Diyanet İşleri
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Hûd suresi
Hûd suresi, 59. ayet. وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا۟ رُسُلَهُۥ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ
vetilke `âdün ceḥadû biâyâti rabbihim ve`aṣav rusülehû vettebe`û emra külli cebbârin `anîd.
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Hûd 50–60 3
"İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
"Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O'na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir."
Helak emrimiz gelince, Hud'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık.
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
59. “İşte” Yüce Allah’ın zulmetmeleri sebebi ile başlarına bu azabı getirmiş olduğu “Âd!” Çünkü onlar, “Rablerinin âyetlerini bile bile inkâr ettiler.” Sen bize apaçık bir delil getirmedin, dediler. Böylelikle onların Hûd’un çağrısının doğruluğuna inanmakla birlikte inatlaşarak onu bile bile inkâr ettikleri açıkça ortaya çıkmaktadır. “O’nun peygamberlerine asi oldular.” Çünkü bir peygambere asi olan bir kimse bütün peygamberlere asi olmuş demektir. Zira onların davetleri birdir. Yine onlar, Allah’ın âyetlerine karşı inatlaşan “her inatçı” Allah’ın kullarına da zorbalıkla musallat olan her “zorbanın emri ardınca gittiler.” Kendilerine samimiyetle öğüt veren ve kendilerine şefkat gösteren herkese karşı isyan etmeleri yetmediği gibi bir de kendilerini helâke götürmek isteyen her bir aldatıcının arkasından gittiler. Allah da onları helâk etti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte o Âd Kavmi! Rableri olan Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler. Peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'a karşı isyan ettiler ve hak karşısında büyüklenen, azgınlık yapıp hakkı kabul etmeyen ve boyun eğmeyen her zalime uydular.
Aynı kök: جبر (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Hûd
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad,…
Aynı kök: جحد (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Hûd
Andolsun, size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve…
Aynı kök: جبر (10 geçiş) · Aynı kök: عصي (32 geçiş)
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve…
Aynı kök: جحد (12 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, "Bizden daha güçlü kim var?" demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur. Siz, sadece…
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)
Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte şu, Âd (kavmi)dir: Rablerinin ayetlerini inkâr etmişler, (Allah'ın) elçilerine asi olmuşlar ve inatçı her zorbanın emrine uymuşlardı.
İşte böyleydi Ad kavmi: Rablerinin mesajlarını reddetiler ve O'nun elçilerine karşı geldiler; üstelik her inatçı zorbanın yönetimine boyun eğdiler.
İşte, Rablerinin ayetlerini reddeden, O'nun elçilerine baş kaldıran ve hak hakikat düşmanı her inatçı zorbanın koyduğu yasaya boyun eğen Ad toplumu(nun sonu) böyle (oldu).
İşte Ad (kavmi olayı buydu). . . Rablerinin (nefslerindeki) işaretlerini bile bile inkar ettiler. . . O'nun Rasullerine isyan ettiler. . . Her inatçı zorbanın emrine tabi oldular.
İşte Ad (halkı): Rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler.
İşte Âd (kavmi). Rablerinin âyetlerini inkâr eltiler, O'nun peygamberlerine âsi oldular ve inatçı her zorbanın emrine uydular.
İşte, Âd böyleydi. Efendilerinin ayetlerini inkar ettiler; O'nun elçilerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın buyruğuna uydular.
İşte 'Ad halkı Rabblerinin ayetlerini inkar ettiler: O'nun peygamberlerine asi oldular ve inatçı bir zorbanın emrine uydular.
İşte Ad halkı böyleydi. Efendi'lerinin ayetlerini reddettiler, elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emrini izlediler.
İşte Ad (halkı) böyleydi. Rab'lerinin ayetlerini reddettiler, elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emrini izlediler.
İşte Ad kavmi, Rablerinin ayetlerini inkar ettiler, peygamberlerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
İşte Ad, rablarının ayatını inkar ettiler ve Peygamberlerine isyan eylediler ve her bir ınadcı cebbarın emri ardına gittiler
İşte Ad halkı Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve Resullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.
İşte Âd halkı Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve resullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.
Âd halkı da Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve rasullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.
İşte Ad (halkı); rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın buyruğu ardınca yürüdüler.
İşte Ad (kavmi)! Onlar Rablerinin ayetlerini bilerek inkar etdiler, peygamberlerine aasi oldular, inadcı her zorbanın emri ardınca gitdiler.
Ad da, Rabblarının ayetlerini bile bile inkar ettiler. Peygamberlerine isyan ettiler. Ve her inadçı zorbanın emrine uydular.
(50-60) Âd’a kardeşle ri Hud’u (gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin sizin için ondan başka ilah yoktur siz sadece uyduruyorsunuz / iftira ediyorsunuz dedi, Ey kavmim sizden bir ücret sormuyorum, benim ücretim beni yaratana aittir. Artık akletmeyecek misiniz? Ey kavmim, Rabbinize sığının sonra ona yönelin gökten size bol su indirene tövbe edin sizin kuvvetinize kuvvet eklesin, suçlular olarak yüzünüzü dönmeyin. Ey Hud bize apaçık bir şey getirmedin, senin sözünden ötürü ilahlarımızı terk edecek değiliz, sana iman etmiyoruz. Sana ancak bazı ilahlarımızın kötülükle dokunmuş / çarpmış olabileceğini diyebiliriz. Allah şahit olsun ki ve de sizler de şahit olun ki ben ortak koştuklarınızdan uzağım / beriyim dedi. Onun dışında hep birlikte bana tuzak kurun ardından hiç bekletmeyin. Ben benim de sizin de Rabbiniz Allaha tevekkül ettim / onu vekil tayin ettim , O’ndan başka her bir yaratığın perçeminden yakalanır, m uhakkak ki Rabbim doğru yol üzeredir. Eğer yüz çevirir iseniz kesin olan şu ki size ne gönderilmiş ise sizi onunla bilgilendirdim / tebliğ ettim, Rabbim ardınızdan sizden başka bir kavim getir ir, O’na hiçbir zarar veremezsiniz , Rabbim her şeyin koruyucusudur. Emrimiz geldiğinde Hud'u ve beraberinde ona iman edenleri bizden bir esirgeme olarak kurtardık. Onları çok ağır / galiz bir azaptan kurtardık. İşte bu Âd’dır Rablerinin ayetleriyle mücahede ettiler / çabaladılar , O'nun elçisine baş kaldırdılar , her inatçı zorbanın işine / emrine uydular , bu dünyada ve Ahiret gününde lanete uydular / tabi oldular. Dikkat edin! Âd Rablerini yok saydı , dikkat edin! Hud kavmi Âd’ da uzaklaştırıldı
İşte Âd kavmi! Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler. O’nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
İşte Ad (kavmi), Rablerinin ayetlerini inkar ettiler, peygamberlerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
İşte Ad kavmi… Rablerinin ayetlerini bile bile inkar ettiler, onun elçilerine karşı geldiler ve nerede bir inatçı zorba varsa ona uydular.
İşte Ad kavmi… Rablerinin ayetlerini bile bile inkar ettiler, O'nun elçilerine karşı çıktılar ve nerede bir inatçı zorba varsa ona uydular.
İşte Âd! Rabbinin ayetlerini bile bile inkâr ettiler ve O’nun elçilerine isyan edip, her inatçı zorba emrine uydular.
İşte Ad, Rabbinin ayetlerini bile bile inkar ettiler ve O'nun elçilerine isyan edip, her inatçı zorba emrine uydular.
İşte buydu Ad. Rablerinin ayetlerine kafa tuttular, O'nun resullerine isyan ettiler. Ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
These were the people of 'Ad -the 'Adites- who just would not bow their hearts' ears to the divine revelations nor their minds' eyes to His signs betokening His Omnipotence and Authority, and they adhered to the same evil line of conduct espoused by every stubborn who plays the tyrant.
These were the Ad: they rejected their Lord’s signs, disobeyed His messengers, and followed the command of every obstinate tyrant.
Such were the 'Ad People: they rejected the Signs of their Lord and Cherisher; disobeyed His messengers; And followed the command of every powerful, obstinate transgressor.
Such were 'Ad. They repudiated the signs of their Lord, disobeyed His Messengers, dipnot 1 and followed the bidding of every tyrannical enemy of the truth.
That was ‘Ad. They denied the Signs of their Lord and disobeyed His Messengers and followed the command of every obdurate tyrant.
Such were ‘Âd (people). They rejected the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord and disobeyed His Messengers, and followed the command of every proud obstinate (oppressor of the truth, from their leaders).
Such were [the people of] ‘Ād: they impugned the signs of their Lord and disobeyed His apostles, and followed the dictates of every obdurate tyrant.
And such were `Âd, they deliberately denied the commandments of their Lord and disobeyed His Messengers and followed the bidding of every haughty enemy (of truth).
That was Ad; they denied the signs of their Lord, and rebelled against His Messengers, and followed the command of every froward tyrant.
Such was the end of Ad; people who rejected their Lord’s revelations, disobeyed His Messengers, and supported their tyrants.
That (tribe of) 'Ad denied the signs of their Lord, and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every headstrong tyrant.
Such was the case of Aad. They disregarded the signs of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the lead of everyone powerful and stubborn.
And this tribe of Ad wittingly rejected the signs of their Lord, and were disobedient unto his messengers, and they followed the command of every rebellious perverse person.
And when Our commandment came We saved Hud, and those who believed with him, by mercy from Us; We saved them from a harsh torment.
And that was Aad; they repudiated the signs of their Lord, and disobeyed His Messengers, and closely followed the command of every stubborn potentate.
And such were A'ad. They denied the revelations of their Lord and flouted His messengers and followed the command of every froward potentate.
These were the people of 'Ad who denied the word of their Lord and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every perverse tyrant.
And that was [the end of the tribe of] `Ad, [who] had rejected their Sustainer's messages, and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every arrogant enemy of the truth.
That was ’Âd. They denied the signs of their Lord, disobeyed His messengers, and followed the command of every stubborn tyrant.
Such was the case of 'Aad. They disregarded the revelations of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the lead of everyone powerful and stubborn.
Such was 'Aad - they disregarded the revelations of their Lord, disobeyed His messengers, and followed the ways of every stubborn tyrant.
And that was 'Aad, who rejected the signs of their Lord and disobeyed His messengers and followed the order of every obstinate tyrant.
And those were ʿĀd; they rejected the proofs of their Lord, and opposed His messengers, and followed the command of every obstinate tyrant.
Such were Aad. They denied the clear Messages of their Lord, rebelled against His Messengers and followed the command of every stubborn tyrant.
The ‘Ad people were like this: They rejected the Signs of their Lord and Cherisher; Disobeyed His messengers; And followed the orders of every powerful, difficult (and harsh) outlaw (and ruler who acted beyond his limits).
Such was the tribe of ‘Ād who rejected the signs of their Lord, disobeyed their Messengers and followed the dictates of every obstinate tyrant!
Such was the case of 'Aad. They disregarded the revelations of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the command of every stubborn tyrant.