Kehf suresi

Kehf suresi, 63. ayet

Kehf suresi, 63. ayet. قَالَ أَرَءَيْتَ إِذْ أَوَيْنَآ إِلَى ٱلصَّخْرَةِ فَإِنِّى نَسِيتُ ٱلْحُوتَ وَمَآ أَنسَىٰنِيهُ إِلَّا ٱلشَّيْطَٰنُ أَنْ أَذْكُرَهُۥ وَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِى ٱلْبَحْرِ عَجَبًا

ḳâle era'eyte iẕ eveynâ ile-ṣṣaḫrati feinnî nesîtü-lḥût. vemâ ensânîhü ille-şşeyṭânü en eẕkürah. vetteḫaẕe sebîlehû fi-lbaḥr. `acebâ.

Diyanet İşleri

Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 60–66 · surenin 63. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 60

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  2. Kehf 61

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  3. Kehf 62

    Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.

  4. 63

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.

  5. Kehf 64

    Musa: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.

  6. Kehf 65

    Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

  7. Kehf 66

    Musa ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

63. Mûsâ yanındaki genç delikanlıya bu sözleri söyleyince o da ona şu cevabı verdi: “Gördün mü! Hani o kayanın yanında istirahate çekilmiştik ya! İşte o zaman ben balığı unutmuştum.” Yani gece vakti konakladığımız o kayayı hatırlıyor musun, işte ben orada balığı unuttum. “Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı.” Çünkü buna sebep o olmuştu. “Balık da şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.” Yani balığın denize girip orada yolunu bulması, gerçekten hayret edilecek bir şeydi. Müfessirlerin dediklerine göre balığın gittiği yer, denizdeki bir menfez, bir kanal şeklinde idi. Bu da Mûsâ ve onun beraberindeki delikanlı için şaşılacak bir şeydi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Genç de ona şöyle demişti: Gördün mü? Kayaya sığınınca ben sana balık ile ilgili neler olduğunu söylemeyi unuttum. Onu hatırlamamı unutturan da şeytandan başkası değildir. Kesinlikle balık dirildi ve şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Uşağı) dedi kök: قول
  2. أَرَءَيْتَ eraeyte gördün mü? kök: راي
  3. إِذْ iz vakit
  4. أَوَيْنَآ eveyna sığındığımız kök: اوي
  5. إِلَى ila
  6. ٱلصَّخْرَةِ s-sahrati kayaya kök: صخر
  7. فَإِنِّى feinni gerçekten ben
  8. نَسِيتُ nesitu unuttum kök: نسي
  9. ٱلْحُوتَ l-hute balığı kök: حوت
  10. وَمَآ ve ma fakat
  11. أَنسَىٰنِيهُ ensanihu bana unutturmadı kök: نسي
  12. إِلَّا illa başkası
  13. ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu şeytandan kök: شطن
  14. أَنْ en
  15. أَذْكُرَهُۥ ۚ ezkurahu onu söylememi kök: ذكر
  16. وَٱتَّخَذَ vettehaze ve tuttu kök: اخذ
  17. سَبِيلَهُۥ sebilehu yolunu kök: سبل
  18. فِى fi içinde
  19. ٱلْبَحْرِ l-behri denizin kök: بحر
  20. عَجَبًۭا aceben şaşılacak biçimde kök: عجب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حوت (5 geçiş) · Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  • Aynı kök: حوت (5 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil…

  • Aynı kök: صخر (3 geçiş)

    (Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da…

  • Aynı kök: صخر (3 geçiş)

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa…

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o,…

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın…

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Musa, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Genç) "Gördün mü (bak şu işe)! Kayaya sığındığımız sırada balığı(n denize düştüğünü söylemeyi) unutmuşum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı." demişti: O (balık), şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.

Mustafa İslamoğlu

"Bak şu işe" dedi o, "hani dibinde dinlendiğimiz kaya vardı ya, işte orada balığı unutmuşum; bunu söylemeyi bana unutturan da Şeytan'dan başkası olamaz: ama o (balık), şaşırtıcı bir biçimde kendi yoluna koyulup gözden kaybolmuştu!"

Muhammed Esed

(Yardımcısı): "Olacak şey mi, bu" dedi, "O kayanın yanında dinlenmek için durduğumuzda, nasıl olduysa, balığı unutmuşum. Bunu olsa olsa bana Şeytan unutturmuş olacak! Tuhaf şey, nasıl da yol bulup suya ulaştı!"

Ahmed Hulusi

(Musa'nın hizmetlisi): "Gördün mü?" dedi, "Kayanın yanındayken o balığı unuttum ben. . . Onu sana hatırlatmamı şeytan unutturdu! O (balık) acayip bir şekilde (canlanıp) denize daldı gitti!"

Ali Bulaç

(Genç yardımcısı) dedi ki: "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı Şeytan'dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu."

Ali Özek ve heyeti

(Genç adam:) Gördün mü! dedi, kayaya sığındığımız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı. O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.

Ali Rıza Safa

"Gördün mü?" dedi; "Kayaya sığındığımızda balığı unuttum. Onu bana unutturan, şeytandan başkası değil. Üstelik denizde yolunu buldu; şaşılacak şey!"

Bayraktar Bayraklı

Genç adamı, "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, balığı orada unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytan unutturdu. Balık, şaşılacak şekilde denizde yolunu bulup gitti" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki: "Bak gördün mü, o kayalığa vardığımızda balığı unuttum. Onu bana sapkın unutturdu ve böylece denizde yolunu tutup gitti. Ne kadar da ilginç!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki: 'Bak gördün mü, o kayalığa vardığımızda balığı unuttum. Onu bana şeytan unutturdu ve böylece denizde yolunu tutup gitti. Ne kadar da ilginç!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Genç: "Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unuttum; onu hatırlamamı muhakkak şeytan unutturdu. O şaşılacak bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştur."

Elmalılı Hamdi Yazır

Gördünmü? dedi: kayaya sığındığımız vakıt doğrusu ben balığı unuttum, ve bana onu söylememi her halde Şeytan unutturdu, o acayib bir surette denizdeki yolunu tutmuştu

Erhan Aktaş

"Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben hutu dipnot 1 unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Balığı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben hutu dipnot 1 unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Balığı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben balığı unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu."

Gültekin Onan

(Genç yardımcısı) dedi ki: "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı Şeytan'dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu."

Hasan Basri Çantay

(Gene): "Gördün mü, dedi, kayaya sığındığımız vakit ben balığı unutmuşum. Onu söylememi bana şeytandan başkası unutdurmadı. O, şaşılacak bir suretde deniz (e atıldı), yolunu tutub gitdi".

İbni Kesir

Bak sen, kayalığa vardığımızda balığı unutmuşum. Şeytandan başkası unutturmadı onu bana. Şaşılacak şekilde o, denizi boylayıvermiş, dedi.

Mehmet Alagaş

(60-82) Ve bir zaman Musa genç arkadaşına demişti ki: "Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar veya uzun bir süre geçene kadar durmam. “Denizlerin Aralarında birleştikleri yere vardıklarında balıklarını unutmuşlardı ve balık da deniz de yol almış, akıp gitmişti. Onlar geçip gittikten sonra gence, bu yolculuğumuzda çok zahmet çektik "Öğle yemeğimizi getir" dedi. "Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun? işte o zaman balığı unuttum." Ve bunu hatırlamayı bana unutturansa sadece Şeytan’dı dedi. Şaşırmış halde denize doğru yol aldı. İşte bu tamda beklediğimiz şey buydu dedi. Gerisin geri izleri üzere takip ederek döndüler. Derken, tarafımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve yanımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul u buldular. Musa ona, "Sana öğretilen yetiştirici / rüşte erdirici ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi. Dedi ki: "Senin benimle beraberliğe sabretmeye gücün / istidadın yetmez." İç yüzünü kavrayamadığın / havsalanın almadığı bir şeye n asıl sabredeceksin? Dedi ki Allah'ın istemesi ile / inşallah beni sabırlı bulacaksın , hiçbir emrinde sana karşı gelmeyeceğim, dedi ki eğer ki bana tabi olacaksan ben hatırlayıp ta bir şey anlatmadıkça bana bir şey sorma , böylece yola koyuldular, nihayetinde bir gemiye bindiler onda bir delik açtı, dedi ki onu, içindekiler boğulsun diye mi deldin? Gerçekten yaptığın büyük önemde bir şey dedi, sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma ve işimi bana zorlaştırma, Böylece tekrar yola koyuldular, nihayetinde bir oğlan çocuğa rastladılar onu öldürdü, "Saf / Temiz bir kişiyi sebepsiz yere öldürdün, gerçekten nankörce bir şey yaptın." dedi. Dedi ki sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme." Artık özrün iyice belirgin oldu , böylece tekrar yola koyuldular, bir köy halkı geldiklerinde halkından yemek istediler , b unları misafir etmekten çekindiler , nihayetinde orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, onu ayağa kaldırdı / doğrulttu , dileseydin bunun için bir ücret alırdın dedi , işte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır dedi , sana sabretmeye dayanamadığın konuların mânâlarını açıklayacağım , g emiye gelince; o, denizde çalışan yoksul kişilerindi, onların artlarında / peşlerinde her bir gemiyi gasbeden bir hükümdar / melik vardı bu nedenle gemiyi delmeyi istedim , erkek evlada gelince, onun anne babası mümin iki kişiydi , onların taşkınlık ve küf re sürüklemesinden endişe duyduk, istedik ki Rableri bu ikisine ondan daha temiz ve hayırlı birini, daha merhametli birini versin, duvara / cidara gelince, O duvar, şehirde yetim iki oğlanın idi , altında o ikisine ait altın vardı , babaları da Salih biri idi, Rabbin istedi ki ikisi de olgunluğa erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak ta altınlarını çıkarabilsinler, bunları kendimin işi olarak yapmadım, işte bu sabretmeye dayanamadıklarının yorumudur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Genç, “Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak Şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.” dedi.

Süleyman Ateş

(Uşağı): "Gördün mü, dedi, kayaya sığındığımız vakit balığı unuttum. Onu söylememi, bana ancak şeytan unutturdu. (Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!

Süleymaniye Vakfı

Genç dedi ki: "Gördün mü bak; o kayada dinlendiğimizde balığı unutmuştum! Bunu söylememi bana unutturan, şeytandan başkası değildir. Balık şaşırtıcı bir şekilde denize doğru bir yol bulmuştu."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Delikanlı dedi ki "Bakın şu işe; kayada barındığımızda balığı unutmuştum. Onu aklımdan çıkarmama sebep olan ve bana unutturan Şeytandan başkası değildir. Balık da tuhaf bir şekilde denize doğru yol alıp gitti. (Ama bunu sana söylemedim.)"

Şaban Britch

Gördün mü, kayalığa sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu bana Şeytandan başkası unutturmadı. Şaşılacak şekilde o, denizde yol aldı, demişti.

Şaban Piriş

-Gördün mü, kayalığa sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu bana Şeytandan başkası unutturmadı. Şaşılacak şekilde o, denizde yol aldı, demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Genç adam dedi: "Bak sen şu işe, hani kayaya sığınmıştık ya, işte o sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana unutturan, şeytandan başkası değildi. Balık, denizin içinde acaip bir biçimde yolunu tuttu."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Do you remember the rock", asked the attendant, "to which we resorted on the way" "I had forgotten all about the fish and this was a lapse of memory effectuated by AL-Shaytan who made me forget to mention it to you. It mysteriously found its way to the sea in a most astonishing manner".

Abdul Haleem

and [the servant] said, ‘Remember when we were resting by the rock? I forgot the fish- Satan made me forget to pay attention to it- and it [must have] made its way into the sea.’ ‘How strange!’

Abdullah Yusuf Ali

He replied: "Sawest thou (what happened) when we betook ourselves to the rock? I did indeed forget (about) the Fish: none but Satan made me forget to tell (you) about it: it took its course through the sea in a marvellous way!"

Abul A'la Maududi

The servant said: "Did you see what happened? When we betook ourselves to the rock to take rest, I forgot the fish — and it is only Satan who caused me to forget to mention it to you — so that it made its way into the sea in a strange manner."

Aisha Bewley

He said, ‘Do you see what has happened? When we went to find shelter at the rock, I forgot the fish. No one made me forget to remember it except Shaytan. It found its way into the sea in an amazing way.’

Al-Hilali & Khan

He said: "Do you remember when we betook ourselves to the rock? I indeed forgot the fish; none but Shaitân (Satan) made me forget to remember it. It took its course into the sea in a strange (way)!"

Ali Quli Qarai

He said, ‘Did you see?! When we took shelter at the rock, indeed I forgot about the fish —and none but Satan made me forget to mention it!— and it made its way into the sea in an amazing manner!’

Amatul Rahman Omar

He (- the young comrade) replied, `Did you see (what happened) when we betook ourselves to the rock for shelter, I forgot (all about) the fish; and none but satan made me forget to mention this (to you) and behold! it made its way into the river. What a wonder (that I should thus forget)!

Arthur John Arberry

He said, 'What thinkest thou? When we took refuge in the rock, then I forgot the fish-and it was Satan himself that made me forget it so that I should not remember it -- and so it took its way into the sea in a manner marvellous. '

Bijan Moeinian

The young man replied: "Something strange happened when we took a break back there by the rock. The Satan made me to forget looking after the fish and it should have strangely jumped into the water.

E. Henry Palmer

Said he, 'What thinkest thou? when we resorted to the rock, then, verily, I forgot the fish, but it was only Satan who made me forget it, lest I should remember it; and it took its way in the set wondrously!'

Edip-Layth

He said, "Do you remember when we rested upon the rock? I forgot the fish, and it was the devil that made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"

George Sale

His servant answered, dost thou know what has befallen me? When we took up our lodging at the rock, verily I forgot the fish: And none made me to forget it, except Satan, that I should not remind thee of it. And the fish took its way in the sea, in a wonderful manner.

Hamid S. Aziz

And when they had gone further, he said to his servant, "Bring us our breakfast, for we have suffered much fatigue on this journey. "

Mahmoud Ghali

He said, "Have you seen (that) as we sought our abode on the rock, then surely I forgot the whale (Or: large fish) and in no way did anything make me forget it except Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) so that I should not remember it, and it took its way into the sea in a wondrous (manner)."

Marmaduke Pickthall

He said: Didst thou see, when we took refuge on the rock, and I forgot the fish - and none but Satan caused me to forget to mention it - it took its way into the waters by a marvel.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "You see, I forgot the fish on the rock where we had stopped. Only Satan made me forget to mention this; but the wonder is the fish escaped to the sea."

Muhammad Asad

Said [the servant]: "Wouldst thou believe it? When we betook ourselves to that rock for a rest, behold, I forgot about the fish-and none but Satan made me thus forget it - and it took its way into the sea! How strange!"

Mustafa Khattab

He replied, "Do you remember when we rested by the rock? ˹That is when˺ I forgot the fish. None made me forget to mention this except Satan. And the fish made its way into the sea miraculously."[1]

Progressive Muslims

He said: "Do you remember when we rested upon the rock I forgot the fish, and it was the devil that made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"

Rashad Khalifa

He said, "Remember when we sat by the rock back there? I paid no attention to the fish. It was the devil who made me forget it, and it found its way back to the river, strangely."

Sahih International

He said, "Did you see when we retired to the rock? Indeed, I forgot [there] the fish. And none made me forget it except Satan - that I should mention it. And it took its course into the sea amazingly".

Sam Gerrans

Said he: “Hast thou considered? When we took shelter at the rock, then I forgot the fish — and there caused me to forget it only the satan, lest I should remember it — and it took its path into the sea, amazingly.”

Shabbir Ahmed

Said his friend, "Would you believe it? When we rested at the rock, I forgot about the fish and none but Satan, my wandering thoughts, made me forget it. And it took its way into the sea. How strange!

Syed Vickar Ahamed

He replied: "Do you remember (what happened) when we took ourselves to the rock? Truly, I did forget the fish: None but Satan made me forget to tell (you) about it: It made its way through the sea in a marvelous way!"

Taqi Usmani

He said, "You see, when we stayed at the rock, I forgot the fish. It was none but Satan who made me forget it to tell you about it - and it made its way into the sea in an amazing manner."

The Monotheist Group

He said: "Do you remember when we rested upon the rock? I forgot the fish, and it was the devil who made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 63. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 63. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 63. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩