Ahmed Hulusi
El Karia!
101. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Kâria suresi, 1. ayet. ٱلْقَارِعَةُ
elḳâri`ah.
El Karia!
Kâria suresi, 2. ayet. مَا ٱلْقَارِعَةُ
me-lḳâri`ah.
Ne dehşet verici olaydır el Karia!
Kâria suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
vemâ edrâke me-lḳâri`ah.
El Karia'yı bilir misin nedir?
Kâria suresi, 4. ayet. يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.
O süreçte insanlar, yayılmış (ateşe koşan) pervaneler gibi olur.
Kâria suresi, 5. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.
Dağlar (gibi benlikler), dağılmış renkli yün gibi (yumuşamış, alı al moru mor) olur!
Kâria suresi, 6. ayet. فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.
(İşte o süreçte) kimin getirisi ağır basarsa,
Kâria suresi, 7. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
O, razı (olduğu) bir yaşayış içindedir!
Kâria suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.
Ama kimin de getirisi hafif kalırsa,
Kâria suresi, 9. ayet. فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
feümmühû hâviyeh.
Onun anası, Haviye'dir (çok derin bir çukur).
Kâria suresi, 10. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
vemâ edrâke mâ hiyeh.
Onun ne olduğunu bilir misin?
Kâria suresi, 11. ayet. نَارٌ حَامِيَةٌۢ
nârun ḥâmiyeh.
(O) yakıcılığı pik noktasında, ateştir!