Diyanet İşleri
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Hûd suresi
Hûd suresi, 117. ayet. وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا مُصْلِحُونَ
vemâ kâne rabbüke liyühlike-lḳurâ biżulmiv veehlühâ muṣliḥûn.
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namaz; öncekilerden öğüt; "bekleyin, biz de bekleriz" Hûd 114–123 3
(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.
Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.
Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
(118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü'minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
117. “Rabbin, halkı ıslaha çalışırken ülkeleri haksız yere helâk edecek değildir.” Yani onlar ıslah ediciler oldukları halde, salah üzere olup ıslah ederlerken Allah, onlara zulmederek o ülke ahalisini helâk etmez. Zulmetmedikleri ve onlara karşı da Allah’ın delili ortaya konmadığı sürece Allah onları helâk etmez. Bu buyruğun şu anlama gelme ihtimali de vardır: Rabbin, o ülkeler ahalisini geri dönüp de amellerini ıslah etmeleri halinde önceki zulümleri sebebi ile helâk etmez. Çünkü Yüce Allah, bu durumda onları affeder, onların geçmişteki zulümlerini de siler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Rabbin, halkı yeryüzünde ıslah edici kimseler olan şehirleri helak edecek değildir. O, ancak o şehir halkı küfür, zulüm ve günahlar ile bozgunculuk yaparsa helak eder.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Halkı ıslah ediciler olduğu hâlde, Rabbin haksızlıkla şehirleri (halkları) helak etmez. dipnot 1
Değilse, senin Rabbin halkı (birbirlerine karşı) doğru dürüst davrandığı sürece, (sadece) sapık inançları yüzünden uygarlıkları helak etmez.
Yoksa, senin Rabbin, halkı (birbirlerine karşı) dürüst davrandıkları sürece, bir toplumu (sırf) (çarpık inançları) yüzünden asla helak etmez.
Senin Rabbin, salih (dürüst) insanların yaşadıkları bölgeleri, haksız olarak helak edecek değildir!
Halkı, ıslah eden kimseler iken, senin Rabbin o ülkeleri zulm ile helak edecek değildi.
Yoksa Rabbin, halkı ıslah edici kimseler olan şehirleri zulüm ile helak edecek değildir.
Senin Efendin, halkı erdemli olan kentleri, haksız yere yıkıma uğratmaz.
Halkı ıslah edici olduğu halde Rabbin haksız yere memleketleri helak etmez.
Halkı erdemli davrandığı sürece, Efendin kentleri yok edecek değildir.
Halkı erdemli davrandığı sürece, Rabbin kentleri yok edecek değildir.
Rabbin ahalisi iyi gidişatlı olan o memleketleri haksızlık yapacak helak edecek değildi ya!
Rabbın da o memleketleri ahalisi muslihler iken zulmile helak edecek değildi ya
Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!
Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!
Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!
Ahalisi (ehli) ıslah eden kimseler iken, senin rabbin o ülkeleri zulm ile helak edecek değildi.
Senin Rabbin — ehalisi (hem nefislerini, hem yekdiğerini) ıslaahedib dururken de — O memleketleri (sırf) şirk yüzünden helak edecek değildi ya.
Kasabaların halkı ıslah edilip dururken Rabbın haksız yere onları helak etmez.
(100-123) Bunlar memleketlerin / kuraaların sana anlattığımız haberleridir, b azısı ayakta, bazısı biçildi / hasat edildi , o nlara zulmetmedik velakin kendilerine zulmettiler, Rabbinin emri geldiğinde Allah ’ın dışında çağırdıkları ilahları bi r şey yapamadılar / onlara fayda vermediler, ziyanları / tetbibleri dışında bir şeylerini artırmadı, Rabbin memleketleri böyle tutup yakalar yakaladığında o memleketler zalimdirler, muhakkak ki O'nun tutup yakalaması acıtıcı dır, şiddetlidir, ahiret azabından korkan biri için bunda kesinlikle gösterge / ayet vardır, işte bu, insanlar için bir araya gelme günüdür, ve şahit olma günüdür. O, sayılı süre hiç ertelenmez / tehir edilmez , o gün geldiğinde , O ’nun izni dışında kimse konuşamaz / kelam edemez, onlarda birileri isyancıdır / eşkıyadır / şâkidir, birileri de mesuttur / saidtir, İsyancılar ateş içindeler ve orada iniltileri ve derin derin solumaları vardır, semalar ve arz devam ettiği sürece Rabbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar, Rabbin, neyi dilerse / neyi murat ederse onu yapandır. Mesud olanlar ise cennettedirler, semalar ve arz devam ettiği sürece, R abbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar , kesintisiz bir armağandır. Onların ibadet ettiklerinden dolayı kafa karışıklığı içinde olma / tereddüt içinde / mirye içinde olma, onlar babalarının taptıkları dışında başka bir şeye tapmıyorlar, nasipleri olanı, kısmadan / eksiltmeden onlara da vereceğiz / vefa edeceğiz. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik, zıtlaşmaya / ihtilafa düştüler, şayet Rabbinin önceden kesinleşmiş kelimesi olmasa aralarında ki hüküm gerçekleşirdi, muhakkak ki onlar ondan şüphe ve tereddüt içindeler. Muhakkak ki Rabbin her birisine yaptıklarını / amellerini tam olarak ödeyecektir / vefa edecektir , muhakkak ki O yaptıklarından haberdardır. Emredildiğin gibi sen ve beraberinde tövbe edenler doğru olun / istikamet üzere olun, taşkınlık etmeyin, muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir, zalimlere eğilim göstermeyin, size ateş dokunur, sizin için Allah dışında bir dost yoktur sonra yardım da göremezsiniz, gündüzün her iki tarafında gecenin sabaha yakın kısımlarımda kalkıp namaz kılın, kesinlikle güzellikler kötülükleri giderir, bu hatırlay ıp ananlara bir hatırlatmadır , sabret, muhakkak ki Allah , güzellik yapanların ecrini zayi etmez / zaiyata uğratmaz. Sizden önceki kuşakların / nesillerin geriye kalan ulular, arzda fesadı yasak etselerdi ya onlardan kurtardığımız azınlıkta ki birileri hariç bundan men eden olmadı , zalimlere ve içinde bulundukları refaha uydular / tabi oldular ve suçlu oldular, Rabbin halkı ıslahatçı iken zulmederek onları helak edecek değildir, şayet Rabbin dilese insanları tek bir toplum / tek bir ümmet yapardı, Rabbinin esirgedikleri / merhamet ettikleri hariç karşıtlaşmaya / muhalefete devam ediyorlar, onları da bu yüzden yarattı. Rabbinin kelimesi tamamlandı, cehennemi cinlerin ve insanların tamamıyla dolduracağız. Resullerin haberlerinden gönlünü sabitleyecek her ne varsa sana hepsini anlattık, b u konuda sana hakikat ve müminlere öğüt / vaaz ve hatırlatma geldi , iman etmeyenlere deki, imkanlarınızca yapın bizde yapıyoruz, bekleyip gözleyin bizlerde bekleyip gözlüyoruz. Semaların ve arzın bilinemeyenleri / gaybı Allah ’ındır, emirlerin hepsi ona geri döner, O'na ibadet edin O’nu vekil tayin edin, Ra bbin yaptıklarınızı dikkatinden kaçırmaz / gafil değildir.
Halkı ıslah eden kimseler iken, senin Rabbin o memleketleri zulüm ile helak edecek değildir.
Halkı uslu kimseler olsaydı, Rabbin o kentleri, zulüm ile helak edecek değildi.
Doğru düzgün davranan bir halkı varken, Rabbin haksızlık edip o kentleri helak edecek değildir dipnot 1 .
Yoksa senin Rabbin, kurulu (doğal) düzeni koruyan dipnot 1 bir halkı varken, yanlış yapıp, o kentleri işe yaramaz hale getirecek değildir.
Rabbin, halkı ıslah edici olan ülkeleri zulmederek helak edecek değildir.
Rabbin, halkı dürüst olan ülkeleri haksız yere helak edecek değildir.
Halkı iyilik ve barış sevenler olsaydı, Rabbin o kentleri/medeniyetleri zulümle helak edecek değildi ya!
Nor would Allah, your Creator, unjustly destroy the towns when their inhabitants are brewing reform and the fundamental truth governs their thoughts.
Your Lord would not destroy any town without cause if its people were acting righteously.
Nor would thy Lord be the One to destroy communities for a single wrong-doing, if its members were likely to mend.
And your Lord is not such as would wrongfully destroy human habitations while their inhabitants are righteous. dipnot 1
Your Lord would never have destroyed the cities wrongfully as long as their inhabitants were putting things right.
And your Lord would never destroy the towns wrongfully, while their people were right-doers.
Your Lord would never destroy the townships unjustly while their inhabitants were bringing about reform.
And your Lord is not the One Who would destroy the townships unjustly (simply for their disbelief) while the inhabitants thereof (live in peace and) set things right.
Yet thy Lord would never destroy the cities unjustly, while as yet their people were putting things right.
Your Lord is not such a One as to unjustly destroy any community while their citizens are righteous.
Thy Lord would not have destroyed the cities unjustly while the people of them were well doers.
Your Lord would not destroy the towns wrongfully, while its people were good doers.
And thy Lord was not of such a disposition as to destroy the cities unjustly, while their inhabitants behaved themselves uprightly.
If only there had been, among the generations before you, men endowed with a remnant of virtue (balance, sobriety, righteousness, good sense) forbidding (warning, preventing) men from corruption in the earth, as did the few whom We saved from them. But the evildoers followed that by which they made (or were made) sapless (they enjoyed, drained and became drained), and were guilty.
And in no way would your Lord indeed cause towns to perish with injustice (while) their population are righteous-doers.
In truth thy Lord destroyed not the townships tyrannously while their folk were doing right.
Your Lord would not surely destroy unjustly human habitations so long as the people are righteous.
For, never would thy Sustainer destroy a community for wrong [beliefs alone] so long as its people behave righteously [towards one another].
And your Lord ˹O Prophet˺ would never destroy a society unjustly while its people were acting rightly.
And your Lord would not destroy the towns wrongfully, while its people were good doers.
Your Lord never annihilates any community unjustly, while its people are righteous.
And your Lord would not have destroyed the cities unjustly while their people were reformers.
And never would thy Lord destroy the cities in injustice, when their people were those who do right.
For, your Lord would never annihilate a community for wrong beliefs alone as long as its people behave righteously towards one another. (The Qur'an is consistent in its theme that people will be rewarded according to what they do YA'AMALOON, and not what they know YA'ALAMOON. The reason that the Book stresses so much on the right belief system, is that humans are strongly influenced in their behavior by what they think and believe).
And your Lord would not be the One to destroy towns for a single wrong-doing, while the members were likely to become better.
Your Lord is not such that He would destroy the towns unjustly while their people are good in their ways.
And your Lord will not destroy the towns unjustly, while its people are good doers.