Diyanet İşleri
Ama tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur.
Kasas suresi
Kasas suresi, 67. ayet. فَأَمَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَعَسَىٰٓ أَن يَكُونَ مِنَ ٱلْمُفْلِحِينَ
feemmâ men tâbe veâmene ve`amile ṣâliḥan fe`asâ ey yekûne mine-lmüfliḥîn.
Ama tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Güvenli harem, dünya metaı ve mahşerdeki sorgu Kasas 57–67 3
Onlara, "Haydi ortaklarınızı çağırın!" denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi.
Allah'ın onlara seslenerek, "Peygamberlere ne cevap verdiniz? diyeceği günü hatırla."
O gün onlara karşı bütün haberler kapanmıştır. Artık birbirlerine de soramazlar.
Ama tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur.
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.
Rabbin, onların sinelerinin gizlediğini de açığa vurduklarını da bilir.
O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur. Hüküm yalnızca O'nundur. Kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
67. Yüce Allah, insanların tapındıkları mabudlarına ve peygamberlerine dair sorgulanacaklarını söz konusu ettikten sonra kulu, Allah’ın azabından kurtaracak yolu söz konusu etmektedir. Şüphe ve masiyetlerden tevbe etmek, Allah’a iman edip O’na ibadet etmek, peygamberlerine iman ederek onları tasdik etmek, peygamberlerine uyarak salih amel işlemekten başka bir kurtuluş yolu olmadığını da zikrederek şöyle buyurmaktadır:
“Tevbe eden, iman edip salih amel işleyenlere gelince onlar” bu hasletleri kendisinde toplayan kimseler “kurtuluşa erenlerden” istediklerini elde ederek başarıya ulaşan ve korktuklarından da kurtulan kimselerden “olmayı umabilirler.” Bunlar olmaksızın ise kurtuluş imkanı yoktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Fakat o müşriklerden, küfürlerinden tövbe ederek Allah’a ve peygamberlerine iman eden ve salih amel işleyen kimse, umulur ki isteklerini elde etmiş ve korktuklarından kurtulmuş olanlardan biri olur.
Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder.…
Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki…
Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler…
Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Fakat) tevbe eden, iman edip iyi iş(ler) yapanlara gelince, bunlar da kurtulanlardan olacaktır. dipnot 1
Ama tevbe eden, iman eden ve imana uygun davrananlara gelince: işte böylelerinin kurtuluşa erenlerden olması beklenecek.
Ama buna karşılık, pişman olup doğru yola dönen ve dolayısıyla, inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kişiye gelince, böyle birinin (öte dünyada) kendini kurtulan, esenliğe erişen kimseler arasında bulması (elbette) umulabilir.
Fakat kim yanlışından pişmanlıkla geri dönüp, iman edip imanının gereğini uygularsa, (işte onun) kurtuluşa erenlerden olması umulur.
Ancak kim tevbe edip iman eder ve salih amellerde bulunursa artık kurtuluşa erenlerden olmayı umabilir.
Fakat tevbe eden, iman edip salih ameller işleyen kimseye gelince, onun kurtuluşa erenler arasında olması umulur.
Fakat kim pişmanlık gösterir, inanmış olarak erdemli edimler yaparsa, sonunda, kurtuluşa erişenler arasında olması umut edilebilir.
Fakat tövbe eden, inanan ve iyi amel yapanlara gelince; onun kurtuluşa erenler arasında olması umulur.
Kim tövbe eder, gerçeği onaylar ve erdemli davranırsa işte o zaman başarılı olabilir.
Kim tevbe eder, inanır ve erdemli davranırsa işte o zaman başarılı olabilir.
Ancak tevbe edip iman ederek iyi işlerde bulunan kimse işte o, kurtuluşa erenlerden olmayı umabilir.
Amma tevbe ve iyman edip salah ile çalışan kimse işte o felah bulanlardan olmayı umabilir
Fakat tevbe eden dipnot 1 , iman eden ve salihatı yapan dipnot 2 kimse, kurtuluşa erenlerden olacağını umabilir.
Fakat tevbe eden dipnot 1 , iman eden ve salihatı yapan dipnot 2 kimse, kurtuluşa erenlerden olacağını umabilir.
Fakat tövbe eden dipnot 1 , iman eden ve salihatı yapan dipnot 2 kimse, kurtuluşa erenlerden olacağını umabilir.
Ancak kim tevbe edip inanır ve salih amellerde bulunursa artık kurtuluşa erenlerden olmayı umabilir.
Amma tevbe ve iman edib de iyi amel (ve hareket) de bulunan kimseler muradlarına erenlerden olacaklarını umabilir (ler).
Ama tevbe edip inanan ve salih amel işleyen kimsenin, kurtuluşa erenlerden olması ümid edilir.
(62-67) O gün, iddia etmiş olduğunuz (zeame) ortaklarınız nerede denilerek onlara seslenilecek , söz üzerlerine gerçekleşecek olanlar diyecekler ki Rabbimiz İşte bunlar bizim azdırdıklarımız, kendimizi azdırdığımız gibi onları da azdırdık, sonra da sana sığındık , onlar bizlere tapıyor değildiler , d enilecek ki ortaklarınızı çağırın , onlar da çağ rıda bulunacaklar, kendilerine cevap vermeyecekler / icabet etmeyecekler ve azabı görecekler, keşke hidayete ermiş olsalardı . O gün gönderilenlere / resullere size ne cevap ve rildi diye sorularak seslenilecek. O gün artık haber almaları kapanmıştır birbirlerine de bir şey soramazlar. Her kim ki tövbe eder, iman eder ve salih amel işlerse kurtuluşa erenlerden / felah bulanlardan olması umulur.
Tevbe ederek iman eden ve salih amel işleyen kimseye gelince, umulur ki o kurtuluşa erenlerden olur.
Ama kim tevbe eder, inanır ve iyi iş yaparsa, o kurtuluşa erenlerden olabilir.
Ama kim tövbe eder /dönüş yapar, inanır ve iyi işler yaparsa onun umduğuna kavuşanlardan olması beklenir dipnot 1 .
Tevbe edip inanmış ve iyi işler yapmış olan kimsenin, umduğuna kavuşması beklenir.
Tevbe eden, iman eden, salih amel yapan kimseye gelince, umulur ki o kurtuluşa erenlerdendir.
Tevbe eden, inanıp, doğruları yapan kimseye gelince, onun kurtuluşa erenlerden olması umulur.
Ama tövbe eden, inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapan kişinin, kurtuluşa erenlerden olması ümidi vardır.
However, he who in lowliest plight repentant stood and acknowledged Allah's Supremacy, Omnipotence and Authority and whose deeds were impressed with wisdom and piety might be among those who succeed in inviting Allah's mercy and forgiveness.
Yet anyone who has repented, believed, and done good deeds can hope to find himself among the successful.
But any that (in this life) had repented, believed, and worked righteousness, will have hopes to be among those who achieve salvation.
But those who repented and believed and acted righteously, they will perhaps be among those who will prosper there.
But as for those who make tawba and believe and act rightly, they will hopefully be successful.
But as for him who repented (from polytheism and sins), believed (in the Oneness of Allâh, and in His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم), and did righteous deeds (in the life of this world), then he will be among those who are successful.
As for him who repents and develops faith and acts righteously, maybe he will be among the felicitous.
Yet he who repents and believes and does deeds of righteousness, is likely to be of those who attain the goal.
But as for him who repents, and believes, and works righteousness, haply he shall be among the prosperers.
As to the one who realized his mistakes, chose the belief, asked sincerely for forgiveness and devoted himself to good deeds, he may have hope to be included among the true successful ones.
But, as for him who turns again and believes and does right, it may be that he will be among the prosperous.
As for the one who repents, acknowledges, and does good works; perhaps he will be with the winners.
Howbeit whoso shall repent and believe, and shall do that which is right, may expect to be happy.
And history shall be obscure to them on that day, nor shall they ask each other.
So, as for him who repents, and believes, and does righteousness, then he may be among the prosperers.
But as for him who shall repent and believe and do right, he haply may be one of the successful.
But he who repents and believes and does good things may well be among the successful.
But as against this - anyone who repents and attains to faith and does righteous deeds may well [hope to] find himself among those who achieve a happy state [in the life to come].
As for those who repent, believe, and do good ˹in this world˺, it is right to hope that they will be among the successful.
As for the one who repents, believes, and does good works; perhaps he will be with the winners.
As for those who repent, believe, and lead a righteous life, they will end up with the winners.
But as for one who had repented, believed, and done righteousness, it is promised by Allah that he will be among the successful.
And as for him who repents, and believes, and works righteousness, then it may be that he will be among the successful.
But anyone who (in this life) repents and truly believes and helps others may well find himself among the successful.
But any who had repented, believed, and worked righteousness, will hope to be with those who are successful.
As for the one who repents and becomes a believer and acts righteously, hopefully he will be among the successful.
As for the one who repents, believes, and does good works; perhaps he will be with the winners.