Diyanet İşleri
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
En'âm suresi
En'âm suresi, 74. ayet. وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ ءَازَرَ أَتَتَّخِذُ أَصْنَامًا ءَالِهَةً إِنِّىٓ أَرَىٰكَ وَقَوْمَكَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
veiẕ ḳâle ibrâhîmü liebîhi âzera etetteḫiẕü aṣnâmen âliheten. innî erâke veḳavmeke fî ḍalâlim mübîn.
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in yıldıza, aya ve güneşe bakışı En'âm 74–79 3
De ki: "Allah'ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları 'bize gel!' diye doğru yola çağırdıkları halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?" De ki: "Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah'ın yoludur. Bize alemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu."
Bir de, bize, "Namazı dosdoğru kılın ve Allah'a karşı gelmekten sakının" diye emrolundu. O, huzurunda toplanacağınız Allah'tır.
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O'nundur. Gaybı da, görülen alemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
İşte böylece İbrahim'e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun.
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
74. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: İbrahim aleyhisselam’ın tevhide davet ve şirkten sakındırma kıssasını ondan övgü ve tazimle bahsederek an: “Hani İbrahim babası Âzer’e: “Sen birtakım putları ilâh mı ediniyorsun?!” Yani fayda sağlayamayan, zarar veremeyen, hiçbir emir ve yetkiye sahip olmayan varlıklara mı tapınıyorsun? “Gerçekten ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.” Çünkü sizler hiçbir şekilde ibadete layık olmayan varlıklara tapınıyor, sizi yaratan, size rızık veren, işlerinizi çekip çeviren o Yüce Zata ibadeti terk ediyorsunuz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- İbrahim -aleyhisselam-'ın babası müşrik olan Azer'e şöyle dediğini hatırla! Ey babacığım! Putları Allah'tan başka ibadet edilen ilahlar mı ediniyorsun? Gerçekten ben, seni ve putlara tapan kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum. Allah'tan başkasına ibadet ederek hak yoldan sapmanızı hayretle karşılıyorum. O -Subhanehu ve Teâlâ- hak olan ilahtir. Diğer ibadet edilenler ise batıl ilahlardır.
Aynı kök: صنم (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
Aynı kök: صنم (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.
Aynı kök: صنم (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
"Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İbrahim, "Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani İbrahim, babası Âzer'e "Birtakım putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum." demişti.
Hani bir zamanlar İbrahim babası Azer'e demişti ki: "Sen putları mı ilah ediniyorsun? Görüyorum ki, sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz!"
Ve bir zaman İbrahim babası Azere (şöyle) demişti: "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve halkın açık bir sapıklık içindesiniz!"
Hani İbrahim, babası Azer'e: "Putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve topluluğunu apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Hani İbrahim, babası Azer'e (şöyle) demişti: "Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
(Bir gün) İbrahim, babası Âzer'e şöyle demişti: "Bir takım putları ilâhlar mı ediniyorsun? Ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
İbrahim, babası Âzer'e, şöyle demişti: "Kutsallaştırdığınız kişilerisimgeleri, tanrı mı ediniyorsun? Aslında, seni ve toplumunu, apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum!" dipnot 113
Eski Ahit · Yeşu 24:2
Yeşu bütün halka, “İsrailin Tanrısı RAB şöyle diyor” diye söze başladı, “ ‹İbrahimin ve Nahorun babası Terah ve öbür atalarınız eski çağlarda Fırat Irmağının ötesinde yaşar, başka ilahlara kulluk… Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin
İbrahim, babası Azer'e demişti ki: "Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum."
İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: "Heykelleri mi tanrı ediniyorsun? Seni ve halkını tümüyle apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: 'Heykelleri mi tanrı ediniyorsun? Seni ve halkını tümüyle apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.'
Vaktiyle İbrahim babası Azer'e: "Sen putları bir sürü tanrılar ediniyorsun öyle mi? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum." demişti.
Vaktiyle İbrahim babası Azere ne demişti? Sen putları kendine bir sürü ilah ediniyorsun öyle mi? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir dalal içinde görüyorum
Hani İbrahim, babası Azer'e: "Sen, putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve halkını apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum." demişti.
Hani İbrahim, babası Azer'e: "Sen, putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve halkını apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum." demişti.
Hani İbrahim, babası Azer'e: "Sen, putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve halkı apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum." demişti.
Hani İbrahim babası Azer'e (şöyle) demişti: "Sen putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
Bir zaman İbrahim, atası Azere: "Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişdi.
Hani İbrahim, babası Azer'e demişti ki: Sen, putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.
(74-90) Bir vakit İbrahim babası Azer’e dedi ki heykelleri / putları ilah mı ediniyorsunuz? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık bir sapmışlıkta görüyorum, b öylece İbrahim'e semaları ve yeri idaresi altında bulundurmayı / melekutu gösteriyorduk ki yakinen bilen / yaşayarak bilen olsun. Üzerine gece kapatınca / cenn olunca (cin cenin cenne karanlıkta kalan) bir gezegen gördü / kevkeben gördü (yıldız değil gezegen) bu benim Rabbim dedi, battığında batanları sevmem dedi, Ay’ı ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim dedi, battığında ise eğer ki Rabbim bana yol göstermez ise sapmışlar kavminden olacaktım dedi, güneşi ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim bu çok büyük dedi , battığında ise ey kavmim sizin ortak koştuklarınızdan ben uzağım / beriyim dedi, kesinlikle ben, yüzümü yönelip arayan / hanif bir şekilde semaların ve arzın yaratıcısına çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim dedi , kavmi onla uğraştı (Hacet / uğraşı) A llah konusunda hem de beni yola da iletmişken benimle mi uğraşıyorsunuz dedi , O’na orta k koştuklarınızdan korkmam ancak Rabbim isterse eğer, bir şey yapabilirler, Rabbim de bilgisiyle / ilmen her şeyi kuşatır / kapsar, hâlâ düşünmeyecek misiniz? Allah’a Ortak koştuklarınızdan haklarında herhangi bir delil de inmemişlerden sizler bile korkmuyorsunuz ki ben nasıl korkayım , eğer biliyorsanız hangi bölüm / hangi fırka gerçekten güvendedir / imandadır? İman edenler ve imanlarına zulmü giydirmeyenler, işte bunlar emniyettedirler ve yola iletilmişlerdir / yola girmişlerdir. Bu bizim kanıtımız / deli limizdir, onu İbrahim ’e kavmi için verdik , isteğimiz kişinin derecesini yükseltiriz muhakkak ki Rabbin yargıçtır / hâkimdir, bilgedir / alimdir. Ona İshak ve Yakub ’u hibe ettik, hepsi de yola iletilmişti , önceden Nuh’u da soyunu da / zürriyetini de yola ilettik, Davud’u Süleyman’ı ve Eyyub’u da Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da ve işte böyle, güzel davrananları karşılıklandırırız, Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas (Harun’un kardeşinin oğlu- yeğeni) hepsi Islah edici idi / Salih idi, İsmail, Elyas, Yunus ve Lut hepsini alemlerden üstün kıldık / faziletli kıldık ve Babalarından soylarından ve kardeşlerinden de onları seçtik ve doğru yola ilettik , bu Allah’ın yola iletmesidir, kullarından istediğini yola iletir, eğer onlar şirk koşsalardı, yaptıkları ne olursa olsun boşa giderdi, işte onlar kendilerine kitap , hüküm ve nebilik / bildiricilik verdiklerimiz eğer onları / nebileri inkâr ederlerse, kesin olan şu ki biz onları / nebileri, yok saymayan bir kavmin vekili yaparız. İşte onlar Allah’ın yola ilettikleridir, onlar hidayet olurlarken yanlarında sen de uy ve sizden bir ücret sual etmiyorum bu sadece alemlere bir hatırlatmadır de.
Hani İbrahim, babası Âzer’e: “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.” demişti.
İbrahim, babası Azer'e demişti ki: "Sen putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum."
İbrahim bir gün babası Azer'e: "Sen putları ilah mı ediniyorsun! Ben, seni ve halkını açık bir sapıklık içinde görüyorum." dedi.
Bir gün İbrahim babası Azer'e dedi ki "Sen putları birer ilah mı sayıyorsun? Ben, seni ve halkını açık bir sapkınlık içinde görüyorum."
İbrahim, babası Azer’e şöyle demişti: Putları ilah mı ediniyorsun? Ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.
İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: -Putları ilah mı ediniyorsun? Ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.
İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: "Putları tanrılar mı ediniyorsun? Seni de toplumunu da açık bir sapıklık içinde görüyorum."
For once did Ibrahim ask his father Azar (Athar) "Do you take figures made of stone and/or wood as godheads? O my father, I do see you and your people lost in the maze of error".
Remember when Abraham said to his father, Azar, ‘How can you take idols as gods? I see that you and your people have clearly gone astray.’
Lo! Abraham said to his father Azar: "Takest thou idols for gods? For I see thee and thy people in manifest error."
And recall when Abraham said to his father, Azar: 'Do you take idols for gods? dipnot 1 I see you and your people in obvious error.'
Remember when Ibrahim said to his father, Azar, ‘Do you take idols as gods? I see that you and your people are clearly misguided. ’
And (remember) when Ibrâhîm (Abraham) said to his father Âzar: "Do you take idols as âlihah (gods)? Verily, I see you and your people in manifest error.[1]"
When Abraham said to Azar, his father, ‘Do you take idols for gods? Indeed I see you and your people in manifest error. ’
(Recall the time) when Abraham said to his sire, âzar, `Do you worship idols as gods? Surely, I see you and your people (steeped) in clear error. '
And when Abraham said to his father Azar, 'Takest thou idols for gods? I see thee, and thy people, in manifest error. '
Recall when Abraham declared to Azar (his father): "How can you worship these idols of yours? You people have gone so far in darkness!"
When Abraham said to his father Azar, 'Dost thou take idols for gods? verily, I see thee and thy people in obvious error. '
Abraham said to his father, Azar: "Will you take idols as gods? I see you and your people clearly misguided."
And remember the time when Abraham said to his father, Azar, 'Dost thou take idols for gods? Surely, I see thee and thy people in manifest error. '
Lo! Abraham said to his father Azar, "Do you take idols for gods? Verily, I see you and your people in obvious error. "
And as Ibrahîm (Abraham) said to his father Éazar, "Do you take to yourself idols for gods? Surely I see you and your people in evident error. "
(Remember) when Abraham said unto his father Azar: Takest thou idols for gods? Lo! I see thee and thy folk in error manifest.
Remember when Abraham said to Azar, his father: "Why do you take idols for God? I certainly find you and your people in error. "
AND, LO, [thus] spoke Abraham unto his father Azar: "Takest thou idols for gods? Verily, I see that thou and thy people have obviously gone astray!"
And ˹remember˺ when Abraham said to his father, Ȃzar, "Do you take idols as gods? It is clear to me that you and your people are entirely misguided."
And Abraham said to his father, Azar: "Will you take idols as gods I see you and your people clearly misguided. "
Recall that Abraham said to his father Azar, "How could you worship statues as gods? I see that you and your people have gone far astray."
And [mention, O Muúammad], when Abraham said to his father Azar, "Do you take idols as deities? Indeed, I see you and your people to be in manifest error. "
And when Abraham said to his father Āzar: “Takest thou idols as gods? I see thee and thy people in manifest error.”
Remember when Abraham said to his father Azar (Terah), "How could you worship idols as gods? I see you and your people are in obvious error. " (Azar is called Terah in the Bible and Zarah in Talmud).
And (remember), Ibrahim (Abraham) said to his father Azar: "Will you take idols as gods? Indeed, I see you and your people in open error. "
(Remember) when Ibrāhīm said to his father, ’Āzar: "Do you take idols for gods? I see you and your people in manifest error."
And Abraham said to his father, Azar: "Will you take statues as gods? I see you and your people are clearly misguided."