Luka 14:8-11 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Luka 14:7-9 (bu çeviride birlikte veriliyor)

    Yemeğe çağrılanların başköşeleri seçtiğini farkeden İsa, onlara şu benzetmeyi anlattı: “Biri seni düğüne çağırdığı zaman başköşeye kurulma. Belki senden daha saygın birini de çağırmıştır. İkinizi de…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Düğüne çağırıldığın zaman başköşeye kurulma. Belki senden daha saygın birisi de çağırılmıştır ve ‘Bu adama yerini ver.' diyebilirler. O zaman, utançla kalkıp en arkaya geçersin. Bir yere çağırıldığın zaman en arkada otur. Öyle ki, davet eden kişi; ‘Daha öne buyurmaz mısın?' desin. Herkesin önünde onurlandırılmış olursun. Kendisini yücelten alçaltılacak, kendisini alçaltan yüceltilecektir."

Bayraktar Bayraklı

Ey inananlar! Size, "Meclislerde yer açın!" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size, "kalkın" dendiği zaman da kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Edip Yüksel

Ey iman edenler, toplantılarda size "Yer açınız" dendiğinde yer açınız ki ALLAH ta size yer açsın. Size, "Kalkınız" dendiğinde kalkınız ki ALLAH da içinizdeki iman edenleri ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, toplantılarda size 'Yer açınız' dendiğinde yer açınız ki ALLAH'ta size yer açsın. Size, 'Kalkınız' dendiğinde kalkınız ki ALLAH da içinizdeki inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sizlere meclislerde: "Yer açın!" denildiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin! "Kalkın!" denildiği zaman da kalkın ki, Allah da inananlarınızı yükseltsin ve kendilerine ilim verilenleri ise derecelerle yükseltsin. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Sizlere meclislerde genişleyin denildiği vakıt genişleyiverin Allah da size genişlik versin, kalkın denildiği zaman da kalkıverin ki Allah iyman edenlerinizi yükseltsin, ılim verilenleri ise derecat ile. Ve Allah her ne yaparsanız haberdardır

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden iman edenlerin ve ilim dipnot 1 verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Alim, bilgi sahibi olan, bilen demektir. Ancak, Kur'an'ın "Bilmekten" kast ettiği şey: Düşünmek, akletmek, gerçeği idrak etmek ve vahyin gerçekliğine iman etmektir; Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak etmek, kavramak ve anlamaktır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil; tevhidi bilince sahip olarak, gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Kur'an'da yer alan "ilim" ve "alim" kelimelerinin anlamı şudur: Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu, O'nun yüceliğini, üstünlüğünü, gücünü, her şeyi bildiğini, her şeyin yaratıcısı ve Rabb'i olduğunu idrak etmek ve ayırdına varmak demektir. Keza, kesin doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimelerinin anlamı, genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varma "bilgisidir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey inananlar! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden inananların ve ilim dipnot 1 verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İlim" sözcüğü ile "bilgili olma", "alim olma" kast edilmemektedir. İlim sözcüğü ile "Allah'a ve vahye içtenlikle iman etmekten, vahyin kurallarını içtenlikle kabul etmekten, bilinçli davranmaktan, nasıl davranacağını bilmekten" kast edilmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey inananlar! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden inananların ve ilim dipnot 1 verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette yer alan "ilim" sözcüğü ile "bilgili olma", "alim olma" kast edilmemektedir. İlim sözcüğü ile "Allah'a ve vahye içtenlikle iman etmekten, vahyin kurallarını içtenlikle kabul etmekten, bilinçli davranmaktan, nasıl davranacağını bilmekten" söz edilmektedir.

Gültekin Onan

Ey inananlar, size meclislerde "yer açın" dendiği zaman, yer açın. Tanrı size genişlik versin. Size: "Kalkın" denildiği zaman da kalkın. Tanrı, sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler size meclislerde "yer açın" denildiği zaman genişletin ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın" denilince de kalkıverin. Allah, içinizden iman etmiş olanlarla kendilerine ilim verilmiş bulunanların derecelerini artırır. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; size: Meclislerde yer açın, denilince; yer açın ki, Allah da size açsın. Kalkın, denince de kalkın ki, Allah içinizden iman etmiş olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah; yaptıklarınızdan haberdardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin. “Kalkın!” Denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, size: "Meclislerde yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size: "Kalkın" dendiği zaman da, kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Size toplantılarda, "Yer açın!" denildiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın!" denildiğinde de hemen kalkın ki Allah, içinizden inanıp güvenenler ile kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin dipnot 1 . Allah, yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Önemli konuların istişare edildiği toplantılarda uzman kişilere değer verilip onlara yer açılmalıdır (Nur 24/62, Zümer 39/9).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Size toplantılarda "Yer açın!" denince yer açın ki Allah da size yer açsın. "Kalkın!" denince de kalkın ki Allah, içinizden inanıp güvenenler ile kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Kalkın” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! "Kalkın" denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın!" dendiğinde, yer açın ki Allah da sizin için genişlik sağlasın. "Kalkın!" dendiğinde de kalkın ki Allah, içinizden inananlarla kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues: when you are in an assembly and you are requested to move a little to make room for a new comer, do move and spread out; Allah widens your scope and the good may become best. And when you are asked to rise, do rise; Allah will raise those whose hearts have been impressed with the image of piety, as well as those men of learning and profitable knowledge, to higher ranks and exalt them in dignity and power. Allah is well acquainted with all that you do.

Abdul Haleem

You who believe, if you are told to make room for one another in your assemblies, then do so, and God will make room for you, and if you are told to rise up, do so: God will raise up, by many degrees, those of you who believe and those who have been given knowledge: He is fully aware of what you do.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! When ye are told to make room in the assemblies, (spread out and) make room: (ample) room will Allah provide for you. And when ye are told to rise up, rise up Allah will rise up, to (suitable) ranks (and degrees), those of you who believe and who have been granted (mystic) Knowledge. And Allah is well-acquainted with all ye do.

Abul A'la Maududi

Believers, when you are told: "Make room for one another in your assemblies," then make room; Allah will bestow amplitude on you. dipnot 1 And when it is said: “Rise up,” then rise up; dipnot 2 Allah will raise to high ranks dipnot 3 those of you who believe and are endowed with knowledge. Allah is well aware of all that you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This has been explained in the introduction to this Surah. Some commentators regard this command as restricted to the assemblies of the Prophet (peace be upon him). But as pointed out by Imam Malik, the correct view is that this is a general instruction for the assemblies held by the Muslims. One of the rules of etiquette taught by Allah and His Messenger (peace be upon him) to the Muslims is that when they are sitting in an assembly and some more people arrive, they should have the courtesy to accommodate the newcomers and should squeeze in together as far as possible to make room for them to sit. The new-comers should also have the courtesy not to press in forcibly and make others rise up in order to take their place. In the Hadith Abdullah bin Umar and Abu Hurairah have reported that the Prophet (peace be upon him) said: Nobody should make another person rise up so as to take his place, but you should yourself make room for others. (Musnad Ahmad, Bukhari, Muslim). And Abdullah bin Amr bin Aas reports that the Prophet (peace be upon him) said: It is not lawful for a person that he should forcibly press in between two men except by their leave. (Musnad Ahmad, Abu Daud, Tirmidhi).
  2. metne dön, dipnot 2
    Abdur Rahman bin Zaid bin Aslam has stated that the people used to prolong their sitting in the Prophet’s (peace be upon him) assemblies and tried to sit till the end. This caused him inconvenience and discomfort as well as hindrance in his daily chores. At this Allah sent down this command, teaching the people the etiquette: When you are told to rise up froth the assembly, you should rise up and disperse. (Ibn Jarir, Ibn Kathir).
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, you should not think that if in the Prophet’s (peace be upon him) assembly you had to sit a little farther away from him for the sake of making room for others, you would be reduced in rank or if you were asked to rise up and disperse from the assembly, you were disgraced. The real means of exaltation of ranks is faith and knowledge, and not an opportunity to sit nearest to the Prophet (peace be upon him) in his assembly and sit the longest. If a person happened to sit nearer to him, it does not mean that he became exalted in rank, for the high ranks belong only to those who have attained to the wealth of knowledge and faith. Likewise, the person who prolonged his sitting with the Prophet (peace be upon him) only to cause him inconvenience and discomfort, in fact, displayed lack of good manners. His there sitting near him for a long time will not exalt him in rank in any way. Far higher and exalted in rank in the sight of Allah is he who attained to taste faith and knowledge and imbibed the morals that should belong to a believer.

Aisha Bewley

You who have iman! when you are told: ‘Make room in the gathering, ’ then make room and Allah will make room for you! And when it is said, ‘Get up’, get up. Allah will raise in rank those of you who have iman and those who have been given knowledge. Allah is aware of what you do.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When you are told to make room in the assemblies, (spread out and) make room. Allâh will give you (ample) room (from His Mercy). And when you are told to rise up [for prayers, or Jihâd (holy fighting in Allâh’s cause), or for any other good deed], rise up. Allâh will exalt in degree those of you who believe, and those who have been granted knowledge. And Allâh is Well-Acquainted with what you do.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! When you are told, ‘Make room,’ in sittings, then do make room; Allah will make room for you. And when you are told, ‘Rise up!’ Do rise up. Allah will raise those of you who have faith and those who have been given knowledge in rank, and Allah is well aware of what you do.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when you are asked to extend the circle (leaving reasonable space between one another when sitting together) in your assemblies, then do extend it. Allâh will make ample room for you. And disperse when you are told to disperse. Allâh will exalt such of you as believe and such of you as have been given knowledge, to high degrees (of rank). And Allâh is Well-Aware of what you do.

Arthur John Arberry

O believers, when it is said to you 'Make room in the assemblies', then make room, and God will make room for you; and when it is said, 'Move up', move up, and God will raise up in rank those of you who believe and have been given knowledge. And God is aware of the things you do.

Bijan Moeinian

God is hereby asking the believers to make room, out of curtsey, for the new comers in your assemblies to sit; may God open room for you in difficulties. When the meeting is over and you are told to leave, follow accordingly. By doing so you will not loose your rank and dignity as the your rank and knowledge is a grant from your Lord and would not be reduced by being courteous toward the others. Beware that God is aware of your attitude and acts.

E. Henry Palmer

O ye who believe! when it is said to you, 'Make room in your assemblies,' then make room; God will make room for you; and when it is said to you, 'Rise up,' then rise up; God will raise all you who believe, as well as those who are given knowledge, in rank; for God of what ye do is well aware!

Edip-Layth

O you who acknowledge, if you are told to make room in the councils, then you shall make room. God will then make room for you. If you are asked to step down, then step down. God will raise those among you who acknowledge, and those who acquire knowledge to higher ranks. God is fully aware of everything you do.

George Sale

O true believers, when it is said unto you, make room in the assembly; make room: God will grant you ample room in paradise. And when it is said unto you, rise up; rise up: God will raise those of you who believe, and those to whom knowledge is given, to superior degrees of honour: And God is fully apprized of that which ye do.

Hamid S. Aziz

O you who believe! When it is said to you, "Make room in your assemblies," then make ample room, Allah will give you ample, and when it is said, "Rise up," then rise up. Allah will exalt those of you who believe and those who are given knowledge, to high degrees; and Allah is Aware of what you do.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, when it is said to you, "Make room for yourselves in the assemblies, " then make room, (and Allah will make room for you. And when it is said, "Move up, " then move up Allah will raise in degrees the ones of you who have believed and the ones to whom knowledge has been brought; and Allah is Ever-Cognizant of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! when it is said unto you, Make room! in assemblies, then make room; Allah will make way for you (hereafter). And when it is said, Come up higher! go up higher; Allah will exalt those who believe among you, and those who have knowledge, to high ranks. Allah is Informed of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, when you are told to make room in the assemblies, then make room; God will give you more room to spread. When you are told to rise, then rise; God will raise those of you who believe, and those who have knowledge, in position. God is aware of what you do.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! When you are told, "Make room for one another in your collective life", do make room: [and in return,] God will make room for you [in His grace]. And whenever you are told, “Rise up [for a good deed]”, do rise up; [and] God will exalt by [many] degrees those of you who have attained to faith and, [above all,] such as have been vouchsafed [true] knowledge: for God is fully aware of all that you do.

Mustafa Khattab

O believers! When you are told to make room in gatherings, then do so. Allah will make room for you ˹in His grace˺. And if you are told to rise, then do so. Allah will elevate those of you who are faithful, and ˹raise˺ those gifted with knowledge in rank. And Allah is All-Aware of what you do.

Progressive Muslims

O you who believe, if you are told to make room in the council, then you shall make room. God will then make room for you. If you are asked to step-down, then step-down. God will raise those among you who believe, and those who acquire knowledge to higher ranks. God is fully aware of everything you do.

Rashad Khalifa

O you who believe, if you are told, "Please make room," you shall make room for each other to sit. GOD will then make room for you. If you are asked to get up and move, get up and move. GOD raises those among you who believe, and those who acquire knowledge to higher ranks. GOD is fully Cognizant of everything you do.

Sahih International

O you who have believed, when you are told, "Space yourselves" in assemblies, then make space; Allah will make space for you. And when you are told, "Arise," then arise; Allah will raise those who have believed among you and those who were given knowledge, by degrees. And Allah is Acquainted with what you do.

Sam Gerrans

O you who heed warning: when it is said to you: “Make room in the assemblies,” then make room; God will make room for you. And when it is said: “Arise,” then arise. God will raise those who heed warning and those given knowledge among you in degree. And God is aware of what you do.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! When you are told, "Accommodate one another in your collective life", do accommodate, seeing that Allah will open up His resources for you. And when you are told, "Rise up", do rise up to the occasion. Allah will exalt to high ranks those of you who truly believe in the Divine Commands, and who use the knowledge that they have been given. For, Allah is Aware of all you do. ('Fas-h' = Open up = Make room = Accommodate others).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When you are told to make room in the gatherings, (spread out and) make room: (Ample) room will Allah provide for you. And when you are told to rise up, then rise up: Allah will raise up, to (suitable) ranks (and levels), those of you who believe and who have been granted (mystic) knowledge. And Allah is Well Acquainted with all you do.

Taqi Usmani

O you who believe, when it is said to you, "Make room (for others) in the sittings", then make room, and Allah will make room for you (in the Hereafter). And when it is said, “Rise up”, then rise up, and Allah will raise those, in ranks, who have believed and are given knowledge. Allah is well-aware of what you do.

The Monotheist Group

O you who believe, if you are told to make room in the assemblies, then you shall make room. God will then make room for you. And if you are told to leave, then leave. God will raise those among you who believe, and those who acquire knowledge to higher ranks. God is fully aware of everything you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩