101. sure

Kâria Suresi القارعة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 2 konu
  1. Kâria nedir: insanlar ve dağlar 1–5 karşılaştır — Kâria nedir: insanlar ve dağlar
  2. Tartıları ağır ve hafif gelenler 6–11 karşılaştır — Tartıları ağır ve hafif gelenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kâria nedir: insanlar ve dağlar 1–5

  1. Kâria suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 1. ayet. ٱلْقَارِعَةُ

    elḳâri`ah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gümbürdeyen…

    Ayet detayı — Kâria suresi, 1. ayet

  2. Kâria suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 2. ayet. مَا ٱلْقَارِعَةُ

    me-lḳâri`ah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nedir o gümbürdeyen?

    Ayet detayı — Kâria suresi, 2. ayet

  3. Kâria suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ

    vemâ edrâke me-lḳâri`ah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gümbürdeyenin ne olduğunu sen nereden bileceksin dipnot 1 ? (Öyleyse dinle!)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gümbürdeyen, tekrar yaratılmış insanların kalkması için çalınan sur yani kalk borusudur.

    Ayet detayı — Kâria suresi, 3. ayet

  4. Kâria suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 4. ayet. يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ

    yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanların dağılmış kelebekler gibi olduğu gün dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafirler çekirgelere benzeyecektir. Allah Teala şöyle buyurur: Sen de yalan söyleyip arzularının peşine gidenlerden yüz çevir; bunu,  bir çağırıcı onları görülmedik bir şeye çağırdığı gün yap. O gün, gözleri yere inmiş halde kabirlerden çıkarlar, yayılmış çekirgeler gibi olurlar. Kafirler, "bu zor bir gün" diyerek çağırıcıya doğru koşarlar. (Kamer 54/6-8)

    Ayet detayı — Kâria suresi, 4. ayet

  5. Kâria suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 5. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ

    vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dağlar yayılmış rengarenk yünler haline gelmişken dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bir hal cümlesidir. İnsanlar yeniden dirildiğinde dağların renkli taş ve toprakları toz halinde dağılmış olacağından yeryüzü dümdüz ama farklı renklerdeki yünler gibi gözükecektir.

    Ayet detayı — Kâria suresi, 5. ayet

Tartıları ağır ve hafif gelenler 6–11

  1. Kâria suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 6. ayet. فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ

    feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kimin değerli işleri ağır gelirse,

    Ayet detayı — Kâria suresi, 6. ayet

  2. Kâria suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 7. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ

    fehüve fî `îşetir râḍiyeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mutlu eden bir hayata kavuşur.

    Ayet detayı — Kâria suresi, 7. ayet

  3. Kâria suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ

    veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kimin de değerli işleri hafif gelirse,

    Ayet detayı — Kâria suresi, 8. ayet

  4. Kâria suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 9. ayet. فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ

    feümmühû hâviyeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onun anası Haviye olur.

    Ayet detayı — Kâria suresi, 9. ayet

  5. Kâria suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 10. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ

    vemâ edrâke mâ hiyeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Haviye nedir, nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)

    Ayet detayı — Kâria suresi, 10. ayet

  6. Kâria suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kâria suresi, 11. ayet. نَارٌ حَامِيَةٌۢ

    nârun ḥâmiyeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, kızgın bir ateştir.

    Ayet detayı — Kâria suresi, 11. ayet