Hûd suresi

Hûd suresi, 117. ayet

Hûd suresi, 117. ayet. وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا مُصْلِحُونَ

vemâ kâne rabbüke liyühlike-lḳurâ biżulmiv veehlühâ muṣliḥûn.

Diyanet İşleri

Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 114–120 · surenin 117. ayeti / 123

Konu Namaz; öncekilerden öğüt; "bekleyin, biz de bekleriz" Hûd 114–123 3

  1. Hûd 114

    (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.

  2. Hûd 115

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  3. Hûd 116

    Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.

  4. 117

    Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

  5. Hûd 118–119

    (118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.

  6. Hûd 120

    (Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü'minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

117. “Rabbin, halkı ıslaha çalışırken ülkeleri haksız yere helâk edecek değildir.” Yani onlar ıslah ediciler oldukları halde, salah üzere olup ıslah ederlerken Allah, onlara zulmederek o ülke ahalisini helâk etmez. Zulmetmedikleri ve onlara karşı da Allah’ın delili ortaya konmadığı sürece Allah onları helâk etmez. Bu buyruğun şu anlama gelme ihtimali de vardır: Rabbin, o ülkeler ahalisini geri dönüp de amellerini ıslah etmeleri halinde önceki zulümleri sebebi ile helâk etmez. Çünkü Yüce Allah, bu durumda onları affeder, onların geçmişteki zulümlerini de siler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Rabbin, halkı yeryüzünde ıslah edici kimseler olan şehirleri helak edecek değildir. O, ancak o şehir halkı küfür, zulüm ve günahlar ile bozgunculuk yaparsa helak eder.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve
  2. كَانَ kane değildi kök: كون
  3. رَبُّكَ rabbuke Rabbin kök: ربب
  4. لِيُهْلِكَ liyuhlike helak edecek kök: هلك
  5. ٱلْقُرَىٰ l-kura o beldeleri kök: قري
  6. بِظُلْمٍۢ bizulmin zulümle kök: ظلم
  7. وَأَهْلُهَا veehluha ahalisi (iken) kök: اهل
  8. مُصْلِحُونَ muslihune ıslah edici kök: صلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Halkı ıslah ediciler olduğu hâlde, Rabbin haksızlıkla şehirleri (halkları) helak etmez. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet En‘âm 6:131, Enfâl 8:33 ve Kasas 28:59. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Değilse, senin Rabbin halkı (birbirlerine karşı) doğru dürüst davrandığı sürece, (sadece) sapık inançları yüzünden uygarlıkları helak etmez.

Muhammed Esed

Yoksa, senin Rabbin, halkı (birbirlerine karşı) dürüst davrandıkları sürece, bir toplumu (sırf) (çarpık inançları) yüzünden asla helak etmez.

Ahmed Hulusi

Senin Rabbin, salih (dürüst) insanların yaşadıkları bölgeleri, haksız olarak helak edecek değildir!

Ali Bulaç

Halkı, ıslah eden kimseler iken, senin Rabbin o ülkeleri zulm ile helak edecek değildi.

Ali Özek ve heyeti

Yoksa Rabbin, halkı ıslah edici kimseler olan şehirleri zulüm ile helak edecek değildir.

Ali Rıza Safa

Senin Efendin, halkı erdemli olan kentleri, haksız yere yıkıma uğratmaz.

Bayraktar Bayraklı

Halkı ıslah edici olduğu halde Rabbin haksız yere memleketleri helak etmez.

Edip Yüksel

Halkı erdemli davrandığı sürece, Efendin kentleri yok edecek değildir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkı erdemli davrandığı sürece, Rabbin kentleri yok edecek değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbin ahalisi iyi gidişatlı olan o memleketleri haksızlık yapacak helak edecek değildi ya!

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbın da o memleketleri ahalisi muslihler iken zulmile helak edecek değildi ya

Erhan Aktaş

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

Gültekin Onan

Ahalisi (ehli) ıslah eden kimseler iken, senin rabbin o ülkeleri zulm ile helak edecek değildi.

Hasan Basri Çantay

Senin Rabbin — ehalisi (hem nefislerini, hem yekdiğerini) ıslaahedib dururken de — O memleketleri (sırf) şirk yüzünden helak edecek değildi ya.

İbni Kesir

Kasabaların halkı ıslah edilip dururken Rabbın haksız yere onları helak etmez.

Mehmet Alagaş

(100-123) Bunlar memleketlerin / kuraaların sana anlattığımız haberleridir, b azısı ayakta, bazısı biçildi / hasat edildi , o nlara zulmetmedik velakin kendilerine zulmettiler, Rabbinin emri geldiğinde Allah ’ın dışında çağırdıkları ilahları bi r şey yapamadılar / onlara fayda vermediler, ziyanları / tetbibleri dışında bir şeylerini artırmadı, Rabbin memleketleri böyle tutup yakalar yakaladığında o memleketler zalimdirler, muhakkak ki O'nun tutup yakalaması acıtıcı dır, şiddetlidir, ahiret azabından korkan biri için bunda kesinlikle gösterge / ayet vardır, işte bu, insanlar için bir araya gelme günüdür, ve şahit olma günüdür. O, sayılı süre hiç ertelenmez / tehir edilmez , o gün geldiğinde , O ’nun izni dışında kimse konuşamaz / kelam edemez, onlarda birileri isyancıdır / eşkıyadır / şâkidir, birileri de mesuttur / saidtir, İsyancılar ateş içindeler ve orada iniltileri ve derin derin solumaları vardır, semalar ve arz devam ettiği sürece Rabbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar, Rabbin, neyi dilerse / neyi murat ederse onu yapandır. Mesud olanlar ise cennettedirler, semalar ve arz devam ettiği sürece, R abbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar , kesintisiz bir armağandır. Onların ibadet ettiklerinden dolayı kafa karışıklığı içinde olma / tereddüt içinde / mirye içinde olma, onlar babalarının taptıkları dışında başka bir şeye tapmıyorlar, nasipleri olanı, kısmadan / eksiltmeden onlara da vereceğiz / vefa edeceğiz. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik, zıtlaşmaya / ihtilafa düştüler, şayet Rabbinin önceden kesinleşmiş kelimesi olmasa aralarında ki hüküm gerçekleşirdi, muhakkak ki onlar ondan şüphe ve tereddüt içindeler. Muhakkak ki Rabbin her birisine yaptıklarını / amellerini tam olarak ödeyecektir / vefa edecektir , muhakkak ki O yaptıklarından haberdardır. Emredildiğin gibi sen ve beraberinde tövbe edenler doğru olun / istikamet üzere olun, taşkınlık etmeyin, muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir, zalimlere eğilim göstermeyin, size ateş dokunur, sizin için Allah dışında bir dost yoktur sonra yardım da göremezsiniz, gündüzün her iki tarafında gecenin sabaha yakın kısımlarımda kalkıp namaz kılın, kesinlikle güzellikler kötülükleri giderir, bu hatırlay ıp ananlara bir hatırlatmadır , sabret, muhakkak ki Allah , güzellik yapanların ecrini zayi etmez / zaiyata uğratmaz. Sizden önceki kuşakların / nesillerin geriye kalan ulular, arzda fesadı yasak etselerdi ya onlardan kurtardığımız azınlıkta ki birileri hariç bundan men eden olmadı , zalimlere ve içinde bulundukları refaha uydular / tabi oldular ve suçlu oldular, Rabbin halkı ıslahatçı iken zulmederek onları helak edecek değildir, şayet Rabbin dilese insanları tek bir toplum / tek bir ümmet yapardı, Rabbinin esirgedikleri / merhamet ettikleri hariç karşıtlaşmaya / muhalefete devam ediyorlar, onları da bu yüzden yarattı. Rabbinin kelimesi tamamlandı, cehennemi cinlerin ve insanların tamamıyla dolduracağız. Resullerin haberlerinden gönlünü sabitleyecek her ne varsa sana hepsini anlattık, b u konuda sana hakikat ve müminlere öğüt / vaaz ve hatırlatma geldi , iman etmeyenlere deki, imkanlarınızca yapın bizde yapıyoruz, bekleyip gözleyin bizlerde bekleyip gözlüyoruz. Semaların ve arzın bilinemeyenleri / gaybı Allah ’ındır, emirlerin hepsi ona geri döner, O'na ibadet edin O’nu vekil tayin edin, Ra bbin yaptıklarınızı dikkatinden kaçırmaz / gafil değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Halkı ıslah eden kimseler iken, senin Rabbin o memleketleri zulüm ile helak edecek değildir.

Süleyman Ateş

Halkı uslu kimseler olsaydı, Rabbin o kentleri, zulüm ile helak edecek değildi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa senin Rabbin, kurulu (doğal) düzeni koruyan dipnot 1 bir halkı varken, yanlış yapıp, o kentleri işe yaramaz hale getirecek değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    bozulmaya karşı koyan

Şaban Britch

Rabbin, halkı ıslah edici olan ülkeleri zulmederek helak edecek değildir.

Şaban Piriş

Rabbin, halkı dürüst olan ülkeleri haksız yere helak edecek değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Halkı iyilik ve barış sevenler olsaydı, Rabbin o kentleri/medeniyetleri zulümle helak edecek değildi ya!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor would Allah, your Creator, unjustly destroy the towns when their inhabitants are brewing reform and the fundamental truth governs their thoughts.

Abdul Haleem

Your Lord would not destroy any town without cause if its people were acting righteously.

Abdullah Yusuf Ali

Nor would thy Lord be the One to destroy communities for a single wrong-doing, if its members were likely to mend.

Abul A'la Maududi

And your Lord is not such as would wrongfully destroy human habitations while their inhabitants are righteous. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this passage, the real cause of the fall of the communities mentioned in( Ayats 25-99 )has been pointed out in a very instructive manner. In reviewing their history Allah declares that the cause of the downfall of not only these but of all the former communities was this: When Allah bestowed His favors on them, they abused these favors and were so intoxicated with their own prosperity that they began to make mischief in the land. By and by, their collective conscience became so corrupt that no righteous persons were left among them to forbid evil and, if a few were left, their voice was so weak that they could not prevent them from causing mischief. As a result of this, evil became so strong and prevalent among them as to warrant the scourge of Allah. Otherwise Allah bears no enmity against His servants that He should destroy them without any just cause, while they were performing righteous works. This has been mentioned here for impressing the following three things.

Aisha Bewley

Your Lord would never have destroyed the cities wrongfully as long as their inhabitants were putting things right.

Al-Hilali & Khan

And your Lord would never destroy the towns wrongfully, while their people were right-doers.

Ali Quli Qarai

Your Lord would never destroy the townships unjustly while their inhabitants were bringing about reform.

Amatul Rahman Omar

And your Lord is not the One Who would destroy the townships unjustly (simply for their disbelief) while the inhabitants thereof (live in peace and) set things right.

Arthur John Arberry

Yet thy Lord would never destroy the cities unjustly, while as yet their people were putting things right.

Bijan Moeinian

Your Lord is not such a One as to unjustly destroy any community while their citizens are righteous.

E. Henry Palmer

Thy Lord would not have destroyed the cities unjustly while the people of them were well doers.

Edip-Layth

Your Lord would not destroy the towns wrongfully, while its people were good doers.

George Sale

And thy Lord was not of such a disposition as to destroy the cities unjustly, while their inhabitants behaved themselves uprightly.

Hamid S. Aziz

If only there had been, among the generations before you, men endowed with a remnant of virtue (balance, sobriety, righteousness, good sense) forbidding (warning, preventing) men from corruption in the earth, as did the few whom We saved from them. But the evildoers followed that by which they made (or were made) sapless (they enjoyed, drained and became drained), and were guilty.

Mahmoud Ghali

And in no way would your Lord indeed cause towns to perish with injustice (while) their population are righteous-doers.

Marmaduke Pickthall

In truth thy Lord destroyed not the townships tyrannously while their folk were doing right.

Mohamed Ahmed - Samira

Your Lord would not surely destroy unjustly human habitations so long as the people are righteous.

Muhammad Asad

For, never would thy Sustainer destroy a community for wrong [beliefs alone] so long as its people behave righteously [towards one another].

Mustafa Khattab

And your Lord ˹O Prophet˺ would never destroy a society unjustly while its people were acting rightly.

Progressive Muslims

And your Lord would not destroy the towns wrongfully, while its people were good doers.

Rashad Khalifa

Your Lord never annihilates any community unjustly, while its people are righteous.

Sahih International

And your Lord would not have destroyed the cities unjustly while their people were reformers.

Sam Gerrans

And never would thy Lord destroy the cities in injustice, when their people were those who do right.

Shabbir Ahmed

For, your Lord would never annihilate a community for wrong beliefs alone as long as its people behave righteously towards one another. (The Qur'an is consistent in its theme that people will be rewarded according to what they do YA'AMALOON, and not what they know YA'ALAMOON. The reason that the Book stresses so much on the right belief system, is that humans are strongly influenced in their behavior by what they think and believe).

Syed Vickar Ahamed

And your Lord would not be the One to destroy towns for a single wrong-doing, while the members were likely to become better.

Taqi Usmani

Your Lord is not such that He would destroy the towns unjustly while their people are good in their ways.

The Monotheist Group

And your Lord will not destroy the towns unjustly, while its people are good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 117. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 117. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 117. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩