Mü'min suresi

Mü'min suresi, 26. ayet

Mü'min suresi, 26. ayet. وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُونِىٓ أَقْتُلْ مُوسَىٰ وَلْيَدْعُ رَبَّهُۥٓ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُبَدِّلَ دِينَكُمْ أَوْ أَن يُظْهِرَ فِى ٱلْأَرْضِ ٱلْفَسَادَ

veḳâle fir`avnü ẕerûnî aḳtül mûsâ velyed`u rabbeh. innî eḫâfü ey yübeddile dîneküm ev ey yużhira fi-l'arḍi-lfesâd.

Diyanet İşleri

Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 23–29 · surenin 26. ayeti / 85

Konu Yeryüzünde dolaşın; Mûsâ ve Firavun Mü'min 21–27 3

  1. Mü'min 23–24

    (23-24) Andolsun ki biz Musa'yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a, Haman'a ve Karun'a gönderdik. Onlar ise; "Bu çok yalancı bir sihirbazdır" dediler.

  2. Mü'min 25

    Musa onlara tarafımızdan gerçeği getirince, "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın" dediler. Fakat kafirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.

  3. 26

    Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum."

  4. Mü'min 27

    Musa da, "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım" dedi.

  5. Mü'min 28

    Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez."

  6. Mü'min 29

    "Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?" Firavun, "Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. “Firavun” büyüklenerek, zorbalık taslayarak ve kıt akıllı kavmini kandırmak maksadı ile “dedi ki: Bırakın beni Mûsâ’yı öldüreyim, o da varsın Rabbini çağırsın.” Yani o -kahrolasıca- kavminin hatırını göz önünde bulundurmasaymış, Mûsâ’yı öldürecekmiş! Onun Rabbine yalvarması dahi kendisine engel teşkil etmiyormuş!

Daha sonra onu niçin öldürmek istediğini, kavminin iyiliğini isteyip yeryüzünde kötülüğü ortadan kaldırmak maksadını güttüğünü belirterek şöyle dedi: “Çünkü ben onun” izlemekte olduğunuz “dininizi değiştirmesinden veya ülkede bozguculuk çıkarmasından korkuyorum.”

Bu da çok hayret edilecek bir husustur. İnsanların, hatta yaratılmışların en kötüsü, insanlara insanların en hayırlısına tâbi olmamayı öğütlüyor. Bu ise gerçekleri tersyüz etmek ve aleyhte propaganda yapmak kabilindendir ki ondan, Yüce Allah’ın kendileri hakkında: “Kavmini böylece hafife aldı, onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar, fâsıklar topluluğu idi.” (ez-Zuhruf, 43/54) buyurduğu akılsız kimselerden başkası etkilenmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun şöyle dedi: "Bırakın beni! Musa'yı cezalandırmak için onu öldüreyim. Onu, benden kurtarması için Rabbine dua etsin. Ben onun Rabbine dua etmesini önemsemiyorum. Ben sizin yaşamış olduğunuz dininizi değiştirmesinden ya da öldürerek ve tahrip ederek yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." dedi.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi kök: قول
  2. فِرْعَوْنُ fir'avnu Fir'avn
  3. ذَرُونِىٓ zeruni bırakın beni kök: وذر
  4. أَقْتُلْ ektul öldüreyim kök: قتل
  5. مُوسَىٰ musa Musa'yı
  6. وَلْيَدْعُ velyed'u ve yalvarsın kök: دعو
  7. رَبَّهُۥٓ ۖ rabbehu Rabbine kök: ربب
  8. إِنِّىٓ inni çünkü ben
  9. أَخَافُ ehafu korkuyorum kök: خوف
  10. أَن en diye
  11. يُبَدِّلَ yubeddile onun değiştirecek kök: بدل
  12. دِينَكُمْ dinekum dininizi kök: دين
  13. أَوْ ev yahut
  14. أَن en diye
  15. يُظْهِرَ yuzhira çıkaracak kök: ظهر
  16. فِى fi
  17. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  18. ٱلْفَسَادَ l-fesade fesad kök: فسد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun, "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim; (o da) Rabbine yalvarsın! Şüphesiz ki ben onun, dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum!" demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Firavun, toplumda yaşanmakta olan dini hayatı geleneksel anlamda doğru kabul ettiği için vahyi anlatan Hz. Musa'yı "dini değiştiren adam" ve "toplumda fesat çıkaran kişi" olarak tanıtmış ve onu öldürmek istediğini dile getirmiştir. Günümüzde benzer söylemlerin vahye karşı bilinçsizce kullanılması kimlerin farkında olarak veya olmayarak kimlerin yolunu takip ettiğini göstermekte son derece çarpıcı bir örnek oluşturmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Firavun "Bana bırakın, Musa'yı ben öldüreyim!" dedi ve ekledi: "O Rabbine yalvara dursun; ama ben asıl onun sizin hayat tarzınızı değiştirmesinden ve ülkede düzenin bozulmasından korkuyorum!"

Muhammed Esed

Ve Firavun "Bırakın" dedi, "Musa'yı ben öldüreyim ve bırakın o'nu, (var olduğunu iddia ettiği) Rabbine yalvarıp dursun! Dikkat edin, ben o'nun dininizi değiştirmesinden yahut yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum!"

Ahmed Hulusi

Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. . . O da Rabbini (yardıma) çağırsın. . . Muhakkak ki ben, (Musa'nın) din anlayışınızı değiştirmesinden yahut bu beldede fesat çıkarmasından korkuyorum. "

Ali Bulaç

Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim de o (gitsin) Rabbine yalvarıp yakarsın. Çünkü ben, sizin dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum."

Ali Özek ve heyeti

Firavun: Bırakın beni, dedi. Musa'yı Öldüreyim; (Kurtarabilirse) Rabbine yalvarsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde fesat çıkaracağından korkuyorum.

Ali Rıza Safa

Ve Firavun, şöyle dedi: "Bırakın beni; Musa'yı öldüreyim de Efendisine yakarışta bulunsun. Aslında, dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bozgunculuk yapmasından korkuyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim; Rabbine yalvarsın!" dedi. "Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde fesat çıkaracağından korkuyorum."

Edip Yüksel

Firavun dedi, "Beni bırakın Musa'yı öldüreyim de o da Efendisine yalvarsın. Sizin dininizi değiştireceğinden veya yeryüzünde kötülük çıkaracağından endişeleniyorum." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayetler mesani (ikişerli) olup, özellikle Arapçası incelendiğinde zamanımızda önemli bir tecellisi var. * Bak: 39:23

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun dedi, 'Beni bırakın Musa'yı öldüreyim de o da Rabbine yalvarsın. Sizin dininizi değiştireceğinden veya yeryüzünde kötülük çıkaracağından endişeleniyorum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Firavun: "Bırakın beni, öldüreyim Musa' yı da o, Rabbine dua etsin! Çünkü ben, onun dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de Fir'avn: bırakın beni, dedi: öldüreyim Musayı da o rabbına dua etsin, zira ben onun dininizi değiştirmesinden ve yahud Arzda bir fesad çıkarmasından korkuyorum

Erhan Aktaş

Firavun: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. O istediği kadar Rabb'ini yardıma çağırsın. Ben, onun sizin dininizi dipnot 1 değiştirmesinden veya yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 30:43. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. O istediği kadar Rabb'ini yardıma çağırsın. Ben, onun sizin dininizi dipnot 1 değiştirmesinden veya yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Din kavramı; Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık/ceza vb. anlamlarda kullanılmıştır. Din, öncelikli anlamı itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı değerler demektir. Kur'an'a göre, "yaşamı" düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç Küfürdür. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, referans aldıkları değerler onların dinidir. (Örneğin 3:73; 6:70; 7:51; 12:76; 40:26.) Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini din olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de "birer dindirler." Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'i değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi insana bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de görev de sorumluluk da insana aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşul ve ihtiyaçlarına göre istediğimiz düzeni/sistemi/yönetimi kurmak insana bırakılmış bir husustur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. O istediği kadar Rabb'ini yardıma çağırsın. Ben, onun sizin dininizi dipnot 1 değiştirmesinden veya yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Din kavram olarak Kur'an'da inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık/ceza vb. anlamlarda kullanılmıştır. Din, öncelikli anlamı itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı değerler demektir. Kur'an'a göre yaşamı düzenlemede vahyi referans almayan her düşünce ve inanç küfürdür. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini, sistemlerini hangi değerleri referans alarak düzenliyorlarsa, o değerler onların dinidir. Örneğin 3/Al-i İmran 73; 6/En'am 70; 7/Araf 51; 12/Yusuf 76; 40/Mü'min 26. Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini din olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'nı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de birer cahiliye dinidir. Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'ı değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi kullarına bırakmıştır. Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de, görev de, sorumluluk da bize aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşullarına ve ihtiyaçlarına göre istediğimiz düzeni/sistemi kurmak bize bırakılmış bir husustur.

Gültekin Onan

Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim de o (gitsin) rabbine yalvarıp yakarsın. Çünkü ben sizin dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum."

Hasan Basri Çantay

Fir'avn "Bırakın beni, dedi, Musa'yi öldüreyim. (Varsın) Rabbine yalvarsın! Çünkü ben onun, dininizi değişdireceğinden, yahud yer (yüzün) de fesad çıkaracağından korkuyorum".

İbni Kesir

Firavun demişti ki: Bırakın beni de Musa'yı öldüreyim. O ise Rabbına yalvaradursun. Onun, sizin dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde fesad çıkarmasından korkuyorum.

Mehmet Alagaş

(23-52) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle ve açık delillerimizle Firavun’a, Haman ve Karun’a gönderdik. (Musa’ya) yalancı ve sihirbaz dediler. Onlar a yanımızdan hakikati getirince de onunla beraber olan iman edenlerin, oğullarını öldürün kadınlarını hayatta bırakın dediler , Kafirlerin entrikası / tuzak planı ancak ve ancak sapar. (Hedefini bulmaz), Firavun dedi ki, bırakın beni Musa’yı öldüreyim, O da Rabbini çağırsın , dininizi değiştirmesinden / bir başka dinle mübadele etmesinden yahut arzda bozgun çıkarmasından kesinlikle korkuyorum. Musa dedi ki kibirlenenlerin ve hesap gününe iman etmeyenlerin her birinden Rabbime, sizin de Rabbiniz olana sığındım. Firavun’un a ilesinden imanını gizlemiş mümin bir adam dedi ki (Musa, Harun iki kişi idi bu gelen destek ile üç oldular, destek önemli) Rabbim Allah’tır demesi dolayısıyla bir adam mı öldüreceksiniz? (Adam öldürmek bu kadar kolay mı?) Üstelik size Rabbinizden açıklamalar / beyanatlar getirmiş! Eğer ki yalancı ise yalanı kendi aleyhine, eğer ki doğru sözlü ise bazılarınıza vadettiği isabet edebilir, Muhakkak Allah, savurgan kişiyi / israf edeni ve yalancı kimseyi yola yönlendirmez / hidayet etmez. Ey kavmim bugün göründüğü kadarıyla arzda mülk sizin / idari inisiyatif ve yetki sizde. Bize Allah’tan bir hışım / be’s gelirse, bize kim yardım eder ki? Firavun dedi ki size ne görüyorsam ancak onu gösteririm, sizi de ancak ve ancak yetişkinlik yoluna / rüşt yoluna yönlendiriyorum. İman eden kişi de dedi ki Ey kavmim Hizipler gününün / taraftarlar gününün bir benzerinin size gelmesinden korkarım, tıpkı Nuh kavminin Ad’ın ve Semud’un ve onlardan sonrakilerin başına gelenler gibi, Allah’ın kullarına zulmetmek gibi bir dileği / muradı yoktur. Ey kavmim size bağrışıp çığrışma gününün üzerinize gelmesinden , arkasını dönüp kaçış gününden korkuyorum , Allah’tan sizi kurtara n / asım yoktur. Allah kimi saptırır ise onu yola sokacak yoktur. Kesin olan şu ki önceden Yusuf’ta size açıklamalarla / beyanatlarla gelmişti, O’nun size getirdiklerinden şüpheye düşerek yanıldınız / (zelle) hatta helak olduğu zaman / öldüğü zaman da Allah bundan sonra resul falan yaratmaz dediniz, böylece Allah sizden savurgan / müsrif ve şüpheci olanları / mürteb olanları saptırdı. (Ama Yusuf’tan sonra Musa geldi) Kendilerine verilmiş bir delil dayanağı /bir ispat / bir sultan olmadan Allah’ın ayetleri hakkında mücadele ederler, bu, Allah’ın ve iman edenlerin yanında büyük bir nefret kaynağıdır, Allah büyüklenenin ve zorbanın / cebbarın bu şekilde kalbini kilitler / mühürler. Firavun dedi ki Ey Haman, bana bir kule yap / sarh yap, umarım sebeplere / nedenlere ulaşabilirim, göklerin sebeplerine ulaşabilirim, Musa’nın ilahını kavrarım / muttali olurum , ben O’nun kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum / zannediyorum, böylece kötü faaliyeti / ameli Firavun’a süslü gösterildi, yoldan saptırıldı, Firavunun tuzağı, ziyan olur / tebab olur. İman eden kişi dedi ki Ey kavmim bana uyun ki sizi yetişkin eden yola yönlendireyim, ey kavmim bu dünya hayatı geçimliktir / metalıktır, kesinlikle Ahiret ise varıp kalınacak / karar edilecek yurttur , kim kötülük işlerse sadece misliyle karşılığını bulur , Mümin kadın yahut erkek kim de ıslah edici faaliyetler icra ederse, işte onlar cennete girecekler, hesapsız bir şekilde orada rızıklandırılacaklar / erzaklandırılacaklar. Ey kavmim ben sizi kaçıp kurtulmaya / necate davet ediyorum, siz ise beni ateşe davet ediyorsunuz , Beni, Allah’ı yok saymaya / Allah’a küfretmeye davet ediyorsunuz, hakkında herhangi bir bilgi olmayan / ilim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya davet ediyorsunuz, ben de sizi saygıdeğer olana, çok defa bağışlayana çağırıyorum / davet ediyorum. Besbelli ki sizin beni çağırdığınız şeyin dünyada ve ahirette davet edilecek bir hakikati yok , kesinlikle dönüşümüz Allah’adır , kesinlikle savurganlar / müsrifler de ateşin halkıdır. Benim size dediklerimi ileride hatırlayacaksınız, ben işim i Allah’a havale ediyorum / üfevvizu ilallah, Allah kullarını görendir, Allah’ta, kurdukları tuzağın kötülüğünden, onu (kavimden mümin olan kişiyi) korudu. Firavun ailesinin başına da azabın kötüsü geldi. Ateş! .... Sabah akşam ona sunulurlar / arz edilirler, saatin / (kıyamet saatinin) ortaya çıktığı günde Firavun ailesini, azabın şiddetlisine atınız. Ateşte tartışma içindeyken, zayıf bırakılanlar / mustazaflar büyüklenenlere diyecekler ki; biz kesinlikle sizlere tabi olduk , Ateşten bize isabet edeni / nasip olanı bizden savabilir misiniz? Büyüklenenler de diyecekler ki; muhakkak ki hepimiz onun içindeyiz / ateşin içindeyiz, kulları arasında hakem olan / karar verecek olan Allah’tır. Ateş içinde olanlar cehennem bekçilerine derler ki Rabbinize çağrıda bulunun, bir gün bile olsa azabı bizden hafifleştirsin. (Bu kadarını da mı? yapmaz) Derler ki (bekçiler) size Resuller açıklamalarla / beyanatlarla gelmediler mi? Dediler ki evet (geldiler) peki onlara çağrı da bulunun (bizi aracı kılmayın) Kafirlerin çağrısı / duası ise ancak ve ancak sapmıştır (hedefini bulmaz) Kesinlikle biz, Resullerimize ve iman edenlere, dünyada ve şahit olunacak kıyam gününde / kalkış gününde yardım edeceğiz / nusret edeceğiz. O gün kafirlere, özür beyanları / mazeretleri bir fayda sağlamayacak, onlara lanet vardır, onlara kötü bir yurt vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun dedi ki: "Beni bırakın Mûsâ'yı öldüreyim de o Rabbine yalvarsın! Çünkü ben onun sizin dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum."

Süleyman Ateş

Fir'avn dedi: "Bırakın Musa'yı öldüreyim de, Rabbine yalvarsın (bakalım O, Musa'yı kurtaracak mı?) Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde fesad çıkaracağından korkuyorum"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun: "Bırakın beni, ben Musa'yı öldüreyim, o da Sahibini yardıma çağırsın. Çünkü sizin dininizi kendininki ile değiştireceğinden veya kurulu düzeni bozmasından korkuyorum." dedi.

Şaban Britch

Firavun: Bırakın beni, Musa’yı öldüreyim. O, Rabbine dua etsin, dursun. Ben, onun dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum, dedi.

Şaban Piriş

Firavun: -Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. O, Rabbine yalvarıp dursun. Ben, onun dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde bozgunculuğu yaymasından korkuyorum, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun dedi ki: "Bırakın, şu Musa'yı öldüreyim de Rabbine yalvarsın. Çünkü onun, dininizi değiştirmesinden yahut yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And Pharaoh added "Allow me to kill Mussa and let him invoke Allah, his Creators to deliver him out of my hands; I fear he might induce you to change religions or cause dissension and discord to spring in thc land. "

Abdul Haleem

and Pharaoh said, ‘Leave me to kill Moses- let him call upon his Lord!- for I fear he may cause you to change your religion, or spread disorder in the land.’

Abdullah Yusuf Ali

Said Pharaoh: "Leave me to slay Moses; and let him call on his Lord! What I fear is lest he should change your religion, or lest he should cause mischief to appear in the land!"

Abul A'la Maududi

One day dipnot 1 Pharaoh said: "Let me go and kill Moses; dipnot 2 then let him invoke his Lord. I fear that he will change your religion or cause disruption in the land." dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The event which is being related here is a very important event of the Israelite history, which the Israelites themselves have totally forgotten. Both the Bible and the Talmud are without it, and no mention of it is found in the other Israelite traditions either. Only through the Quran has the world come to know that during the conflict between Pharaoh and the Prophet Moses (peace be upon him) this event had taken place at some time. Anybody who reads this story, provided that he has not been blinded by prejudice against Islam and the Quran, cannot but realize that from the viewpoint of the invitation to the truth this story is very valuable, and this thing by itself also is in no way against reason that a person from among the nobles of the kingdom of Pharaoh himself might have quietly believed in his heart, having been influenced by the personality of the Prophet Moses (peace be upon him), his preaching and the wonderful miracles shown by him, and might not have been able to restrain himself when he saw that Pharaoh was planning to kill him. But the way the Western orientalists, in spite of their tall claims to knowledge and research, try to repudiate the self-evident truths of the Quran, on account of prejudice, can be judged from this that the author of the article "Musa" in the Encyclopaedia of Islam writes in respect of this story:
  2. metne dön, dipnot 2
    "The Kuranic story of a believer at the court of Pharaoh who wants to save Musa is not quite clear (xl, 28). Ought we to compare Jethro in the Haggada who advises clemency at Pharaoh’s court?
  3. metne dön, dipnot 3
    In other words, these so called researchers have one thing settled with them: They must find fault with everything that the Quran presents. Now, if they do not find any ground for criticizing a statement of it, they should at least say this much out of mischief that the story is not entirely clear, and also should incidentally create this doubt in the reader’s mind that the Prophet Muhammad (peace be upon him) might have heard from somewhere the story of Jethro mentioned in the Haggada taking place even before the birth of Prophet Moses (peace be upon him), and inserted it here in this form. This is the type of literary research which these people have adopted with regard to Islam and the Quran and the Holy Prophet Muhammad (peace be upon him).

Aisha Bewley

Pharaoh said, ‘Let me kill Musa and let him call upon his Lord! I am afraid that he may change your deen and bring about corruption in the land. ’

Al-Hilali & Khan

Fir‘aun (Pharaoh) said: "Leave me to kill Mûsâ (Moses), and let him call his Lord (to stop me from killing him)! I fear that he may change your religion, or that he may cause mischief to appear in the land!"

Ali Quli Qarai

And Pharaoh said, ‘Let me slay Moses, and let him invoke his Lord. Indeed I fear that he will change your religion, or bring forth corruption in the land.’

Amatul Rahman Omar

And Pharaoh said, `Leave me alone; I will kill Moses. Let him call on his Lord. I fear lest he should change your faith or cause disorder to spread in the land.'

Arthur John Arberry

And Pharaoh said, 'Let me slay Moses, and let him call to his Lord. I fear that he may change, your religion, or that he may cause corruption to appear in the land.'

Bijan Moeinian

[At the height of desperation] Pharaoh said: "I am going to kill Moses; let me see how his God will save him. Enough is enough; he is taking you away from your religion and pretty soon he will cause a revolution."

E. Henry Palmer

And Pharaoh said, 'Let me kill Moses; and then let him call upon his Lord! verily, I fear that he will change your religion, or that he will cause evil doing to appear in the land. '

Edip-Layth

Pharaoh said, "Leave me to kill Moses, and let him call upon his Lord. I fear that he may change your system, or that he will cause evil to spread throughout the land."

George Sale

And Pharaoh said, let me alone, that I may kill Moses; and let him call upon his Lord: Verily I fear lest he change your religion, or cause violence to appear in the earth.

Hamid S. Aziz

And Pharaoh said, "Leave me to slay Moses and let him call upon his Lord; surely I fear that he will change your religion or that he will make mischief to appear in the land. "

Mahmoud Ghali

And Firaawn said, "Leave me (alone) (i. e., Keep away from me) to kill Mûsa, and let him invoke his Lord. Surely I fear that he may exchange your religion or that he may cause corruption to appear in the land."

Marmaduke Pickthall

And Pharaoh said: Suffer me to kill Moses, and let him cry unto his Lord. Lo! I fear that he will alter your religion or that he will cause confusion in the land.

Mohamed Ahmed - Samira

"Let me kill Moses, " the Pharaoh said, "and let him call to his Lord. I fear that he will change your faith and spread corruption in the land."

Muhammad Asad

And Pharaoh said: "Leave it to me to slay Moses - and let him invoke his [alleged] sustainer! Behold, I fear lest he cause you to change your religion, or lest he cause corruption to prevail in the land!"

Mustafa Khattab

And Pharaoh said, "Let me kill Moses, and let him call upon his Lord! I truly fear that he may change your traditions or cause mischief in the land."

Progressive Muslims

And Pharaoh said: "Leave me to kill Moses, and let him call upon his Lord. I fear that he may change your system, or that he will cause evil to spread throughout the land."

Rashad Khalifa

Pharaoh said, "Let me kill Moses, and let him implore his Lord. I worry lest he corrupts your religion, or spreads evil throughout the land."

Sahih International

And Pharaoh said, "Let me kill Moses and let him call upon his Lord. Indeed, I fear that he will change your religion or that he will cause corruption in the land."

Sam Gerrans

And Pharaoh said: “Let me kill Moses; — and let him call to his Lord — I fear that he will change your doctrine, or will cause corruption in the land.”

Shabbir Ahmed

Pharaoh said, "Leave it up to me to kill Moses and let him call upon his Lord. Behold, I am afraid he will change your religion and your life-style and cause uprising in the land."

Syed Vickar Ahamed

Said Firon (Pharaoh): "Leave me to kill Musa (Moses); And let him call on his Lord! What I fear is that he may change your religion, or that he may cause mischief to appear in the land!"

Taqi Usmani

And Pharaoh said, "Let me kill Mūsā, and let him call his Lord. I am afraid that he will change your religion or he will cause havoc to appear in the land."

The Monotheist Group

And Pharaoh said: "Leave me to kill Moses, and let him call upon his Lord. I fear that he may change your system, or that he will cause evil to spread throughout the land."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩