Kehf suresi

Kehf suresi, 73. ayet

Kehf suresi, 73. ayet. قَالَ لَا تُؤَاخِذْنِى بِمَا نَسِيتُ وَلَا تُرْهِقْنِى مِنْ أَمْرِى عُسْرًا

ḳâle lâ tüâḫiẕnî bimâ nesîtü velâ türhiḳnî min emrî `usrâ.

Diyanet İşleri

Musa, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 70–76 · surenin 73. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 70

    O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

  2. Kehf 71

    Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.

  3. Kehf 72

    Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.

  4. 73

    Musa, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

  5. Kehf 74

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Musa, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi.

  6. Kehf 75

    Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.

  7. Kehf 76

    Musa, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

73. Mûsâ, bu sözlerini unutarak söylediğinden şöyle demişti: “Unuttuğum bir şeyden ötürü beni azarlama ve işimde bana güçlük çıkarma!” Yani bu işimi zorlaştırma, beni hoş karşıla! Çünkü unutarak bu itirazı yaptım, o bakımdan bu ilk seferinde beni sorumlu tutma! Böylelikle Mûsâ, hem ikrarda bulunmuş, hem de mazeretini belirtmiş oluyordu. Ey Hızır! Senin, arkadaşına zorluk çıkarmaman gerekir, demişti. Hızır da onu hoş karşılamıştı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- Hızır'a şöyle dedi: Unutarak sana vermiş olduğum sözümü yerine getiremediğimden dolayı beni sorgulama! Sana arkadaşlık/eşlik etmemde beni sıkıştırma ve bana güçlük çıkarma!

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. لَا la
  3. تُؤَاخِذْنِى tu'ahizni beni kınama kök: اخذ
  4. بِمَا bima şeyden ötürü
  5. نَسِيتُ nesitu unuttuğum kök: نسي
  6. وَلَا ve la ve
  7. تُرْهِقْنِى turhikni bana çıkarma kök: رهق
  8. مِنْ min dolayı
  9. أَمْرِى emri bu işimden kök: امر
  10. عُسْرًۭا usran bir güçlük kök: عسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رهق (10 geçiş) · Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır

    "Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk."

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde…

  • Aynı kök: رهق (10 geçiş)

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar…

  • Aynı kök: رهق (10 geçiş)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  • Aynı kök: عسر (12 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: عسر (12 geçiş)

    Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) "Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma; (bu) işimden dolayı beni ağır bir şekilde kınama." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) "Bir anlığına boş bulundum diye beni azarlama ve beni yaptığım bu yanlıştan dolayı köşeye sıkıştırma!" dedi.

Muhammed Esed

(Musa:) "(Kendimi) kaybettim diye beni paylama ve beni yaptığım işten dolayı zora koşma!" dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi: "(Sözümü) unutmamdan dolayı beni paylama; işimde bana zorluk çıkarma. "

Ali Bulaç

(Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Musa: Unuttuğum şeyden dolayı beni muaheze etme; işimde bana güçlük çıkarma, dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Unuttuğum için beni azarlama ve yaptığımdan dolayı bana zorluk çıkarma!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Unuttuğum şeyden dolayı beni kınama ve bana bu işimden dolayı bir güçlük çıkarma" dedi.

Edip Yüksel

"Unuttuğum şeyden dolayı beni kınama; bu işimde bana güçlük çıkarma" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Unuttuğum şeyden dolayı beni kınama; bu işimde bana güçlük çıkarma,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Unuttuğum şeyle beni suçlama ve bu işimden dolayı bana güçlük çıkarma!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Beni dedi: unuttuğumla muahaze etme ve bana bu işimden dolayı güçlük çıkarma

Erhan Aktaş

"Unutmuş olmamdan dolayı beni kınama ve bu işimden dolayı güçlük çıkarma." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Unutmuş olmamdan dolayı beni kınama ve bu işimden dolayı güçlük çıkarma." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Unutmuş olmamdan dolayı beni kınama ve bu işimden dolayı güçlük çıkarma." dedi.

Gültekin Onan

(Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu buyrultumdan (isteğimden, tasarrufumdan, irademden) dolayı bana zorluk çıkarma" dedi.

Hasan Basri Çantay

(Musa): "Unutduğum şeyden dolayı, dedi, beni muaheze etme. Şu işimde (arkadaşlığımızda) bana güçlük yükleme".

İbni Kesir

Unuttuğum şeyden dolayı bana çıkışma, gücümün yetmediği şeyden beni sorumlu tutma, dedi.

Mehmet Alagaş

(60-82) Ve bir zaman Musa genç arkadaşına demişti ki: "Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar veya uzun bir süre geçene kadar durmam. “Denizlerin Aralarında birleştikleri yere vardıklarında balıklarını unutmuşlardı ve balık da deniz de yol almış, akıp gitmişti. Onlar geçip gittikten sonra gence, bu yolculuğumuzda çok zahmet çektik "Öğle yemeğimizi getir" dedi. "Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun? işte o zaman balığı unuttum." Ve bunu hatırlamayı bana unutturansa sadece Şeytan’dı dedi. Şaşırmış halde denize doğru yol aldı. İşte bu tamda beklediğimiz şey buydu dedi. Gerisin geri izleri üzere takip ederek döndüler. Derken, tarafımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve yanımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul u buldular. Musa ona, "Sana öğretilen yetiştirici / rüşte erdirici ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi. Dedi ki: "Senin benimle beraberliğe sabretmeye gücün / istidadın yetmez." İç yüzünü kavrayamadığın / havsalanın almadığı bir şeye n asıl sabredeceksin? Dedi ki Allah'ın istemesi ile / inşallah beni sabırlı bulacaksın , hiçbir emrinde sana karşı gelmeyeceğim, dedi ki eğer ki bana tabi olacaksan ben hatırlayıp ta bir şey anlatmadıkça bana bir şey sorma , böylece yola koyuldular, nihayetinde bir gemiye bindiler onda bir delik açtı, dedi ki onu, içindekiler boğulsun diye mi deldin? Gerçekten yaptığın büyük önemde bir şey dedi, sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma ve işimi bana zorlaştırma, Böylece tekrar yola koyuldular, nihayetinde bir oğlan çocuğa rastladılar onu öldürdü, "Saf / Temiz bir kişiyi sebepsiz yere öldürdün, gerçekten nankörce bir şey yaptın." dedi. Dedi ki sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme." Artık özrün iyice belirgin oldu , böylece tekrar yola koyuldular, bir köy halkı geldiklerinde halkından yemek istediler , b unları misafir etmekten çekindiler , nihayetinde orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, onu ayağa kaldırdı / doğrulttu , dileseydin bunun için bir ücret alırdın dedi , işte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır dedi , sana sabretmeye dayanamadığın konuların mânâlarını açıklayacağım , g emiye gelince; o, denizde çalışan yoksul kişilerindi, onların artlarında / peşlerinde her bir gemiyi gasbeden bir hükümdar / melik vardı bu nedenle gemiyi delmeyi istedim , erkek evlada gelince, onun anne babası mümin iki kişiydi , onların taşkınlık ve küf re sürüklemesinden endişe duyduk, istedik ki Rableri bu ikisine ondan daha temiz ve hayırlı birini, daha merhametli birini versin, duvara / cidara gelince, O duvar, şehirde yetim iki oğlanın idi , altında o ikisine ait altın vardı , babaları da Salih biri idi, Rabbin istedi ki ikisi de olgunluğa erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak ta altınlarını çıkarabilsinler, bunları kendimin işi olarak yapmadım, işte bu sabretmeye dayanamadıklarının yorumudur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ: “Unuttuğum için beni sorgulama ve bu işimde bana güçlük çıkarma!” dedi.

Süleyman Ateş

(Musa): "Unuttuğum şeyden ötürü beni kınama ve bana bu işimden dolayı bir güçlük çıkarma." dedi.

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Unuttuğum için beni sorumlu tutma; bu işte beni zora sokma."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Unuttuğum şeyi yüzüme vurma; işimde beni zora sokma."

Şaban Britch

Unuttuğum şeyden dolayı beni sorgulama, işimde bana güçlük çıkarma, dedi.

Şaban Piriş

-Unuttuğum şeyden dolayı beni suçlama, zor olan işimden dolayı bana süre tanı,dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi: "Unuttuğum için beni azarlama; bu yaptığımdan dolayı da bana zorluk çıkarma."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"My apologies", said Mussa, "please do not reproach me for my lapse of memory, nor impose on me an action hard to understand".

Abdul Haleem

Moses said, ‘Forgive me for forgetting. Do not make it too hard for me to follow you.’

Abdullah Yusuf Ali

Moses said: "Rebuke me not for forgetting, nor grieve me by raising difficulties in my case."

Abul A'la Maududi

Moses said: "Do not take me to task at my forgetfulness, and do not be hard on me."

Aisha Bewley

Musa said, ‘Do not take me to task because I forgot. Do not demand of me something which is too difficult.’

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "Call me not to account for what I forgot,[1] and be not hard upon me for my affair (with you)."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Do not take me to task for my forgetting, and do not be hard upon me. ’

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `Do not take me to task for what I forgot; do not be too hard on me for this lapse of mine. '

Arthur John Arberry

He said, 'Do not take me to task that I forgot, neither constrain me to do a thing too difficult. '

Bijan Moeinian

Moses said: "Forgive me having forgotten it. Please do not be hard upon me."

E. Henry Palmer

Said he, 'Rebuke me not for forgetting, and impose not on me a difficult command. '

Edip-Layth

He said, "Forgive me for what I forgot, and do not be hard upon my request with you."

George Sale

Moses said, rebuke me not, because I did forget; and impose not on me a difficulty in what I am commanded.

Hamid S. Aziz

Said he, "Did I not tell you, truly, you can never bear with me?"

Mahmoud Ghali

He said, "Do not take me to task that I forgot, nor oppress me with a command (too) difficult (for me). "

Marmaduke Pickthall

(Moses) said: Be not wroth with me that I forgot, and be not hard upon me for my fault.

Mohamed Ahmed - Samira

(Moses) said: "Do not hold me for having forgotten, and do not reprove me and make my task difficult. "

Muhammad Asad

Said [Moses]: "Take-me not to task for my having forgotten [myself], and be not hard on me on account of what I have done!"

Mustafa Khattab

Moses pleaded, "Excuse me for forgetting, and do not be hard on me."

Progressive Muslims

He said: "Forgive me for what I forgot, and do not be hard upon my request with you. "

Rashad Khalifa

He said, "I am sorry. Do not punish me for my forgetfulness; do not be too harsh with me."

Sahih International

[Moses] said, "Do not blame me for what I forgot and do not cover me in my matter with difficulty. "

Sam Gerrans

He said: “Take thou me not to task for what I forgot, nor burden thou me in my affair with difficulty.”

Shabbir Ahmed

Said Moses, "Do not rebuke me for forgetting. And be not hard on me for my fault."

Syed Vickar Ahamed

[Musa (Moses)] said: "Do not be angry with me for forgetting, nor make me sad by causing difficulties on my part. "

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "Do not hold me punishable for what I forgot, and do not make my course too difficult for me."

The Monotheist Group

He said: "Forgive me for what I forgot, and do not be hard upon my request with you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 73. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 73. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 73. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩