Kehf suresi

Kehf suresi, 68. ayet

Kehf suresi, 68. ayet. وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلَىٰ مَا لَمْ تُحِطْ بِهِۦ خُبْرًا

vekeyfe taṣbiru `alâ mâ lem tüḥiṭ bihî ḫubrâ.

Diyanet İşleri

"İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 65–71 · surenin 68. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 65

    Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

  2. Kehf 66

    Musa ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.

  3. Kehf 67

    Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."

  4. 68

    "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"

  5. Kehf 69

    Musa, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

  6. Kehf 70

    O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

  7. Kehf 71

    Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

68. “İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredeceksin ki?” Yani iç yüzünü de zahirini de kavrayamadığın, ondan maksadın ve akibetinin ne olduğunu bilemediğin bir işe nasıl sabreder ve tahammül gösterebilirsin?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İç yüzünü ve doğruluğunu bilemediğin fiilleri gördüğünde nasıl sabredersin? Çünkü sen onlar hakkında kendi ilminin ulaştığı kadarıyla hükmedersin.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَيْفَ ve keyfe ve nasıl? kök: كيف
  2. تَصْبِرُ tesbiru dayanabilirsin kök: صبر
  3. عَلَىٰ ala
  4. مَا ma bir şeye
  5. لَمْ lem
  6. تُحِطْ tuhit kavrayamadığın kök: حوط
  7. بِهِۦ bihi onu
  8. خُبْرًۭا hubran haberdar edilerek kök: خبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Musa, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İç yüzünü) kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredeceksin?" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada Hz. Musa'nın sabırlı olamayacağı bilinmesine rağmen, bir eğitim ilkesi olarak insanlara fırsat tanımanın gerekliliği vurgulanmış olmaktadır. Bu pasajda ele alınan üç imtihan konusuna bakıldığında bu olayların birer gizem içerdiği özellikle kul/melek tarafından bilinmesine rağmen, insanlara "senin buna gücün yok; sen buna dayanamazsın" deyip "onlara fırsat verilmemesi" yolu tercih edilmemiş, aksine onun bu işe karşı tutumunu ortaya koyması için bir eğitim süreci yaşaması için kendisine fırsat tanınmıştır.

Mustafa İslamoğlu

"Kaldı ki sen, tecrübe bilgi kapsamına tümüyle girmeyen şeye nasıl (ve neden) katlanasın ki?"

Muhammed Esed

"çünkü tecrübe alanı içinde kavrayamayacağın şeye nasıl katlanabilirsin ki?"

Ahmed Hulusi

"Hakikatinden haberin olmayan bir olayı gördüğünde, nasıl dayanabilirsin ki!"

Ali Bulaç

(Böyleyken) "Özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?"

Ali Özek ve heyeti

(İç yüzünü) kavrayamadığın bilbilgiye nasıl sabredersin?

Ali Rıza Safa

"İçyüzünü kavrayamadığın bir şeye karşı, nasıl dirençli olabilirsin?"

Bayraktar Bayraklı

"Hakkında hiçbir bilgin olmayan şeylere sen nasıl sabredeceksin?" dedi.

Edip Yüksel

"Bilmediğin bir şeye nasıl dayanabilirsin?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bilmediğin bir şeye nasıl dayanabilirsin?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Havsalanın almadığı şeye nasıl sabredeceksin!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Havsalanın almadığı şey'e nasıl sabredeceksin?

Erhan Aktaş

"Haberdar edilerek iç yüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Haberdar edilerek iç yüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haberdar edilerek içyüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?

Gültekin Onan

(Böyleyken) "Özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?"

Hasan Basri Çantay

"(İç yüzünü) kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabr edersin?" dedi.

İbni Kesir

Kavrayamayacağın bir bilgiye nasıl dayanırsın?

Mehmet Alagaş

(60-82) Ve bir zaman Musa genç arkadaşına demişti ki: "Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar veya uzun bir süre geçene kadar durmam. “Denizlerin Aralarında birleştikleri yere vardıklarında balıklarını unutmuşlardı ve balık da deniz de yol almış, akıp gitmişti. Onlar geçip gittikten sonra gence, bu yolculuğumuzda çok zahmet çektik "Öğle yemeğimizi getir" dedi. "Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun? işte o zaman balığı unuttum." Ve bunu hatırlamayı bana unutturansa sadece Şeytan’dı dedi. Şaşırmış halde denize doğru yol aldı. İşte bu tamda beklediğimiz şey buydu dedi. Gerisin geri izleri üzere takip ederek döndüler. Derken, tarafımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve yanımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul u buldular. Musa ona, "Sana öğretilen yetiştirici / rüşte erdirici ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi. Dedi ki: "Senin benimle beraberliğe sabretmeye gücün / istidadın yetmez." İç yüzünü kavrayamadığın / havsalanın almadığı bir şeye n asıl sabredeceksin? Dedi ki Allah'ın istemesi ile / inşallah beni sabırlı bulacaksın , hiçbir emrinde sana karşı gelmeyeceğim, dedi ki eğer ki bana tabi olacaksan ben hatırlayıp ta bir şey anlatmadıkça bana bir şey sorma , böylece yola koyuldular, nihayetinde bir gemiye bindiler onda bir delik açtı, dedi ki onu, içindekiler boğulsun diye mi deldin? Gerçekten yaptığın büyük önemde bir şey dedi, sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma ve işimi bana zorlaştırma, Böylece tekrar yola koyuldular, nihayetinde bir oğlan çocuğa rastladılar onu öldürdü, "Saf / Temiz bir kişiyi sebepsiz yere öldürdün, gerçekten nankörce bir şey yaptın." dedi. Dedi ki sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme." Artık özrün iyice belirgin oldu , böylece tekrar yola koyuldular, bir köy halkı geldiklerinde halkından yemek istediler , b unları misafir etmekten çekindiler , nihayetinde orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, onu ayağa kaldırdı / doğrulttu , dileseydin bunun için bir ücret alırdın dedi , işte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır dedi , sana sabretmeye dayanamadığın konuların mânâlarını açıklayacağım , g emiye gelince; o, denizde çalışan yoksul kişilerindi, onların artlarında / peşlerinde her bir gemiyi gasbeden bir hükümdar / melik vardı bu nedenle gemiyi delmeyi istedim , erkek evlada gelince, onun anne babası mümin iki kişiydi , onların taşkınlık ve küf re sürüklemesinden endişe duyduk, istedik ki Rableri bu ikisine ondan daha temiz ve hayırlı birini, daha merhametli birini versin, duvara / cidara gelince, O duvar, şehirde yetim iki oğlanın idi , altında o ikisine ait altın vardı , babaları da Salih biri idi, Rabbin istedi ki ikisi de olgunluğa erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak ta altınlarını çıkarabilsinler, bunları kendimin işi olarak yapmadım, işte bu sabretmeye dayanamadıklarının yorumudur.

Rowwad Tercüme Merkezi

“İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?”

Süleyman Ateş

"Sana bildirilmeyen bir şeye nasıl dayanabilirsin?"

Süleymaniye Vakfı

İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin ki!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"İç yüzünü bilmediğin bir şeye nasıl dayanacaksın?"

Şaban Britch

Gerçek yönünü kavrayıp, kuşatamadığın bir şey hakkında nasıl sabredebilirsin?

Şaban Piriş

Gerçek yönünü bilmediğin bir şeye nasıl sabredebilirsin?

Yaşar Nuri Öztürk

"Havsalanın almadığı bir şeye nasıl dayanacaksın?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And how could you", he added, "put up with something whose significance, import or intended purpose you do not know nor do you look at it with your inward sight!"

Abdul Haleem

How could you be patient in matters beyond your knowledge?’

Abdullah Yusuf Ali

"And how canst thou have patience about things about which thy understanding is not complete?"

Abul A'la Maududi

For how can you patiently bear with something you cannot encompass in your knowledge?"

Aisha Bewley

How indeed could you bear with patience something you have not encompassed in your knowledge?’

Al-Hilali & Khan

"And how can you have patience about a thing which you know not?"

Ali Quli Qarai

And how can you have patience about something you are not in the know of?’

Amatul Rahman Omar

`And how can you have patience about things the knowledge of which you do not comprehend. '

Arthur John Arberry

And how shouldst thou bear patiently that thou hast never encompassed in thy knowledge?'

Bijan Moeinian

After all, how can you be patient about something that you do not know anything about it?" (try to attend a lecture that you do not know nothing about the subject matter and see how patient you are. )

E. Henry Palmer

How canst thou be patient in what thou comprehendest no knowledge of?'

Edip-Layth

"How can you be patient about what you have not been given any news?"

George Sale

For how canst thou patiently suffer those things, the knowledge whereof thou dost not comprehend?

Hamid S. Aziz

Said he, "Verily, you can never bear it.

Mahmoud Ghali

And how should you (endure) patiently what you have not encompassed in your cognizance?"

Marmaduke Pickthall

How canst thou bear with that whereof thou canst not compass any knowledge?

Mohamed Ahmed - Samira

"How can you bear that which is beyond your comprehension?"

Muhammad Asad

for how couldst thou be patient about something that thou canst not comprehend within the compass of (thy] experience?"

Mustafa Khattab

And how can you be patient with what is beyond your ˹realm of˺ knowledge?"

Progressive Muslims

"And how can you be patient about that which you have not been given any news"

Rashad Khalifa

"How can you stand that which you do not comprehend?"

Sahih International

And how can you have patience for what you do not encompass in knowledge?"

Sam Gerrans

“And how canst thou be patient with what thou hast not encompassed in knowledge?”

Shabbir Ahmed

And how can you bear with that which you cannot comprehend?"

Syed Vickar Ahamed

"And how can you have patience about things about which your understanding is not complete?"

Taqi Usmani

And how would you keep patient over something your comprehension cannot grasp?"

The Monotheist Group

"And how can you be patient about that which you have not been given any news?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 68. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 68. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 68. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩