Kehf suresi

Kehf suresi, 20. ayet

Kehf suresi, 20. ayet. إِنَّهُمْ إِن يَظْهَرُوا۟ عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ أَوْ يُعِيدُوكُمْ فِى مِلَّتِهِمْ وَلَن تُفْلِحُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

innehüm iy yażherû `aleyküm yercümûküm ev yü`îdûküm fî milletihim velen tüfliḥû iẕen ebedâ.

Diyanet İşleri

"Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 17–23 · surenin 20. ayeti / 110
  1. Kehf 17

    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

  2. Kehf 18

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.) Onları görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.

  3. Kehf 19

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin."

  4. 20

    "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

  5. Kehf 21

    Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), "Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların halini daha iyi bilir" dediler. Duruma hakim olanlar ise, "Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız" dediler.

  6. Kehf 22

    (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde, onlar hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma."

  7. Kehf 23

    Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. “Çünkü onlar, sizi bir ele geçirirlerse ya sizi taşa tutarlar yahut da kendi dinlerine döndürürler.” Kavimleri, kendilerini fark edecek olsa ya onları taşa tutar ve dinlerine olan aşırı kin ve öfkelerinden dolayı korkunç bir şekilde onları öldürürlerdi. Yahut da dinlerinden döndürmek için onlara işkence edip kendi dinlerine çevirmeye çalışırlardı. Bu durumda ise ebediyen iflâh olamazlar, aksine dinlerini de dünyalarını da âhiretlerini de kaybederlerdi. Bu son iki âyet-i kerime bazı faydalı hususlara delildir:

1. İlme ve ilmî tartışmalara teşvik. Çünkü Yüce Allah, onları bunun için uyandırmıştı.

2. İlmi hususta herhangi bir şüpheye düşen kimsenin, bu işi daha iyi bilene havale ederek bildiğinin sınırında durması edebine riâyet etmek gerektiği.

3. Alış-verişte vekâletin ve bu hususta ortaklığın sahih olduğu.

4. Eğer Allah’ın yasak kılmış olduğu israf sınırına varmayacak olursa hoş, temiz ve lezzetli şeyleri yemenin caiz olduğu. Çünkü: “baksın, hangi yiyecek daha temizse ondan size azık getirsin” buyurmaktadır. Özellikle de kişinin bünyesine ancak bu tür yiyecekler uygun düşüyorsa bu, böyledir. Muhtemeldir ki bu gençlerin hükümdar çocukları olduğunu söyleyen müfessirlerin birçoğu da buna dayanmışlardır. Çünkü onlar içlerinden gönderdikleri kişiye, ileri gelen zenginlerin yemeyi âdet edindiği şekilde en temiz ve iyi yiyeceklerden almasını söylemişlerdi.

5. Dinde fitneye düşürecek yer ve hususlardan uzak kalmak, gerekli ihtiyat ve tedbirleri almak, saklanmak, bu hususta kişinin gerek kendisi, gerekse de din kardeşleri hakkında gizliliğe riâyet etmesi teşvik edilmektedir.

6. Bu delikanlıların dine aşırı bağlılıkları ve dinleri uğrunda her türlü fitneden kaçıp Allah için vatanlarını terk edişleri vurgulanmaktadır.

7. Şerrin, ihtiva ettiği ve ona karşı nefret uyandırıp onu terk etmeye itecek türden zarar ve kötülüklerinin söz edilmesi gerekir. Bu, geçmişteki mü’minlerin de sonraki mü’minlerin de izlediği bir yoldur. Nitekim ashab-ı kehf de: “O zaman ebediyen iflâh olmazsınız” demişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Zira kavminiz sizin hakkınızda haber alıp yerinizi öğrenirler ise, sizi ya taşlayarak öldürürler yahut Allah'ın sizi hak dine hidayet etmeden önceki sapık dinlerine geri döndürürler. Bu sapık din sizin de eskiden tabi olduğunuz bir dindi. Eğer o sapık dine dönerseniz, ne dünya hayatında ve ne de ahiret hayatında asla kurtuluşa eremezsiniz. Bilakis bunun hepsi Allah'ın hidayet ettiği hak dini terk etmeniz ve o sapık dine dönmeniz sebebiyle olur.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar
  2. إِن in eğer
  3. يَظْهَرُوا۟ yezheru ellerine geçirirlerse kök: ظهر
  4. عَلَيْكُمْ aleykum sizi
  5. يَرْجُمُوكُمْ yercumukum taşlayarak öldürürler kök: رجم
  6. أَوْ ev yahut
  7. يُعِيدُوكُمْ yuiydukum döndürürler kök: عود
  8. فِى fi
  9. مِلَّتِهِمْ milletihim kendi dinlerine kök: ملل
  10. وَلَن velen ve asla
  11. تُفْلِحُوٓا۟ tuflihu iflah olamazsınız kök: فلح
  12. إِذًا izen o takdirde
  13. أَبَدًۭا ebeden asla kök: ابد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: رجم (14 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler,…

  • Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve…

  • Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça,…

  • Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    İnkar edenler, peygamberlerine; "Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz" dediler. Rableri de onlara şöyle…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki onlar, sizden haberdar olurlarsa sizi taşlarlar (kovarlar) veya sizi kendi dinlerine çevirirler ki o zaman asla kurtulamazsınız.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü eğer onlar sizin varlığınızı öğrenirlerse, ya sizi öldüresiye taşlarlar, ya da sizi (zorla) kendi inanç sistemlerine döndürürler; o takdirde ise bir daha asla ellerinden kurtulamazsınız."

Muhammed Esed

çünkü, bakın, sizin varlığınızı öğrenirlerse ya sizi taşlayarak öldürürler ya da zor altında sizi kendi dinlerine döndürürler ki, bu durumda, bir daha asla kurtulamazsınız!"

Ahmed Hulusi

Zira durumunuza vakıf olurlarsa, (ya) sizi taşlayarak öldürürler ya da kendi inançlarına döndürürler. . . O zaman sonsuza dek kurtuluş imkanı bulamazsınız!

Ali Bulaç

"Çünkü onlar üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız."

Ali Özek ve heyeti

«Çünkü onlar eğer sizi fark ederlerse, ya sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman ebediyyen iflah olmazsınız.»

Ali Rıza Safa

"Çünkü sizi ellerine geçirirlerse taşlarlar veya kendi dinlerine döndürürler. Ve bu durumda, sonsuza dek asla kurtulamazsınız!"

Bayraktar Bayraklı

"Doğrusu, eğer onlar sizi ele geçirirse ya taşlayarak öldürürler veya kendi yollarına döndürürler ve bu durumda asla kurtulamazsınız" dedi.

Edip Yüksel

"Onlar sizi görseler sizi taşlarlar/kovarlar veya sizi zorla kendi dinlerine döndürürler ki bu durumda asla başarıya ulaşamazsınız."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Onlar sizi farkederlerse sizi taşlarlar veya sizi zorla kendi dinlerine döndürürler ki bu durumda asla başarıya ulaşamazsınız.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü sizi ellerine geçirirlerse muhakkak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman asla kurtuluşa eremezsiniz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü ellerine geçirirlerse sizi muhakkak recmederler yahud milletlerine döndürürler ve bu takdirde ebeda felah bulamazsınız

Erhan Aktaş

"Onlar sizi fark ederlerse, sizi taşa tutarlar veya kendi milletlerine dipnot 1 döndürürler. O zaman, kesinlikle ebediyen kurtuluşa eremezsiniz."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir halkın sahip olduğu uygarlık, inanç sistemi, yaşam biçimi, yol, sünnet. Kimi çeviriler millet kelimesine "din" anlamı vermektedir bu doğru değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onlar sizi fark ederlerse, sizi taşa tutarlar veya kendi milletlerine dipnot 1 döndürürler. O zaman, kesinlikle ebediyen kurtuluşa eremezsiniz."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir halkın sahip olduğu uygarlık, inanç sistemi, yaşam biçimi, yol, sünnet. Millet sözcüğüne "din" anlamının verilmesi doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar sizi fark ederlerse, sizi taşa tutarlar veya kendi milletlerine dipnot 1 döndürürler. O zaman, kesinlikle ebediyen kurtuluşa eremezsiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yol, sünnet, inanç sistemi, uygarlık, yaşam biçimi.

Gültekin Onan

"Çünkü onlar üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebediyen kurtuluş bulamazsınız."

Hasan Basri Çantay

"Çünkü onlar size galebe ederlerse sizi ya taşla öldürürler, yahud sizi (zorla) kendi dinlerine döndürürler. Bu takdirde ise ebedi felah bulmazsınız".

İbni Kesir

Çünkü sizden haberleri olacak olursa; sizi, ya taşla öldürürler veya dinlerine döndürürler. Bu takdirde ise asla kurtulamazsınız.

Mehmet Alagaş

(7-22) Kehf halkı ve Rakiimi nasıl değerlendirdin / ne hesap ettin? Onlar şaşırılacak / acayip ayetlerimizdendi , gençler mağaraya sığındı klarında d ediler ki ; Rabbimiz katından bize bir rahmet gönder , işlerimizde doğruyu göster / rüşte eriştir. Ve bizde mağarada onları kulakları üzere senelerce yatırdık, sonra hangi iki taraftan kimin ne kadar müddet kaldığını hesap edebildiğini bilelim diye onları dirilttik , o nların haberlerini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençler idi, onların hidayetlerini artırdık, kalktıklarımda ise kalpleriyle bağlantı kurduk, dediler ki Rabbimiz, semaların ve arzın Rabbi, senden başkasına ilah olarak çağrıda bulunmayız , eğer ki böyle bir şey dersek, saçmalamış oluruz / şatata. İşte bunlar, Ondan başka ilah edinen kavmimizdir, onlar hakkında apaçık bir delil / bir ispat aracı getirirseler ya , Allah'a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir ? Onlardan ve Allahtan başka ibadet ettiklerinden geri çekilip uzaklaştıklarında / muğtezile iken , mağaraya sığının Rabbiniz sizi de rahmetinden vererek diriltsin, sizin işlerinizi kolaylaştı rıcı şeyler hazırlasın denildi. Güneşi doğarken mağaranın sağ tarafına meylettiğini görürsün batarken de sol taraflarını aşındırırdı , onlar mağaranın yarık boşluğunda idiler , Bu Allah'ın ayet lerindendi, Allah kime hidayet etmişse işte o yola iletilendir, kimi de saptırmış ise, ona ne dost ne de irşat edici / mürşit bulunabilir, sen onları uyanık sanırsın onlar uykudadırlar , o nları sağlarına ve sollarına döndürüyorduk , k öpekleri mağaranın ön eşiğine ayaklarını uzatmıştı , onların durumunu kavrasaydın / muttali olsaydın onlardan kaçar / firar eder dönerdin , onlardan için ürperirdi, Böylece onları, birbirlerine sorsunlar diye tekrar dirilttik, onlardan kalkan biri dedi ki ne kadar kaldınız? Bir gün yahut günün bir kısmı kadar dediler, ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbimiz bilir dediler, sizden birini bu gümüş paralarla şehre gönderin ve hangi yemek daha temiz ise baksın ve bize getirsin ondan rızıklanalım , dikkat etsin sizi, herhangi birine sezdirmesin , muhakkak ki onlar sizin farkınıza varırlarsa taşlarlar yahut sizi kendi milletlerine / dinlerine iade ederler artık asla/ ebedi kurtulamazsınız / iflah olmazsınız. Bu şekilde onları bulurduk ki Allah'ın vadi haktır bilinsin ve saat hakkında kuşku olmadığı bilinsin. Aralarında işleri hakkında tartışırlarken bir ara, onların üzerlerine kubbe / bina yapalım dediler. Rableri onların durumlarını daha iyi bilir. İşlerinde başarılı olanlar / galip olanlar dediler ki üzerlerine bir mescit yapacağız. Diyecekler ki, ü çtüler dördüncüleri köpekleriydi , beştiler altıncıları köpekleriydi, Gaybe taş atmaktır, diyecekler ki yediydiler sekizincileri köpekleriydi. De ki adetlerini Rabbim bilir onlar az şey biliyorlar. Görünenin dışında onlarla bu konuda tartışma yapma. Onlardan herhangi birin den kanaat isteme / fetva isteme.

Rowwad Tercüme Merkezi

'Eğer onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.''

Süleyman Ateş

"Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler ki, o takdirde asla iflah olamazsınız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Çünkü ellerine geçirseler taşlayarak bizi öldürürler ya da kendi dinlerine döndürürler de sonsuza kadar umduğumuza kavuşamayız."

Şaban Britch

Eğer onların sizden haberi olacak olursa, taşa tutarlar veya sizi dinlerine döndürürler. O zaman asla kurtuluşa eremezsiniz.

Şaban Piriş

Eğer onların sizden haberi olacak olursa, taşa tutarlar veya sizi dinlerine döndürürler. O zaman asla kurtuluşa eremezsiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler yahut da sizi kendilerinin milletine döndürürler. O takdirde bir daha asla kurtulamazsınız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"For, should they discover your identity", he continued, "they will over power you, pelt you with stones or else turn you renegades and your purpose shall be defeated here and Hereafter".

Abdul Haleem

if they found you out, they would stone you or force you to return to their religion, where you would never come to any good.’

Abdullah Yusuf Ali

"For if they should come upon you, they would stone you or force you to return to their cult, and in that case ye would never attain prosperity."

Abul A'la Maududi

For if they should come upon us, they will stone us to death or force us to revert to their faith whereafter we shall never prosper."

Aisha Bewley

for if they find out about you they will stone you or make you revert to their religion and then you will never have success. ’

Al-Hilali & Khan

"For, if they come to know of you, they will stone you (to death or abuse and harm you) or turn you back to their religion; and in that case you will never be successful."

Ali Quli Qarai

Indeed should they prevail over you, they will [either] stone you [to death], or force you back into their creed, and then you will never be saved. ’

Amatul Rahman Omar

`(For) if they come to know of you they will condemn you or make you revert to their faith (by force) and in that case (that you revert to their faith), you will never attain your goal and prosper ever. '

Arthur John Arberry

If they should get knowledge of you they will stone you, or restore you to their creed, then you will not prosper ever.

Bijan Moeinian

only God knows. Now someone should volunteer to go to the town and get a good food for this silver coin, while taking all precautionary measures so that none know about our hide-out place. If our persecutors find us, they will either stone us or force us to join them in disbelief, which, in that case, we will loose our chance to succeed."

E. Henry Palmer

Verily, they - should they perceive you - would stone you, or would force you back again unto their faith, and ye would never prosper then. '

Edip-Layth

"If they discover you, they will stone you or return you to their creed. Then you will never be successful."

George Sale

Verily, if they come up against you, they will stone you, or force you to return to their religion; and then shall ye not prosper for ever.

Hamid S. Aziz

Thus did We raise them up that they might question each other. A speaker from amongst them said, "How long have you tarried?" They said, "We have tarried perhaps a day or part of a day." Others said, "Allah knows best how long you have been here. Now send one of you with this money of your s to the city, and let him look for the best food, and let him bring it to you that you may satisfy your hunger. And let him behave with subtlety (unobtrusively or with care and courtesy) and let no one perceive you (or let no one know about you).

Mahmoud Ghali

Surely in case they get the better of you, they will stone you or bring you back to their creed, and (then) you will never prosper at all. "

Marmaduke Pickthall

For they, if they should come to know of you, will stone you or turn you back to their religion; then ye will never prosper.

Mohamed Ahmed - Samira

If they come to know of you they will stone you to death, or force you to go back to their creed; then you will never succeed. "

Muhammad Asad

for, behold, if they should come to know of you, they might stone you to death or force you back to their faith-in which case you would never attain to any good!"

Mustafa Khattab

For, indeed, if they find out about you, they will stone you ˹to death˺, or force you back into their faith, and then you will never succeed."

Progressive Muslims

"If they discover you, they will stone you or return you to their creed. Then you will never be successful."

Rashad Khalifa

"If they discover you, they will stone you, or force you to revert to their religion, then you can never succeed."

Sahih International

Indeed, if they come to know of you, they will stone you or return you to their religion. And never would you succeed, then - ever."

Sam Gerrans

“They, if they come to know of you, will stone you, or turn you back to their creed; and you will then not be successful ever.

Shabbir Ahmed

"For, behold, if they discover you, they will stone you to death or force you to revert to their religion, then you will never succeed. "

Syed Vickar Ahamed

"Because if they should find you, they would stone you to death (for believing in your Lord) and force you to return to their (ways of) worship; And then you will never gain prosperity. "

Taqi Usmani

If they (the habitants of the city) will know about you, they will force you to revert to their faith, and in that case, you will never find success."

The Monotheist Group

"If they discover you, they will stone you or return you to their creed. Then you will never be successful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩