A'râf suresi

A'râf suresi, 188. ayet

A'râf suresi, 188. ayet. قُل لَّآ أَمْلِكُ لِنَفْسِى نَفْعًا وَلَا ضَرًّا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ وَلَوْ كُنتُ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ لَٱسْتَكْثَرْتُ مِنَ ٱلْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِىَ ٱلسُّوٓءُ إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

ḳul lâ emlikü linefsî nef`av velâ ḍarran illâ mâ şâe-llâh. velev küntü a`lemü-lgaybe lestekŝertü mine-lḫayr. vemâ messeniye-ssûü in ene illâ neẕîruv vebeşîrul liḳavmiy yü'minûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 185–191 · surenin 188. ayeti / 206

Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3

  1. A'râf 185

    Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

  2. A'râf 186

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  3. A'râf 187

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

  4. 188

    De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."

  5. A'râf 189

    Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

  6. A'râf 190

    Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

  7. A'râf 191

    Hiçbir şeyi yaratamayan, kendileri yaratılan şeyleri Allah'a ortak mı koşuyorlar?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

188. “Ben kendim için Allah’ın dilediğinden başka ne bir fayda sağlayabilirim, ne de bir zarar(ı defedebilirim).” Yani ben muhtaç bir kimseyim. İşleri Allah tarafından çekip çevirilenlerden birisiyim. Bana hayır Allah’tan gelir. Bana gelecek bir kötülüğü de ancak O önler. Ben ancak Allah’ın bana bildirdiklerini ve öğrettiklerini bilirim.

“Eğer gaybı bilseydim elbette çok iyilik elde ederdim ve bana hiçbir kötülük de dokunmazdı.” Yani eğer gaybı bilseydim, bana fayda ve maslahat sağlayacağını bildiğim sebepleri yerine getirir, beni hoşuma gitmeyecek şeylere ve kötülüğe götürecek her şeyden de sakınırdım. Çünkü işleri meydana gelmeden önce bilir ve onların götürecekleri sonuçlara dair önceden bilgi sahibi olurdum. Ne var ki benim böyle bir bilgim olmadığından dolayı bazen benim de başıma iyi olmayan işler gelir. Kimi zaman da dünyevî maslahat ve menfaatleri elden kaçırırım. İşte bu, benim gayba dair bilgi sahibi olmadığımın en başta gelen delilidir.

“Ben ancak iman eden bir toplum için” dinî, dünyevî ve uhrevî cezaları ve kötü akıbetleri hatırlatıp uyaran, bunlara götüren amelleri açıklayarak bunlardan sakındıran “bir uyarıcı ve” dünyevî ve uhrevi mükâfatları açıklayan, bunlara ulaştıracak salih amelleri beyan edip onlara teşvik eden bir “müjdeleyiciyim.” Ancak herkes böyle bir müjde ve uyarıyı kabul etmez. Bu müjde ve uyarılardan yararlanabilenler ve onları kabul edenler sadece mü’minlerdir.

Bu âyet-i kerime, birtakım zarar ya da menfaatleri elde etmek için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e yönelerek ona dua eden kimselerin ne kadar cahil olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü bu gibi hususlarda onun elinden bir şey gelmez. Allah’ın fayda vermediği kimseye başka o hiçbir fayda sağlayamaz. Allah’ın kendisinden zararı savmadığı hiçbir kimsenin zararını da kaldıramaz. Onun Allah’ın kendisine bildirdiğinden başka hiçbir bilgisi de yoktur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ancak kendisi ile gönderilen müjde ve uyarıları kabul edip gereğince amel edenlere faydalı olur. İşte onun faydası budur ki o; babaların, annelerin, arkadaşların ve dostların sağlayabilecekleri faydadan çok daha ileri bir faydadır. Zira o, Allah’ın kullarını her çeşit hayrı işlemeye teşvik ettiği gibi her türlü kötülükten de onları sakındırmış ve bu hususları onlara gayet net bir şekilde açıklamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Muhammed! De ki: "Ben kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda ne de bir zarar verecek güce sahibim. Sadece buna Yüce Allah sahiptir. Allah'ın bana öğrettiklerinin dışında da başka bir şey bilmem. Ben gaybı da bilmem. Eğer gaybı bilmiş olsaydım, gerçekleşmeden önce olacakları ve ne getireceğini bilmem hasebiyle bana yarar sağlayacak sebepleri yapar ve zarar verecek olanları kendimden uzaklaştırırdım. Ben sadece Allah'ın resulüyüm. O'nun elem verici cezası ile korkutan, benim Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın resulü olduğuma iman edenleri ve getirdiklerimi tasdik edenleri Yüce Allah'ın değerli mükâfatı ile müjdeleyen bir elçiyim.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul de ki kök: قول
  2. لَّآ la değilim
  3. أَمْلِكُ emliku ben sahip kök: ملك
  4. لِنَفْسِى linefsi kendime kök: نفس
  5. نَفْعًۭا nef'an bir faydaya kök: نفع
  6. وَلَا ve la ne de
  7. ضَرًّا derran bir zarara kök: ضرر
  8. إِلَّا illa başka
  9. مَا ma
  10. شَآءَ şa'e dilediğinden kök: شيا
  11. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah'ın kök: اله
  12. وَلَوْ velev eğer
  13. كُنتُ kuntu kök: كون
  14. أَعْلَمُ ea'lemu bilseydim kök: علم
  15. ٱلْغَيْبَ l-gaybe gaybı kök: غيب
  16. لَٱسْتَكْثَرْتُ lasteksertu elbete çok elde ederdim kök: كثر
  17. مِنَ mine
  18. ٱلْخَيْرِ l-hayri hayır (mal ve mülk) kök: خير
  19. وَمَا ve ma
  20. مَسَّنِىَ messeniye bana dokunmamıştır kök: مسس
  21. ٱلسُّوٓءُ ۚ s-su'u kötülük kök: سوا
  22. إِنْ in
  23. أَنَا۠ ena ben
  24. إِلَّا illa sadece
  25. نَذِيرٌۭ nezirun bir uyarıcı kök: نذر
  26. وَبَشِيرٌۭ ve beşirun ve müjdeleyiciyim kök: بشر
  27. لِّقَوْمٍۢ likavmin bir kavim için kök: قوم
  28. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanan kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Allah'ın dilemesi hariç, kendime herhangi bir yarar da zarar da verecek güce sahip değilim. Gaybı (bilinemeyeni) bilseydim elbette daha çok hayır yapardım ve bana hiçbir kötülük de dokunmazdı. dipnot 1 İnanan bir toplum için yalnızca bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim." dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette Hz. Muhammed'in de gaybı bilemediği ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:50; Neml 27:65.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetin bu cümlesinde Hz. Muhammed'in gaybı bilemediği, eğer bilseydi bir sıkıntıyla karşılaşmadan önce vaktinde önlemini alabileceği, böylece sıkıntılara maruz kalmayıp muhtemel zararlardan kurtulabileceği kendisine söylettirilmektedir. Eğer gaybı bilseydi artık bir insan ve kul olmanın gereklerini aşıp geçebileceği, bunun da imkânsız olduğu dolaylı olarak vurgulanmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Allah dilemedikçe, ben (dahi) kendime ne yarar sağlayabilirim, ne de zararı önleyebilirim. Zira eğer gaybı bilseydim, kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayrılmasını sağlardım, üstelik kötülük de semtime uğrayamazdı. Ne ki ben, inanan insanlar için yalnızca bir uyarıcı ve müjdeciyim."

Muhammed Esed

(Ey Peygamber) de ki: "Allah dilemedikçe, kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim, muhakkak ki, bahtiyarlık adına ne varsa ondan payıma daha çoğu düşerdi ve kötülük asla yaklaşamazdı bana. (Ama) ben sadece bir uyarıcıyım ve inanan bir topluma iyi haberler getiren müjdeci".

Ahmed Hulusi

De ki: "Allah'ın dilediği dışında, nefsim için ne bir fayda ve ne de bir zarar oluşturabilirim. . . (Mutlak) gaybı biliyor olsaydım, elbette hayrına çoğaltırdım. . . Bana kötülük de dokunmazdı. . . Ben ancak bir uyarıcı ve iman eden topluluğa bir müjdeleyiciyim. "

Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim."

Ali Özek ve heyeti

De ki: «Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.»

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah dilemedikçe, kendime bile, ne bir yarar ne de bir yitim verme gücüm yok. Gizli gerçekleri bilseydim, iyi şeyleri çoğaltırdım; başıma bir kötülük de gelmezdi. İnanan bir toplum için, yalnızca uyarıcı ve muştulayıcıyım!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbette iyiliği arttırırdım ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben sadece, inanan bir toplum için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

Edip Yüksel

De ki: "ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak gerçeği onaylayan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Muhammed peygamber dahil kimse geleceği bilmez (6:50; 7:188; 10:20; 27:65; 81:24). Geleceği ancak Tanrı bilir ve bu bilgi ancak vahiy/ayetler yoluyla elde edilebilir (3:44; 11:49; 12:102; 30:2; 72:27). Muhammed elçilik ile görevlendirilmeden önce uluslar arası ticaret yapıyordu ve ondan ötürü belli bir servete sahipti. Servetini arttırabilseydi onu zekat ve sadaka için, müslümanlar ve onlarla anlaşma halinde olan grupların savunması için harcayabilirdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ben kendi kendime Allah'ın dilediğinden başka herhangi bir yarar ya da zarar sağlamaya malik değilim. Eğer ben bütün gaybı bilseydim, daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı. Ben ancak iman edecek bir kavmi uyarmak ve müjdelemek için görevli bir peygamberim."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ben kendi kendime Allahın dilediğinden başka bir menfaate de malik değilim bir mazarrata da, eğer ben bütün gaybi bilir olsa idim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı, ben o değil, ancak iyman edecek bir kavm için inzar-u bişarete memur bir Peygamberim

Erhan Aktaş

De ki: "Allah dilemedikçe, kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer gaybı dipnot 1 bilseydim, elbette daha çok yararıma olan şeyi yapardım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. dipnot 2 Ben, iman eden bir halk için sadece bir uyarıcı ve haber verenim."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaratılmış varlıkların idraklerini aşan, gizli, görünmeyen, bilinmez olan ve duyularla kavranamayan şeyler. Gelecekte olacak şeyler. Ahiret hayatına dair bilgiler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet, kendisine bile bir yarar sağlama imkanı elinde olmayan Nebi'nin, başkalarına şefaat edeceği inancının boş bir kuruntu olduğunu ortaya koymaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah dilemedikçe, kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer gaybı dipnot 1 bilseydim, elbette daha çok yararıma olan şeyi yapardım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. dipnot 2 Ben, inanan bir halk için sadece bir uyarıcı ve haber verenim."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gizli, görünmeyen, bilinemeyen, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler. Ebedi hayata dair verilen bilgiler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet, kendisine bile bir yarar sağlama imkanı elinde olmayan Nebinin, başkalarına şefaat edeceği inancının boş bir kuruntu olduğunu ortaya koymaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: Allah dilemedikçe, kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer gaybı dipnot 1 bilseydim, elbette daha çok yararıma olan şeyi yapardım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. dipnot 2 Ben, inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gelecekte olacak olanı; görünemez, bilinemez olanı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet, kendisine bile bir yarar sağlama imkanı elinde olmayan Nebinin, başkalarına şefaat edeceği inancının boş bir kuruntu olduğunu ortaya koymaktadır.

Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'nın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, inanan bir topluluk için bir uyarıcı ve müjde vericiden başkası değilim."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ben kendim için, Allahın dilediğinden başka, ne bir faide (yi celb etmi) ye, ne de bir zarar (ı savmıy) a muktedir değilim. Eğer ben ğaybı bilseydim elbet daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiç bir fenalık da dokunmazdı. Ben iman edecek her hangi bir kavme (Başlarına gelecek) azabın habercisi, (Cennetin) müjdeci (si) olmakdan başka (bir şey) değilim".

İbni Kesir

De ki: Ben, kendime Allah'ın dilediğinden başka ne fayda verebilirim, ne de zarar. Eğer ben, gaybı bileydim; daha çok hayır yapmak isterdim. Ve bana, hiç bir fenalık da dokunmazdı. Ben, sadece iman eden bir kavme uyarıcı ve müjdeciyim.

Mehmet Alagaş

(188) Deki kendim için faydaya da zarara da Allah’ın istedikleri hariç benim egemenliğimde / benim mülkiyetim de değil, eğer şahit olunamayanı / yitik olanı / gaybı biliyor olsaydım, hayırdan çoğaltırdım, bana herhangi bir kötülük te dokunmazdı, ben iman eden kavmi uyarıcı ve müjdeciyim.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Ben kendim için Allah’ın (benim hakkımda) dilediğinden başka ne bir fayda sağlayabilirim, ne de bir zarar. Eğer ben gaybı bilseydim, hayır yapmayı arttırırdım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. Ben sadece iman eden bir toplum için uyarıcı ve müjdeciyim.

Süleyman Ateş

De ki: "Ben kendime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbete çok hayır (mal ve mülk) elde ederdim. Bana kötülük dokunmamış (beni cin çarpmamış)tır. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Allah'ın onayladıkları dışında kendime herhangi bir fayda sağlamaya da kendime gelecek bir zararı gidermeye de gücüm yetmez dipnot 1 . Eğer gaybı /gizli şeyleri bilseydim iyi şeylerden çokça elde ederdim. Bana kötülük de dokunmazdı. Ben, inanıp güvenen bir topluluk için sadece bir uyarıcı ve müjdeciyim."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Allah da tercih etmedikçe, benim kendime bile bir fayda sağlamaya veya zarar vermeye gücüm yetmez. Eğer gizli bilgileri (gaybı) bilseydim, daha çok malım olurdu, bana bir kötülük de dokunmazdı. Ben, inanıp güvenen bir topluluk için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim, o kadar."

Şaban Britch

De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime ne bir yarar veya ne bir zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben, gaybı bilseydim, hayır yapmayı artırırdım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. Ben sadece iman eden bir toplum için sadece uyarıcı ve müjdeciyim.

Şaban Piriş

De ki: -Benim kendim için bir fayda ve zarara Allah'ın dilediği kadardan başka gücüm yetmez. Eğer ben, görülmeyeni bilseydim, iyilik yapmayı artırırdım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. İnanan bir toplum için sadece uyarıcı ve müjdeciyim.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ben kendi nefsime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlayabilirim ne de bir zarar verebilirim. Eğer gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapardım. Ama bana kötülük dokunmamıştır bile. Ben, inanan bir topluluk için bir uyarıcı ve müjdeciden başkası değilim."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "I have no control over what will become nor of what will befall me, be it good or bad but as Allah wills. He is the Principle Power by Whom events are unalterably predetermined". "If I indulged in prophecy and were able to foretell future events and realize the unseen I would have made all grace abound in me, and never would I have failed to be out of harm's way". "I am only a spectacle and a warning to people whose hearts have been touched with the divine hand".

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘I have no control over benefit or harm, [even] to myself, except as God may please: if I had knowledge of what is hidden, I would have abundant good things and no harm could touch me. I am no more than a bearer of warning, and good news to those who believe.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "I have no power over any good or harm to myself except as Allah willeth. If I had knowledge of the unseen, I should have multiplied all good, and no evil should have touched me: I am but a warner, and a bringer of glad tidings to those who have faith."

Abul A'la Maududi

Tell them [O Muhammad]: 'I have no power to benefit or harm myself except as Allah may please. And had I knowledge of the unseen, I should have amassed all kinds of good, and no evil would have ever touched me. dipnot 1 I am merely a warner and the herald of glad tidings to those who have faith.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The time of the advent of the Last Day is known to God alone Who knows the Unseen which, in fact, is not known even to the Prophet (peace be on him). Being human, he is not aware what the morrow has in store for him and his family. Had his knowledge encompassed everything - even things that lie beyond the ken of sense-perception and events that lie hidden in the future - he would have accumulated immense benefit and would have been able to avoid a great deal of loss owing to such foreknowledge. That being the case, it is sheer naivety to ask the Prophet about the actual time for the advent of the Last Day.

Aisha Bewley

Say: ‘I possess no power to help or harm myself, except as Allah wills. If I had had knowledge of the Unseen, I would have sought to gain much good and no evil would have touched me. I am only a warner and a bringer of good news to people who have iman.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I possess no power over benefit or harm to myself except as Allâh wills. If I had the knowledge of the Ghaib (Unseen), I should have secured for myself an abundance of wealth, and no evil should have touched me. I am but a warner, and a bringer of glad tidings unto people who believe."

Ali Quli Qarai

Say, ‘I have no control over any benefit for myself nor [over] any harm except what Allah may wish. Had I known the Unseen, I would have acquired much good, and no ill would have befallen me. I am only a warner and a bearer of good news to a people who have faith.’

Amatul Rahman Omar

Say, `I have no power over (bringing) any gain or (avoiding) any harm to myself save to the extent that Allâh will. And had I known the unseen I would surely have secured a great deal of good (for myself) and no harm would ever have come to me. I am only a Warner (to the wicked) and a Bearer of good tidings (to the people who believe).

Arthur John Arberry

Say: 'I have no power to profit for myself; or hurt, but as God will. Had I knowledge of the Unseen I would have acquired much good, and evil would not have touched me. I am only a warner, and a bearer of good tidings, to a people believing.'

Bijan Moeinian

Tell them: "I have no power to make my life more pleasant nor can I prevent any misfortune which will happen to me. Only God can do these things. If I knew the unseen, I would have taken advantage of it and have prevented the unfortunate events. I am only a Warner [to those who are careless] and have good news [about the Paradise] for those who believe.

E. Henry Palmer

Say, 'I cannot control profit or harm for myself, save what God will. If I knew the unseen I should surely have much that is good, nor would evil touch me; I am but a warner and a herald of good tidings unto a people who believe.'

Edip-Layth

Say, "I do not possess for myself any benefit or harm, except what God wills. If I could know the future, then I would have increased my good fortune, and no harm would have come to me. I am but a warner and a bearer of good news to a people who acknowledge."

George Sale

Say, 'I have no power to do good or harm to myself save as Allah please. And if I had the knowledge of the unseen, I should have secured abundance of good; and evil would not have touched me. I am only a Warner and a bearer of good tidings.'

Hamid S. Aziz

Say, "For myself I have no power to benefit, nor power to harm, save what Allah will. Had I knowledge of the Unseen I should surely have multiplied all that is good, and no adversity would touch me; I am but a Warner and a herald of good tidings unto a people who have faith."

Mahmoud Ghali

Say, "I do not possess (any) benefit or harm for myself, except what ever Allah decides; and if I had known the Unseen, I would indeed have got plenty of the most charitable things, and in no way would odious times have touched me. Decidedly I am nothing except a constant warner and a constant bearer of good tidings to a people who believe.".

Marmaduke Pickthall

Say: For myself I have no power to benefit, nor power to hurt, save that which Allah willeth. Had I knowledge of the Unseen, I should have abundance of wealth, and adversity would not touch me. I am but a warner, and a bearer of good tidings unto folk who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "I am not master of my own gain or loss but as God may please. If I had the knowledge of the Unknown I would have enjoyed abundance of the good, and no evil would have touched me. I am only a bearer of warnings and bringer of happy news for those who believe."

Muhammad Asad

Say [O Prophet]: "It is not within my power to bring benefit to, or avert harm from, myself, except as God may please. And if I knew that which is beyond the reach of human perception, abundant good fortune-would surely have fallen to my lot, and no evil would ever have touched me. I am nothing but a warner, and a herald of glad tidings unto people who will believe."

Mustafa Khattab

Say, "I have no power to benefit or protect myself, except by the Will of Allah. If I had known the unknown, I would have benefited myself enormously, and no harm would have ever touched me. I am only a warner and deliverer of good news for those who believe."

Progressive Muslims

Say: "I do not posses for myself any benefit or harm, except what God wills. And if I could know the future, then I would have increased my good fortune, and no harm would have come to me. I am but a warner and a bearer of good news to a people who believe."

Rashad Khalifa

Say, "I have no power to benefit myself, or harm myself. Only what GOD wills happens to me. If I knew the future, I would have increased my wealth, and no harm would have afflicted me. I am no more than a warner, and a bearer of good news for those who believe."

Sahih International

Say, "I hold not for myself [the power of] benefit or harm, except what Allah has willed. And if I knew the unseen, I could have acquired much wealth, and no harm would have touched me. I am not except a warner and a bringer of good tidings to a people who believe."

Sam Gerrans

Say thou: “I have no power to do myself benefit or harm save that God should will. And had I knowledge of the Unseen, I would have acquired abundance of wealth, and evil would not have touched me; I am only a warner and bearer of glad tidings to people who believe.”

Shabbir Ahmed

Say, "I do not even have the power to benefit myself or to avert harm to myself, contrary to the Laws of Allah. Had I the knowledge of what is beyond the reach of human perception, I would have amassed abundant fortune, and no adversity would ever touch me. I am but a Warner and a bearer of good news for those who believe in the Message."

Syed Vickar Ahamed

Say: "I have no power over any good or harm to myself except as Allah wills. If I had knowledge of the unseen, I should have multiplied all good, and no evil could have touched me: I am only a Warner, and a bringer of glad tidings to those who have Faith (in Allah)."

Taqi Usmani

Say, "I have no power to bring a benefit or a harm to myself, except that which Allah wills. If I had the knowledge of the Unseen, I would have accumulated a lot of good things, and no evil would have ever touched me. I am but a warner, and a herald of good news for a people who believe."

The Monotheist Group

Say: "I do not possess for myself any benefit or harm, except what God wills. And if I could know the future, then I would have increased my good fortune, and no harm would have come to me. I am but a warner and a bearer of good news to a people who believe."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 188. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 188. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 188. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩