Kasas suresi

Kasas suresi, 5. ayet

Kasas suresi, 5. ayet. وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ ٱلْوَٰرِثِينَ

venürîdü en nemünne `ale-lleẕîne-stuḍ`ifû fi-l'arḍi venec`alehüm eimmetev venec`alehümü-lvâriŝîn.

Diyanet İşleri

Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 2–8 · surenin 5. ayeti / 88

Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3

  1. Kasas 2

    Bunlar apaçık Kitab'ın ayetleridir.

  2. Kasas 3

    İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.

  3. Kasas 4

    Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı.

  4. 5

    Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

  5. Kasas 6

    Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.

  6. Kasas 7

    Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.

  7. Kasas 8

    Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri hata yapıyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. “Biz ise o ülkede ezilenlere” onların ezilmesine sebep teşkil eden hususları ortadan kaldırmak, onlara karşı direnenleri helâk etmek, onlara karşı çıkanları yardımsız ve güçsüz kılmak sureti ile “lütufta bulunmak, onları” dinde “önderler yapmak ve onları” yeryüzünde, âhiretten önce dünyada güzel âkıbete sahip olmak sureti ile “varis kılmak istiyorduk.” Önder olmak ise zayıflık hali ile birlikte gerçekleşmez. O bakımdan bu, yeryüzünde tam bir güç, iktidar ve imkan sahibi kılınmayı kılınmayı gerektiriyordu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz ise, Firavun'un Mısır topraklarında güçsüz zayıf kıldığı İsrailoğulları'na, düşmanlarını helâk ederek, zayıflıklarını gidererek, onları hakta örnek alınan önderler yaparak ve Firavun'un helak olmasının ardından onları mübarek Şam topraklarının mirasçıları kılarak lütufta bulunmak istiyorduk. Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibi; "Zayıf bırakılan o topluluğa, bereketli kıldığımız yeryüzünün doğusunu ve batısını miras bıraktık...''

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنُرِيدُ ve nuridu biz istiyorduk kök: رود
  2. أَن en
  3. نَّمُنَّ nemunne lutfetmeyi kök: منن
  4. عَلَى ala üzerine
  5. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  6. ٱسْتُضْعِفُوا۟ stud'ifu ezilen(ler) kök: ضعف
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi o yerde kök: ارض
  9. وَنَجْعَلَهُمْ ve nec'alehum ve onları yapmayı kök: جعل
  10. أَئِمَّةًۭ eimmeten önderler kök: امم
  11. وَنَجْعَلَهُمُ ve nec'alehumu ve onları kılmayı kök: جعل
  12. ٱلْوَٰرِثِينَ l-varisine mirasçı kök: ورث

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…

  • Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    "Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz ise o yerde, zayıf düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (o topraklara) mirasçı kılmak istiyorduk. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:129, 137; İbrâhîm 14:14; Enbiyâ 21:105; Nûr 24:55.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz de istiyorduk ki, ülkede zayıf ve güçsüz bırakılanlara destek çıkalım ve onları öncüler yapalım; ve kendilerini (ülkeye) varis kılalım;

Muhammed Esed

Fakat Biz istiyorduk ki, yeryüzünde hor ve güçsüz görülen kimselerden yana çıkalım, onların dinde öncüler olmasını sağlayalım, onları (Firavun'un şeref ve itibarına) varis kılalım

Ahmed Hulusi

Biz de diledik ki, o bölgedeki aciz bırakılıp aşağılananlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve kendilerini varisler kılalım.

Ali Bulaç

Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz.

Ali Özek ve heyeti

Biz ise, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (mukaddes topraklara) vâris kılmak istiyorduk.

Ali Rıza Safa

Oysa Biz, yeryüzünde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler ve kalıtçılar yapmak istiyorduk.

Bayraktar Bayraklı

Biz de istiyorduk ki, o yerde ezilenlere lütfedelim, onları önderler yapalım ve onları ötekilerin mülküne mirasçı yapalım.

Edip Yüksel

Yeryüzünde güçsüzleştirilip ezilenlere lütfederek diledik ki onları önderler ve varisler yapalım.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yeryüzünde güçsüzleştirilip ezilenlere lütfederek diledik ki onları önderler ve varisler yapalım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz de o yerde ezilmekte olanlara lütufta bulunmak, onları öncül rehberler yapmak ve onları varisler kılmak istiyorduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de istiyorduk ki o yerde ezilmekte olanlara lutfedelim, onları öncül imamlar yapalım, hem onları varisler kılalım

Gültekin Onan

Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları imamlar yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz.

Hasan Basri Çantay

Biz ise diliyoruz ki o yerde za'fa uğratılanlara lütfedelim, onları (hayırda) muktedabihler yapalım, onları (Fir'avn mülkünün) varisler (i) kılalım.

İbni Kesir

Biz ise istiyorduk ki; güçsüz sayılanlara iyilikte bulunalım, onları önderler kılalım ve onları varisler yapalım.

Mehmet Alagaş

(1-6) Tâ, Sîn, Mîm, Bunlar apaçık kitabın göstergeleridir / ayetleridir. Sana Musa'nın ve firavunun haberlerini hakikat olarak inanan bir boy için / bir kavim için okuyoruz. Muhakkak ki firavun yeryüzünde / arzda kendini yüce gördü / yücelendi , yakın çevresini taraftarlara / hiziplere ayırmıştı, onlardan bir parça, belli bir grubu zayıf hale / düşkün hale getiriyordu, oğullarını sıkıp boğuyordu, kadınlarını ise yaşatıyordu , kesinlikle o / firavun bozgunculardandı / fesatçılardandı. Bizler de yeryüzünde o zayıf bırakılanlara / düşkün hale getirilenlere destek olalım, onları öncüler / İmamlar yapalım, onları mirasçılar / varisler yapalım , onlara yeryüzünde imkanlar verelim, firavuna hamana ve bu ikisinin orduların a daha henüz hazır olmadıkları şeyi gösterelim istiyorduk.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara ihsanda bulunmak ve onları önderler yapmak ve onları (oraya) mirasçı kılmak istiyorduk.

Süleyman Ateş

Biz de istiyorduk ki o yerde ezilenlere lutfedelim, onları önderler yapalım, onları (ötekilerin mülküne) mirasçı kılalım.

Süleymaniye Vakfı

Biz de o topraklarda zayıf düşürülenlere iyilikte bulunmak, onları önderler yapmak ve bunların yerine geçirmek istiyorduk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz de o topraklarda güçsüzleştirilenlere iyilikte bulunmak, onları önderler yapmak ve bunların yerine geçirmek istiyorduk,

Şaban Britch

Biz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara ihsanda bulunmak ve onları önderler yapmak ve onları (oraya) mirasçı kılmak istiyorduk.

Şaban Piriş

Biz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara iyilik etmek ve onları önderler yapmak ve onları oraya mirasçı kılmak istiyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve biz istiyoruz ki, yeryüzünde ezilip horlananlara bağışta bulunalım, onları önderler yapalım, onları mirasçılar haline getirelim.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We decided to be kind and gracious to those who were suppressed and subdued in the land and to change their status and bring it into that of spiritual leadership intended to lead and inherit the land.

Abdul Haleem

but We wished to favour those who were oppressed in that land, to make them leaders, the ones to survive,

Abdullah Yusuf Ali

And We wished to be Gracious to those who were being depressed in the land, to make them leaders (in Faith) and make them heirs,

Abul A'la Maududi

We wanted to bestow favour on those who were oppressed in the land. We wanted to make them leaders and heirs dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "Make them leaders and guides of the people in the world."

Aisha Bewley

We desired to show kindness to those who were oppressed in the land and to make them leaders and make them inheritors

Al-Hilali & Khan

And We wished to do a favour to those who were weak (and oppressed) in the land, and to make them rulers and to make them the inheritors,

Ali Quli Qarai

And We desired to show favour to those who were abased in the land, and to make them imams, and to make them the heirs,

Amatul Rahman Omar

And We chose to confer favour upon those who had been rendered weak in the land and to make them leaders and to bestow a kingdom upon them, thus make them inheritors (of Our blessings).

Arthur John Arberry

Yet We desired to be gracious to those that were abased in the land, and to make them leaders, and to make them the inheritors,

Bijan Moeinian

Meanwhile, I (God) decided to change the situation and raise the oppressed ones to become the rulers and inherit the wealth and power.

E. Henry Palmer

And we wished to be gracious to those who were weakened in the earth, and to make them models, and to make them the heirs;

Edip-Layth

We wanted to help those who were oppressed in the land, and to make them role models, and to make them the inheritors.

George Sale

And We were minded to be gracious unto those who were weakened in the land, and to make them models of religion; and to make them the heirs of the wealth of Pharaoh and his people,

Hamid S. Aziz

Verily, Pharaoh exalted himself in the land and divided the people thereof into sects (and casts); one section of them he oppressed, slaughtering their sons and sparing their women. Verily, he was of those who work corruption.

Mahmoud Ghali

And We are willing to be bounteous to the ones who were deemed weak in the land, and make them leaders, and make them the inheritors,

Marmaduke Pickthall

And We desired to show favour unto those who were oppressed in the earth, and to make them examples and to make them the inheritors,

Mohamed Ahmed - Samira

We wished to favour those who were weak in the land and make them leaders and heirs,

Muhammad Asad

But it was Our will to bestow Our favour upon those [very people] who were deemed [so] utterly low in the land, and to make them forerunners in faith. and to make them heirs [to Pharaoh’s glory],

Mustafa Khattab

But it was Our Will to favour those who were oppressed in the land, making them models ˹of faith˺ as well as successors;

Progressive Muslims

And We wanted to help those who were oppressed in the land, and to make them role models, and to make them the inheritors.

Rashad Khalifa

We willed to compensate those who were oppressed on earth, and to turn them into leaders, and make them the inheritors.

Sahih International

And We wanted to confer favor upon those who were oppressed in the land and make them leaders and make them inheritors

Sam Gerrans

And We desired to give grace to those who were oppressed in the land, and to make them leaders, and to make them the inheritors,

Shabbir Ahmed

But it was Our Will to bestow favor unto those who were oppressed in the land, and to make them leaders, and to make them inheritors.

Syed Vickar Ahamed

And We wished to be kind to those who were kept lowly in the land, to make them leaders and to make them the inheritors,

Taqi Usmani

while We intended to favor those who were held as weak in the land, and to make them leaders and make them inheritors,

The Monotheist Group

And We wanted to help those who were oppressed in the land, and to make them leaders, and to make them the inheritors.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩