Diyanet İşleri
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Mücâdele suresi
Mücâdele suresi, 16. ayet. ٱتَّخَذُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ
itteḫaẕû eymânehüm cünneten feṣaddû `an sebîli-llâhi felehüm `aẕâbüm mühîn.
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gazaba uğrayanları dost edinenler; Allah'ın topluluğu Mücâdele 14–22 3
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Allah'ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah'a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.
Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. “Onlar yeminlerini” Allah’ın, Rasûlünün ve mü’minlerin kınamasına karşı kendileri ile korunacakları birer “kalkan edindiler.”
Bundan dolayı hem kendilerini hem de başkalarını Allah’ın yolunu izlemekten alıkoydular. Halbuki o yol, kendisini izleyeni nimetlerle dolu cennetlere ulaştıran bir yoldur. O yoldan alıkoyan kimsenin önünde de cehenneme ulaştıran yoldan başkası olmaz.
“Bu nedenle onlar için alçaltıcı bir azap vardır.” Onlar, büyüklenip Allah’a imana etmekleri, O’nun âyetlerine karşı itaati gurularına yediremedikleri için Allah da üzerlerinden bir an dahi hafifletilmeyecek, kendilerine hiçbir şekilde mühlet de verilmeyecek ebedi azap ile onları alçaltacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar ettikleri yeminleri ile Müslümanlıklarını ortaya koyarak mallarını ve canlarını korumak ve öldürülmelerine engel olmak için yeminlerini kalkan edindiler. Müslümanları zayıflatarak ve haktan alıkoyarak insanları haktan uzaklaştırdılar. Bu yüzden onları küçük düşüren ve rezil eden bir azap vardır.
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü…
Aynı kök: هون (26 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır.…
Aynı kök: هون (26 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler…
Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yeminlerini kalkan (bahane) edinip Allah yolundan saptılar. dipnot 1 Onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Onlar yeminlerini (inkarlarına) örtü yaptılar; böylece Allah yolundan saptılar ve saptırdılar: Onlar alçaltıcı bir azaba duçar olacaklar.
Onlar ahidlerini (yalancılıklarına ve sahtekarlıklarına) örtü yaptılar ve böylece başkalarını Allah yolundan alıkoydular. Bu nedenle onları alçaltıcı bir azap beklemektedir.
Yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. . . Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.
Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Yeminlerini kalkan yaptılar; Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık, onlar için, alçaltıcı bir ceza vardır.
Yeminlerini kendilerine kalkan edinip, Allah yolundan alıkoyuyorlar. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Anlaşmalarını/yeminlerini kalkan edinerek ALLAH'ın yolundan saptırdılar. Onlar alçaltıcı bir azabı hak etmişlerdir.
Yeminlerini kalkan edinerek ALLAH'ın yolundan saptırdılar. Onlar alçaltıcı bir azabı haketmişlerdir.
Yeminlerini bir siper edindiler de Allah yolundan engellediler; onun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Yeminlerini bir siper edindiler de Allah yolundan men'ettiler onun için onlara hakaretli bir azab var
Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Tanrı'nın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.
Onlar yeminlerini bir kalkan edindiler de (bununla insanları) Allah yolundan çevirdiler. İşte onların hakkı horlatıcı bir azabdır.
Onlar; yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. İşte onlara, horlayıcı bir azab vardır.
(14-20) Allah’ın öfkelendiği / gazap ettiği kavme meyledenleri / yüzlerini onlara çevirenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler / ne mümindirler ne de onlardandırlar / ne de gazap edilmiş kavimdendirler, bildikleri halde yalan yere yemin ediyorlar. Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı, muhakkak ki onların yaptıkları ne kötüdür, yeminlerini kalkan yaptılar / siper yaptılar Allah’ın yolundan alıkoydular, artık onlara aşağılatıcı bir azap vardır, malları, çocukları Allah’tan gelecek olana karşı onlara, asla hiçbir fayda vermez, işte onlar cehennem halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. O gün, Allah onları tekrar toplu şekilde diriltir , size yemin ettikleri gibi O’na da / Allah’a da yemin ederler , (yemin ederek) bir şey yaptıklarını değerlendirirler / hesap ederler. (O kadar da yemin ettik) Onlara dikkat edin! kesinlikle onlar yalancıdırlar, şeytan onları ele geçirmiştir. Allah’ı hatırlamayı / anmayı da unutturmuştur, işte onlar şeytanın taraftarıdırlar. Dikkat edin! Şeytanın taraftarları, onlar hasara / hüsrana uğramışlardır. Allah’a ve Resulüne karşı di renenler / keskinleşenler işte onlar aşağılıkların içindedirler.
Yeminlerini kalkan edindiler de, Allah yolundan alıkoydular; onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.
Onlar, yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan ayrıldılar dipnot 1 . Bu sebeple onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Onlar, yeminlerini kalkan olarak kullandılar da Allah'ın yolundan saptılar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Yeminlerini kalkan edindiler, Allah yolundan alıkoydular. Onlara aşağılatıcı bir azap vardır.
Yeminlerini kalkan edindiler, Allah yolundan yüz çevirdiler. Onlara aşağılatıcı bir azap vardır.
Yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Küçük düşürücü bir azap var onlar için.
They used their oaths to hide, under the garb of truth, their extreme vanity and evil deeds, and many among the believers were deceived, and so their policy achieved its necessary ends. Consequently they have blocked the path of Allah, the path of righteousness and persistently opposed the progress in purpose and in action. There awaits them a humiliating and condign punishment;
They have used their oaths to cover up [their false deeds], and barred others from the path of God. A humiliating torment awaits them-
They have made their oaths a screen (for their misdeeds): thus they obstruct (men) from the Path of Allah: therefore shall they have a humiliating Penalty.
They have taken their oaths as a shield by means of which they hinder people from the Way of Allah. dipnot 1 Theirs shall be a humiliating chastisement.
They made their oaths into a cloak and barred the Way of Allah, so they will have a humiliating punishment.
They have made their oaths a screen (for their evil actions). Thus they hinder (men) from the Path of Allâh: so they shall have a humiliating torment.
They make a shield of their oaths and bar [people] from the way of Allah; so there is a humiliating punishment for them.
They have taken shelter behind their oaths (for their falsehood) so that they turn (people) away from Allâh's way. So there awaits them a humiliating punishment.
They have taken their oaths as a covering, and barred from God's way; so there awaits them a humbling chastisement.
Their oath of allegiance to Islam is just a cover so that they may turn the Muslims from the path of God. For this they will have a disgraceful punishment.
They take their faith for a cloak; and they turn men aside from the path of God; and for them is shameful woe!
They used their treaties/oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.
They have taken their oaths for a cloak, and they have turned men aside from the way of God: Wherefore a shameful punishment awaiteth them;
They make their oaths to serve as a cover so they turn away from Allah's way; therefore they shall have a shameful doom.
They have taken to themselves their oaths as a pretext; so they barred from the way of Allah; then they will have a degrading torment.
They make a shelter of their oaths and turn (men) from the way of Allah; so theirs will be a shameful doom.
They have made their oaths a shield, and obstruct people from the way of God. There is shameful punishment for them.
they have made their oaths a cover [for their falseness], and thus they turn others away from the path of God: hence, shameful suffering awaits them.
They have made their ˹false˺ oaths as a shield, hindering ˹others˺ from the cause of Allah. So they will suffer a humiliating punishment.
They used their oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.
They used their oaths as a means of repelling from the path of GOD. Consequently, they have incurred a shameful retribution.
They took their [false] oaths as a cover, so they averted [people] from the way of Allah, and for them is a humiliating punishment.
They took their oaths as a cover, and turned away from the path of God; so for them is a humiliating punishment.
They use their oaths as cover and bar others from the Path of Allah. So theirs will be a shameful doom.
They have made their oaths a screen (to hide their misdeeds): Thus they obstruct (men) from the Path of Allah. Therefore they shall have a shameful penalty.
They have taken their oaths as a shield, and then have prevented (people) from the way of Allah. Therefore, for them there is a humiliating punishment.
They used their oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.