Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 20. ayet

Ahzâb suresi, 20. ayet. يَحْسَبُونَ ٱلْأَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُوا۟ وَإِن يَأْتِ ٱلْأَحْزَابُ يَوَدُّوا۟ لَوْ أَنَّهُم بَادُونَ فِى ٱلْأَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ أَنۢبَآئِكُمْ وَلَوْ كَانُوا۟ فِيكُم مَّا قَٰتَلُوٓا۟ إِلَّا قَلِيلًا

yaḥsebûne-l'aḥzâbe lem yeẕhebû. veiy ye'ti-l'aḥzâbü yeveddû lev ennehüm bâdûne fi-l'a`râbi yes'elûne `an embâiküm. velev kânû fîküm mâ ḳâtelû illâ ḳalîlâ.

Diyanet İşleri

Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 17–23 · surenin 20. ayeti / 73
  1. Ahzâb 17

    De ki: "Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah'tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?" Onlar kendilerine Allah'tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.

  2. Ahzâb 18–19

    (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah'a kolaydır.

  3. 20

    Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

  4. Ahzâb 21

    Andolsun, Allah'ın Resulünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

  5. Ahzâb 22

    Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.

  6. Ahzâb 23

    Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. “Onlar (korkularından müşrik) birliklerin, henüz gitmemiş olduğunu sanıyorlardı.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabına karşı savaşmak üzere bölük bölük gelen bu büyük müşrik grupların kendilerini toptan imha etmedikçe gitmeyeceklerini zannetmişlerdi. Ancak onların bu zanları boşa çıkmıştı, bu beklentileri hiç gerçekleşmemişti.

“Eğer o birlikler tekrar” bir defa daha “gelse onlar çölde bedeviler arasında bulunup haberlerinizi (uzaktan uzağa) sormak isterlerdi.” Yani bu seferki gibi o müşrik gruplar bir defa daha gelecek olsa bu münafıklar, Medine’de olmamayı, hatta oraya yakın bir yerde dahi bulunmamayı, bunun yerine çölde bedevi araplarla birlikte bulunup sizin haberlerinizi, başınıza neler geldiğini o uzak yerlerde sorup öğrenmek isterlerdi. Kahrolasıcalar! Bunların hazır bulunmalarının da hiçbir önemi ve değeri yoktur. Çünkü “eğer aranızda olsalardı ancak pek az savaşırlardı.” O halde onlara aldırmayın. Onlar için üzülmeyin de.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu korkaklar, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Müminler ile savaşmak için toplanan grupların Müminleri yok etmeden gitmeyeceğini zannetmektedirler. Şayet bu gruplar bir daha gelecek olsa bu münafıklar Medine'den bedeviler ile beraber çıkmak isterler. Düşmanlarınızla savaştıktan sonra size ne oldu diye haberlerinizi soruyorlar. -Ey Müminler!- Eğer sizin aranızda olsalardı azı hariç sizinle birlikte savaşmazlardı. Onları umursamayın ve onlar için üzülmeyin.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَحْسَبُونَ yehsebune sanıyorlardı kök: حسب
  2. ٱلْأَحْزَابَ l-ehzabe orduların kök: حزب
  3. لَمْ lem
  4. يَذْهَبُوا۟ ۖ yezhebu gitmediklerini kök: ذهب
  5. وَإِن ve in eğer
  6. يَأْتِ ye'ti gelseler kök: اتي
  7. ٱلْأَحْزَابُ l-ehzabu ordular kök: حزب
  8. يَوَدُّوا۟ yeveddu arzu ederlerdi kök: ودد
  9. لَوْ lev keşke
  10. أَنَّهُم ennehum kendileri
  11. بَادُونَ badune çölde bulunmayı kök: بدو
  12. فِى fi arasında
  13. ٱلْأَعْرَابِ l-ea'rabi Araplar kök: عرب
  14. يَسْـَٔلُونَ yeselune sorup öğrenmeyi kök: سال
  15. عَنْ an --den
  16. أَنۢبَآئِكُمْ ۖ enbaikum sizin haberleriniz- kök: نبا
  17. وَلَوْ velev ve şayet
  18. كَانُوا۟ kanu bulunsalardı kök: كون
  19. فِيكُم fikum içinizde
  20. مَّا ma
  21. قَـٰتَلُوٓا۟ katelu dövüşmezlerdi kök: قتل
  22. إِلَّا illa dışında
  23. قَلِيلًۭا kalilen pek azı kök: قلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kök: حزب (20 geçiş)

    Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu,…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette…

  • Aynı kök: حزب (20 geçiş) · Aynı kök: ودد (29 geçiş)

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az…

  • Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

90 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. O birlikler (tekrar) gelse, sizin haberlerinizi (uzaktan) soracak şekilde göçebe Arapların arasında çölde olmak isterler. Zaten içinizde bulunsalardı bile pek savaşacak değillerdi.

Mustafa İslamoğlu

Onlar, müttefiklerin (gerçekte) ayrılmadığını sanıyorlar; ama eğer müttefikler dönüp gelecek olsalar, bu kez de onlar çölde bedeviler arasına karışıp haberlerinizi (uzaktan) almayı tercih edecek kadar (sıvışmayı) isterler; hoş, eğer aranızda bulunmuş olsalardı da, göstermelik bir iki hareket dışında asla savaşmayacaklardı.

Muhammed Esed

Onlar Müttefiklerin (gerçekten) çekilmediklerini zannediyorlardı; ve Müttefikler geri dönecek olsalar, bunlar, (bu iki yüzlüler,) çölde bedeviler arasında kalıp sizin hakkınızda (ey müminler, uzaktan) haber almayı tercih ederlerdi; aranızda bulunsalar bile, (sizin yanınızda) savaşır görünmekten başka bir şey yapmazlardı.

Ahmed Hulusi

Ahzab'ın (savaşmak için gelen destek gruplarının) gitmediğini sanıyorlar. . . Eğer Ahzab (yeniden) gelse, bunlar arzu ederler ki, kendileri bedeviler içinde çölde kalıp, haberlerinizi almakla yetinsinler! Zaten aranızda olsalardı, pek az savaşırlardı.

Ali Bulaç

Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer (askeri) birlikler gelecek olsa, çölde bedevi araplar arasında olup sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.

Ali Özek ve heyeti

Bunlar, düşman birliklerinin bozulup gitmedikleri evhamı içindedirler. Müttefikler ordusu yine gelecek olsa, isterler ki, çölde göçebe Araplar içinde bulunsunlar da, sizin haberlerinizi (uzaktan) sorsunlar. Zaten içinizde bulunsalardı dahi pek savaşacak değillerdi.

Ali Rıza Safa

Ayrımcıların gitmediğini sanıyorlardı. Ayrımcılar gelecek olurlarsa, Araplar arasında kalarak, sizden haber almayı istiyorlardı. Aranızda olsalar bile, çok azı dışında zaten savaşmazlardı. dipnot 354

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 354
    Sureye ismini veren ve "Ayrımcılar" olarak yazdığımız "Ahzab" terimi, Medine önlerine gelen birleşik orduyu tanımlamak için bildirilmiştir. Bu terim, Kur'an çevirilerinde, "Hizipler" veya "Mezhepler" veya "Gruplar" veya "Birlikler" veya "Müttefikler" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Münafıklar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlar. O düşman birlikleri yeniden gelecek olsa, onlara koşarak, çölde bedevilerle birlikte yaşayıp sizin haberlerinizi sormayı temenni ederler. Onlar savaşta sizinle birlikte olsalardı da düşmanla çok az savaşırlardı.

Edip Yüksel

Partilerin gitmediğini sanıyorlar. Partiler tekrar gelse kendilerinin çöldeki bedevi Araplar arasında olmayı ve sizin haberlerinizi uzaktan sormayı dilerlerdi. Aranızda olsalardı dahi pek az savaşırlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Partilerin gitmediğini sanıyorlar. Partiler tekrar gelse kendilerinin çöldeki bedevi Araplar arasında olmayı ve sizin haberlerinizi uzaktan sormayı dilerlerdi. Aranızda olsalardı dahi pek az savaşırlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Müttefik düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Eğer o birlikler bir daha gelecek olsa, çölde bedevi Araplar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden sormayı arzu ederler, içinizde kalacak olsalar da sadece pek az harp ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ahzabı sanıyorlar ki gitmediler, eğer o Ahzab bir daha gelecek olsa arzu ederler ki badiyeye bedevi urabanın içine çıksalar, sizin havadislerinizden sorsalar, içinizde kalacak olsalar da harb etmezler, meğer ki pek az

Erhan Aktaş

Onlar, düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Eğer birlikler gelseler, dipnot 1 çölde yaşayan Arapların arasına karışıp, ne halde bulunduğunuzu sormak isterler. dipnot 2 Eğer sizin aranızda olsalardı, pek azı hariç, savaşmazlardı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Düşman birlikleri tekrar saldıracak olsalar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yenilgi haberlerinizi beklerler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Eğer birlikler gelseler dipnot 1 , çölde yaşayan Arapların arasına karışıp, ne halde bulunduğunuzu sormak isterler dipnot 2 . Eğer sizin aranızda olsalardı, pek azı hariç, savaşmazlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Düşman birlikleri tekrar saldıracak olsalar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yenilgi haberlerinizi beklerler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Eğer birlikler gelseler dipnot 1 , bedevi Araplar arasına karışıp, ne halde bulunduğunuzu sormak isterler dipnot 2 . Eğer sizin aranızda olsalardı, pek azı hariç, savaşmazlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Düşman birlikleri tekrar saldıracak olsalar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yenilgi haberlerinizi beklerler.

Gültekin Onan

Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer (askeri) birlikler gelecek olsa, çölde bedevi araplar arasında olup sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.

Hasan Basri Çantay

Bunlar (düşman) kıt'alar (ı Mekkeden) gitmediler sanıyorlardı. Eğer o kıt'alar (bir daha) gelirse çöllerde, bedeviler içinde bulunub size aaid haberleri sormalarını isteyecekler, şayed içinizde bulunurlarsa (çok değil), ancak pek az döğüşeceklerdir.

İbni Kesir

Onlar, birliklerin gitmediğini sanıyorlardı. Birlikler gelmiş olsalardı, kendilerinin çöllerde bedevilerle bulunup sizin haberlerinizi oradan soruşturmayı isterlerdi. Aranızda bulunsalardı bu defa da çok az savaşırlardı.

Mehmet Alagaş

(9-22) Ey iman edenler, Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, bir vakit üzerinize ordular gelmişti, onların üzerine rüzgâr ve görmediğiniz ordular gönderdik, Allah yaptıklarınızı görendir. Bir vakit üstünüzden ve altınızdan size gelmişlerdi, O vakit bakışlar kaymış, yürekler gırtlağa dayanmıştı , Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada Müminler bağlılık imtihanı edilmişti, şiddetli bir zelzele ile sarsılmışlardı , O vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar da diyorlardı ki Allah ve Res ulü bize aldanma dışında bir şey vaat etmedi , onlardan bir bölüm dedi ki Ey Yesrib halkı, “burada size kalacak yer yok geri dönün” Onlardan bir bölüm de Nebi’den izin istiyordu , diyorlardı ki “evlerimiz korumasız halde / açık vaziyette , oysa ki onlar açık halde değildi , onlar sadece kaçmak / firar etmek istiyorlardı. Oysa ki üzerlerine tüm taraflardan girilseydi, sonrada onlardan ayartma / fitne yapmaları istenseydi onu yapacaklardı. (Firar edenler fitnede pek mahirler) onu / fitneyi kolay bir şekilde yapacaklardı. Kesin olan şu ki b undan önce de Allah’ a kesinlikle arkalarını dönmeyeceklerine dair söz de vermişlerdir , Allah’a verdikleri sözden mesuldü rler. Deki eğer ki ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız / firarınız size bir fayda vermez , o vakte kadar biraz daha faydalanırsınız. Deki Allah’tan size bir kötülük murat edilirse yahut bir rahmet murat edilirse kime sarılıp tutunacaksınız, onlar kendilerine Allah’tan başka dost ve de yardımcı bulamazlar. Allah sizlerden alıkoyucuları / engelleyicileri kesinlikle biliyor, kardeşlerine hadi gelin bize katılın diyenleri kesinlikle biliyor , çetin olanı (savaşmayı) çok azı alıyordu / tercih ediyordu. Size karşıda çok kıskançtırlar, korku geldiği zaman, sana bakışlarının, tıpkı ölüm baygınlığı geçirenin bakışına dönüştüğünü görürsün, korku kalktığında ise İyiliğe duydukları “bizim olsun” istekleri nedeniyle keskin dilleri ile sizleri buluştururlar, işte onlar iman etmeyenlerdir , Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır, bu, Allah’a oldukça kolaydı r. Grupların gitmediğini değerlendiriyorlardı / hesap e diyorlardı (Hendek savaşında düşman gruplarının medine etrafından gitmediklerini hesap ediyorlardı) eğer grup gelecek olsa arzu ederler ki bedeviler arasında olsunlar ve sizden gelecek haberleri sorsunlar , o ysa ki içinizde olsaydılar bile azı hariç savaşmazlardı. Sizden Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça hatırla yıp ananlar için, kesinlikle Resulde, güzel örneklik vardır. Müminler grupları gördüklerinde dediler ki işte bu, Allah’ın ve Resulünün bize vaat ettiğidir. Allah ve O’nun Resulü söyled iklerini tastik etti / doğruladı ve bu, onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki (çölde) Bedeviler'in arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

Süleyman Ateş

(Korkaklıklarından ötürü düşman) Orduların(ın Medine'den) gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer o ordular (ikinci kez) gelseler, bunlar çölde bedevi Araplar arasında bulunmayı, sizin haberlerinizi (başınıza gelecek olayları) oradan sorup öğrenmeyi arzu ederlerdi. İçinizde bulunsalardı dahi pek az dövüşürlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Düşman birliklerinin çekilmediğini sanıyorlardı. O birlikler geri gelecek olsa bunlar çölde, taşralı Araplar arasında olmak ve haberlerinizi oradan sorup öğrenmek isterler. Zaten içinizde olsalar bile savaşa pek az girerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Düşman birliklerinin henüz çekilmediklerini sanıyorlar. Bu birlikler dönüp gelecek olsa bunlar (bu münafıklar) çöllerde bedevilerin arasında olup, uzaktan haberlerinizi sormayı tercih ederler. Zaten aranızda olsalar pek azı dışında hiç biri savaşa girmez.

Şaban Britch

Bunlar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlar. Eğer birlikler yeniden gelse, bedevi Araplar'ın arasında olup, sizin haberlerinizi sormak isterler. Zaten sizin içinizde olsalar bile çok azı dışında savaşmazlardı.

Şaban Piriş

Bunlar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlar, Eğer, birlikler yeniden gelse, bedevi arapların arasına kaçıp, sizinle ilgili haberleri onlardan sormak isterler. Zaten sizin içinizde olsalar bile çok azı dışında savaşmazlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Düşman hiziplerin gitmediğini sanıyorlar. Düşman hizipler gelecek olsalar, bunlar isterler ki, bedevi araplar içinde bulunsunlar da sizinle ilgili haberleri sorsunlar. Şayet içinizde bulunsalardı, pek azı müstesna, savaşmayacaklardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They -these hypocrites- think that the confederates have not yet lifted the seige nor have they withdrawn. And should the confederates lay seige again (to Madina). they will wish they were wandering among the Bedouins in the desert and then they will learn of your news and events while at a safe distance. Had these people been among you in combat they would not have engaged in fighting but a little.

Abdul Haleem

They think the joint forces have not gone, and if the joint forces did come again they would wish they were in the desert, wandering among the Bedouin and seeking news about you [from a safe distance]. Even if they were with you [believers], they would hardly fight at all.

Abdullah Yusuf Ali

They think that the Confederates have not withdrawn; and if the Confederates should come (again), they would wish they were in the deserts (wandering) among the Bedouins, and seeking news about you (from a safe distance); and if they were in your midst, they would fight but little.

Abul A'la Maududi

They think that the invading confederates have not yet gone. But if the confederates were to mount another assault, they would wish to be in the desert among the bedouins and keep themselves informed about you from there. But even if they remained in your midst, hardly would they fight.

Aisha Bewley

They think that the Confederates have not departed and if the Confederates did appear then they would wish they were out in the desert with the Arabs, asking for news of you. If they were with you they would only fight a very little.

Al-Hilali & Khan

They think that Al-Ahzâb (the Confederates) have not yet withdrawn; and if Al-Ahzâb (the Confederates) should come (again), they would wish they were in the deserts (wandering) among the bedouins, seeking news about you (from a far place); and if they (happen) to be among you, they would not fight but little.

Ali Quli Qarai

They suppose the confederates have not left yet, and were the confederates to come [again], they would wish they were in the desert with the Bedouins asking about your news, and if they were with you they would fight but a little.

Amatul Rahman Omar

They (still) think that the (invading) confederates have not yet withdrawn. Should the confederates come (again) they would wish to be (desert dwellers) among the bedouins in the desert asking for news about you (whether you were safe or destroyed). And had they been among you they would not have fought (along with you), save a few.

Arthur John Arberry

They think the Confederates have not departed; and if the Confederates come, they will wish that they were desert-dwellers among the Bedoums asking for news of you. If they were among you, they would fight but little.

Bijan Moeinian

They cannot believe their eyes that the enemy’s army has gone away. If it happened such that the enemy returns, they will prefer to be in a small village in the middle of the desert and hear about you from there! They would definitely take the least part in the battle, if the enemy had to return.

E. Henry Palmer

They reckoned that the confederates would never go away; and if the confederates should come they would fain be in the desert with the Arabs, asking for news of you! and if they were amongst you they would fight but little.

Edip-Layth

They thought that the opponents had not yet mobilized. If the opponents do appear, they wish that they were out in the desert, seeking out news for you. Even if they were among you, they would not have fought except very little.

George Sale

They imagined that the confederates would not depart and raise the siege: And if the confederates should come another time, they would wish to live in the deserts among the Arabs who dwell in tents, and there to inquire after news concerning you; and although they were with you this time, yet they fought not, except a little.

Hamid S. Aziz

Being niggardly in their help to you; but when fear comes, you will see them looking to you, their eyes rolling like one swooning unto death; but when the fear is gone they smite you with sharp tongues, being covetous of the goods (spoils of war). These have not believed. Therefore Allah has made their deeds ineffective (vain, fruitless); and this is easy for Allah.

Mahmoud Ghali

They reckon that the (allied) parties have not gone away. And in case the (allied) parties come up, they would prefer if they were frequenters among the Arabs (Or: desert dwellers) (of the desert) asking for information about you. And if they were among you, in no way would they fight except a little.

Marmaduke Pickthall

They hold that the clans have not retired (for good); and if the clans should advance (again), they would fain be in the desert with the wandering Arabs, asking for the news of you; and if they were among you, they would not give battle, save a little.

Mohamed Ahmed - Samira

They think the allied tribes have not withdrawn; and if the allied tribes had advanced they would have wished that they were rather with the Arabs of the desert asking news of you; and had they been among you they would have fought but just a little.

Muhammad Asad

They think that the Confederates have not [really] withdrawn; and should the Confederates return, these [hypocrites] would prefer to be in the desert, among the bedouin, asking for news about you, [O believers, from far away;] and even were they to find themselves in your midst, they would but make a pretence at fighting [by your side].

Mustafa Khattab

They ˹still˺ think that the enemy alliance has not ˹yet˺ withdrawn. And if the allies were to come ˹again˺, the hypocrites would wish to be away in the desert among nomadic Arabs, ˹only˺ asking for news about you ˹believers˺. And if the hypocrites were in your midst, they would hardly take part in the fight.

Progressive Muslims

They thought that the opponents had not yet mobilized. And if the opponents do appear, they wish that they were out in the desert, seeking out news for you. Even if they were among you, they would not have fought except very little.

Rashad Khalifa

They thought that the parties might come back. In that case, they would wish that they were lost in the desert, asking about your news from afar. Had the parties attacked you while they were with you, they would rarely support you.

Sahih International

They think the companies have not [yet] withdrawn. And if the companies should come [again], they would wish they were in the desert among the bedouins, inquiring [from afar] about your news. And if they should be among you, they would not fight except for a little.

Sam Gerrans

They think the parties have not left; and if the parties come, they will wish they were desert-dwellers among the desert Arabs asking for reports of you. And were they among you, they would fight only a little.

Shabbir Ahmed

They think that the enemy clans have not withdrawn. And if the confederate clans come back, these (hypocrites) would prefer to be in the desert with the Bedouins, asking for news about you, from far away. And if they were among you, they would only pretend to fight.

Syed Vickar Ahamed

They think that the groups (opposing Islam) have not (lost and) withdrawn; And if those groups should come (again), they wish they were in the deserts together with the (wandering) Bedouins, and trying to find news about you (from far); And if they were in among you, they will fight very little.

Taqi Usmani

They think that the coalition forces have not (yet) gone. And should the coalition forces come (again), they would like to be living in countryside among the Bedouins, asking (others) about your news. And even if they were to remain among you, they would not fight, but a little.

The Monotheist Group

They thought that the Confederates had not yet mobilized. And if the Confederates do appear, they wish that they were out with the Nomads, seeking out news for you. Even if they were among you, they would not have fought except very little.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩