Kehf suresi

Kehf suresi, 17. ayet

Kehf suresi, 17. ayet. وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

vetera-şşemse iẕâ ṭale`at tezâveru `an kehfihim ẕâte-lyemîni veiẕâ garabet taḳriḍuhüm ẕâte-şşimâli vehüm fî fecvetim minh. ẕâlike min âyâti-llâh. mey yehdi-llâhü fehüve-lmühted. vemey yuḍlil felen tecide lehû veliyyem mürşidâ.

Diyanet İşleri

(Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 14–20 · surenin 17. ayeti / 110
  1. Kehf 14–15

    (14-15) Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, O'ndan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?" dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.

  2. Kehf 16

    (İçlerinden biri şöyle dedi:) "Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın."

  3. 17

    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

  4. Kehf 18

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.) Onları görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.

  5. Kehf 19

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin."

  6. Kehf 20

    "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Yani Yüce Allah, onları güneşten koruyordu. Onlara öyle bir mağara nasip etmişti ki güneş, doğduğunda mağaranın sağ tarafına yönelir, battığında da mağaranın sol tarafına yönelirdi. Böylelikle güneşin sıcaklığı onlara ulaşmaz ve bundan dolayı da bedenleri bozulmazdı. “Onlar da mağaranın genişçe bir yerindedirler.” Bu ise hava ve hafif rüzgârlar kendilerine ulaşsın, dar yerde ve boğuk hava içinde, özellikle de uzun süre kalmakla herhangi bir sıkıntı görmesinler diyedir. Bu da hiç şüphesiz Yüce Allah’ın kudretine ve rahmetine delil olan “âyetlerindendir.” Allah’ın onların dualarını kabul ettiğini, onları bu gibi hususlarda dahi hidâyete ilettiğini göstermektedir. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Allah kimi hidâyete erdirirse işte doğru yolu bulan odur.” Yani Allah iletmedikçe hidâyete yol bulmanın imkânı yoktur. Dünya ve âhiretin iyiliklerine ileten ve bunları gösteren yalnızca O’dur. “Kimi de saptırırsa artık onun için doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.” Onun iyiliğine olan hususlara iletmek üzere işlerini çekip çeviren, bunları üstlenen, hayra ve felâha onu yönelten hiçbir kimse bulamazsın. Çünkü Yüce Allah, onun hakkında dalalet hükmünü vermiştir. Hiç kimse O’nun hükmünü geri çeviremez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gençler mağaraya sığınarak, emrolundukları şeye uydular. Yüce Allah onları mağarada uyuttu ve kendilerini düşmanlarından korudu. -Ey onların haberlerini okuyan!- Güneş doğudan doğduğu zaman mağaranın sağ iç tarafına meylettiğini, batıdan battığı zaman da sol tarafından meyledip mağaraya isabet etmeden geçtiğini görürsün. Onlar kendilerine güneşin sıcaklığının zarar veremeyeceği bir gölgede idiler. Onlar mağaranın geniş yerinde bulunmakta ve ihtiyaç duydukları hava kendilerine kolayca ulaşmaktaydı. İşte onların mağaraya sığınmaları, orada uyutulmaları, Güneş ışıklarının onlara hiç değmeden meyletmesi, mağarada yattıkları yerin geniş olması ve onları kavimlerinden kurtarması, Allah Teâlâ'nın kudretine delalet eden kişileri şaşkınlığa düşüren işlerindendir. Yüce Allah kime hidayet ederse işte o gerçekten hidayete ulaşmıştır. Kimi de yardımsız bırakır ve saptırırsa, artık onun için doğru yolu gösterecek bir yardımcı ve dost bulamazsın. Çünkü hidayet Allah'ın elindedir, onun elinde değildir.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَرَى ve tera ve görürsün kök: راي
  2. ٱلشَّمْسَ ş-şemse güneşi kök: شمس
  3. إِذَا iza zaman
  4. طَلَعَت taleat doğduğu kök: طلع
  5. تَّزَٰوَرُ tezaveru eğiliyor kök: زور
  6. عَن an
  7. كَهْفِهِمْ kehfihim mağaralarından kök: كهف
  8. ذَاتَ zate
  9. ٱلْيَمِينِ l-yemini sağa doğru kök: يمن
  10. وَإِذَا ve iza ve zaman
  11. غَرَبَت garabet battığı kök: غرب
  12. تَّقْرِضُهُمْ tekriduhum onları makaslayıp geçiyor kök: قرض
  13. ذَاتَ zate
  14. ٱلشِّمَالِ ş-şimali sola doğru kök: شمل
  15. وَهُمْ vehum ve onlar
  16. فِى fi içindedirler
  17. فَجْوَةٍۢ fecvetin bir dehlizin kök: فجو
  18. مِّنْهُ ۚ minhu onun (mağaranın)
  19. ذَٰلِكَ zalike bu (durum)
  20. مِنْ min
  21. ءَايَـٰتِ ayati ayetlerindendir kök: ايي
  22. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'ın kök: اله
  23. مَن men kime
  24. يَهْدِ yehdi hidayet verirse kök: هدي
  25. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  26. فَهُوَ fe huve o
  27. ٱلْمُهْتَدِ ۖ l-muhtedi yolu bulmuştur kök: هدي
  28. وَمَن ve men ve kimi de
  29. يُضْلِلْ yudlil sapıklıkta bırakırsa kök: ضلل
  30. فَلَن felen artık
  31. تَجِدَ tecide bulamazsın kök: وجد
  32. لَهُۥ lehu onun için
  33. وَلِيًّۭا veliyyen bir dost kök: ولي
  34. مُّرْشِدًۭا murşiden yol gösteren kök: رشد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: شمل (12 geçiş) · Aynı kök: طلع (19 geçiş)

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…

  • Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.

  • Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf

    Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?

  • Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf

    Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).

  • Aynı kök: شمل (12 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Orada bulunsaydın) onlar onun (mağaranın) geniş bir yerindeyken güneşi doğduğunda mağaranın sağına yönelirken, batarken de sol taraftan (onlara vurmadan) geçerken görürdün. İşte bu, Allah'ın delillerindendir. Allah kime hidayet ederse işte o, doğru yola ulaştırılmıştır. dipnot 1 Kimi de saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık ona yol gösterecek herhangi bir dost asla bulamazsın. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Yûnus 10:108; İsrâ 17:15, 97; Zümer 39:41.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümleler A‘râf 7:178, İsrâ 17:15 ve 97. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Burada verilmek istenen mesaj, aslında hidayetin de sapkınlığın da insanların kendi tercihlerinin sonucu olduğuna dikkat çekilmektedir. Çünkü Yüce Allah'ın hidayetini dilediği kişiler bunu hak edenlerdir; saptırdığı kişiler de sapkınlığını onayladığı kişilerdir.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar o mekanın geniş bir bölümünde bulunuyorlarken, sen, güneş doğarken onların mağarasını sağ tarafından teğet geçip gittiğini, batarken de sol tarafından teğet geçip gittiğini gözünde canlandırabilirsin: Allah'ın ayetlerinden biriydi bu. Allah kimi doğru yola yöneltirse, işte odur doğru yolu bulan, ama kimi de sapıklığa terk ederse, artık onun için ne bir dost, ne bir mürşit bulabilirsin.

Muhammed Esed

Ve (yıllarca) güneşin, doğarken onların mağarasını sağ yandan yalayıp geçtiğini, batarken de onlara dokunmadan sol yandan geçip gittiğini ve onların, mağaranın genişçe bir odasında bulunduğunu görürdün: Rabbinin alametlerinden biriydi bu; Allah kime yol gösterirse doğru yolu bulan odur ve kimi de sapıklık içinde bıraksa, artık onun için doğru yolu gösteren bir dost, bir koruyucu bulamazsın.

Ahmed Hulusi

Güneş doğduğunda, mağaralarınının sağından döner. . . Gurubunda da sol taraflarından geçer. . . Onlar mağaranın geniş avlusu içindedirler. . . İşte bu, Allah'ın işaretlerindendir. . . Allah kime hidayet ederse, işte o hakikate erdirilmiştir. . . Kimi de saptırmışsa artık onu aydınlatacak bir veli bulamazsın.

Ali Bulaç

(Onlara baktığında) Görürsün ki, güneş doğduğunda mağaralarına sağ yandan yönelir, battığında onları sol yandan keser geçerdi ve onlar da onun (mağaranın) geniş boşluğundalardı. Bu, Allah'ın ayetlerindendir. Allah, kime hidayet verirse, işte hidayet bulan odur, kimi saptırırsa onun için asla doğru yolu gösterici bir veli bulamazsın.

Ali Özek ve heyeti

(Rasulüm! Orada bulunsaydın) güneşi görürdün: Doğduğu zaman mağaralarının sağına meyleder; batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçerdi. (Böylece) onlar (güneş ışığından rahatsız olmaksızın) mağaranın bir köşesinde (uyurlardı). İşte bu, Allah’ın âyetlerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın.

Ali Rıza Safa

Güneşin, doğarken büyük mağaralarına sağ yandan yöneldiğini ve battığında sol yanlarından geçtiğini görürdün. Çünkü onun geniş boşluğundaydılar. İşte bu, Allah'ın göstergelerindendir. Allah, kime yol gösterirse, artık, o, doğru yolu bulmuştur. Ve kimi saptırırsa, artık, ona yol gösteren bir dost bulamazsın.

Bayraktar Bayraklı

Güneş doğduğu zaman mağaradakilerin sağından meylederek geçtiğini ve battığı zaman da sol taraflarından geçtiğini görürdün. Onlar da mağaranın içinde boşlukta bulunuyorlardı. Bu, Allah'ın ayetlerindendir. Allah kimi doğru yola koymuşsa o, doğru yoldadır. Kimi de şaşırtmış ise, ona yol gösterecek yakın bir dost bulamazsın.

Edip Yüksel

Tan ağardığında, onlar mağara boşluğunda iken, mağaralarının üzerinden Güneşin sağa doğru hareket ettiğini, battığı zaman da onları yalayıp sola doğru kaydığını görürdün. Bu, ALLAH'ın işaretlerindendir. ALLAH kime yol gösterirse o kişi doğruyu bulmuştur; kimi de saptırırsa onun için aydınlatıcı bir dost bulamazsın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tan ağardığında, onlar mağara boşluğunda iken, mağaralarının üzerinden Güneşin sağa doğru hareket ettiğini, battığı zaman da onları yalayıp sola doğru kaydığını görürdün. Bu, ALLAH'ın işaretlerindendir. ALLAH kime yol gösterirse o kişi doğruyu bulmuştur; kimi de saptırırsa onun için aydınlatıcı bir dost bulamazsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Güneşi görüyorsun ya, doğduğu vakit mağaralarından sağ tarafa meyleder, battığı vakit de onları sol tarafa makaslar. Onlar mağaranın geniş bir yerindedir. İşte bu Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o hidayete ermiştir; kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek bir yardımcı bulamazsın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Güneşi görüyorsun a doğduğu vakıt kehiflerinden sağ tarafa meyleder, battığı vakıt da onları sol tarafa makaslar ve onlar, onun içinde bir geniş sahadadır, bu işte Allahın ayatındandır, Allah her kime hidayet ederse işte o, irmiştir, her kimi de saptırırsa artık onu irşad edecek bir veliy bulamazsın

Erhan Aktaş

Onlar, mağaranın geniş bir dehlizinde bulunurlarken, Güneş'in doğduğu zaman, mağaralarından sağa tarafa yöneldiğini, battığı zaman da sol tarafa doğru onları makaslayıp geçtiğini görürsün. dipnot 1 Bu Allah'ın ayetlerindendir. dipnot 2 Allah, kimi doğru yola iletirse, dipnot 3 işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de sapkınlıkta bırakırsa, dipnot 3 artık onun için yol gösteren bir veli dipnot 4 bulamazsın.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güneş hiçbir durumda onların üzerlerine vurup onları rahatsız etmiyor.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mucizelerindendir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bkz. 16:93. ayetin 3. dipnotu.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bkz. 11:113. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, mağaranın geniş bir dehlizinde bulunurlarken, Güneş'in doğduğu zaman, mağaralarından sağa tarafa yöneldiğini, battığı zaman da sol tarafa doğru onları makaslayıp geçtiğini görürsün. dipnot 1 Bu Allah'ın ayetlerindendir. dipnot 2 Allah, kimi doğru yola iletirse dipnot 3 , işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de sapkınlıkta bırakırsa dipnot 3 , artık onun için yol gösteren bir veli dipnot 4 bulamazsın.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güneş hiçbir durumda onların üzerlerine vurup onları rahatsız etmiyor.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mucizelerindendir.
  3. metne dön, dipnot 3
    . Allah, sapkınlığı hak edeni, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı, sapkınlığı tercih edeni saptırır; doğru yola iletilmeyi hak edeni, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı, doğru yolu tercih edeni de doğru yola iletir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Doğru yolu seçmek ve sapkınlık konusu insanın dilemesiyle ilgilidir. Sorumluluk insana aittir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar geniş bir alanda bulunurlarken, Güneş'in doğduğu zaman, mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, battığı zaman da onların sol yanlarından geçtiğini görürsün. Bu Allah'ın ayetlerindendir. dipnot 1 Allah, kimi doğru yola iletirse dipnot 2 , işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de dalalette bırakırsa dipnot 2 , artık sen ona yol gösterecek bir yardımcı ve yol gösterici bulamazsın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucizelerindendir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Uygun gördüğünü. Bu terkip; Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni, isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni, isteyeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir -Kim delalette kalmayı hak ederse.

Gültekin Onan

(Onlara baktığında) Görürsün ki, güneş doğduğunda mağaralarına sağ yandan yönelir, battığında onları sol yandan keser geçerdi ve onlar da onun (mağaranın) geniş boşluğundalardı. Bu, Tanrı'nın ayetlerindendir. Tanrı, kime hidayet verirse, işte hidayet bulan odur, kimi saptırırsa onun için asla doğru yolu gösterici bir veli bulamazsın.

Hasan Basri Çantay

(Onlara baksaydın) görürdün ki güneş doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafına yönelir, batdığı vakit da onların sol yanını kesib giderdi. Kendileri ise oranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allahın ayetlerindendir. Allah kime hidayet ederse o, doğru yola erdirilmiş, kimi de şaşırırsa artık onun için hiç bir zaman irşad edici bir yar bulamazsın.

İbni Kesir

Güneşin doğduğu zaman; mağaralarının sağ tarafına yöneldiğini, battığı zaman da; sol tarafa gittiğini görürsün. Kendileri de mağaranın iç tarafında idiler. Bu, Allah'ın ayetlerindendir. Allah, kimi hidayete erdirirse; o, doğru yola ermiştir, kimi de şaşıracak olursa; artık onun için yol gösterici bir dost bulamazsın.

Mehmet Alagaş

(7-22) Kehf halkı ve Rakiimi nasıl değerlendirdin / ne hesap ettin? Onlar şaşırılacak / acayip ayetlerimizdendi , gençler mağaraya sığındı klarında d ediler ki ; Rabbimiz katından bize bir rahmet gönder , işlerimizde doğruyu göster / rüşte eriştir. Ve bizde mağarada onları kulakları üzere senelerce yatırdık, sonra hangi iki taraftan kimin ne kadar müddet kaldığını hesap edebildiğini bilelim diye onları dirilttik , o nların haberlerini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençler idi, onların hidayetlerini artırdık, kalktıklarımda ise kalpleriyle bağlantı kurduk, dediler ki Rabbimiz, semaların ve arzın Rabbi, senden başkasına ilah olarak çağrıda bulunmayız , eğer ki böyle bir şey dersek, saçmalamış oluruz / şatata. İşte bunlar, Ondan başka ilah edinen kavmimizdir, onlar hakkında apaçık bir delil / bir ispat aracı getirirseler ya , Allah'a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir ? Onlardan ve Allahtan başka ibadet ettiklerinden geri çekilip uzaklaştıklarında / muğtezile iken , mağaraya sığının Rabbiniz sizi de rahmetinden vererek diriltsin, sizin işlerinizi kolaylaştı rıcı şeyler hazırlasın denildi. Güneşi doğarken mağaranın sağ tarafına meylettiğini görürsün batarken de sol taraflarını aşındırırdı , onlar mağaranın yarık boşluğunda idiler , Bu Allah'ın ayet lerindendi, Allah kime hidayet etmişse işte o yola iletilendir, kimi de saptırmış ise, ona ne dost ne de irşat edici / mürşit bulunabilir, sen onları uyanık sanırsın onlar uykudadırlar , o nları sağlarına ve sollarına döndürüyorduk , k öpekleri mağaranın ön eşiğine ayaklarını uzatmıştı , onların durumunu kavrasaydın / muttali olsaydın onlardan kaçar / firar eder dönerdin , onlardan için ürperirdi, Böylece onları, birbirlerine sorsunlar diye tekrar dirilttik, onlardan kalkan biri dedi ki ne kadar kaldınız? Bir gün yahut günün bir kısmı kadar dediler, ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbimiz bilir dediler, sizden birini bu gümüş paralarla şehre gönderin ve hangi yemek daha temiz ise baksın ve bize getirsin ondan rızıklanalım , dikkat etsin sizi, herhangi birine sezdirmesin , muhakkak ki onlar sizin farkınıza varırlarsa taşlarlar yahut sizi kendi milletlerine / dinlerine iade ederler artık asla/ ebedi kurtulamazsınız / iflah olmazsınız. Bu şekilde onları bulurduk ki Allah'ın vadi haktır bilinsin ve saat hakkında kuşku olmadığı bilinsin. Aralarında işleri hakkında tartışırlarken bir ara, onların üzerlerine kubbe / bina yapalım dediler. Rableri onların durumlarını daha iyi bilir. İşlerinde başarılı olanlar / galip olanlar dediler ki üzerlerine bir mescit yapacağız. Diyecekler ki, ü çtüler dördüncüleri köpekleriydi , beştiler altıncıları köpekleriydi, Gaybe taş atmaktır, diyecekler ki yediydiler sekizincileri köpekleriydi. De ki adetlerini Rabbim bilir onlar az şey biliyorlar. Görünenin dışında onlarla bu konuda tartışma yapma. Onlardan herhangi birin den kanaat isteme / fetva isteme.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Orada olsaydın) Güneş doğduğunda; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, battığında da sol yandan kayıp gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın âyetlerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

Süleyman Ateş

Güneşi görürsün, doğduğu zaman mağaralarından sağa doğru eğiliyor, battığı zaman da sola doğru onları makaslayıp geçiyor (hiçbir halde onların üzerine düşüp kendilerini rahatsız etmiyor) ve onlar, mağaranın geniş bir dehlizi içindedirler. Bu (durum), Allah'ın ayetlerindendir. Allah kimi doğru yola iletirse o, yolu bulmuştur; kimi de sapıklıkta bırakırsa, artık onun için yol gösteren bir dost bulamazsın.

Süleymaniye Vakfı

(Orada olsaydın) Güneş doğunca mağaralarının sağ tarafından kayıp gittiğini, battığı sırada da onları soldan yalayıp geçtiğini görürdün. Onlar ise mağaranın geniş bir yerindeydiler. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. dipnot 1 Allah'ın, doğru yolda olduğunu onayladığı kişi hidayete ermiş olur. Yoldan saptığını onayladığı kişiler için de yol gösterecek bir veli /yakın dost asla bulamazsın. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar mağaranın geniş yerindeydiler. Güneş doğunca bakarsın ki mağaralarının sağından yüzlerine vuruyor, battığı sırada sol taraftan onları yalayıp geçiyor. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. Allah kimi yola gelmiş sayarsa doğru yolda olan odur. Kimi de sapık sayarsa onu doğruya ulaştıracak (olgunlaştıracak) bir dost (veli) bulamazsın.

Şaban Britch

Güneş doğduğunda mağaranın sağ tarafından meylettiğini, batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçirdiğini görürdün. Onlar, mağarada geniş bir alan içinde idiler. İşte bu Allah’ın ayetlerindendir. Allah kime hidayet verirse o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, ona da yol gösterecek bir veli bulamazsın.

Şaban Piriş

Güneş doğduğunda mağaranın sağ tarafından meyledip, batarken de sol yanından onları makaslayıp geçtiğini görürdün. Onlar, mağarada geniş bir alan içinde idiler. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Allah kime yol gösterirse o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de dalalette bırakırsa, ona da yol gösterecek bir veli bulamazsın.

Yaşar Nuri Öztürk

Güneş'i görüyorsun: Doğduğu vakit mağaralarından sağ tarafa kayar, battığı vakit ise onları sol tarafa doğru makaslayıp geçer. Böylece onlar mağaranın geniş boşluğu içindedirler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah'ın kılavuzluk ettiği, doğruyu bulmuştur. Şaşırttığına gelince, sen ona yol gösteren bir veli asla bulamazsın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You could see the sun O Muhammad as it rose turning aside from their Cave to the right and as it set swerving to the left while they occupied a space within in a state of dead sleep; a divine wonderous sign indeed. He whom Allah guides to His path and Providence his guide is indeed guided into all truth, whereas he whom Allah sends astray, never shall you find for him a tutelary guide.

Abdul Haleem

You could have seen the [light of the] sun as it rose, moving away to the right of their cave, and when it set, moving away to the left of them, while they lay in the wide space inside the cave. (This is one of God’s signs: those people God guides are rightly guided, but you will find no protector to lead to the right path those He leaves to stray.)

Abdullah Yusuf Ali

Thou wouldst have seen the sun, when it rose, declining to the right from their Cave, and when it set, turning away from them to the left, while they lay in the open space in the midst of the Cave. Such are among the Signs of Allah: He whom Allah, guides is rightly guided; but he whom Allah leaves to stray,- for him wilt thou find no protector to lead him to the Right Way.

Abul A'la Maududi

Had you seen them in the Cave dipnot 1 it would have appeared to you that when the sun rose, it moved away from their Cave to the right; and when it set, it turned away from them to the left, while they remained in a spacious hollow in the Cave. dipnot 2 This is one of the Signs of Allah. Whomsoever Allah guides, he alone is led aright; and whomsoever Allah lets go astray, you will find for him no guardian to direct him.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It has not been mentioned that in accordance with this mutual resolve, they left the city and went to a secret cave in the mountains in order to escape from death or forced apostasy.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is to show that the mouth of the cave faced the north. That is why the light of the sun could not enter inside the cave and the one who passed by it could not see who was inside it. 1

Aisha Bewley

You would have seen the sun, when it rose, inclining away from their cave towards the right, and, when it set, leaving them behind on the left, while they were lying in an open part of it. That was one of Allah’s Signs. Whoever Allah guides is truly guided. But if He misguides someone, you will find no protector for them to guide them rightly.

Al-Hilali & Khan

And you might have seen the sun, when it rose, declining to the right from their Cave, and when it set, turning away from them to the left, while they lay in the midst of the Cave. That is (one) of the Ayât (proofs, evidence, signs) of Allâh. He whom Allâh guides, he is the rightly guided; but he whom He sends astray, for him you will find no Walî (guiding friend) to lead him (to the right Path).

Ali Quli Qarai

You may see the sun, when it rises, slanting toward the right of their cave, and, when it sets, cut across them towards the left, while they are in a cavern within it. That is one of Allah’s signs. Whomever Allah guides is rightly guided, and whomever He leads astray, you will never find for him any guardian or guide.

Amatul Rahman Omar

And (O people!) you could see the sun when it rose, inclining to the right of their (spacious) Place of Refuge, and when it set declining to their left, while they were in the open space of this (refuge of theirs); this was one of the signs of Allâh. He alone is rightly guided whom Allâh guides. As for the person whom He forsakes, you will find no helper, no guide, for him.

Arthur John Arberry

And thou mightest have seen the sun, when it rose, inclining from their Cave towards the right, and, when it set, passing them by on the left, while they were in a broad fissure of the Cave. That was one of God's signs; whomsoever God guides, he is rightly guided, and whomsoever He leads astray, thou wilt not find for him a protector to direct.

Bijan Moeinian

While they fell asleep in the cave, you could not have seen them in the cave as the sun declined to the right from their cave in sunrise and to the left in the sunset. This was definitely a miracle of your Lord [which was meant to assist them in their hiding. This is mentioned so that you] Know that whoever the Lord guides, is truly guided, and whoever is deprived of His guidance, will never find a guiding teacher.

E. Henry Palmer

And thou mightst have seen the sun when it rose decline from their cave towards the right hand, and when it set leave them on the left hand, while they were in the spacious part thereof. That is one of the signs of God. Whom God guides he is guided indeed, and whom He leads astray thou shalt surely find for him no patron to guide aright.

Edip-Layth

You see the sun when it rises, visiting their cave from the right, and when it sets, it touches them from the left, while they are in its spacious hallow. That is from God's signs. Whomever God guides is the guided one, and whomever He misguides, you will not find for him any guiding friend.

George Sale

And thou mightest have seen the sun, when it had risen, to decline from their cave towards the right hand; and when it went down, to leave them on the left hand: And they were in the spacious part of the cave. This was one of the signs of God. Whomsoever God shall direct, he shall be rightly directed; and whomsoever He shall cause to err, thou shalt not find any to defend or to direct.

Hamid S. Aziz

And you might have seen the sun, when it rose, decline from their cave towards the right hand, and when it set leave them on the left hand, while they were in the spacious part thereof. That is one of the Signs of Allah. Whom Allah guides he is guided indeed, and whom He leads astray you shall surely find for him no patron to the Right Way.

Mahmoud Ghali

And you might have seen the sun when it rose, declining from their cave towards the right; and when it set, it went past them towards the left while they were in a broad fissure of (the cave). That was one of the signs of Allah. Whomever Allah guides, then he is right-guided, and whomever He leads away into error, then you will never find for him a right-minded patron.

Marmaduke Pickthall

And thou mightest have seen the sun when it rose move away from their cave to the right, and when it set go past them on the left, and they were in the cleft thereof. That was (one) of the portents of Allah. He whom Allah guideth, he indeed is led aright, and he whom He sendeth astray, for him thou wilt not find a guiding friend.

Mohamed Ahmed - Samira

You may well have seen when the sun came up it moved away to the right of the cave, and when it went down it turned away to the left, and they stayed in its open space. This was among the signs of God. Whoever is guided by God follows the right path; and whosoever goes astray will not find a guide to show him the way.

Muhammad Asad

And [for many a year] thou might have seen the sun, on its rising, incline away from their cave on the right, and, on its setting, turn aside from them on the left, while they lived on in that spacious chamber, [bearing witness to] this of God's messages: He whom God guides, he alone has found the right way; whereas for him whom He lets go astray thou canst never find any protector who would point out the right way.

Mustafa Khattab

And you would have seen the sun, as it rose, inclining away from their cave to the right, and as it set, declining away from them to the left, while they lay in its open space.[1] That is one of the signs of Allah. Whoever Allah guides is truly guided. But whoever He leaves to stray, you will never find for them a guiding mentor.

Progressive Muslims

And you see the sun when it rises, it visits their cave from the right, and when it sets, it touches them from the left, while they are in an enclosure from it. That is from God's signs. Whomever God guides is the guided one, and whomever He misguides, you will not find for him any ally to lead.

Rashad Khalifa

You could see the sun when it rose coming from the right side of their cave, and when it set, it shone on them from the left, as they slept in the hollow thereof. This is one of GOD's portents. Whomever GOD guides is the truly guided one, and whomever He sends astray, you will not find for him a guiding teacher.,

Sahih International

And [had you been present], you would see the sun when it rose, inclining away from their cave on the right, and when it set, passing away from them on the left, while they were [laying] within an open space thereof. That was from the signs of Allah. He whom Allah guides is the [rightly] guided, but he whom He leaves astray - never will you find for him a protecting guide.

Sam Gerrans

(And thou seest the sun: when it rises it inclines away from their cave to the right; and when it sets, it passes away from them on the left — and they in the opening thereof! That is among the proofs of God; whom God guides, he is guided; and whom He sends astray, for him thou wilt find no guiding ally.

Shabbir Ahmed

And you might have seen the sun rising on the right side of the Cave, and set, aside from them, on the left while they lived on in that spacious chamber. (The Cave lay North South and while it was roomy from inside its entrance was small). It is a sign of Allah that (He arranged for them excellent camouflage and) whom Allah guides is the rightly guided, and whom He lets go astray for violating the Divine Laws of guidance, for such, you will find no protector who would point out the right way.

Syed Vickar Ahamed

And you would have seen the sun, when it rose, down below to the right (side) from their Cave, and when it set, turning away from them to the left while they lay in the open space in the middle of the Cave (thus keeping them cool). These are from the Signs of Allah: He whom Allah guides is rightly guided; But he whom Allah leaves to wander (aimlessly)— For him will you find no protector (to lead him to the Right Way).

Taqi Usmani

You would see the sun, when it rose, turning away from their Cave towards the right; and when it set, it bypassed them towards the left, and they were (lying) in the hollow thereof. That is one of the signs of Allah.Whomsoever Allah guides is the one who gets the right path and whomsoever He lets go astray, for him you will find no one to help, no one to lead.

The Monotheist Group

And you see the sun when it rises, it visits their cave from the right, and when it sets, it touches them from the left, while they are in an enclosure from it. That is from the signs of God. Whoever God guides is the guided one, and whoever He misguides, you will not find for him any ally to give direction.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩