Ali Bulaç
Kaari'a...
101. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Kâria suresi, 1. ayet. ٱلْقَارِعَةُ
elḳâri`ah.
Kaari'a...
Kâria suresi, 2. ayet. مَا ٱلْقَارِعَةُ
me-lḳâri`ah.
Nedir kaari'a?
Kâria suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
vemâ edrâke me-lḳâri`ah.
Sana o kaaria'yı bildiren nedir?
Kâria suresi, 4. ayet. يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.
İnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün,
Kâria suresi, 5. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.
Ve dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün),
Kâria suresi, 6. ayet. فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.
İşte, kimin tartıları ağır basarsa,
Kâria suresi, 7. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir.
Kâria suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.
Kimin tartıları hafif kalırsa,
Kâria suresi, 9. ayet. فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
feümmühû hâviyeh.
Artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum).
Kâria suresi, 10. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
vemâ edrâke mâ hiyeh.
Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir?
Kâria suresi, 11. ayet. نَارٌ حَامِيَةٌۢ
nârun ḥâmiyeh.
O, kızgın bir ateştir.