Kehf suresi

Kehf suresi, 69. ayet

Kehf suresi, 69. ayet. قَالَ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ صَابِرًا وَلَآ أَعْصِى لَكَ أَمْرًا

ḳâle setecidünî in şâe-llâhü ṣâbirav velâ a`ṣî leke emrâ.

Diyanet İşleri

Musa, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 66–72 · surenin 69. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 66

    Musa ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.

  2. Kehf 67

    Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."

  3. Kehf 68

    "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"

  4. 69

    Musa, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

  5. Kehf 70

    O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

  6. Kehf 71

    Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.

  7. Kehf 72

    Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

69. Bunun üzerine Mûsâ şöyle dedi: “İnşaallah, beni sabırlı bulacaksın ve hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim.” Bu ifadeleriyle Mûsâ, kendisiyle sınanacağı hususlar ortaya çıkmadan önce azmedip karar vermiştir. Halbuki karar vermek ayrı bir şeydir, sabır göstermek ayrı bir şey. Bu yüzden de Mûsâ işler ortaya çıkınca sabır ve tahammül gösteremedi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa Hızır'a şöyle demişti: Beni senden gördüğüm işlere karşı sabreden ve sana itaat etmeye devam eden bir kimse olarak bulacaksın. Bana emrettiğin herhangi bir şeye karşı gelmeyeceğim.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. سَتَجِدُنِىٓ seteciduni beni bulursun kök: وجد
  3. إِن in eğer
  4. شَآءَ şa'e dilerse kök: شيا
  5. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  6. صَابِرًۭا sabiran sabredici kök: صبر
  7. وَلَآ ve la ve
  8. أَعْصِى ea'si karşı gelmem kök: عصي
  9. لَكَ leke senin
  10. أَمْرًۭا emran emrine kök: امر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi.…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Şöyle dedik: "Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma." Gerçekten biz Eyyub'u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O,…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) "İnşallah sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmeyeceğim." demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Musa'nın burada verdiği sözde duramamasının nedenini bir insan olarak onun psikolojik yapısına bağlamak gerekiyor, yoksa onun mutlak isyanına değil. Yani insanoğlu yaratılışı gereği ilk defa karşılaştığı şeylere karşı bir irkilme yaşar ve onların iç yüzünü öğrenme konusunda sabır gösteremeyebilir. Kaldı ki Hz. Musa, ilk olay sonunda konuşunca önceki sözünü unuttuğunu, bu nedenle sözünde duramadığını, unutma nedeniyle de sorumlu tutulmamasını istemektedir. Yani Hz. Musa'nın bu ilk olayında bir kasıt yok, tamamen her insanda olabilen bir unutma durumu devreye girmiştir. Bunda kınanacak bir şey olmadığı gibi yalan veya isyan diye isimlendirilebilecek bir husus da yoktur.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) "İnşaallah beni dirençli biri olarak bulacaksın!" dedi ve ekledi: "Ben senin hiçbir emrine karşı gelmeyeceğim."

Muhammed Esed

(Musa:) "Allah dilerse, beni sabırlı biri olarak bulacaksın" dedi, "ve ben hiçbir konuda sana uyumsuzluk göstermeyeceğim!"

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi: "İnşaAllah beni sabreder bulacaksın; herhangi bir işinde sana itiraz etmem. "

Ali Bulaç

"İnşaallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Musa: İnşaallah dedi, sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Allah dilerse, beni dirençli bulacaksın. Çünkü hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, "İnşaallah benim sabırlı olduğumu ve sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğimi görürsün" dedi.

Edip Yüksel

Dedi: "ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın; sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğim."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi: 'ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın; sana hiç bir işte karşı gelmeyeceğim.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "İnşallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmem." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnşaallah dedi: beni sabırlı bulacaksın ve senin hiç bir emrine ası olmam

Erhan Aktaş

"İnşaallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı çıkmayacağım." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İnşaallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı çıkmayacağım." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İnşaallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı çıkmayacağım." dedi.

Gültekin Onan

(Musa:) "İnşallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir buyrukta sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

Hasan Basri Çantay

O da: "Allah dilerse beni sabredici bulacaksın, sana hiç bir işde karşı gelmeyeceğim" dedi.

İbni Kesir

O da: İnşallah sabrettiğimi göreceksin, sana hiç bir işte karşı gelmeyeceğim, dedi.

Mehmet Alagaş

(60-82) Ve bir zaman Musa genç arkadaşına demişti ki: "Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar veya uzun bir süre geçene kadar durmam. “Denizlerin Aralarında birleştikleri yere vardıklarında balıklarını unutmuşlardı ve balık da deniz de yol almış, akıp gitmişti. Onlar geçip gittikten sonra gence, bu yolculuğumuzda çok zahmet çektik "Öğle yemeğimizi getir" dedi. "Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun? işte o zaman balığı unuttum." Ve bunu hatırlamayı bana unutturansa sadece Şeytan’dı dedi. Şaşırmış halde denize doğru yol aldı. İşte bu tamda beklediğimiz şey buydu dedi. Gerisin geri izleri üzere takip ederek döndüler. Derken, tarafımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve yanımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul u buldular. Musa ona, "Sana öğretilen yetiştirici / rüşte erdirici ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi. Dedi ki: "Senin benimle beraberliğe sabretmeye gücün / istidadın yetmez." İç yüzünü kavrayamadığın / havsalanın almadığı bir şeye n asıl sabredeceksin? Dedi ki Allah'ın istemesi ile / inşallah beni sabırlı bulacaksın , hiçbir emrinde sana karşı gelmeyeceğim, dedi ki eğer ki bana tabi olacaksan ben hatırlayıp ta bir şey anlatmadıkça bana bir şey sorma , böylece yola koyuldular, nihayetinde bir gemiye bindiler onda bir delik açtı, dedi ki onu, içindekiler boğulsun diye mi deldin? Gerçekten yaptığın büyük önemde bir şey dedi, sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma ve işimi bana zorlaştırma, Böylece tekrar yola koyuldular, nihayetinde bir oğlan çocuğa rastladılar onu öldürdü, "Saf / Temiz bir kişiyi sebepsiz yere öldürdün, gerçekten nankörce bir şey yaptın." dedi. Dedi ki sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme." Artık özrün iyice belirgin oldu , böylece tekrar yola koyuldular, bir köy halkı geldiklerinde halkından yemek istediler , b unları misafir etmekten çekindiler , nihayetinde orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, onu ayağa kaldırdı / doğrulttu , dileseydin bunun için bir ücret alırdın dedi , işte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır dedi , sana sabretmeye dayanamadığın konuların mânâlarını açıklayacağım , g emiye gelince; o, denizde çalışan yoksul kişilerindi, onların artlarında / peşlerinde her bir gemiyi gasbeden bir hükümdar / melik vardı bu nedenle gemiyi delmeyi istedim , erkek evlada gelince, onun anne babası mümin iki kişiydi , onların taşkınlık ve küf re sürüklemesinden endişe duyduk, istedik ki Rableri bu ikisine ondan daha temiz ve hayırlı birini, daha merhametli birini versin, duvara / cidara gelince, O duvar, şehirde yetim iki oğlanın idi , altında o ikisine ait altın vardı , babaları da Salih biri idi, Rabbin istedi ki ikisi de olgunluğa erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak ta altınlarını çıkarabilsinler, bunları kendimin işi olarak yapmadım, işte bu sabretmeye dayanamadıklarının yorumudur.

Rowwad Tercüme Merkezi

"İnşallah, beni sabırlı olarak bulacaksın ve senin emrine karşı gelmeyeceğim." dedi.

Süleyman Ateş

(Musa): "İnşaallah, dedi, beni sabredici bulursun, senin emrine karşı gelmem."

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "İnşaallah sabırlı olduğumu göreceksin, hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Allah izin verirse dayandığımı göreceksin, hiçbir işte sana karşı çıkmayacağım dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    إن شاء  Araf 7/188'in dipnotu.

Şaban Britch

İnşallah, beni sabırlı olarak bulacaksın ve senin emrine karşı gelmeyeceğim, dedi.

Şaban Piriş

-İnşallah, benim sabırlı olduğumu göreceksin ve senin emrine karşı gelmeyeceğim, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi ki: "Allah dilerse beni sabırlı bulacaksın; hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"But you will find me, Allah willing", said Mussa, "forbearing and will not disobey any of your instructions".

Abdul Haleem

Moses said, ‘God willing, you will find me patient. I will not disobey you in any way.’

Abdullah Yusuf Ali

Moses said: "Thou wilt find me, if Allah so will, (truly) patient: nor shall I disobey thee in aught."

Abul A'la Maududi

Moses replied: "You shall find me, if Allah wills, patient; and I shall not disobey you in anything."

Aisha Bewley

Musa said, ‘You will find me patient, if Allah wills, and I will not disobey you in any matter. ’

Al-Hilali & Khan

Mûsâ (Moses) said: "If Allâh wills, you will find me patient, and I will not disobey you in aught."

Ali Quli Qarai

He said, ‘You will find me, God willing, to be patient, and I will not disobey you in any matter. ’

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `You will find me patient, God willing, and I shall not disobey you in any matter. '

Arthur John Arberry

He said, 'Yet thou shalt find me, if God will, patient; and I shall not rebel against thee in anything. '

Bijan Moeinian

Moses replied: " Please indulge me. God willing I will be patient and will not disobey you."

E. Henry Palmer

He said, 'Thou wilt find me, if God will, patient; nor will I rebel against thy bidding. '

Edip-Layth

He said, "You will find me, God willing, to be patient. I will not disobey any command of yours."

George Sale

Moses replied, thou shalt find me patient, if God please; neither will I be disobedient unto thee in any thing.

Hamid S. Aziz

How can you be patient about what you can compass no knowledge (you cannot understand)?"

Mahmoud Ghali

He said, "You will find me, in case Allah (so) decides, patient; and I will not disobey you in any command (of yours). "

Marmaduke Pickthall

He said: Allah willing, thou shalt find me patient and I shall not in aught gainsay thee.

Mohamed Ahmed - Samira

"You will find me patient if God wills, " said Moses; "and I will not disobey you in any thing. "

Muhammad Asad

Replied [Moses]: "Thou wilt find me patient, if God so wills; and I shall not disobey thee in anything!"

Mustafa Khattab

Moses assured ˹him˺, "You will find me patient, Allah willing, and I will not disobey any of your orders."

Progressive Muslims

He said: "You will find me, God willing, to be patient. And I will not disobey any command of yours."

Rashad Khalifa

He said, "You will find me, GOD willing, patient. I will not disobey any command you give me."

Sahih International

[Moses] said, "You will find me, if Allah wills, patient, and I will not disobey you in [any] order. "

Sam Gerrans

He said: “Thou wilt find me, if God wills, patient; and I will not disobey thee in any matter.”

Shabbir Ahmed

Moses said, "God willing, you will find me patient and I will not disobey you. "

Syed Vickar Ahamed

[Musa (Moses)] said: "You will find me (really) patient: If Allah so wishes, and I will not disobey you even a little. "

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "You will find me patient, if Allah wills, and I shall not disobey any order from you."

The Monotheist Group

He said: "You will find me, God willing, to be patient. And I will not disobey any command of yours."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 69. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 69. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 69. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩