Kasas suresi

Kasas suresi, 66. ayet

Kasas suresi, 66. ayet. فَعَمِيَتْ عَلَيْهِمُ ٱلْأَنۢبَآءُ يَوْمَئِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَآءَلُونَ

fe`amiyet `aleyhimü-l'embâü yevmeiẕin fehüm lâ yetesâelûn.

Diyanet İşleri

O gün onlara karşı bütün haberler kapanmıştır. Artık birbirlerine de soramazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 63–69 · surenin 66. ayeti / 88

Konu Güvenli harem, dünya metaı ve mahşerdeki sorgu Kasas 57–67 3

  1. Kasas 63

    Haklarında azap hükmü gerçekleşenler, "Ey Rabbimiz! İşte şunlar bizim azdırdıklarımızdır. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Şimdi de onlardan uzaklaşıp sana döndük. Zaten (gerçekte) onlar bize tapmıyorlardı" diyeceklerdir.

  2. Kasas 64

    Onlara, "Haydi ortaklarınızı çağırın!" denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi.

  3. Kasas 65

    Allah'ın onlara seslenerek, "Peygamberlere ne cevap verdiniz? diyeceği günü hatırla."

  4. 66

    O gün onlara karşı bütün haberler kapanmıştır. Artık birbirlerine de soramazlar.

  5. Kasas 67

    Ama tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur.

  6. Kasas 68

    Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.

  7. Kasas 69

    Rabbin, onların sinelerinin gizlediğini de açığa vurduklarını da bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 65–66. ayetler için yazılmıştır.

65. “O gün onlara seslenip buyuracak ki: Peygamberlere ne karşılık verdiniz?” Onları doğruladınız mı, onlara uydunuz mu, yoksa onları yalanlayıp muhalefet mi ettiniz?

66. “O gün söyleyecek söz, verecek cevap bulamayacaklar ve birbirlerine soru da soramayacaklardır.” Yani böyle bir soruya doğru cevap veremeyecekler, doğru cevabı verme imkânları da olmayacak. Bilindiği gibi böyle bir konumda hale uygun olan doğru cevabı açıklamaktan başka bir şeyin faydası olmayacaktır ki bu cevap da: Biz iman ederek ve emirlerine bağlanarak onlara karşılık verdik, şeklindedir. Ancak onlar, peygamberleri yalanladıklarını, emirlerine karşı inat ettiklerini bildiklerinden hiçbir şey söyleyemeyeceklerdir. Birbirlerine soru sormalarına, kendi aralarında yalan dahi olsa ne cevap vereceklerine dair görüş alış-verişinde bulunmalarına da imkân olmayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Delil getirdikleri şeyler onlara gizli kalarak hiçbir şey zikretmezler. Kendilerinin azap göreceklerini kesin olarak bilmeleri sebebiyle içine düştükleri şokun dehşetiyle birbirlerine dahi soramazlar.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَعَمِيَتْ feamiyet kör olmuştur kök: عمي
  2. عَلَيْهِمُ aleyhimu onlara
  3. ٱلْأَنۢبَآءُ l-enba'u haberler kök: نبا
  4. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  5. فَهُمْ fehum ve onlar
  6. لَا la
  7. يَتَسَآءَلُونَ yetesa'elune birbirlerine de soramazlar kök: سال

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün o (inkârcı)lara bütün haberler (bahaneler) kapanacak, dipnot 1 birbirlerine (hiçbir şey) soramayacaklardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da sadece bu ayette geçen [‘amiyet] fiili "kapanmak", "kör olmak", "körleştirilmek" demektir. [el-Enbâ'] kelimesi ise bir önceki ayette soruya konu olan "peygamberlere ne cevap verdikleri"yle ilgili "bahaneler" olmalıdır; çünkü bağlam bunu gerektirmektedir. Ayrıca bu kelime eğer "haberler" anlamına alınacaksa kastedilen inkarcılara mahşerde iyi haberler gelmemesidir.

Mustafa İslamoğlu

Fakat artık onlara (kendilerini kurtaracak) haberlerin yolu kapanmış olacak; dahası onlar, birbirlerine de soramayacak.

Muhammed Esed

Ne var ki, o Gün, geçmişte olup bitenler için bir mazeret, bir açıklama getirmek yönünde önlerinde bütün yolların kapanmış olduğunu görecekler; ve bu konuda birbirlerine de herhangi bir şey soramayacaklar.

Ahmed Hulusi

Oysa o süreçte tüm geçmişin haberleri onlara kapanır! Onlar birbirlerine de soramazlar!

Ali Bulaç

Artık o gün, haberler onlar için körelmiştir; birbirlerine de soramazlar.

Ali Özek ve heyeti

İşte o gün onlara bütün haberler körleşmiştir (delilleri tükenmiş, söyleyecek sözleri kalmamıştır); onlar birbirlerine de soramayacaklardır.

Ali Rıza Safa

Böylece, o gün, tüm yollar kapanmıştır; artık sorulmazlar.

Bayraktar Bayraklı

İşte o gün, onlara bütün haberler körleşmiştir. Birbirlerine soramazlar.

Edip Yüksel

O gün gerçekleşen olayları kavrayamayacaklar ve birbirlerini sorgulayamayacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O günde gerçekleşen olaylar karşısında şaşkına dönmüşlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık onlara o gün bütün haberler kör (kapkaranlık) olmuştur. O vakit onlar birbirlerine de soruşamazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık o gün onlara bütün haberler kör olmuştur, o vakıt onlar artık birbirlerine de soruşmazlar

Erhan Aktaş

O Gün, bütün özür yolları onlara kapanır. Artık onlar sorulmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü dipnot 1 , bütün özür yolları onlara kapanır. Artık onlar sorulmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün, "

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İzin Günü, bütün özür yolları onlara kapanır. Artık onlar sorulmazlar.

Gültekin Onan

Artık o gün, haberler onlar için körelmiştir; birbirlerine de soramazlar.

Hasan Basri Çantay

Artık o gün onlara karşı haberler kör olmuşdur. Artık yekdiğerine de (bir şey) soramazlar.

İbni Kesir

Ama o gün, onlara karşı bütün haberler kör olmuştur. Birbirlerine de soramazlar.

Mehmet Alagaş

(62-67) O gün, iddia etmiş olduğunuz (zeame) ortaklarınız nerede denilerek onlara seslenilecek , söz üzerlerine gerçekleşecek olanlar diyecekler ki Rabbimiz İşte bunlar bizim azdırdıklarımız, kendimizi azdırdığımız gibi onları da azdırdık, sonra da sana sığındık , onlar bizlere tapıyor değildiler , d enilecek ki ortaklarınızı çağırın , onlar da çağ rıda bulunacaklar, kendilerine cevap vermeyecekler / icabet etmeyecekler ve azabı görecekler, keşke hidayete ermiş olsalardı . O gün gönderilenlere / resullere size ne cevap ve rildi diye sorularak seslenilecek. O gün artık haber almaları kapanmıştır birbirlerine de bir şey soramazlar. Her kim ki tövbe eder, iman eder ve salih amel işlerse kurtuluşa erenlerden / felah bulanlardan olması umulur.

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün (onları azaptan kurtaracak) haberler/mazeretler onlara kapanacaktır. Birbirlerine bir şey de soramayacaklar.

Süleyman Ateş

O gün haberler, onlara kör olmuştur (yani sözler sanki kör olmuştur, hiçbir söz gelip onların ağızlarını bulamaz, yanıt verecek bir tek kelime bulamazlar) onlar, birbirlerine de soramazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün haber kaynakları tükenir. Birbirlerine bir şey de soramazlar.

Şaban Britch

O gün, (onları azaptan kurtaracak) haberler/mazeretler onlara kapanmıştır, birbirlerine de soramazlar.

Şaban Piriş

O gün, bütün duyuları körleşir; birbirleriyle bile konuşamazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık o gün onlara karşı tüm haberler kör olmuştur. Birbirlerine de bir şey soramazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But all information and news shall be eclipsed to them and their lack in intellectual and spiritual perception shall reduce them to silence and repress any expression of feeling, that they admit no discourse.

Abdul Haleem

All arguments will seem obscure to them on that Day; they will not be able to consult one another.

Abdullah Yusuf Ali

Then the (whole) story that Day will seem obscure to them (like light to the blind) and they will not be able (even) to question each other.

Abul A'la Maududi

Then they will not be able to think of any reply, nor will they be able to ask one another.

Aisha Bewley

That Day the facts will be unclear to them and they will not be able to question one another.

Al-Hilali & Khan

Then the news of a good answer will be obscured to them on that day, and they will not be able to ask one another.

Ali Quli Qarai

The news that day shall be blacked out for them, so they will not question one another.

Amatul Rahman Omar

But on that day they will become confused and forget all their excuses and they will not even (be in a position to) consult one another.

Arthur John Arberry

Upon that day the tidings will be darkened for them, nor will they ask each other.

Bijan Moeinian

They will be so stunned by the events that they will be speechless.

E. Henry Palmer

and the history shall be blindly confusing to them on that day, and they shall not ask each other.

Edip-Layth

They will be shocked by the news on that day, they will be speechless.

George Sale

But they shall not be able to give an account thereof on that day; neither shall they ask one another for information.

Hamid S. Aziz

And on the Day when He shall call unto them and say, "What was it you answered the messengers?"

Mahmoud Ghali

Then upon that Day, the tidings will then be blindly (obscured) for them, so they will not ask one another.

Marmaduke Pickthall

On that day (all) tidings will be dimmed for them, nor will they ask one of another,

Mohamed Ahmed - Samira

Then all news will be blacked out for them, and they will not even ask one another.

Muhammad Asad

but all arguments and excuses will by then have been erased from their minds, and they will not [be able to] obtain any [helpful] answer from one another.

Mustafa Khattab

They will be too dumbstruck on that Day to ask one another ˹for answers˺.

Progressive Muslims

They will be shocked by the news on that Day, they will be speechless.

Rashad Khalifa

They will be so stunned by the facts on that day, they will be speechless.

Sahih International

But the information will be unapparent to them that Day, so they will not [be able to] ask one another.

Sam Gerrans

Then darkened for them will be the reports that day, and they will not ask one another.

Shabbir Ahmed

On that Day all arguments (they used to contrive) will be dimmed for them, nor will they ask one another.

Syed Vickar Ahamed

Then on that day, the (whole) story will seem dark (and distant) to them and they will not be able to question each other.

Taqi Usmani

So all events will become too obscure for them (to give a correct reply), and they will not (be able to) consult each other.

The Monotheist Group

They will be shocked by the news on that Day, they will be speechless.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩