Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 10. ayet

Yûsuf suresi, 10. ayet. قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا۟ يُوسُفَ وَأَلْقُوهُ فِى غَيَٰبَتِ ٱلْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ ٱلسَّيَّارَةِ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ

ḳâle ḳâilüm minhüm lâ taḳtülû yûsüfe veelḳûhü fî gayâbeti-lcübbi yelteḳiṭhü ba`ḍu-sseyyârati in küntüm fâ`ilîn.

Diyanet İşleri

Onlardan bir sözcü, "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 7–13 · surenin 10. ayeti / 111

Konu Kardeşlerin tuzağı ve kuyu Yûsuf 7–20 3

  1. Yûsuf 7

    Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır.

  2. Yûsuf 8

    Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir."

  3. Yûsuf 9

    "Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz."

  4. 10

    Onlardan bir sözcü, "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın" dedi.

  5. Yûsuf 11

    Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."

  6. Yûsuf 12

    "Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz."

  7. Yûsuf 13

    Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. “İçlerinden” yani Yusuf’u öldürmek yahut onu uzaklaştırmak isteyen kardeşlerinden “biri: Yusuf’u öldürmeyin.” Çünkü onu öldürmek daha büyük bir günah ve daha korkunç bir vebaldir. Onu öldürmeksizin babasından uzaklaştırmakla da maksadınız gerçekleşir. O halde siz de onu uzaklaştırabilme işini gerçekleştirmek maksadı ile “eğer” bu işi “ille de yapacaksanız onu kuyunun dibine atın” ve durumunuzu haber vermemesi için ona tehditte bulunun. Aksine onun, efendisinden kaçmış bir köle olduğunu söylemesini isteyin. Böylelikle uzak yerlere giden “bir yolcu kafiles onu bulup alsın” ve gittiği yerde alıkoysun “dedi.” Bu sözü söyleyen, Yusuf hakkında görüşü en güzel, aralarında Yusuf’a karşı en iyi ve bu hususta Allah’tan en çok korkanları idi. Çünkü kimi kötülükler, kimi kötülüklerden daha hafifitir. Hafif olan zararla daha ağır zarar önlenmeye çalışılır. Nihâyet onlar bu görüşü ittifakla kabul ettiler ve:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kardeşlerden biri şöyle dedi: Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Geçen yolculardan biri onu bulup, alsın. Bu şekilde yapmak, onu öldürmekten daha az zararlıdır. Eğer onun durumu hakkında söylediğinizi yapmaya karar verdiyseniz böyle yapın.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. قَآئِلٌۭ kailun bir sözcü kök: قول
  3. مِّنْهُمْ minhum içlerinden
  4. لَا la
  5. تَقْتُلُوا۟ tektulu öldürmeyin kök: قتل
  6. يُوسُفَ yusufe Yusuf'u
  7. وَأَلْقُوهُ veelkuhu onu atın kök: لقي
  8. فِى fi
  9. غَيَـٰبَتِ gayabeti dibine kök: غيب
  10. ٱلْجُبِّ l-cubbi kuyunun kök: جبب
  11. يَلْتَقِطْهُ yeltekithu onu (görüp) alsın kök: لقط
  12. بَعْضُ bea'du biri kök: بعض
  13. ٱلسَّيَّارَةِ s-seyyarati kervanlardan kök: سير
  14. إِن in eğer
  15. كُنتُمْ kuntum iseniz kök: كون
  16. فَـٰعِلِينَ failine yapacak kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جبب (2 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu…

  • Aynı kök: لقط (2 geçiş)

    Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da,…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    (Yusuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    "Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçlerinden biri "Yusuf'u öldürmeyin; (mutlaka bir şey) yapacaksanız onu o kuyunun görünmeyen yerine bırakın da kervanlardan biri onu alsın." demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [el-cübb] ifadesi, kuyunun bilinen yani kervanların uğradığı bir kuyu olduğunu göstermektedir. [Ğayâbeh] kelimesi ise kuyunun dibi değil, dışarıdan bakıldığında görünmeyen yeri demektir.

Mustafa İslamoğlu

Bir diğeri ileri atılarak "Yusuf'u öldürmeyin!" dedi ve ekledi: "İlle de bir şey yapacaksanız, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın; nasıl olsa bir kervan gelip ona el koyacaktır."

Muhammed Esed

Bir diğeri: "Hayır, Yusuf'u öldürmeyin!" diye söze karıştı, "Eğer mutlaka bir şey yapmanız gerekiyorsa, o'nu bir kuyunun dibine atın; (nasıl olsa) o'nu (orada) bir kervan bulup yanına alır."

Ahmed Hulusi

Bir diğeri de akıl verdi: "Bir şey yapmak istiyorsanız. . . Öldürmeyin Yusuf'u! Onu (derin olmayan) bir kuyuya bırakın; bir kafile onu (bulup) alsın!"

Ali Bulaç

İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, öldürmeyin Yusuf'u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi alsın."

Ali Özek ve heyeti

Onlardan biri: Yusuf'u öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da geçen kervanlardan biri onu alsın (götürsün), dedi.

Ali Rıza Safa

Aralarından biri sözü alarak, şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin. Eğer bir şey yapacaksanız, bir kuyunun dibine atın; kervanlardan birisi, Onu bulup alsın!"

Bayraktar Bayraklı

Onlardan biri,"Yusuf'u öldürmeyiniz; eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da, geçen kervanlardan biri onu alsın" dedi.

Edip Yüksel

Onlardan birisi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın. Böyle yaparsanız kervanlardan biri onu bulup götürebilir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan birisi şöyle dedi: 'Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın. Böyle yaparsanız kervanlardan biri onu bulup götürebilir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin de bir kuyu dibinde bırakın ki, onu geçen bir kervan bulup alsın; eğer yapacaksanız böyle yapın!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden bir söz sahibi, Yusüfü, dedi öldürmeyin de bir kuyu dibinde bırakın ki kafilenin biri onu lekit olarak alsın, eğer yapacaksanız böyle yapın

Erhan Aktaş

İçlerinden, sözü geçerli olanı: "Yusuf'u öldürmeyin, eğer bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın, kervanlardan biri onu alsın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçlerinden, sözü geçerli olanı: "Yusuf'u öldürmeyin, eğer bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın, kervanlardan biri onu alsın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçlerinden, sözü geçerli olanı: "Yusuf'u öldürmeyin, eğer bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın, kervanlardan biri onu alsın."

Gültekin Onan

İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, öldürmeyin Yusuf'u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi alsın."

Hasan Basri Çantay

İçlerinden bir sözcü: "Yuusufu öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın da bir yolcu kaafilesinden biri onu (yetik olarak) alsın. Eğer (mutlakaa) yapacaksanız (bari böyle yapın)" dedi.

İbni Kesir

İçlerinden bir sözcü dedi ki: Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın da yolculardan bir onu bulup alsın, eğer yapacaksanız.

Mehmet Alagaş

(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan bir sözcü, “Yûsuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın” dedi.

Süleyman Ateş

İçlerinden bir sözcü: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın, kervanlardan biri onu (görüp) alsın; eğer yapacaksanız (böyle yapın)," dedi.

Süleymaniye Vakfı

İçlerinden sözü dinlenen biri dipnot 1 de şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin! Onu kuyunun dipnot 2 dışarıdan gözükmeyen bir yerine dipnot 3 bırakın ki kafilelerden biri onu bulup alsın. Bir şey yapacaksanız böyle yapın.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat/Yaratılış 37:22 pasajına göre bu kardeş, en büyük çocuk olan Ruben (Reuven)'dir ve bunu söylerken amacı, kardeşleri gittikten sonra kuyunun başına geri dönüp Yusuf'u kurtarmaktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kuyuya "bi'r (البئر)" denir (Hac 22/45). Ayette geçen "cüb (الجب)" kelimesi ise sadece suyu olan kuyu için kullanılır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Gayabet (غَيَابَةِ), "gözükmeyen yer" anlamındadır. İçinde su olan kuyunun dışarıdan bakınca gözükmeyen yeri, su seviyesinin üstünde, bir insanın rahatlıkla içinde durabileceği bir oyuktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçlerinden sözü dinlenen biri şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, o su çukurunun dibine bırakın da kervanlardan biri onu alsın. Yapacaksanız böyle yapın."

Şaban Britch

İçlerinden biri: Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Geçen yolculardan biri onu bulup, alsın. Yapacaksanız böyle yapın, dedi.

Şaban Piriş

İçlerinden biri: -Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Yolculardan biri alıp götürsün. Yapacaksanız böyle yapın, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden söz alan biri şöyle konuştu: "Yusuf'u öldürmeyin. Onu bir kuyunun dibine bırakın; gelip geçen kafilelerden biri onu bulup alır. Yapacaksanız böyle yapın!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But one of them said: "Do not kill Yusuf, for such an act shall be a grave error that threatens a fatal result; throw him down the well where he would be out of sight, and there, he will be picked up by some company of merchants, travellers or others, that is if you have indeed decided to get rid of him. "

Abdul Haleem

[Another of them] said, ‘Do not kill Joseph, but, if you must, throw him into the hidden depths of a well where some caravan may pick him up.’

Abdullah Yusuf Ali

Said one of them: "Slay not Joseph, but if ye must do something, throw him down to the bottom of the well: he will be picked up by some caravan of travellers."

Abul A'la Maududi

Thereupon one of them said: "Do not kill Joseph, but if you are bent upon doing something, cast him down to the bottom of some dark pit, perhaps some caravan passing by will take him out of it."

Aisha Bewley

One of them said, ‘Do not take Yusuf’s life but throw him to the bottom of the well, so that some travellers may discover him, if this is something that you have to do. ’

Al-Hilali & Khan

One from among them said: "Kill not Yûsuf (Joseph), but if you must do something, throw him down to the bottom of a well; he will be picked up by some caravan of travellers."

Ali Quli Qarai

One of them said, ‘Do not kill Joseph, but throw him into the recess of some well so that some caravan may pick him up, if you are to do [anything]. ’

Amatul Rahman Omar

(At this) a speaker among them said, `If you are bent upon doing something at all, do not kill Joseph but put him into the dark depths of the dry well; (perhaps) some caravan of travellers may pick him out. '

Arthur John Arberry

One of them said, 'No, kill not Joseph, but cast him into the bottom of the pit and some traveller will pick him out, if you do aught. '

Bijan Moeinian

One of the brothers suggested: "Do not kill him. If you have to get rid of him, cast him in a remote well. When the caravans pass by, they may take him as a slave."

E. Henry Palmer

A speaker from amongst them spake, 'Slay not Joseph, but throw him into the bottom of the pit; some of the travellers may pick him up, if so ye do. '

Edip-Layth

One amongst them said, "Do not kill Joseph, but if you are going to do anything, then cast him into the bottom of the well, so that anyone traveling by will pick him up."

George Sale

One of them spoke and said; slay not Joseph, but throw him to the bottom of the well; and some travellers will take him up, if ye do this.

Hamid S. Aziz

"Slay Joseph, or cast him out to some (far or unknown) land; that your father's face (favour) may be free for you, and you may afterwards be a righteous folk. "

Mahmoud Ghali

One (Literally: a speaker) of them said, "Do not kill Yûsuf, and cast him into the unseen (bottom) of the pit, (and) (some) travellers will pick him out, in case you are performing (that). "

Marmaduke Pickthall

One among them said: Kill not Joseph but, if ye must be doing, fling him into the depth of the pit; some caravan will find him.

Mohamed Ahmed - Samira

One of them said: "If you must do so, then do not kill Joseph, but throw him into an unused well. Some passing caravan may rescue him."

Muhammad Asad

Another of them said: "Do not slay Joseph, but -rather - if you must do something - cast him into the dark depths of this well, [whence] some caravan may pick him up. "

Mustafa Khattab

One of them said, "Do not kill Joseph. But if you must do something, throw him into the bottom of a well so perhaps he may be picked up by some travellers."

Progressive Muslims

One amongst them said: "Do not kill Joseph, but if you are going to do anything, then cast him into the bottom of the well, so that anyone traveling by will pick him up. "

Rashad Khalifa

One of them said, "Do not kill Joseph; let us throw him into the abyss of the well. Perhaps some caravan can pick him up, if this is what you decide to do."

Sahih International

Said a speaker among them, "Do not kill Joseph but throw him into the bottom of the well; some travelers will pick him up - if you would do [something]. "

Sam Gerrans

Said a speaker among them: “Kill not Joseph, but cast him into the depth of the well — some caravan will gather him up — if you must act.”

Shabbir Ahmed

Another of them suggested, "Do not slay Joseph. Rather, if you must do something, cast him into a deep well, and some caravan may pick him up."

Syed Vickar Ahamed

One of them (his half brothers said): "Do not kill Yusuf (Joseph) but if you must do something, throw him down to the bottom of a well: He will be taken by some group of travelers. "

Taqi Usmani

One of them said, "Do not kill Yūsuf; rather, cast him into the bottom of a pit, so that some wayfarers may pick him up, if you are going to do something anyway.’’

The Monotheist Group

One among them said: "Do not kill Joseph, but if you are going to do a thing, then cast him into the bottom of the well, so that anyone traveling by will pick him up."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩