Diyanet İşleri
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Bakara suresi
Bakara suresi, 110. ayet. وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâh. vemâ tüḳaddimû lienfüsiküm min ḫayrin tecidûhü `inde-llâh. inne-llâhe bimâ ta`melûne beṣîr.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Râinâ" demeyin; nesih; Kitap ehlinin kıskançlığı Bakara 104–110 3
Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin."
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
110. “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin…” Daha sonra Yüce Allah hâli hazırdaki zamanda namazı dosdoğru kılma, zekâtı verme ve Allah’a yakınlaştırıcı her türlü fiili yapmakla vakit geçirmelerini emretmekte, hayır namına yaptıkları her bir şeyin Allah nezdinde asla kaybolmayacağını, boşa çıkmayacağını, aksine onu Allah katında tam manasıyla tespit edilmiş ve eksiksiz olarak bulacaklarını vaat etmektedir: “Şüphesiz Allah neler yaptığınızı çok iyi görendir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Namazınızı rükunleri, farzları ve sünnetleriyle tam olarak eda edin ve mallarınızın zekâtını hak edenlere verin. Hayatınızda hangi salih ameli işlerseniz, ölümünüzden önce kendiniz için hayrı biriktirmiş olarak yollarsanız sevabını kıyamet gününde Rabbinizin katında bulursunuz ve bunun mükâfatını size verir. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızı görendir. Herkesin amelinin karşılığını verir.
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar…
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha…
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Namazı kılın, zekâtı verin! Kendiniz için (önceden) ne tür bir iyilik sunarsanız, Allah katında onu bulacaksınız. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah yapmakta olduklarınızı görendir.
Namazı istikametle kılın, zekatı gönülden gelerek verin. Unutmayın: Kendiniz için ne hayır yaparsanız Allah'ın katında onu mutlaka bulursunuz. Çünkü Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Namazınızda dikkatli ve devamlı olun, arındırıcı (mali) yükümlülüğünüzü yerine getirin, çünkü kendiniz için önceden yaptığınız her iyiliği Allah katında mutlaka bulacaksınız: Unutmayın, Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Siz salatı ikame edin (Allah'a yönelişinizi zahiren ve batınen hakkıyla yapın) ve zekatı verin (Allah'ın size ihsanından bir kısmını karşılıksız paylaşın ihtiyacı olanlara). . . Ne hayır yaparsanız, Allah indinde (beyninizin derunundaki Esma hakikati boyutunda) onu bulursunuz. . . Muhakkak ki Allah (varlığınızı oluşturan Esma'sıyla) Basıyr'dir yaptıklarınıza.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz, onu Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görendir.
Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah'ın katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
Namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin. Kendiniz için yaptığınız her iyiliği, Allah'ın katında bulursunuz. Kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızı Görendir.
Namazı kılınız, zekatı veriniz, yaptığınız her iyiliği Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.
Salatı gözetin, zekatı verin. Kendiniz için yapıp gönderdiğiniz her iyiliği elbette ALLAH katında bulacaksınız. ALLAH yaptığınız her şeyi görür.
Namazı gözetin, zekatı verin. Kendiniz için yapıp gönderdiğiniz her iyiliği elbette ALLAH katında bulacaksınız. ALLAH yaptığınız herşeyi görür.
Namazı doğru kılın, zekatı verin, kendiniz için her ne hayır yapıp gönderirseniz, Allah yanında onu bulursunuz. Her zaman Allah bütün yaptıklarınızı görüyor!
hem namazı doğru kılın ve zekatı verin, nefsileriniz için her ne hayır da takdim ederseniz Allah yanında onu bulursunuz, her halde Allah bütün yaptıklarınızı görüyor
Salatı ikame edin ve zekatı yapın. dipnot 1 Kendiniz için her ne iyilik yaparsanız onu Allah katında bulacaksınız. Kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Salatı ikame edin ve zekatı yapın. dipnot 1 Kendiniz için her ne iyilik yaparsanız onu Allah katında bulacaksınız. Kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Salatı ikame edin ve zekatı verin. dipnot 1 Kendiniz için her ne iyilik yaparsanız onu Allah katında bulacaksınız. Kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Namazı gözetin / dosdoğru kılın, zekatı verin. Önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz, onu Tanrı katında bulacaksınız. Kuşkusuz Tanrı yaptıklarınızı görendir.
Namazı dosdoğru kılın, zekat verin, kendiniz için önden ne hayır yollarsanız Allah katında onu bulacaksınız. Şüphesiz Allah ne yaparsanız kemaliyle görücü (ve ona göre mükafatını verici) dir.
Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önceden ne yollarsanız, onu Allah katında bulursunuz. Şüphesiz ki Allah, yaptığınızı hakkıyla görendir.
(109-110) Ehli kitaptan çoğu / ekserisi, imanınızın ardından, gerçeğin size açıkça belli olmasının ardından, içlerindeki kıskançlık / haset nedeniyle, sizi küfre geri döndürmek isterler, Allah emri ile gelinceye kadar onları bağışlayın hoş görün, kesinlikle Allah, her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Namazı kılın zekâtı verin , hayır anlamında kendiniz için ne sunarsanız / takdim ederseniz, Allah’ın yanında bulursunuz, Allah yaptığınız şeyleri görür.
Namazı kılın, zekâtı verin, kendiniz için önden ne hayır yollarsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı en iyi görendir!
Namazı kılın, zekatı verin; kendiniz için yapıp gönderdiğiniz her hayrı, Allah'ın yanında bulursunuz, Allah yaptıklarınızı görür.
Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı da verin. dipnot 1 Kendiniz için şimdiden her ne hayır yaparsanız onu Allah katında bulursunuz. dipnot 2 Şüphesiz Allah, yaptığınız her şeyi daima görür.
Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı verin. Kendiniz için önceden yaptığınız her iyiliğin karşılığını Allah'ın katında bulursunuz. Yaptığınız her şeyi gören Allah'tır.
Namazı kılın, zekâtı verin, kendiniz için önden ne hayır yollarsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı en iyi görendir!
-Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden ne hayır yollarsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı en iyi görendir!
Namazı kılın, zekatı verin. Öz benlikleriniz için önden gönderdiğiniz her hayrı, Allah katında bulacaksınız. Hiç kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.
And participate in the act of divine worship, giving zakat, for zakat is but a vehicle of prayer, and whatever you advance of piety toward future security, you shall find preserved in heaven’s realm. Allah is Bassirun (Omnipresent): He sees all that you do.
Keep up the prayer and pay the prescribed alms. Whatever good you store up for yourselves, you will find it with God: He sees everything you do.
And be steadfast in prayer and regular in charity: And whatever good ye send forth for your souls before you, ye shall find it with Allah: for Allah sees Well all that ye do.
Establish Prayer and dispense Zakah. Whatever good deeds you send forth for your own good, you will find them with Allah. Surely Allah sees all that you do.
Establish salat and pay zakat. Any good you send ahead for yourselves, you will find with Allah. Certainly Allah sees what you do.
And perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât and whatever of good (deeds that Allâh loves) you send forth for yourselves before you, you shall find it with Allâh. Certainly, Allâh is All-Seer of what you do.
And maintain the prayer and give the zakāt. Any good that you send ahead for your souls, you shall find it with Allah. Indeed Allah sees best what you do.
And observe the Prayer and present the Zakât (- purifying alms) and whatever good you send forward for yourselves you will find it with Allâh. Verily, Allâh is Watchful of all that you do.
And perform the prayer, and pay the alms; whatever good you shall forward to your souls' account, you shall find it with God; assuredly God sees the things you do.
Worship God on regular basis and engage in charity. You will find your good deeds being recorded by God for a reward in Hereafter. God is watching over whatever you do.
Be ye steadfast in prayer, and give alms; and whatsoever good ye send before for your own souls, ye shall find it with God, for God in all ye do doth see.
Observe the Contact prayer, and contribute towards betterment, and what you bring forth of good for yourselves, you will find it with God. God sees what you do.
Be constant in prayer, and give alms; and what good ye have sent before for your souls, ye shall find it with God; surely God seeth that which ye do.
Be you steadfast in prayer, and regular in charity; and whatsoever good you send before you for your own souls, you shall find it with Allah, for Allah sees all you do.
And keep up the prayer and bring the Zakat, (i. e., pay the poor-dues) and whatever charity you forward for yourselves, you will find it in the Providence of Allah; surely Allah is Ever-Beholding of whatever you do.
Establish worship, and pay the poor-due; and whatever of good ye send before (you) for your souls, ye will find it with Allah. Lo! Allah is Seer of what ye do.
How many of the followers of the Books having once known the truth desire in their hearts, out of envy, to turn you into infidels again even after the truth has become clear to them! But you forbear and overlook till God fulfil His plan; and God has power over all things.
And be constant in prayer, and render the purifying dues; for, whatever good deed you send ahead for your own selves, you shall find it with God: behold, God sees all that you do.
Establish prayer, and pay alms-tax. Whatever good you send forth for yourselves, you will ˹certainly˺ find ˹its reward˺ with Allah. Surely Allah is All-Seeing of what you do.
And hold the contact-method, and contribute towards betterment, and what you bring forth of good for your souls you will find it with God. God is watching what you do.
You shall observe the Contact Prayers (Salat) and give the obligatory charity (Zakat). Any good you send forth on behalf of your souls, you will find it at GOD. GOD is seer of everything you do.
And establish prayer and give zakah, and whatever good you put forward for yourselves - you will find it with Allah. Indeed, Allah of what you do, is Seeing.
And uphold the duty, and render the purity; and what good you send ahead for your souls, you will find it with God; God sees what you do.
Go ahead and establish the Divine System, and set up the Just Economic Order in the society. And whatever good you send forth to strengthen your 'Selves' in this manner will be stamped on your personalities and you will find it with Allah. (2:3). Behold, Allah is Seer of what you do.
And be regular in prayer, and regular in charity: And whatever good you send forth for your souls before you (from this life), you shall find it with Allah: Surely, Allah sees well all that you do.
And be steadfast in Salāh (prayer), and give Zakāh. Whatever good you send forth for yourselves, you will find it with Allah. Certainly, Allah is watchful of what you do.
And hold the contact prayer, and contribute towards purification; and what you bring forth of good for your souls you will find it with God. God is watching what you do.