Kasas suresi

Kasas suresi, 8. ayet

Kasas suresi, 8. ayet. فَٱلْتَقَطَهُۥٓ ءَالُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًا إِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَٰمَٰنَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا۟ خَٰطِـِٔينَ

felteḳaṭahû âlü fir`avne liyekûne lehüm `adüvvev veḥazenâ. inne fir`avne vehâmâne vecünûdehümâ kânû ḫâṭiîn.

Diyanet İşleri

Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri hata yapıyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 5–11 · surenin 8. ayeti / 88

Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3

  1. Kasas 5

    Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

  2. Kasas 6

    Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.

  3. Kasas 7

    Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.

  4. 8

    Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri hata yapıyorlardı.

  5. Kasas 9

    Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.

  6. Kasas 10

    Musa'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.

  7. Kasas 11

    Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. Anlaşılan o ki annesi Musa’ya bir zarar verileceğinden korkmuştu. O bakımdan emrolunduğu şeyi yaptı ve Mûsâ’yı suya bıraktı. Şanı Yüce Allah da Mûsâ’yı su vasıtası ile götürdü ta ki “Firavun hanedanı onu bulup… yanlarına aldılar.” Böylece Mûsâ onlar tarafından bulunmuş oldu. “sonunda kendilerine düşman ve keder olacağından (habersiz bir şekilde)” Yani onu almalarının bir sonucu ve bir âkıbeti olacaktı ki o da şu idi: Mûsâ aleyhisselam onlara bir düşman ve onları üzüntüye gark edecek bir keder olacaktı. Çünkü tedbirin kadere karşı bir faydası yoktur. İlâhî takdir, İsrailoğullarından yana korkup çekindikleri tehlikenin, Firavun ve hanedanının elleri altında, gözleri önünde ve onların himayesi altında büyümesini sağladı.

yice düşünülüp tetkik edilecek olursa bu ilâhî takdirin kapsamı içerisinde İsrailoğulları lehine pek çok maslahatların gerçekleştiğini, başından pek büyük belâ ve sıkıntıların giderildiğini ve Mûsâ’nın risâletinden önce onlara yapılabilecek pek çok saldırı ve haksızlığın önlendiğini görürüz. Çünkü Mûsâ, Firavun krallığının liderlerinden birisi olmuştu. Tabii olarak o, kavminin haklarını savunacaktı. Çünkü kişilik olarak o, üstün gayretli ve son derece hamiyetli bir kimse idi. İşte bunun bir sonucu olarak şanı Yüce Allah’ın bize bir kısmını nakletmiş olduğu zilletleri ve aşağılanmaları ileri dereceye ulaşmış olan bu ezilmiş halkın bazı fertleri, -ileride açıklaması geleceği üzere- o ülkede üstünlük sağlamış, o zorba kavimle çekişip onlara karşı koyacak noktaya kadar ulaşmıştı. İşte bu, galibiyetin başlangıcı idi. İşlerin yavaş yavaş ve tedrici olarak ilerlemesi ve bir defada gerçekleşmemesi, şanı Yüce Allah’ın cereyan edegelen sünnetinin/kanunun bir parçasıdır.

“Gerçekten Firavun, Hâmân ve o ikisinin orduları günahkar kimselerdi” Onlar günahkâr kimseler oldukları için Biz de bu günahkârlıkları sebebi ile onları cezalandırmak, onlara karşı hile ve tuzaklarının cezası olmak üzere karşı tuzaklar hazırlamak istedik.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa'nın annesi, onu sandığa koyup, nehre bırakılmasına dair verdiğimiz ilhamı yerine getirdi. Ardından Firavun hanedanı onu bulup, aldı. Böylece Yüce Allah'ın iradesi gerçekleşecek Musa, Firavun'un düşmanı olacak, Yüce Allah onun eliyle Firavun'un krallığını yok ederek onları hüzne boğacaktır. Muhakkak Firavun, veziri Haman ve tüm yardımcıları; küfürleri, azgınlıkları ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaları sebebiyle günahkâr kimselerdi.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱلْتَقَطَهُۥٓ feltekatahu nihayet onu aldı kök: لقط
  2. ءَالُ alu ailesi kök: اول
  3. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn
  4. لِيَكُونَ liyekune olsunası için kök: كون
  5. لَهُمْ lehum kendilerine
  6. عَدُوًّۭا aduvven bir düşman kök: عدو
  7. وَحَزَنًا ۗ ve hazenen ve başlarına derd kök: حزن
  8. إِنَّ inne gerçekten
  9. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn
  10. وَهَـٰمَـٰنَ ve hamane ve Haman
  11. وَجُنُودَهُمَا ve cunudehuma ve askerleri kök: جند
  12. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  13. خَـٰطِـِٔينَ hatiine yanılıyorlardı kök: خطا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لقط (2 geçiş)

    Onlardan bir sözcü, "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın"…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kök: حزن (42 geçiş)

    Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha…

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun ailesi (sonunda) kendilerine bir düşman ve bir üzüntü kaynağı (olacağını bilmeden) onu (Musa'yı) bulup almışlardı. dipnot 1 Şüphesiz ki Firavun, Haman ve askerleri suçlu insanlardı.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer bir kalıpta ([yeltekıt]) bir kez de Yûsuf 12:10'da geçen [iltekata] fiili "bir şeyin tesadüfen bulunması" veya "yitik olarak bulunması" demektir.

Mustafa İslamoğlu

Derken, Firavun'un ailesi onu buldu; sonunda kendileri için bir düşman ve bir hüzün kaynağı olacak (bu bebeği) sahiplendiler. Belli ki Firavun, Haman ve onların askerleri yanılgı içindeydiler.

Muhammed Esed

Ve (sonunda) Firavun ailesi(nden biri) o'nu buldu (ve kurtardı): çünkü (Biz) o'nun ileride, Firavun'un, Haman'ın ve onların maiyetindekilerin gerçekten yanlış yolda olduklarını görerek karşılarına bir düşman ve bir üzüntü (kaynağı) olarak çıkmasını (dilemiştik)!

Ahmed Hulusi

Firavun'un ailesi Onu kaybolmuş çocuk olarak bulup aldı. Kendileri için düşman ve hüzün vesilesi olacağı için. . . Muhakkak ki Firavun, Haman ve o ikisinin orduları yanlış işler yapıyordu!

Ali Bulaç

Nihayet Firavun'un ailesi, onu (ileride bilmeksizin) kendileri için bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi.

Ali Özek ve heyeti

Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak (nehirden) aldı.O, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanlış yolda idiler.

Ali Rıza Safa

Böylece, Firavun ailesi, kendilerine düşman ve başlarına sorun olarak, Onu bulup aldı. Aslında, Firavun, Haman ve orduları yanlış yoldaydı.

Bayraktar Bayraklı

Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak nehirden aldı. Çocuk, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Çünkü Firavun, Haman ve askerleri yanılıyorlardı.

Edip Yüksel

Nihayet Firavunun ailesi, kendileri için bir düşman ve üzüntü kaynağı olacak o bebeği aldı. Firavun, Haman ve orduları suçlular idiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nihayet Firavun'un ailesi, kendileri için bir düşman ve üzüntü kaynağı olacak o bebeği aldı. Firavun, Haman ve orduları suçlular idiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine Firavun hanedanı onu yitik olarak aldılar, çünkü o, ileride kendilerine bir düşman, bir tasa olacaktı. Doğrusu Firavun da Haman da askerleri de hep canilerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ali Fir'avn onu lekıyt olarak aldı, çünkü ileride kendilerine bir düşman, bir gamm olacaktı. Doğrusu Fir'avn de Haman de, askerleri de hep canilerdiler

Erhan Aktaş

Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Haman ve askerleri yanlış yaptılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Haman ve askerleri yanlış yaptılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Haman ve askerleri yanılgıya düştüler.

Gültekin Onan

Nihayet Firavunun ailesi, onu (ileride bilmeksizin) bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine Fir'avnın adamları onu yetik olarak aldı (lar). Çünkü o, aakıbet kendileri için bir düşman ve bir tasa olacakdı. Çünkü Fir'avn da, Haman da, bunların orduları da suçlu (insan) lardı.

İbni Kesir

Firavun'un adamları bunun üzerine onu aldılar. Çünkü o, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Zira Firavun, Haman ve askerleri gerçekten suçlu idiler.

Mehmet Alagaş

(7-13) Musa'nın annesine onu emzir, ne zaman ki onlardan bir korku hissettin, onu Derya’ya bırak, korkma ve de üzülme, biz muhakkak onu sana geri döndüreceğiz ve onu gönderilenlerden / Resullerden yapacağız diye vahyettik. Firavun'un ailesi ileride kendilerine bir düşman bir hüzün kaynağı olacak olan onu / Musa’yı, bulup aldılar. Firavun haman ve bu ikisinin orduları muhakkak ki yanlış yapıyorlardı. Firavun'un karısı; senin ve benim için bir göz aydınlığı / göz nuru olabilir öldürmeyin onu , belki bize bir faydası olur yahut onu evlat ediniriz dedi. Onlar bilincinde değildiler / şuurunda değillerdi. Musa'nın annesi gönlü / fuadı boşalmış sabahladı, onun iman edenlerden olması için kalbini zapturapt altına eğer almasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı. O anne Musa'nın kız kardeşine demişti ki onun izini takip et, O da onlar farkına varmadıkları bir yerden onu görebildi. Bundan önce ona / Musa’ya süt anneliğini haram etmiştik (annesi dışında kimse onu emziremiyordu) Kız, size onun bakımını yapacak / ona kefil olacak ona nasihat edecek ev halkını göstereyim mi? dedi. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin ve de Allah'ın vaadi / verdiği sözü gerçektir, bilsin diye, onu annesine geri döndürdük. Velakin onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun hanedanı onu bulup aldılar. Sonunda onlara düşman ve başlarına dert olacaktı. Çünkü Firavun, Hâmân ve orduları suçlu idiler.

Süleyman Ateş

Nihayet onu Fir'avn ailesi aldı ki, kendilerine bir düşman ve başlarına derd olsun. Gerçekten Fir'avn, Haman ve askerleri yanılıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Sonra Firavun ailesi, ileride kendilerine bir düşman ve bir üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Çünkü Firavun, Haman ve o ikisinin emrindekiler suçlu kimselerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Anası onu nehire bırakınca) Firavun'un ailesi bulup aldılar ki, kendileri için düşman ve üzüntü kaynağı olsun. Çünkü Firavun, Haman ve her ikisinin ordusu suçlu durumdaydılar.

Şaban Britch

Firavun ailesi onu bulup aldılar. Sonunda onlara düşman ve başlarına dert olacaktı. Çünkü Firavun, Haman ve orduları suçlu idiler.

Şaban Piriş

Firavun ailesi onu bulup aldılar. Sonunda onlara düşman ve başlarına dert olacaktı. Çünkü Firavun, Haman ve orduları suçlu idiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, Firavun ailesi onu kayıp bir şey olarak bulup aldı. O, kendileri için bir düşman ve tasa olacaktı. Gerçek olan şu ki Firavun, Haman ve bunların orduları yanlış yoldaydılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The waves swept him ashore and there, he was picked up by the family and the household of the Pharaoh who did not realize that he would be their avowed enemy who would cause them limitless misery and endless grief. Pharaoh, Haman and their troops were indeed transgressors against the principle of good and were sinful offenders against Allah.

Abdul Haleem

Pharaoh’s household picked him up––later to become an enemy and a source of grief for them: Pharaoh, Haman, and their armies were wrongdoers––

Abdullah Yusuf Ali

Then the people of Pharaoh picked him up (from the river): (It was intended) that (Moses) should be to them an adversary and a cause of sorrow: for Pharaoh and Haman and (all) their hosts were men of sin.

Abul A'la Maududi

Then Pharaoh's household picked him up (from the river) that he may be their adversary and be a cause of sorrow to them. dipnot 1 Surely Pharaoh and Haman and their hosts erred (in their scheming).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was not their aim, but the ultimate destiny of their act. They picked up the child through whom they were to be destroyed in the end.

Aisha Bewley

The family of Pharaoh picked him up so that he might be an enemy and a source of grief to them. Certainly Pharaoh and Haman and their troops were in the wrong.

Al-Hilali & Khan

Then the household of Fir‘aun (Pharaoh) picked him up, that he might become for them an enemy and a (cause of) grief. Verily, Fir‘aun (Pharaoh), Hâmân and their hosts were sinners.

Ali Quli Qarai

Then Pharaoh’s kinsmen picked him up that he might be to them an enemy and a cause of grief. Indeed Pharaoh and Hāmān and their hosts were iniquitous.

Amatul Rahman Omar

(Moses' mother cast him into the river according to the revelation, ) then one of the family of Pharaoh picked him up with the result that he (one day) became an enemy to and (a source of) grief for them. Verily, Pharaoh, Hâmân and the hordes of them both were all wrong-doers.

Arthur John Arberry

So then the folk of Pharaoh picked him out to be an enemy and a sorrow to them; certainly Pharaoh and Haman, and their hosts, were of the sinners.

Bijan Moeinian

[What an irony that] the Pharaoh’s own household had to pick Moses up, so that he may become their enemy and create head ache for them. Indeed Pharaoh and Haman and their troops were misguided [thinking that by killing all new born males, they can change God’s will.]

E. Henry Palmer

And Pharaoh's family picked him up that he might be for them a foe and a grief; verily, Pharaoh and Haman and their hosts were sinners.

Edip-Layth

Then the family of Pharaoh picked him up, so he would be an enemy to them and a source of sadness. Certainly, Pharaoh and Haman and their troops were doing wrong.

George Sale

And when she had put the child in the ark, and had cast it into the river, the family of Pharaoh took him up; providence designing that he should become an enemy, and a sorrow unto them. Verily Pharaoh, and Haman, and their forces were sinners.

Hamid S. Aziz

And We inspired the mother of Moses, saying, "Suckle him; and when you are afraid for him then float him into the river, and fear not and grieve not; verily, We shall restore him to you, and make him of one of Our Messengers. "

Mahmoud Ghali

Then the house of Firaawn picked him out to be an enemy to them and (a source of) grief. Surely Firaawn and Haman and their hosts were sinners.

Marmaduke Pickthall

And the family of Pharaoh took him up, that he might become for them an enemy and a sorrow, Lo! Pharaoh and Haman and their hosts were ever sinning.

Mohamed Ahmed - Samira

Then he was picked up by the family of Pharaoh (unaware) that he would become their enemy and a cause for regret. Surely the Pharaoh, Haman and their hordes were habitual sinners.

Muhammad Asad

And [some of] Pharaoh’s household found [and spared] him: for [We had willed] that he becomes an enemy unto them and [a source of] grief, seeing that Pharaoh and Haman and their hosts were sinners indeed!

Mustafa Khattab

And ˹it so happened that˺ Pharaoh’s people picked him up, only to become their enemy and source of grief. Surely Pharaoh, Hamân, and their soldiers were sinful.

Progressive Muslims

Then the family of Pharaoh picked him up, so he would be an enemy to them and a source of sadness. Certainly, Pharaoh and Haamaan and their troops were doing wrong.

Rashad Khalifa

Pharaoh's family picked him up, only to have him lead the opposition and to be a source of grief for them. That is because Pharaoh, Hamaan, and their troops were transgressors.

Sahih International

And the family of Pharaoh picked him up [out of the river] so that he would become to them an enemy and a [cause of] grief. Indeed, Pharaoh and Haman and their soldiers were deliberate sinners.

Sam Gerrans

And there gathered him up the house of Pharaoh, that he might become for them an enemy and a grief; Pharaoh and Hāmān and their forces were offenders.

Shabbir Ahmed

And the family of Pharaoh picked him up, not knowing that he would become an enemy unto them and a source of grief. That is because Pharaoh, Haman and their troops were a folk bent on committing fault upon fault.

Syed Vickar Ahamed

Then the household of Firon (Pharaoh) lifted him up (from the river): (It was) that (baby Musa) would be an opponent and a reason of sorrow for them: Verily, Firon (Pharaoh) and Haman and their armies were men of sin.

Taqi Usmani

So the family of Pharaoh picked him up, so that he becomes for them an enemy and a (cause of) grief. Indeed Pharaoh, Hāmān and their armies were mistaken.

The Monotheist Group

Then the family of Pharaoh picked him up, so he would be an enemy to them and a source of sadness. Certainly, Pharaoh and Haamaan and their troops were wrongdoers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩