Diyanet İşleri
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
Kasas suresi
Kasas suresi, 6. ayet. وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَنُرِىَ فِرْعَوْنَ وَهَٰمَٰنَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَحْذَرُونَ
venümekkine lehüm fi-l'arḍi venüriye fir`avne vehâmâne vecünûdehümâ minhüm mâ kânû yaḥẕerûn.
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3
İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.
Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı.
Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. “Yine onlara o ülkede güç ve imkân verelim…” İşte şanı Yüce Allah, bütün bunları gerçekleştirmeyi murad etmişti ve iradesi ile de bunları yerine getirdi.
ynı şekilde “Firavun’a”, onun veziri “Hâmân’a ve” kendileri vasıtası ile güç ve kudret sahibi oldukları, onlarla bölgeleri ele geçirip üstünlük sağlayarak azdıkları “ordularına da, onlardan” yani ezdikleri o kesimden “yana çekindikleri” yurtlarından çıkarılmak vb. gibi “o (kötü sonu) gösterelim” istiyorduk. Nitekim Firavun ve kavminin, İsrailoğullarını toptan imha etmeyip de sadece güçlerini kırmalarının ve kuvvet kaynağı olan evlatlarını öldürmelerinin sebebi de bu korku idi.
üce Allah işte bütün bunları gerçekleştirmeyi murad etmişti. O, bir işi gerçekleştirmeyi diledi mi sebeplerini kolaylaştırır, yollarını açar. Bu iş de böyle idi. O, bu ilâhî maksada ulaştıracak sebepleri dostlarının da düşmanlarının da aklına gelmeyecek bir şekilde takdir etti ve uygulamaya koydu ki bunların ilki, şanı Yüce Allah'ın İsrailoğullarının kurtarıcısı olarak takdir etmiş olduğu rasûlü Mûsâ’yı yaratmasıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onları orada güç ve hüküm sahibi yaparak, yeryüzünde kudretli kılmak, Firavun'a ve krallığında ona en büyük dayanak olan Haman’a, ve her ikisine yardımcı olan askerlerine, krallıklarının İsrailoğulları'ndan doğmuş bir erkek çocuğunun eliyle ortadan kaldırılmasıyla korktukları o şeyi göstermek istiyoruz.
Aynı kök: حذر (21 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz."
Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri…
Aynı kök: مكن (18 geçiş)
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Aynı kök: مكن (18 geçiş)
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: مكن (18 geçiş)
Eğer sana hainlik etmek isterlerse, (bil ki) onlar daha önce Allah'a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı (sana) imkan vermişti. Allah,…
Aynı kök: حذر (21 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Aynı kök: حذر (21 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayrıca onları o yerde hâkim kılmak; Firavun, Haman dipnot 1 ve ordularına korktukları şeyi göstermek de (istiyorduk).
dahası onları yeryüzünde güvenli biçimde yerleştirelim; Firavun'u, Haman'ı ve bunların ordusunu, berikilerin eliyle korktukları şeye uğratalım.
ve onları güvenlik içinde yeryüzünde yerleştirelim; Firavun'u, Haman'ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğulları'nın) eliyle korktukları şeye uğratalım.
Onları o bölgede güvenli kılalım; Firavun'u, Haman'ı (başrahibi) ve o ikisinin ordularını korktuklarına uğratalım!
Ve (istiyoruz ki) onları yeryüzünde 'iktidar sahipleri olarak yerleşik kılalım', Firavun'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan sakındıkları şeyi gösterelim.
Ve o yerde onları hakim kılmak; Firavun ile Hâmân'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğullarından gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk).
Ve onları güçlendirerek yeryüzünde yerleştirelim; Firavun, Haman ve ordularına, korktukları şeyi gösterelim.
Onları o yerde iktidara getirelim de Firavun'a, Haman'a ve onların askerlerine, ezdikleri gruptan korktukları şeyi gösterelim.
Ve onları yeryüzüne yerleştirelim, Firavun, Haman ve ordularına, korktukları şeyi gösterelim.
Ve onları yeryüzüne yerleştirelim, Firavun, Haman ve ordularına, korktukları şeyi gösterelim.
Ve onlara arzda (yeryüzünde) hakimiyet verip Firavun, Haman ve ordularına korktukları şeyi, onların vasıtasıyla gösterelim.
Ve Arzda onlara kuvvet ve müknet verelim de Fir'avne, Haman'e ve ordularına onlardan kortukları şeyi gösterelim
Ve onları yeryüzünde iktidar yapalım, Firavun'a, Haman'a ve ikisinin ordusuna, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.
Ve onları yeryüzünde iktidar yapalım, Firavun'a, Haman'a dipnot 1 ve ikisinin ordusuna, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.
Ve onları yeryüzünde iktidar yapalım, Firavun'a, Haman'a ve ikisinin ordusuna, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.
Ve (istiyoruz ki) onları yeryüzünde 'iktidar sahipleri olarak yerleşik kılalım', Firavuna, Haman'a ve askerlerine, onlardan sakındıkları şeyi gösterelim.
Onlara o yerde kudret (ve haakimiyyet) verelim, Fir'avna, Hamane ve bunların ordularına da onlardan kocunmakda oldukları şey'i (başlarına getirib) gösterelim.
Ve onları memleketlerine yerleştirelim, Firavun' a Haman'a ve ikisinin askerlerine çekinmekte oldukları şeyleri gösterelim.
(1-6) Tâ, Sîn, Mîm, Bunlar apaçık kitabın göstergeleridir / ayetleridir. Sana Musa'nın ve firavunun haberlerini hakikat olarak inanan bir boy için / bir kavim için okuyoruz. Muhakkak ki firavun yeryüzünde / arzda kendini yüce gördü / yücelendi , yakın çevresini taraftarlara / hiziplere ayırmıştı, onlardan bir parça, belli bir grubu zayıf hale / düşkün hale getiriyordu, oğullarını sıkıp boğuyordu, kadınlarını ise yaşatıyordu , kesinlikle o / firavun bozgunculardandı / fesatçılardandı. Bizler de yeryüzünde o zayıf bırakılanlara / düşkün hale getirilenlere destek olalım, onları öncüler / İmamlar yapalım, onları mirasçılar / varisler yapalım , onlara yeryüzünde imkanlar verelim, firavuna hamana ve bu ikisinin orduların a daha henüz hazır olmadıkları şeyi gösterelim istiyorduk.
Onları ülkede güç sahibi kılmak, Firavun ile Hâmân'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğulları'ndan gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk).
Ve onları o yerde iktidara getirelim de Fir'avn'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan (ezdikleri zümreden) korktukları şeyi gösterelim.
Ayrıca onları o topraklara hakim kılmak; Firavun'un, Haman'ın ve o ikisinin emrinde olanların dipnot 1 korktuklarını başlarına getirmek istiyorduk dipnot 2 .
Onlar için o topraklarda bir vatan oluşturacak ve Firavun'un, Haman'ın ve bunların ordularının korktuklarını başlarına getirecektik.
Onları ülkede güç sahibi kılmak, Firavun ile Haman'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğulları'ndan gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk).
Onları ülkeye yerleştirip, Firavun, Haman ve ordularının korktuklarını onlara göstermek istiyorduk.
Ve yeryüzünde onlara imkan ve kudret verelim. Firavun'a, Haman'a ve onların ordularına da korkmakta oldukları şeyleri gösterelim.
We decided to confirm and establish them firmly in the land and confront Pharaoh and Haman and their troops with what they feared might happen to them at their hands, the hands of Mussa whom they reared and the Israelites who followed his law.
to establish them in the land, and through them show Pharaoh, Haman, and their armies the very thing they feared.
To establish a firm place for them in the land, and to show Pharaoh, Haman, and their hosts, at their hands, the very things against which they were taking precautions.
and to grant them power in the land, dipnot 1 and make Pharaoh and Haman dipnot 2 and their hosts see what they had feared.
and establish them firmly in the land and to show Pharaoh and Haman and their troops the very thing that they were fearing from them.
And to establish them in the land, and We let Fir‘aun (Pharaoh) and Hâmân and their hosts receive from them that which they feared.
and to establish them in the land, and to show Pharaoh and Hāmān and their hosts from them that of which they were apprehensive.
And (We chose) to establish them with all powers in the country and to visit Pharaoh and Hâmân and their hordes with that (power and supremacy) which they dreaded from those (Israelites rendered weak by them).
and to establish them in the land, and to show Pharaoh and Ha man, and their hosts, what they were dreading from them.
And to humiliate the Pharaoh and Haman (Pharaoh’s right hand side) and his "elite" group: This was exactly what they were really afraid of happening to them and the basis for their tyranny.
and to establish for them in the earth; and to show Pharaoh and Haman and their hosts what they had to beware of from them.
To enable them in the land, and to show Pharaoh and Haman and their troops what they had feared.
and to establish a place for them in the earth; and to shew Pharaoh, and Haman, and their forces, that destruction of their kingdom and nation by them, which they sought to avoid.
And We wished to be gracious to those who were weakened by oppression in the earth, and to make them models, and to make them the inheritors;
And to establish them in the land, and to show Firaawn and Haman and their hosts the (very things) against which they were wary.
And to establish them in the earth, and to show Pharaoh and Haman and their hosts that which they feared from them.
And establish them in the country; and to make the Pharaoh, Haman and their hordes beware of what they feared from them.
and to establish them securely on earth, and to let Pharaoh and Haman and their hosts experience through those [children of Israel] the very thing against which they sought to protect themselves.
and to establish them in the land; and through them show Pharaoh, Hamân,[1] and their soldiers ˹the fulfilment of˺ what they feared.[2]
And to enable them in the land, and to show Pharaoh and Haamaan and their troops what they had feared.
And to establish them on earth, and to give Pharaoh, Hamaan, and their troops a taste of their own medicine.
And establish them in the land and show Pharaoh and [his minister] Haman and their soldiers through them that which they had feared.
And to establish them in the land, and to show Pharaoh and Hāmān and their forces through them what they feared.
And to establish them in the earth, and to show Pharaoh (the King) and Haman (the Chief Adviser and High Priest) and their troops what they feared from the Israelites (rebellion).
To make a firm place for them in the land, and to show Firon (Pharaoh), Haman, and their armies, at their (Israelites) hands, exactly those things which they were careful (to avoid themselves).
and give them power in the land, and to show Pharaoh, Hāmān and their armies the very thing they were fearing from them.
And to enable them in the land, and to show Pharaoh and Haamaan and their troops what they had feared.