Bakara suresi

Bakara suresi, 175. ayet

Bakara suresi, 175. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ وَٱلْعَذَابَ بِٱلْمَغْفِرَةِ فَمَآ أَصْبَرَهُمْ عَلَى ٱلنَّارِ

ülâike-lleẕîne-şteravu-ḍḍalâlete bilhüdâ vel`aẕâbe bilmagfirah. femâ aṣberahüm `ale-nnâr.

Diyanet İşleri

İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 172–178 · surenin 175. ayeti / 286

Konu Helal ve haram yiyecekler; atalara uyma Bakara 168–176 3

  1. Bakara 172

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  2. Bakara 173

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Bakara 174

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  4. 175

    İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

  5. Bakara 176

    Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.

  6. Bakara 177

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.

  7. Bakara 178

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin varisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 174–175. ayetler için yazılmıştır.

174-175. “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de onu az bir pahaya değiştirenler var ya…” Bu, Allah’ın Peygamberlerine indirmiş olduğu şeyleri -ki bu da ilimdir- gizleyen kimselere çok ağır bir tehdittir. Zira Allah o ilim ehlinden onu insanlara açıklayacaklarına ve gizlemeyeceklerine dair ahit almıştır. Her kim bu ilmi dünyevî lezzetler karşılığında gizler, Allah’ın emrini bir kenara bırakırsa işte öylelerinin “yiyip de karınlarına doldurdukları şey ancak ateştir.” Çünkü onların kazandıkları bu bedel ancak ve ancak en kötü bir yol ile ellerine geçmiş, haramlığı en büyük şeyler karşılığında onu almışlardır. Bundan dolayı cezaları da amelleri türünden olacaktır.

“Kıyamet Günü’nde Allah onlarla ne konuşur” aksine Allah gazap etmiş ve onlardan yüz çevirmiş olacaktır. Bu da onlar için Cehennem azabından daha büyüktür. “ne de onları temize çıkarır.” Adi ve aşağılık huylardan onları arındırmaz. Onların övülmeye, beğenilmeye ve mükâfatı verilmeye elverişli amelleri bulunmaz. Onları temize çıkarmayışının sebebi, bunun en büyük sebeplerini işlemiş olmalarından ötürüdür. Temize çıkarılmanın en büyük sebebi ise Allah’ın kitabı ile amel etmek, onunla hidâyete ulaşmak ve ona davet etmektir. Bunlar ise Allah’ın kitabını bir kenara attılar, ondan yüz çevirdiler, sapıklığı hidâyete, azabı da mağfirete tercih ettiler. Bunlara ateş azabından başka bir şey uygun düşmez. Peki, ateş azabına nasıl dayanabilecekler ve ona nasıl karşı durabilecekler?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanların ihtiyaç duyduğu ilmi gizlemekle nitelenenler, gerçek ilmi gizleyerek hidayeti sapıklıkla, Allah'ın bağışlamasını Allah'ın azabıyla değiştirmişlerdir. Onlar, cehennem ateşine girmelerine sebep olan bu şeyleri yapmaya ne kadar da sabırlılar. Sanki bu yaptıklarında gösterdikleri sabırla cehennem azabını umursamıyorlar.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir
  3. ٱشْتَرَوُا۟ şteravu satın alan kök: شري
  4. ٱلضَّلَـٰلَةَ d-delalete sapıklığı kök: ضلل
  5. بِٱلْهُدَىٰ bil-huda hidayet karşılığında kök: هدي
  6. وَٱلْعَذَابَ vel'azabe ve azab kök: عذب
  7. بِٱلْمَغْفِرَةِ ۚ bil-megfirati mağfiret karşılığında kök: غفر
  8. فَمَآ fema ne kadar
  9. أَصْبَرَهُمْ esberahum cesaretlidirler kök: صبر
  10. عَلَى ala karşı
  11. ٱلنَّارِ n-nari ateşe kök: نور

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır.…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar hidayet karşılığında sapkınlığı, bağışlanma karşılığında da azabı satın alanlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah insanlığın kurtuluşu için indirdiği ilahi mesajları içeren kitabındaki gerçekleri gizleyenlerin feci akıbetlerini ifade etmekte ve ateş azabına dayanma durumlarını düşünmeleri gerektiğine dikkat çekmektedir.

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı, mağfiret karşılığında azabı satın aldılar. Meğerse ateşe ne kadar da dayanıklıymışlar!?

Muhammed Esed

İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı ve mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Oysa ateşten ne kadar az korkar görünüyorlar!

Ahmed Hulusi

İşte bunlar BilHÜDA (nefslerinin hakikati olan Allah Esma'sına iman) karşılığında dalaleti (dışa yönelik tanrı inancına sapmak); mağfiret (hakikatindeki Esma inancı getirisi olan bağışlanma) yerine azabı satın almışlardır. Bunlar ateşe karşı ne kadar dayanıklı imişler!

Ali Bulaç

Onlar, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Ali Özek ve heyeti

Hidâyet (doğru yol) e karşılık sapıklığı ve mağfirete karşılık da azâbı satın alanlar işte onlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Ali Rıza Safa

İşte onlar, doğru yol karşılığında sapkınlığı ve bağışlanma karşılığında cezayı satın almışlardır. Ateşe karşı, öylesine duyarsızlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, bağışlanmaya bedel olarak da azabı satın almışlardır. Onlar ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!

Edip Yüksel

Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve affedilme karşılığında azabı satın almışlardır. Ateşe ne kadar da dayanıklıdırlar!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve affedilme karşılığında azabı satın almışlardır. Ateşe ne kadar da dayanıklıdırlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, bağışlamayı bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Bunlar ateşe ne kadar da dayanıklı şeyler!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar işte hidayeti verib dalaleti, mağfireti bırakıb azabı satın alan kimseler, bunlar ateşe ne sabırlı şeyler!...

Erhan Aktaş

İşte onlar, hidayete dipnot 1 karşılık sapkınlığı satın alanlardır; bağışlanmaya karşılık azabı. Ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru yola.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar, hidayete dipnot 1 karşılık sapkınlığı satın alanlardır; bağışlanmaya karşılık azabı. Ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru yola.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar, hidayete dipnot 1 karşılık sapkınlığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın alanlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru yola iletilmeye

Gültekin Onan

Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve bağışlanma karşılığında azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar.

Hasan Basri Çantay

Onlar doğru yolu bırakıb sapıklığı, mağfirete bedel azaabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne de sabırlıdırlar!.

İbni Kesir

Onlar, hidayet karşılığında dalaleti, mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Onlar, ateşe karşı ne de sabırlıdırlar.

Mehmet Alagaş

(174-176) Allah’ın kitaptan indirdiklerini saklayanlar ve az bir pahaya bunun satıcısı olanlar, işte onlar, karınlarına ateş dışında bir şey yemiyorlar, Allah, kıyamet günü onlarla konuşmaz / kelam etmez ve onları arındırmaz , onlar için acıtıcı bir azap vardır. İşte onlar, dalaleti hidayet, azabı da bağışlanma karşılığında satın alanlardır , ateşe ne kadar sabredebilirler ki? İşte bu, Allah’ın kitabı gerçek olarak indirmesinden dolayıdır , muhakkak ki kitap hakkında karşıtlaşanlar / muhalefet edenler uzak bir ayrışma içindedirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar doğru yolu bırakıp sapıklığı; mağfireti bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Süleyman Ateş

Onlar hidayet karşılığında sapıklık, mağfiret karşılığında azab satın almışlardır. Onlar ateşe, karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

Süleymaniye Vakfı

Onlar bu rehber /Kur'an karşılığında sapkınlığı, dipnot 1 bağışlanma karşılığında azabı satın almış kimselerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklılarmış! dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hidayet; doğru yola girme, doğru bir yola rehberlik etme ve o yolu kabul etme anlamlarındadır. Dalalet ise kasıtlı veya kasıtsız olarak yoldan çıkma, hedeften sapma, kaybolma, bir şeyi kaybetme vs. anlamlara gelir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar yoldan çıkmayı, rehbere uymaya; azabı, bağışlanmaya tercih edenlerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!

Şaban Britch

Onlar doğru yolu bırakıp sapıklığı; mağfireti bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Ateşe karşı ne de sabırlıdırlar!

Şaban Piriş

Onlar doğru yolu bırakıp sapıklığı; mağfireti bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Ateşe karşı ne de sabırlıdırlar.(!)

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar hidayeti satıp şaşkınlığı, affedilmeyi satıp azabı almışlardır. Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe!...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are the ones who have been steered by false beliefs and exchanged Providence's guidance to the path of righteousness for the perplexed path in a maze, and forgiveness and mercy for torment and torture; how persistent they are in their struggle to cast themselves to Hell!

Abdul Haleem

These are the ones who exchange guidance for error, and forgiveness for torment. What can make them patient in the face of the Fire?

Abdullah Yusuf Ali

They are the ones who buy Error in place of Guidance and Torment in place of Forgiveness. Ah! what boldness (They show) for the Fire!

Abul A'la Maududi

They are the ones who bought error in exchange for true guidance, and chastisement in exchange for forgiveness. How patient they are in enduring the Fire!

Aisha Bewley

Those are the ones who have sold guidance for misguidance and forgiveness for punishment. How steadfastly they will endure the Fire!

Al-Hilali & Khan

Those are they who have purchased error at the price of Guidance, and torment at the price of Forgiveness. So how bold they are (for evil deeds which will push them) to the Fire.

Ali Quli Qarai

They are the ones who bought error for guidance, and punishment for pardon: how patient of them to face the Fire!

Amatul Rahman Omar

It is these who have preferred error to guidance and punishment to protection. (The onlookers of these sufferers will say, ) `How very enduring they are at (the punishment of) the Fire!'

Arthur John Arberry

Those are they that have bought error at the price of guidance, and chastisement at the price of pardon; how patiently they shall endure the Fire!

Bijan Moeinian

Such people trade guidance for loss and God’s forgiveness for His punishment! How bold (stupid) of someone to race towards the Fire.

E. Henry Palmer

They who sell guidance for error, and pardon for torment, how patient must they be of fire!

Edip-Layth

These are the ones who have purchased straying for guidance, and retribution for forgiveness. What made them patient towards the fire!

George Sale

These are they who have sold direction for error, and pardon for punishment: But how great will their suffering be in the fire!

Hamid S. Aziz

They are those who sell guidance for error, and pardon for torment, how bold are they of the fire!

Mahmoud Ghali

Those are they who have traded guidance for errancy, and forgiveness for torment; so, how patiently will they (endure) the Fire!

Marmaduke Pickthall

Those are they who purchase error at the price of guidance, and torment at the price of pardon. How constant are they in their strife to reach the Fire!

Mohamed Ahmed - Samira

They are those who bartered away good guidance for error, and pardon for punishment: How great is their striving for the Fire

Muhammad Asad

It is they who take error in exchange for guidance, and suffering in exchange for forgiveness: yet how little do they seem to fear the fire!

Mustafa Khattab

They are the ones who trade guidance for misguidance and forgiveness for punishment. How persistent are they in pursuit of the Fire!

Progressive Muslims

These are the ones who have purchased straying for guidance, and retribution for forgiveness; they have no patience towards the Fire.

Rashad Khalifa

It is they who chose the straying instead of guidance, and the retribution instead of forgiveness. Consequently, they will have to endure Hell.

Sahih International

Those are the ones who have exchanged guidance for error and forgiveness for punishment. How patient they are in pursuit of the Fire!

Sam Gerrans

Those are they who bought error at the price of guidance, and punishment at the price of forgiveness — how they do strive for the Fire! —

Shabbir Ahmed

They are the ones who are buying error in exchange for Guidance, and buying torment in exchange for security. How constant are they in their strife to reach the Fire!

Syed Vickar Ahamed

They are the ones who buy error in place of Guidance and torment in place of Forgiveness: Oh! What boldness (they show) for Fire!

Taqi Usmani

They are those who have bought the wrong way at the price of the right way, and punishment at the price of pardon. How well they endure the Fire!

The Monotheist Group

These are the ones who have purchased straying with guidance, and retribution for forgiveness; they have no patience towards the Fire.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 175. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 175. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 175. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩