Hûd suresi

Hûd suresi, 59. ayet

Hûd suresi, 59. ayet. وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا۟ رُسُلَهُۥ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ

vetilke `âdün ceḥadû biâyâti rabbihim ve`aṣav rusülehû vettebe`û emra külli cebbârin `anîd.

Diyanet İşleri

İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 56–62 · surenin 59. ayeti / 123

Konu Hûd ve Âd kavmi Hûd 50–60 3

  1. Hûd 56

    "İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."

  2. Hûd 57

    "Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O'na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir."

  3. Hûd 58

    Helak emrimiz gelince, Hud'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık.

  4. 59

    İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

  5. Hûd 60

    Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

  6. Hûd 61

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

  7. Hûd 62

    Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

59. “İşte” Yüce Allah’ın zulmetmeleri sebebi ile başlarına bu azabı getirmiş olduğu “Âd!” Çünkü onlar, “Rablerinin âyetlerini bile bile inkâr ettiler.” Sen bize apaçık bir delil getirmedin, dediler. Böylelikle onların Hûd’un çağrısının doğruluğuna inanmakla birlikte inatlaşarak onu bile bile inkâr ettikleri açıkça ortaya çıkmaktadır. “O’nun peygamberlerine asi oldular.” Çünkü bir peygambere asi olan bir kimse bütün peygamberlere asi olmuş demektir. Zira onların davetleri birdir. Yine onlar, Allah’ın âyetlerine karşı inatlaşan “her inatçı” Allah’ın kullarına da zorbalıkla musallat olan her “zorbanın emri ardınca gittiler.” Kendilerine samimiyetle öğüt veren ve kendilerine şefkat gösteren herkese karşı isyan etmeleri yetmediği gibi bir de kendilerini helâke götürmek isteyen her bir aldatıcının arkasından gittiler. Allah da onları helâk etti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte o Âd Kavmi! Rableri olan Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler. Peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'a karşı isyan ettiler ve hak karşısında büyüklenen, azgınlık yapıp hakkı kabul etmeyen ve boyun eğmeyen her zalime uydular.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتِلْكَ ve tilke ve işte bu
  2. عَادٌۭ ۖ aadun Ad (halkı) kök: عود
  3. جَحَدُوا۟ cehadu inkar etti kök: جحد
  4. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  5. رَبِّهِمْ rabbihim Rabblerinin kök: ربب
  6. وَعَصَوْا۟ ve asav ve karşı geldiler kök: عصي
  7. رُسُلَهُۥ rusulehu resullerine kök: رسل
  8. وَٱتَّبَعُوٓا۟ vettebeu ve uydular kök: تبع
  9. أَمْرَ emra emrine kök: امر
  10. كُلِّ kulli her kök: كلل
  11. جَبَّارٍ cebbarin zorbanın kök: جبر
  12. عَنِيدٍۢ anidin inatçı kök: عند

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Hûd

    "Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad,…

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Andolsun, size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve…

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş) · Aynı kök: عصي (32 geçiş)

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve…

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, "Bizden daha güçlü kim var?" demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur. Siz, sadece…

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte şu, Âd (kavmi)dir: Rablerinin ayetlerini inkâr etmişler, (Allah'ın) elçilerine asi olmuşlar ve inatçı her zorbanın emrine uymuşlardı.

Mustafa İslamoğlu

İşte böyleydi Ad kavmi: Rablerinin mesajlarını reddetiler ve O'nun elçilerine karşı geldiler; üstelik her inatçı zorbanın yönetimine boyun eğdiler.

Muhammed Esed

İşte, Rablerinin ayetlerini reddeden, O'nun elçilerine baş kaldıran ve hak hakikat düşmanı her inatçı zorbanın koyduğu yasaya boyun eğen Ad toplumu(nun sonu) böyle (oldu).

Ahmed Hulusi

İşte Ad (kavmi olayı buydu). . . Rablerinin (nefslerindeki) işaretlerini bile bile inkar ettiler. . . O'nun Rasullerine isyan ettiler. . . Her inatçı zorbanın emrine tabi oldular.

Ali Bulaç

İşte Ad (halkı): Rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler.

Ali Özek ve heyeti

İşte Âd (kavmi). Rablerinin âyetlerini inkâr eltiler, O'nun peygamberlerine âsi oldular ve inatçı her zorbanın emrine uydular.

Ali Rıza Safa

İşte, Âd böyleydi. Efendilerinin ayetlerini inkar ettiler; O'nun elçilerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın buyruğuna uydular.

Bayraktar Bayraklı

İşte 'Ad halkı Rabblerinin ayetlerini inkar ettiler: O'nun peygamberlerine asi oldular ve inatçı bir zorbanın emrine uydular.

Edip Yüksel

İşte Ad halkı böyleydi. Efendi'lerinin ayetlerini reddettiler, elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emrini izlediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte Ad (halkı) böyleydi. Rab'lerinin ayetlerini reddettiler, elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emrini izlediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte Ad kavmi, Rablerinin ayetlerini inkar ettiler, peygamberlerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte Ad, rablarının ayatını inkar ettiler ve Peygamberlerine isyan eylediler ve her bir ınadcı cebbarın emri ardına gittiler

Erhan Aktaş

İşte Ad halkı Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve Resullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte Âd halkı Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve resullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Âd halkı da Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve rasullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.

Gültekin Onan

İşte Ad (halkı); rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın buyruğu ardınca yürüdüler.

Hasan Basri Çantay

İşte Ad (kavmi)! Onlar Rablerinin ayetlerini bilerek inkar etdiler, peygamberlerine aasi oldular, inadcı her zorbanın emri ardınca gitdiler.

İbni Kesir

Ad da, Rabblarının ayetlerini bile bile inkar ettiler. Peygamberlerine isyan ettiler. Ve her inadçı zorbanın emrine uydular.

Mehmet Alagaş

(50-60) Âd’a kardeşle ri Hud’u (gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin sizin için ondan başka ilah yoktur siz sadece uyduruyorsunuz / iftira ediyorsunuz dedi, Ey kavmim sizden bir ücret sormuyorum, benim ücretim beni yaratana aittir. Artık akletmeyecek misiniz? Ey kavmim, Rabbinize sığının sonra ona yönelin gökten size bol su indirene tövbe edin sizin kuvvetinize kuvvet eklesin, suçlular olarak yüzünüzü dönmeyin. Ey Hud bize apaçık bir şey getirmedin, senin sözünden ötürü ilahlarımızı terk edecek değiliz, sana iman etmiyoruz. Sana ancak bazı ilahlarımızın kötülükle dokunmuş / çarpmış olabileceğini diyebiliriz. Allah şahit olsun ki ve de sizler de şahit olun ki ben ortak koştuklarınızdan uzağım / beriyim dedi. Onun dışında hep birlikte bana tuzak kurun ardından hiç bekletmeyin. Ben benim de sizin de Rabbiniz Allaha tevekkül ettim / onu vekil tayin ettim , O’ndan başka her bir yaratığın perçeminden yakalanır, m uhakkak ki Rabbim doğru yol üzeredir. Eğer yüz çevirir iseniz kesin olan şu ki size ne gönderilmiş ise sizi onunla bilgilendirdim / tebliğ ettim, Rabbim ardınızdan sizden başka bir kavim getir ir, O’na hiçbir zarar veremezsiniz , Rabbim her şeyin koruyucusudur. Emrimiz geldiğinde Hud'u ve beraberinde ona iman edenleri bizden bir esirgeme olarak kurtardık. Onları çok ağır / galiz bir azaptan kurtardık. İşte bu Âd’dır Rablerinin ayetleriyle mücahede ettiler / çabaladılar , O'nun elçisine baş kaldırdılar , her inatçı zorbanın işine / emrine uydular , bu dünyada ve Ahiret gününde lanete uydular / tabi oldular. Dikkat edin! Âd Rablerini yok saydı , dikkat edin! Hud kavmi Âd’ da uzaklaştırıldı

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte Âd kavmi! Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler. O’nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

Süleyman Ateş

İşte Ad (kavmi), Rablerinin ayetlerini inkar ettiler, peygamberlerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.

Süleymaniye Vakfı

İşte Ad kavmi… Rablerinin ayetlerini bile bile inkar ettiler, onun elçilerine karşı geldiler ve nerede bir inatçı zorba varsa ona uydular.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte Ad kavmi… Rablerinin ayetlerini bile bile inkar ettiler, O'nun elçilerine karşı çıktılar ve nerede bir inatçı zorba varsa ona uydular.

Şaban Britch

İşte Âd! Rabbinin ayetlerini bile bile inkâr ettiler ve O’nun elçilerine isyan edip, her inatçı zorba emrine uydular.

Şaban Piriş

İşte Ad, Rabbinin ayetlerini bile bile inkar ettiler ve O'nun elçilerine isyan edip, her inatçı zorba emrine uydular.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte buydu Ad. Rablerinin ayetlerine kafa tuttular, O'nun resullerine isyan ettiler. Ve her inatçı zorbanın emrine uydular.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These were the people of 'Ad -the 'Adites- who just would not bow their hearts' ears to the divine revelations nor their minds' eyes to His signs betokening His Omnipotence and Authority, and they adhered to the same evil line of conduct espoused by every stubborn who plays the tyrant.

Abdul Haleem

These were the Ad: they rejected their Lord’s signs, disobeyed His messengers, and followed the command of every obstinate tyrant.

Abdullah Yusuf Ali

Such were the 'Ad People: they rejected the Signs of their Lord and Cherisher; disobeyed His messengers; And followed the command of every powerful, obstinate transgressor.

Abul A'la Maududi

Such were 'Ad. They repudiated the signs of their Lord, disobeyed His Messengers, dipnot 1 and followed the bidding of every tyrannical enemy of the truth.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Though only one Messenger had come to them, he had presented the same message that had been presented by every Messenger in every age to every community. Therefore disobedience to one Messenger has been declared to be disobedience to all the Messengers.

Aisha Bewley

That was ‘Ad. They denied the Signs of their Lord and disobeyed His Messengers and followed the command of every obdurate tyrant.

Al-Hilali & Khan

Such were ‘Âd (people). They rejected the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord and disobeyed His Messengers, and followed the command of every proud obstinate (oppressor of the truth, from their leaders).

Ali Quli Qarai

Such were [the people of] ‘Ād: they impugned the signs of their Lord and disobeyed His apostles, and followed the dictates of every obdurate tyrant.

Amatul Rahman Omar

And such were `Âd, they deliberately denied the commandments of their Lord and disobeyed His Messengers and followed the bidding of every haughty enemy (of truth).

Arthur John Arberry

That was Ad; they denied the signs of their Lord, and rebelled against His Messengers, and followed the command of every froward tyrant.

Bijan Moeinian

Such was the end of Ad; people who rejected their Lord’s revelations, disobeyed His Messengers, and supported their tyrants.

E. Henry Palmer

That (tribe of) 'Ad denied the signs of their Lord, and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every headstrong tyrant.

Edip-Layth

Such was the case of Aad. They disregarded the signs of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the lead of everyone powerful and stubborn.

George Sale

And this tribe of Ad wittingly rejected the signs of their Lord, and were disobedient unto his messengers, and they followed the command of every rebellious perverse person.

Hamid S. Aziz

And when Our commandment came We saved Hud, and those who believed with him, by mercy from Us; We saved them from a harsh torment.

Mahmoud Ghali

And that was Aad; they repudiated the signs of their Lord, and disobeyed His Messengers, and closely followed the command of every stubborn potentate.

Marmaduke Pickthall

And such were A'ad. They denied the revelations of their Lord and flouted His messengers and followed the command of every froward potentate.

Mohamed Ahmed - Samira

These were the people of 'Ad who denied the word of their Lord and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every perverse tyrant.

Muhammad Asad

And that was [the end of the tribe of] `Ad, [who] had rejected their Sustainer's messages, and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every arrogant enemy of the truth.

Mustafa Khattab

That was ’Âd. They denied the signs of their Lord, disobeyed His messengers, and followed the command of every stubborn tyrant.

Progressive Muslims

Such was the case of 'Aad. They disregarded the revelations of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the lead of everyone powerful and stubborn.

Rashad Khalifa

Such was 'Aad - they disregarded the revelations of their Lord, disobeyed His messengers, and followed the ways of every stubborn tyrant.

Sahih International

And that was 'Aad, who rejected the signs of their Lord and disobeyed His messengers and followed the order of every obstinate tyrant.

Sam Gerrans

And those were ʿĀd; they rejected the proofs of their Lord, and opposed His messengers, and followed the command of every obstinate tyrant.

Shabbir Ahmed

Such were Aad. They denied the clear Messages of their Lord, rebelled against His Messengers and followed the command of every stubborn tyrant.

Syed Vickar Ahamed

The ‘Ad people were like this: They rejected the Signs of their Lord and Cherisher; Disobeyed His messengers; And followed the orders of every powerful, difficult (and harsh) outlaw (and ruler who acted beyond his limits).

Taqi Usmani

Such was the tribe of ‘Ād who rejected the signs of their Lord, disobeyed their Messengers and followed the dictates of every obstinate tyrant!

The Monotheist Group

Such was the case of 'Aad. They disregarded the revelations of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the command of every stubborn tyrant.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 59. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 59. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 59. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩