Mâide suresi

Mâide suresi, 20. ayet

Mâide suresi, 20. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَعَلَ فِيكُمْ أَنۢبِيَآءَ وَجَعَلَكُم مُّلُوكًا وَءَاتَىٰكُم مَّا لَمْ يُؤْتِ أَحَدًا مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî yâ ḳavmi-ẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm iẕ ce`ale fîküm embiyâe vece`aleküm mülûkâ. veâtâküm mâ lem yü'ti eḥadem mine-l`âlemîn.

Diyanet İşleri

Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 17–23 · surenin 20. ayeti / 120
  1. Mâide 17

    Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir", diyenler kesinlikle kafir oldular. De ki: "Şayet Allah, Meryem oğlu Mesih'i, onun anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah'a karşı kim ne yapabilir? Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

  2. Mâide 18

    (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O'nun yarattıklarından bir beşersiniz." (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak O'nadır.

  3. Mâide 19

    Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi. (Evet,) size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  4. 20

    Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."

  5. Mâide 21

    "Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."

  6. Mâide 22

    Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."

  7. Mâide 23

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. Yüce Allah Mûsâ ve kavmine Firavun ve kavminden de esaret ve kölelikten de kurtulma nimetini ihsan edince onlar, kendi vatan ve meskenleri olan Beytu’l-Makdis ile civarına gitmek üzere yola çıkmışlardı. Beytü’l-Makdis’e yaklaştıkları vakit Allah onlara düşmanları yurtlarından çıkarmak üzere cihadı farz kılmıştı. Mûsâ, cihada atılmaları için onlara öğüt vermiş ve hatırlatmalarda bulunup şöyle demişti: “Ey kavmim, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın” yani kalplerinizle hatırlayıp dillerinizle anın. Çünkü bunları hatırlayıp anmak, Allah’ı sevmeye ve O’na ciddiyetle ve gayretle ibadete sevkeder.

“İçinizden peygamberler göndermiş” Bu peygamberler de sizleri hidâyete çağırmış, helâk olmakla sonuçlanacak yolları izlemekten sizleri sakındırmış, sizleri ebedi mutluluğu elde etmeye teşvik etmişlerdi. Ayrıca onlar size bilmediğiniz şeyleri de öğretiyorlardı. “Sizi hükümdar yapmış” yani kendi işinizin, idarenizin söz sahibi kendiniz oldunuz. Düşmanlarınızın sizi köleleştirmesi ortadan kalkmış, bunun sonucunda da kendi işlerinizi kendiniz çekip çevirmeye ve yönetmeye başlamış ve dininizi uygulama imkânı bulmuştunuz.

“Alemlerden hiç kimseye vermediğini” dini ve dünyevi nimetleri “de size vermişti.” Onlar o dönem içerisinde insanların en hayırlıları ve Allah nezdinde en değerlileri idi. Allah onlara başkalarına vermediği nimetleri ihsan etmişti. İşte Musa iman edip imanlarını sağlamlaştırmalarını, cihad üzere sebat göstermelerini ve cihada cesaretle atılmalarını sağlayacak şekilde kendilerine ihsan edilmiş olan dini ve dünyevi nimetleri hatırlattı ve sonra şöyle dedi:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Hani Musa kendi kavmi olan İsrailoğullarına; ey kavmim! Allah'ın sizlere vermiş olduğu nimetlerini kalplerinizle ve dillerinizle zikredin demesini hatırla. Çünkü içinizden sizleri hidayete davet eden peygamberler çıkarmış ve sizi kölelikten kurtarıp çıkardıktan sonra kendi kendinizi idare eden hükümdarlar yapmıştır. Zamanınızda bulunan kimselere ve toplumlara vermediği (nimeti) size vermiştir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ve hani
  2. قَالَ kale demişti kök: قول
  3. مُوسَىٰ musa Musa
  4. لِقَوْمِهِۦ likavmihi kavmine kök: قوم
  5. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  6. ٱذْكُرُوا۟ zkuru hatırlayın kök: ذكر
  7. نِعْمَةَ nia'mete ni'metini kök: نعم
  8. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  9. عَلَيْكُمْ aleykum size olan
  10. إِذْ iz zira (O)
  11. جَعَلَ ceale var etti kök: جعل
  12. فِيكُمْ fikum aranızda
  13. أَنۢبِيَآءَ enbiya'e nebiler kök: نبا
  14. وَجَعَلَكُم ve cealekum ve sizi yaptı kök: جعل
  15. مُّلُوكًۭا muluken krallar kök: ملك
  16. وَءَاتَىٰكُم ve atakum ve size verdi kök: اتي
  17. مَّا ma şeyleri
  18. لَمْ lem
  19. يُؤْتِ yu'ti vermediği kök: اتي
  20. أَحَدًۭا ehaden hiç kimseye kök: احد
  21. مِّنَ mine
  22. ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine dünyalarda kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    (19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen (Tevrat ve…

  • Nisâ 69 olası

    Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Nübüvvet

    Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle…

  • Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Nübüvvet

    İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Musa, kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın! Zira O, içinizden peygamberler görevlendirmiş ve sizi hükümdarlar kılmıştı. Âlemlerden (insanlardan) hiç kimseye vermediğini size vermişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada Hz. Musa'nın İsrailoğulları'na seslenişine yer verilmekte, onlara yönelik çeşitli nimetleri hatırlattığı bildirilmektedir. Bu çerçevede içlerinden pek çok peygamber belirlediğini, köle gibi yaşadıkları topraklarda onları esaretten kurtarıp orada yöneticiler kıldığını, dahası başka insanlara verilmeyen daha nice nimetleri onlara verdiğini ifade etmektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2/40, 47, 49, 50, 56, 58, 60, 61; A'râf 7:129, 137138, 141, 160, 161; İsrâ' 17/104; Kasas 28:5-6; Secde 32:24; Dühân 44/30-32.

Mustafa İslamoğlu

Bir zamanlar Musa halkına, "Ey halkım! Allah'ın size lutfettiği nimeti hatırlayın ki, O aranızdan peygamberler çıkarmış, sizi kendi kendinizin efendisi kılmış ve başka hiçbir topluma vermediğini size vermişti.

Muhammed Esed

Bir zaman Musa, halkına: "Ey halkım!" demişti, "Allahın size bahşettiği nimetleri hatırlayın ki O, aranızdan peygamberler çıkarmış, sizi kendi-kendinizin efendisi yapmış ve dünyada başka hiç kimseye göstermediği (lütfu)nu size göstermişti.

Ahmed Hulusi

Bir zaman Musa, halkına şöyle demişti: "Ey halkım, üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın; içinizde Nebiler meydana getirdi ve sizi melikler kıldı; alemlerden hiç kimseye vermediğini (insana has olan yeryüzünde halife olması bilgisini) size verdi. "

Ali Bulaç

Hani, Musa kavmine (şöyle) demişti: "Ey kavmim, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın; içinizden peygamberler çıkardı, sizden yöneticiler kıldı ve alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi."

Ali Özek ve heyeti

Bir zamanlar Mûsâ, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın; zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi.

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Ey toplumum! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Aranızdan peygamberler çıkardı. Sizi, kendinizin yöneticisi yaptı. Ve evrenlerden hiç kimseye vermediğini size verdi!"

Bayraktar Bayraklı

Bir zamanlar Musa, kavmine, "Ey kavmim!" demişti, "Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayınız; zira O, içinizden peygamber çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Dünyada başka hiç kimseye vermediğini size verdi."

Edip Yüksel

Musa, halkına şöyle demişti: "Ey halkım, ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: aranızdan peygamberler çıkardı, sizi özgür kimseler kıldı ve toplumların hiçbirine vermediğini size verdi."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa, halkına şöyle demişti: 'Ey halkım, ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: aranızdan peygamberler çıkardı, sizi özgür kimseler kıldı ve toplumların hiçbirine vermediğini size verdi.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir zaman Musa, kavmine: "Ey kavmim, Allah'ın size verdiği nimeti düşünün; çünkü O, içinizden peygamberler gönderdi, sizi hükümdarlar yaptı ve alemlerden hiçbirine vermediğini size verdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakit de Musa kavmine şöyle demişti: Ey kavmim, Allahın size olan ni'metini düşünün, zira içinizde Peygamberler vücude getirdi ve sizi müluk yaptı, ve size aleminden hiç birine vermediği şeyi verdi

Erhan Aktaş

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden Nebiler seçti; sizi melikler dipnot 1 yaptı ve alemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç ve egemenlik sahibi. Özgür olma.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden nebiler seçti; sizi melikler dipnot 1 yaptı ve alemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç ve egemenlik sahibi. Özgür olma.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Musa, kavmine: "Ey kavmim! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden nebiler seçti; sizi melikler dipnot 1 yaptı ve alemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç sahibi. Özgür olma.

Gültekin Onan

Hani Musa kavmine (şöyle) demişti: "Ey kavmim, Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini anın. İçinizden peygamberler çıkardı, sizden yöneticiler kıldı ve alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi."

Hasan Basri Çantay

Bir zaman Musa, kavmine (şöyle) demişdi: "Ey kavmim, Allahın, sizin üzerinizdeki ni'metini düşünün ki içinizden peygamberler gönderdi, sizi hükümdarlar yapdı, size kainatdan hiç birine vermediğini verdi.

İbni Kesir

Hani, Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim; Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizden peygamberler yetiştirmiş ve size saltanatlar ihsan etmişti. Dünyalarda kimseye vermediğini size vermişti.

Mehmet Alagaş

(20-26) Musa kavmime dedi ki Ey kavmin, Allah’ın üzerinizde ki nimetlerini hatırlayın, sizin içinizden Resuller yaptı, sizi egemen olanlar / melikler yaptı, alemlerde kimseye verilmemiş olan şeyler size verdi. (İçlerinden resul ve melikler çıkarmanın dışındaki diğer nimetleri; firavundan kurtuldular, denizi onlara yardı, menn ve selva verdi, taştan içilebilir on iki pınardan akan su çıkardı, bulutları onlara gölge etti, alemlere üstün kıldı,) Ey kavmim Allah’ın size yazdığı / farz kıldığı kutsal arza / yere girin, (Filistin, Eriha, Şam, Ürdün) ardınız üzere geri dönmeyin, hasara uğrayanlara dönüşürsünüz. Dediler ki ey Musa muhakkak ki orada zor kullanan / cebbar bir kavim var, oradan onlar çıkana değin oraya girmeyeceğiz, eğer ki onlar oradan çıkarlar, kesinlikle hemen gireriz. (Amelika kavmi) Allah’ın üzerlerinde nimeti olan iki adam dedi ki (Kalib ve Yuşa b. Nun) onların üzerine belirli bir kapıdan girin, oraya girdiğiniz zaman muhakkak ki siz galipsiniz (siz yeter ki şehre girin, ödlek onlar) eğer iman ediyorsanız , Allah’ı vekil tayin edin. Dediler ki ey Musa kesinlikle biz onlar orada kalmaya devam ettikleri sürece ebediyyen oraya girmeyiz, git, sen ve Rabbin her ikiniz savaşın biz işte burada oturup kalacağız. Musa da Ey Rabbim dedi, ben kendim ve kardeşim dışında birine egemen olamıyorum, yoldan çıkmış kavimle bizim aramızı ayır, Allah dedi ki muhakkak ki onlara / İsrail oğullarına kırk sene orası haram edildi. Yer yüzünde sersem vaziyette gezinsinler, yoldan çıkmış kavim için de ümitsizliğe düşme / tasalanma / ye’se düşme.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani Mûsâ, kavmine demişti ki: Ey kavmim! Allah’ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti.

Süleyman Ateş

Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın; zira (O), aranızda peygamberler var etti, sizi krallar yaptı ve size dünyalarda hiç kimseye vermediğini verdi."

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden nebiler çıkarmış, sizi hükümranlar yapmış ve çağdaşlarınızdan hiç kimseye vermediğini size vermişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Musa halkına dedi ki "Ey halkım, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizden nebiler çıkardı ve sizi melikler (önderler) yaptı. Bu alemde dipnot 1 kimseye vermediğini size verdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çağdaşlarınız arasında

Şaban Britch

Musa kavmine: Ey kavmim, Allah’ın size olan nimetlerini hatırlayın, içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdarlar yapmıştır. Alemde kimseye vermediğini size vermiştir.

Şaban Piriş

Musa kavmine: - Ey kavmim, Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın, içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdarlar yapmıştır. Alemde kimseye vermediğini size vermiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa, kavmine şöyle demişti: "Ey toplumum! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizde peygamberler vücuda getirdi, sizi krallar yaptı, alemlerden hiç kimseye vermediklerini size verdi."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And for once Mussa (Moses) said to his people: "My people render solemn acknowledgement of Allah’s divine favour upon you; how He raised in your midst Prophets and conferred on you sovereignty and made all grace abound in you and graced you with favours and privileges and such prerogatives He never bestowed on other people*.

Abdul Haleem

Moses said to his people, ‘My people, remember God’s blessing on you: how He raised prophets among you and appointed kings for you and gave you what he had not given to any other people.

Abdullah Yusuf Ali

Remember Moses said to his people: "O my people! Call in remembrance the favour of Allah unto you, when He produced prophets among you, made you kings, and gave you what He had not given to any other among the peoples.

Abul A'la Maududi

Remember when Moses said to his people: 'My people, remember Allah's favour upon you when He raised Prophets amongst you and appointed you rulers, and granted to you what He had not granted to anyone else in the world. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to the glory the Israelites enjoyed before the time of Moses. There had appeared among them such great Prophets as Abraham, Isaac, Jacob and Joseph. Moreover, from the time of Joseph they were able to achieve very considerable power and authority in Egypt. For a considerable period they were the greatest rulers of the civilized world, reigning supreme in Egypt and the surrounding territories. People are generally inclined to regard the time of Moses as the starting point for the rise of the Israelites. The Qur'an, however, states categorically that the truly glorious period of their history had passed long before Moses, and that Moses himself drew the attention of his people to that period as their time of glory.

Aisha Bewley

Remember when Musa said to his people, ‘My people! remember Allah’s blessing to you when He appointed Prophets among you and appointed kings for you, and gave you what He had not given to anyone else in all the worlds!

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his people: "O my people! Remember the Favour of Allâh to you when He made Prophets among you, made you kings and gave you what He had not given to any other among the ‘Âlamîn (mankind and jinn, in the past)."

Ali Quli Qarai

When Moses said to his people, ‘O my people, remember Allah’s blessing upon you when He appointed prophets among you, and made you kings, and gave you what none of the nations were given.

Amatul Rahman Omar

And (recall the time) when Moses said to his people, `O my people! remember Allâh's blessings upon you when He raised Prophets among you and made you masters of your own affairs, and He gave you what He has not given to any other of your contemporary peoples.

Arthur John Arberry

And when Moses said to his people, 'O my people, remember God's blessing upon you, when He appointed among you Prophets, and appointed you kings, and gave you such as He had not given to any being.

Bijan Moeinian

Recite [the true story of Moses] when Moses said to his people: "O my people, remember how Graceful God has been to you. He chose so many Prophets from people among you, made you kings and gave you what He had never given to the people before you."

E. Henry Palmer

When Moses said to his people, 'O my people! remember the favour of God towards you when He made amongst you prophets, and made for you kings, and brought you what never was brought to anybody in the worlds.

Edip-Layth

Moses said to his people, "My people, remember God's favor upon you that he made amongst you prophets, and made you sovereigns, and he gave you what He had not given any from the worlds."

George Sale

Call to mind when Moses said unto his people, O my people, remember the favour of God towards you, since he hath appointed prophets among you, and constituted you kings, and bestowed on you what he hath given to no other nation in the world.

Hamid S. Aziz

Remember when Moses said to his people, "O my people! Remember the favour of Allah towards you when He made amongst you prophets, and made for you kings, and brought you what was never given to anyone else in the world.

Mahmoud Ghali

And as Mûsa (Moses) said to his people, "O my people, remember the favor of Allah upon you, as He made among you Prophesiers, (i. e., prophets) and made you kings, and brought you what He had not brought anyone of the worlds.

Marmaduke Pickthall

And (remember) when Moses said unto his people: O my people! Remember Allah's favour unto you, how He placed among you prophets, and He made you kings, and gave you that (which) He gave not to any (other) of (His) creatures.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember when Moses said to his people: "O my people, remember the favours that God bestowed on you when He appointed apostles from among you, and made you kings and gave you what had never been given to any one in the world.

Muhammad Asad

AND, LO, Moses said unto his people:" O my people! Remember the blessings which God bestowed upon you when he raised up prophets among you, and made you your own masters, and granted unto you [favours] such as He had not granted to anyone else in the world.

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Moses said to his people, "O my people! Remember Allah’s favours upon you when He raised prophets from among you, made you sovereign,[1] and gave you what He had never given anyone in the world.[2]

Progressive Muslims

And Moses said to his people: "My people, remember God's favour upon you that he made amongst you prophets, and made you kings, and he gave you what He had not given any from the worlds. "

Rashad Khalifa

Recall that Moses said to his people, "O my people, remember GOD's blessings upon you: He appointed prophets from among you, made you kings, and granted you what He never granted any other people.

Sahih International

And [mention, O Muúammad], when Moses said to his people, "O my people, remember the favor of Allah upon you when He appointed among you prophets and made you possessors and gave you that which He had not given anyone among the worlds.

Sam Gerrans

And when Moses said to his people: “O my people: remember the favour of God upon you, when He made among you prophets, and made you kings, and gave you what He had not given to any among all mankind.

Shabbir Ahmed

Moses told his people, "Remember Allah's Blessings that He raised Prophets among you and made you your own masters. And He gave you what He had not given to any other peoples."

Syed Vickar Ahamed

Remember Musa (Moses) when said to his people: "O my people! Remember the favor of Allah to you, when He made prophets (from those) among you, made you kings, and gave you what He had not given to any other (peoples and creations) of the worlds.

Taqi Usmani

(Recall) when Mūsā said to his people, "O my people, remember the blessing of Allah upon you when He made prophets from among you, made you kings and gave you what He did not give to anyone in the worlds.

The Monotheist Group

And Moses said to his people: "My people, remember the grace of God upon you that he made among you prophets, and made you kings, and he gave you what He had not given any from the worlds."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩