Kehf suresi

Kehf suresi, 66. ayet

Kehf suresi, 66. ayet. قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰ هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَىٰٓ أَن تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا

ḳâle lehû mûsâ hel ettebi`uke `alâ en tü`allimeni mimmâ `ullimte ruşdâ.

Diyanet İşleri

Musa ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 63–69 · surenin 66. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 63

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.

  2. Kehf 64

    Musa: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.

  3. Kehf 65

    Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

  4. 66

    Musa ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.

  5. Kehf 67

    Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."

  6. Kehf 68

    "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"

  7. Kehf 69

    Musa, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

66. Mûsâ, bu kul ile bir araya gelince ona edeb çerçevesinde, istişare üslubu ile ve maksadını bildirmek üzere şöyle dedi: “Sana öğretilen ilimden bana, yol gösterici bir şeyler öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?” Yani Yüce Allah’ın sana öğretmiş olduğu ilimden bana doğruyu gösterecek ve benim kendisi vasıtasıyla belli meseleler hakkında hakkı bileceğim bilgileri bana öğretmen için sana uyabilir miyim? Yüce Allah, Hızır’a Mûsâ aleyhisselam’a dahi gizli kalabilen pek çok şeyin iç yüzlerine muttali olmasını sağlayacak türden bir ilham ve kerâmet ihsan etmişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa ona tevazuyla ve nezaketle şöyle demişti: Yüce Allah'ın sana öğrettiği ki, o hakka erdiren ilimdir. O ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. لَهُۥ lehu ona
  3. مُوسَىٰ musa Musa
  4. هَلْ hel
  5. أَتَّبِعُكَ ettebiuke sana tabi olabilir miyim? kök: تبع
  6. عَلَىٰٓ ala üzere
  7. أَن en
  8. تُعَلِّمَنِ tuallimeni bana da öğretmen için kök: علم
  9. مِمَّا mimma şeyden
  10. عُلِّمْتَ ullimte sana öğretilen kök: علم
  11. رُشْدًۭا ruşden bir bilgi kök: رشد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    (96-97) Andolsun, biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    O inanan kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim."

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde,…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) ona "Doğruyu bulmak üzere sana öğretilenden bana da öğretmen için sana uyabilir miyim?" demişti.

Mustafa İslamoğlu

Musa ona dedi ki: "Doğruyu bulma konusunda sana öğretilen bilgiden bana da öğretmen için seni izleyebilir miyim?"

Muhammed Esed

Musa ona: "Neyin doğru olduğu konusunda sana verilen bilgiden bana da öğretmen için senin peşinden gelebilir miyim?" dedi.

Ahmed Hulusi

Musa Ona dedi: "Sende açığa çıkarılan ilimden bana öğretmen için, sana tabi olmak isterim!"

Ali Bulaç

Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"

Ali Özek ve heyeti

Musa ona: Sana öğretilenden, bana, doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tâbi olayım mı? dedi.

Ali Rıza Safa

Musa, Ona, şöyle dedi: "Doğruya erişmek amacıyla, sana öğretilenden bana da öğretmen için seni izleyebilir miyim?"

Bayraktar Bayraklı

Musa ona, "Sana öğretilmiş olan yol gösterici ilimden bana öğretmen için seninle gelebilir miyim?" dedi.

Edip Yüksel

Musa ona, "Sana öğretilenden, aydınlatıcı prensipleri bana öğretmen için seni izleyebilir miyim" deyince,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa ona, 'Sana öğretilenden, aydınlatıcı prensipleri bana öğretmen için seni izleyebilir miyim,' deyince,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa ona: "Sana öğretilen ilimden bana da öğretmen şartıyla sana tabi olabilir miyim" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Musa, ona öğretildiğin ılimden bana bir rüşd öğretmen şartiyle sana ittiba edebilirmiyim? dedi

Erhan Aktaş

Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Gültekin Onan

Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"

Hasan Basri Çantay

Musa ona: "Sana, doğru yol olarak öğretilen ilimden bana da öğretmen için sana tabi' olayım mı?" dedi.

İbni Kesir

Musa ona: Sana öğretilen ilimden bana öğretmen için, peşinden geleyim mi? dedi.

Mehmet Alagaş

(60-82) Ve bir zaman Musa genç arkadaşına demişti ki: "Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar veya uzun bir süre geçene kadar durmam. “Denizlerin Aralarında birleştikleri yere vardıklarında balıklarını unutmuşlardı ve balık da deniz de yol almış, akıp gitmişti. Onlar geçip gittikten sonra gence, bu yolculuğumuzda çok zahmet çektik "Öğle yemeğimizi getir" dedi. "Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun? işte o zaman balığı unuttum." Ve bunu hatırlamayı bana unutturansa sadece Şeytan’dı dedi. Şaşırmış halde denize doğru yol aldı. İşte bu tamda beklediğimiz şey buydu dedi. Gerisin geri izleri üzere takip ederek döndüler. Derken, tarafımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve yanımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul u buldular. Musa ona, "Sana öğretilen yetiştirici / rüşte erdirici ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi. Dedi ki: "Senin benimle beraberliğe sabretmeye gücün / istidadın yetmez." İç yüzünü kavrayamadığın / havsalanın almadığı bir şeye n asıl sabredeceksin? Dedi ki Allah'ın istemesi ile / inşallah beni sabırlı bulacaksın , hiçbir emrinde sana karşı gelmeyeceğim, dedi ki eğer ki bana tabi olacaksan ben hatırlayıp ta bir şey anlatmadıkça bana bir şey sorma , böylece yola koyuldular, nihayetinde bir gemiye bindiler onda bir delik açtı, dedi ki onu, içindekiler boğulsun diye mi deldin? Gerçekten yaptığın büyük önemde bir şey dedi, sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma ve işimi bana zorlaştırma, Böylece tekrar yola koyuldular, nihayetinde bir oğlan çocuğa rastladılar onu öldürdü, "Saf / Temiz bir kişiyi sebepsiz yere öldürdün, gerçekten nankörce bir şey yaptın." dedi. Dedi ki sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme." Artık özrün iyice belirgin oldu , böylece tekrar yola koyuldular, bir köy halkı geldiklerinde halkından yemek istediler , b unları misafir etmekten çekindiler , nihayetinde orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, onu ayağa kaldırdı / doğrulttu , dileseydin bunun için bir ücret alırdın dedi , işte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır dedi , sana sabretmeye dayanamadığın konuların mânâlarını açıklayacağım , g emiye gelince; o, denizde çalışan yoksul kişilerindi, onların artlarında / peşlerinde her bir gemiyi gasbeden bir hükümdar / melik vardı bu nedenle gemiyi delmeyi istedim , erkek evlada gelince, onun anne babası mümin iki kişiydi , onların taşkınlık ve küf re sürüklemesinden endişe duyduk, istedik ki Rableri bu ikisine ondan daha temiz ve hayırlı birini, daha merhametli birini versin, duvara / cidara gelince, O duvar, şehirde yetim iki oğlanın idi , altında o ikisine ait altın vardı , babaları da Salih biri idi, Rabbin istedi ki ikisi de olgunluğa erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak ta altınlarını çıkarabilsinler, bunları kendimin işi olarak yapmadım, işte bu sabretmeye dayanamadıklarının yorumudur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ ona: “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.

Süleyman Ateş

Musa ona: "Sana öğretilenden, bana da bir bilgi öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Musa ona dedi ki: "Sana öğretilenlerden, beni olgunlaştıracak şeyler öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Sana öğretilen doğruya ulaştıran bilgiden bana öğretmen için senin yanında kalsam olmaz mı?"

Şaban Britch

Musa o kula: Sana doğru yolu bulmak için sana öğretilen ilimden bana da öğretmen için sana tabi olayım mı? dedi.

Şaban Piriş

Musa o kula: -Sana öğretilen ilimden bana öğretmen için senin peşinden gelebilir miyim? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa ona dedi ki: "Sana öğretilenden bana da bir olgunluk/bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Mussa asked him: "May I follow you with the provision that you agree to impart to me of the knowledge imparted to you for the good of the wide circle of the all!"

Abdul Haleem

Moses said to him, ‘May I follow you so that you can teach me some of the right guidance you have been taught?’

Abdullah Yusuf Ali

Moses said to him: "May I follow thee, on the footing that thou teach me something of the (Higher) Truth which thou hast been taught?"

Abul A'la Maududi

Moses said to him: "May l follow you that you may teach me something of the wisdom which you have been taught?"

Aisha Bewley

Musa said to him, ‘May I follow you on condition that you teach me some of the right guidance you have been taught?’

Al-Hilali & Khan

Mûsâ (Moses) said to him (Khidr): "May I follow you so that you teach me something of that knowledge (guidance and true path) which you have been taught (by Allâh)?"

Ali Quli Qarai

Moses said to him, ‘May I follow you for the purpose that you teach me some of the probity you have been taught?’

Amatul Rahman Omar

Moses said to him, `May I follow you so that you may teach me (some of) the ways of rectitude which you have been taught?'

Arthur John Arberry

Moses said to him, 'Shall I follow thee so that thou teachest me, of what thou hast been taught, right judgment. '

Bijan Moeinian

Muses said to the man: "May I follow you so that you may teach me some of the wisdom that God has blessed you with?"

E. Henry Palmer

Said Moses to him, 'Shall I follow thee, so that thou mayest teach me, from what thou hast been taught, the right way?'

Edip-Layth

Moses said to him: "Can I follow you so that you will teach me from the guidance you have been taught?"

George Sale

And Moses said unto him, shall I follow thee, that thou mayest teach me part of that which thou hast been taught, for a direction unto me?

Hamid S. Aziz

Then they found a servant of Ours, to whom We had given mercy from Ourselves, and had taught him knowledge from Our Presence.

Mahmoud Ghali

Mûsa (Moses) said to him, "Shall I closely follow you on condition that you teach me of what you have been taught, right mindedness?"

Marmaduke Pickthall

Moses said unto him: May I follow thee, to the end that thou mayst teach me right conduct of that which thou hast been taught?

Mohamed Ahmed - Samira

Moses said to him: "May I attend upon you that you may instruct me in the knowledge you have been taught of the right way?"

Muhammad Asad

Moses said unto him: "May I follow thee on the understanding that thou wilt impart to me something of that consciousness of what is right which has been imparted to thee?"

Mustafa Khattab

Moses said to him, "May I follow you, provided that you teach me some of the right guidance you have been taught?"

Progressive Muslims

Moses said to him: "Can I follow you so that you will teach me from the guidance you have been taught"

Rashad Khalifa

Moses said to him, "Can I follow you, that you may teach me some of the knowledge and the guidance bestowed upon you?"

Sahih International

Moses said to him, "May I follow you on [the condition] that you teach me from what you have been taught of sound judgement?"

Sam Gerrans

Moses said to him: “Shall I follow thee, that thou teach me something of what thou hast been taught of sound judgment?”

Shabbir Ahmed

Moses (in his contemplation) said to the man, "May I follow you that you may teach me some of the knowledge and guidance which you have been taught?"

Syed Vickar Ahamed

Musa (Moses) said to him (the wise man, Khidr): "May I follow you, with the intention that you may teach me something of the (greater) Truth which you have been taught (by Allah)?"

Taqi Usmani

Mūsā said to him, "May I have your company so that you teach me some of the rightful knowledge you have been given."

The Monotheist Group

Moses said to him: "Can I follow you so that you will teach me from the guidance you have been taught?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩