Kehf suresi

Kehf suresi, 11. ayet

Kehf suresi, 11. ayet. فَضَرَبْنَا عَلَىٰٓ ءَاذَانِهِمْ فِى ٱلْكَهْفِ سِنِينَ عَدَدًا

feḍarabnâ `alâ âẕânihim fi-lkehfi sinîne `adedâ.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 8–14 · surenin 11. ayeti / 110
  1. Kehf 8

    Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz.

  2. Kehf 9

    Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?

  3. Kehf 10

    Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.

  4. 11

    Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).

  5. Kehf 12

    Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.

  6. Kehf 13

    Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.

  7. Kehf 14

    (14-15) Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, O'ndan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?" dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. “Bunun üzerine biz de mağarada kulaklarına perde çekip yıllarca” üç yüz dokuz yıl “(onları uyuttuk).” Sözü edilen bu uyku sayesinde kalpleri ıztırap ve korkuya karşı korunduğu gibi kendileri de kavimlerinden de korunmuş oldular. Ayrıca bununla apaçık bir mucize de gerçekleşmiş oldu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunun üzerine biz onların (grup halinde dinleri adına toplumlarından ayrılarak) mağaraya sığınmalarından sonra bütün sesleri duymayacak şekilde kulaklarına perde çektik ve mağarada onları çok uzun seneler uyuttuk.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَضَرَبْنَا federabna biz de vurduk kök: ضرب
  2. عَلَىٰٓ ala (ağırlık)
  3. ءَاذَانِهِمْ azanihim kulaklarına kök: اذن
  4. فِى fi
  5. ٱلْكَهْفِ l-kehfi mağarada kök: كهف
  6. سِنِينَ sinine yıllar kök: سنو
  7. عَدَدًۭا adeden nice kök: عدد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.

  • Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf

    Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?

  • Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf

    Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler,…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz de senelerce o mağarada onların kulaklarına perde yerleştirmiştik (onları uykuya daldırmıştık).

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine Biz de kulaklarına, yıllar boyu onları (dış dünyaya) kapatan bir (mühür) vurduk.

Muhammed Esed

Biz de bunun üzerine mağarada onların kulaklarını yıllarca (dış dünyaya) kapalı tuttuk,

Ahmed Hulusi

Bu sebeple uzun yıllar o mağarada onların kulakları üzerine vurduk (algılamalarını dünyaya kapadık, uyuttuk).

Ali Bulaç

Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, onların kulaklarını, büyük mağarada yıllarca kapalı tuttuk.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk/onları uykuya daldırdık.

Edip Yüksel

Bunun üzerine sayılı yıllar süresince mağarada kulaklarını kapadık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunun üzerine sayılı yıllar süresince mağarada kulaklarını kapadık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine yıllarca mağarada kulakları üzerine vurduk (uyuttuk).

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine müteaddid seneler kehifte kulakları üzerine vurduk

Erhan Aktaş

Böylece onları yıllar yılı mağarada dış dünyadan habersiz yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece onları yıllar yılı mağarada dış dünyadan habersiz yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece onları yıllar yılı dış dünyadan habersiz yaptık.

Gültekin Onan

Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine biz nice yıllar mağarada onların kulaklarına (perde) vurduk.

İbni Kesir

Bunun üzerine yıllarca mağarada onların kulaklarına perde vurduk.

Mehmet Alagaş

(7-22) Kehf halkı ve Rakiimi nasıl değerlendirdin / ne hesap ettin? Onlar şaşırılacak / acayip ayetlerimizdendi , gençler mağaraya sığındı klarında d ediler ki ; Rabbimiz katından bize bir rahmet gönder , işlerimizde doğruyu göster / rüşte eriştir. Ve bizde mağarada onları kulakları üzere senelerce yatırdık, sonra hangi iki taraftan kimin ne kadar müddet kaldığını hesap edebildiğini bilelim diye onları dirilttik , o nların haberlerini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençler idi, onların hidayetlerini artırdık, kalktıklarımda ise kalpleriyle bağlantı kurduk, dediler ki Rabbimiz, semaların ve arzın Rabbi, senden başkasına ilah olarak çağrıda bulunmayız , eğer ki böyle bir şey dersek, saçmalamış oluruz / şatata. İşte bunlar, Ondan başka ilah edinen kavmimizdir, onlar hakkında apaçık bir delil / bir ispat aracı getirirseler ya , Allah'a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir ? Onlardan ve Allahtan başka ibadet ettiklerinden geri çekilip uzaklaştıklarında / muğtezile iken , mağaraya sığının Rabbiniz sizi de rahmetinden vererek diriltsin, sizin işlerinizi kolaylaştı rıcı şeyler hazırlasın denildi. Güneşi doğarken mağaranın sağ tarafına meylettiğini görürsün batarken de sol taraflarını aşındırırdı , onlar mağaranın yarık boşluğunda idiler , Bu Allah'ın ayet lerindendi, Allah kime hidayet etmişse işte o yola iletilendir, kimi de saptırmış ise, ona ne dost ne de irşat edici / mürşit bulunabilir, sen onları uyanık sanırsın onlar uykudadırlar , o nları sağlarına ve sollarına döndürüyorduk , k öpekleri mağaranın ön eşiğine ayaklarını uzatmıştı , onların durumunu kavrasaydın / muttali olsaydın onlardan kaçar / firar eder dönerdin , onlardan için ürperirdi, Böylece onları, birbirlerine sorsunlar diye tekrar dirilttik, onlardan kalkan biri dedi ki ne kadar kaldınız? Bir gün yahut günün bir kısmı kadar dediler, ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbimiz bilir dediler, sizden birini bu gümüş paralarla şehre gönderin ve hangi yemek daha temiz ise baksın ve bize getirsin ondan rızıklanalım , dikkat etsin sizi, herhangi birine sezdirmesin , muhakkak ki onlar sizin farkınıza varırlarsa taşlarlar yahut sizi kendi milletlerine / dinlerine iade ederler artık asla/ ebedi kurtulamazsınız / iflah olmazsınız. Bu şekilde onları bulurduk ki Allah'ın vadi haktır bilinsin ve saat hakkında kuşku olmadığı bilinsin. Aralarında işleri hakkında tartışırlarken bir ara, onların üzerlerine kubbe / bina yapalım dediler. Rableri onların durumlarını daha iyi bilir. İşlerinde başarılı olanlar / galip olanlar dediler ki üzerlerine bir mescit yapacağız. Diyecekler ki, ü çtüler dördüncüleri köpekleriydi , beştiler altıncıları köpekleriydi, Gaybe taş atmaktır, diyecekler ki yediydiler sekizincileri köpekleriydi. De ki adetlerini Rabbim bilir onlar az şey biliyorlar. Görünenin dışında onlarla bu konuda tartışma yapma. Onlardan herhangi birin den kanaat isteme / fetva isteme.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine Biz de nice yıllar onların kulaklarına perde koyduk (onları uyuttuk).

Süleyman Ateş

Bunun üzerine mağarada nice yıllar onların kulaklarına ağırlık vurduk (onları derin bir uykuya daldırdık)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra o mağarada, kulakları üstünde yıllar yılı kalacak bir kalkan oluşturduk (da derin uykuya daldılar.)

Şaban Britch

Mağarada onları yıllarca uyuttuk.

Şaban Piriş

(11-12) Mağarada onları yıllarca uyuttuk. Sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri sonucu daha iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları kaldırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine birçok yıl boyunca mağarada onların kulakları üzerine ağırlık vurduk.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We, in response, struck them deaf and induced them to sleep for a number of years.

Abdul Haleem

We sealed their ears [with sleep] in the cave for years.

Abdullah Yusuf Ali

Then We draw (a veil) over their ears, for a number of years, in the Cave, (so that they heard not):

Abul A'la Maududi

We lulled them to sleep in that cave for a number of years

Aisha Bewley

So We sealed their ears with sleep in the cave for a number of years.

Al-Hilali & Khan

Therefore We covered up their (sense of) hearing (causing them to go in deep sleep) in the Cave for a number of years.

Ali Quli Qarai

So We put them to sleep in the Cave for several years.

Amatul Rahman Omar

So We sealed up their ears (to cut them off from the outside world) in their Place of Refuge for (only) a number of years.

Arthur John Arberry

Then We smote their ears many years in the Cave.

Bijan Moeinian

I answered their prayer and put them to a comma for several years.

E. Henry Palmer

And we struck their ears (with deafness) in the cave for a number of years.

Edip-Layth

So We sealed upon their ears in the cave for a number of years.

George Sale

Wherefore We struck their ears with deafness, so that they slept without disturbance in the cave for a great number of years:

Hamid S. Aziz

And We struck their ears (with deafness) in the cave for a number of years.

Mahmoud Ghali

Then We struck upon their ears for a (great) number of years in the cave.

Marmaduke Pickthall

Then We sealed up their hearing in the Cave for a number of years.

Mohamed Ahmed - Samira

We sealed off their ears in the cave for a number of years,

Muhammad Asad

And thereupon We veiled their ears in the cave for many a year,

Mustafa Khattab

So We caused them to fall into a dead sleep[1] in the cave for many years,

Progressive Muslims

So We sealed upon their ears in the cave for a number of years.

Rashad Khalifa

We then sealed their ears in the cave for a predetermined number of years.

Sahih International

So We cast [a cover of sleep] over their ears within the cave for a number of years.

Sam Gerrans

Then smote We their ears in the cave a number of years.

Shabbir Ahmed

And thereupon We veiled their ears in the Cave for some years. (They remained isolated, hiding from the soldiers of Emperor Decius during his reign, 249-251 C.E.).

Syed Vickar Ahamed

Therefore We drew (a veil) over their ears, for a number of years, in the Cave, (so that they did not hear):

Taqi Usmani

So, We sealed up their hearing (putting them to sleep) in the Cave for a number of years.

The Monotheist Group

So We sealed their ears in the cave for many years.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩