A'râf suresi

A'râf suresi, 60. ayet

A'râf suresi, 60. ayet. قَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِۦٓ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

ḳâle-lmeleü min ḳavmihî innâ lenerâke fî ḍalâlim mübîn.

Diyanet İşleri

Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 57–63 · surenin 60. ayeti / 206
  1. A'râf 57

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.

  2. A'râf 58

    (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz ayetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

  3. A'râf 59

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.

  4. 60

    Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

  5. A'râf 61

    (Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

  6. A'râf 62

    "Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum."

  7. A'râf 63

    Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. Nuh aleyhisselam kavmine bu sözleri söyleyince kavmi ona en kötü ve en çirkin şekilde karşılık verdi. “Kavminden ileri gelenler” yani hakka karşı büyüklenmeleri ve peygamberlere itaat etmemeleri âdet halini almış olan zenginler ve kendilerine uyulan liderler: Şüphesiz biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz, dediler” Onlar, -kahrolasıcalar- Nuh’a itaat etmemekle yetinmediler bir de ona karşı çıkıp büyüklük tasladılar. Ona en ileri derecede hakarete yeltenip sapık olduğunu ileri sürdüler. Sıradan bir sapıklıkla itham etmekle de yetinmeyerek bu sapıklığını herkes tarafından açıkça görülen “apaçık bir sapıklık” diye nitelendirdiler. Bu ise en kıt akıllı insanın dahi kabul edemeyeceği bir şey olup hakka karşı bile bile gözleri kapatmanın en ileri derecesidir. Aksine bu nitelik, Nuh’un, hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şey görmeyen, kendilerine hiçbir fayda sağlayamayan cansız nesneleri kendi elleri ile yontup şekillendirerek putlar yapan kavmine daha uygundur. Zira onlar, kendi elleri ile yonttukları bu putları gökleri ve yeri yoktan var edene denk tutmuşlar, çeşitli ibadetleri onlara tahsis etmişlerdir. Eğer onların Allah’ın kendilerine karşı delilleri ortaya koymasına dayanak olacak düşünceleri olmasaydı, hiç şüphesiz delilerin onlardan daha doğru yolda olduklarına hüküm verilebilirdi. Hatta bu delilerin onlardan daha doğru yolda oldukları ve daha akıllı oldukları söylenebilirdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavminin ileri gelenleri ve liderleri ona dedi ki: "Ey Nuh! Şüphesiz biz seni apaçık bir şekilde doğrudan uzaklaşmış olarak görüyoruz."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi(ler) ki kök: قول
  2. ٱلْمَلَأُ l-meleu ileri gelenler kök: ملا
  3. مِن min -nden
  4. قَوْمِهِۦٓ kavmihi kavmi- kök: قوم
  5. إِنَّا inna elbette biz
  6. لَنَرَىٰكَ lenerake seni görüyoruz kök: راي
  7. فِى fi içinde
  8. ضَلَـٰلٍۢ delalin bir sapıklık kök: ضلل
  9. مُّبِينٍۢ mubinin açık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh

    (Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve kafir kimseler yetiştirirler."

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kavminden yöneticiler ona "Doğrusu biz seni apaçık bir sapkınlık içinde görüyoruz!" demişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Nuh'un karşıtları da diğer inkarcılar gibi peygamberi reddetmişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Toplumun seçkinleri: "Şu kesin ki, biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz" diye cevap verdiler.

Muhammed Esed

Kavmi içinden önde gelenler: "Doğrusu, biz senin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu görüyoruz!" diye karşılık verdiler.

Ahmed Hulusi

Halkından geleneksel görüşün ileri gelenleri dedi ki: "Doğrusu biz seni apaçık sapıklık içinde görüyoruz. "

Ali Bulaç

Kavmimin önde gelenleri: "Gerçekte biz seni açıkça bir 'şaşırmışlık ve sapmışlık' içinde görüyoruz" dediler.

Ali Özek ve heyeti

Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!

Ali Rıza Safa

Toplumunun ileri gelenleri, şöyle dediler: "Aslında, senin, apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu görüyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Kavminden ileri gelenler dediler ki: "Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz."

Edip Yüksel

Halkının ileri gelenleri, "Seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkının ileri gelenleri, 'Seni apaçık bir sapıklık içinde gürüyoruz,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavminden cumhur cemaat =ileri gelenler: "Şüphesiz ki, biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kavminden cumhur cemaat her halde biz, dediler: Seni açık bir dalal içinde görüyoruz.

Erhan Aktaş

Halkının meleleri: dipnot 1 "Biz, seni kesin bir sapkınlık içinde görüyoruz." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları sınıfı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Halkının meleleri: dipnot 1 "Biz, seni kesin bir sapkınlık içinde görüyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Halkından ileri gelenler: "Biz, seni kesin bir sapkınlık içinde görüyoruz." dediler.

Gültekin Onan

Kavminin önde gelenleri: "Gerçekte biz seni açıkça bir 'şaşırmışlık ve sapmışlık' içinde görüyoruz" dediler.

Hasan Basri Çantay

Kavminden ileri gelenler de şöyle dedi: "Biz seni hiç şübhesiz apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz".

İbni Kesir

Kavminden ileri gelenler de dedi ki: Biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz.

Mehmet Alagaş

(59-64) Kesin olan şu ki Nuh’u kavmine biz gönderdik, dedi ki ey kavmim Allah’a ibadet edin ondan gayrı ilah sizlere yok. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum. Kavmin ileri gelenleri / seçkinleri dedi ki seni apaçık bir sapmışlıkta görüyoruz. Dedi ki ey kavmim bende bir sapma yok ve lakin ben, alemlerin Rabbinden bir Resulüm. Sizlere Rabbimin mesajlarına / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum, size öğüt veriyorum / nasihat veriyorum ve Allah’tan sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Rabbinizden sakınmanız ve uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden olan bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayip mi geldi size? Böylelikle belki esirgenirsiniz. Onu yalanladılar ve onu ve beraberindekileri gemide kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk / garkettik. Kesinlikle onlar körleşmiş bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kavminin ileri gelenleri: “Biz, seni açıkça bir dalalet içinde görüyoruz.” dediler.

Süleyman Ateş

Kavminden ileri gelenler dediler ki: "Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz!"

Süleymaniye Vakfı

Halkının ileri gelenleri dediler ki: "Biz seni gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkının ileri gelenleri dediler ki "Bize göre sen gerçekten açık bir sapkınlık içindesin."

Şaban Britch

Kavminin ileri gelenleri: Biz, seni açıkça bir dalalet içinde görüyoruz.” dediler.

Şaban Piriş

Kavminin ileri gelenleri: -Biz, seni açıkça bir dalalet içinde görüyoruz, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun kodamanları dediler ki: "Vallahi biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But those of his people in whose hearts reigned vices and follies said to him: " Indeed, we see that you are lost in the maze of error".

Abdul Haleem

but the prominent leaders of his people said, ‘We believe you are far astray.’

Abdullah Yusuf Ali

The leaders of his people said: "Ah! we see thee evidently wandering (in mind)."

Abul A'la Maududi

The leading men of his people replied: 'We see that you are in palpable error.'

Aisha Bewley

The ruling circle of his people said, ‘We see you in flagrant error. ’

Al-Hilali & Khan

The leaders of his people said: "Verily, we see you in plain error."

Ali Quli Qarai

The elite of his people said, ‘Indeed we see you in manifest error. ’

Amatul Rahman Omar

The chiefs of his people said, `Surely, we see you steeped in evident error. '

Arthur John Arberry

Said the Council of his people, 'We see thee in manifest error. '

Bijan Moeinian

The leaders of his people [mockingly] replied: "What a shame that you are out of your mind. "

E. Henry Palmer

Said the chiefs of his people, 'Verily, we do surely see you in obvious error. '

Edip-Layth

The leaders from his people said, "We see that you are clearly misguided."

George Sale

The chiefs of his people answered Him, we surely perceive thee to be in a manifest error.

Hamid S. Aziz

Said the chiefs of his people, "Verily, we do surely see you in obvious error. "

Mahmoud Ghali

The chiefs of his people said, "Surely we indeed see you in evident error. "

Marmaduke Pickthall

The chieftains of his people said: Lo! we see thee surely in plain error.

Mohamed Ahmed - Samira

The elders of his people replied: "We see clearly that you have gone astray. "

Muhammad Asad

The great ones among his people replied: "Verily, we see that thou art obviously lost in error!"

Mustafa Khattab

But the chiefs of his people said, "We surely see that you are clearly misguided."

Progressive Muslims

The leaders from his people said: "We see that you are clearly misguided. "

Rashad Khalifa

The leaders among his people said, "We see that you are far astray."

Sahih International

Said the eminent among his people, "Indeed, we see you in clear error. "

Sam Gerrans

Said the eminent ones among his people: “We see thee in manifest error.”

Shabbir Ahmed

The chiefs of his people said, "We surely see you in manifest error. "

Syed Vickar Ahamed

The leaders of his people said: "Verily, We see you clearly in error. "

Taqi Usmani

The chiefs of his people said, "Indeed we see you in an obvious error."

The Monotheist Group

The leaders from his people said: "We see that you are clearly misguided."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩