Hûd suresi

Hûd suresi, 118. ayet

Hûd suresi, 118. ayet. وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ ٱلنَّاسَ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ

velev şâe rabbüke lece`ale-nnâse ümmetev vâḥidetev velâ yezâlûne muḫtelifîn.

Diyanet İşleri

(118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 115–121 · surenin 118. ayeti / 123

Konu Namaz; öncekilerden öğüt; "bekleyin, biz de bekleriz" Hûd 114–123 3

  1. Hûd 115

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  2. Hûd 116

    Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.

  3. Hûd 117

    Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

  4. 118–119

    (118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.

  5. Hûd 120

    (Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü'minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

  6. Hûd 121

    İman etmeyenlere de ki: "Elinizden geleni yapın, biz de yapacağız."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

118. “Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir ümmet yapardı.” Yüce Allah, eğer dilemiş olsaydı bütün insanları İslâm dini üzere tek bir ümmet haline getirebileceğini haber vermektedir. Çünkü O’nun meşîeti sınır tanımaz ve hiçbir şey O’nun için imkânsız değildir. Ancak O’nun hikmeti gereği onlar ihtilafı sürdürürler. Sırat-ı Müstakîme muhalefet ederler, cehenneme ulaştıran yollara uyarlar. Herkes, kendi söylediğinin hak olduğu ve başkasının sözlerinin ise sapıklık olduğu görüşünde ısrar ederler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Eğer Rabbin dileseydi hak üzerinde amel etmeleri için onları tek bir millet/ümmet kılardı. Fakat O, bunu dilemedi. Onlar, hevâya ve azgınlığa tabi olmaları sebebi ile ihtilaf etmeye devam etmektedirler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve eğer
  2. شَآءَ şa'e dileseydi kök: شيا
  3. رَبُّكَ rabbuke Rabbin kök: ربب
  4. لَجَعَلَ leceale yapardı kök: جعل
  5. ٱلنَّاسَ n-nase insanları kök: نوس
  6. أُمَّةًۭ ummeten ümmet kök: امم
  7. وَٰحِدَةًۭ ۖ vahideten bir tek kök: وحد
  8. وَلَا vela ama hala
  9. يَزَالُونَ yezalune durmazlar kök: زيل
  10. مُخْتَلِفِينَ muhtelifine ihtilaf etmekten kök: خلف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde)…

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu).…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce…

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir ümmet yapardı. (Fakat) onlar anlaşmazlığa düşmeye devam ederler.

Mustafa İslamoğlu

Zaten, eğer Rabbin dileseydi insanlığın tamamını tek bir ümmet yapıverirdi. (O bunu dilemediği içindir ki) onlar, farklı görüşler benimseye gelmişlerdir.

Muhammed Esed

Hem, Rabbin dileseydi, bütün insanlığı bir tek ümmet yapardı; fakat (O, yollarını seçmekte kendilerini özgür bıraktı diye) hala farklı görüşler benimsemekteler;

Ahmed Hulusi

Eğer Rabbin dileseydi, elbette (tüm) insanları ümmet-i vahide (tek bir inanca sahip toplum) yapardı! Oysa karşıt görüşe dayalı inançlar sürüp gidecektir.

Ali Bulaç

Eğer Rabbin dileseydi, insanları elbette tek bir ümmet kılardı. Oysa, onlar, anlaşmazlığı sürdürmektedirler:

Ali Özek ve heyeti

Eğer Rabbin dileseydi, insanları tek bir ümmet yapardı. Oysa, işte ihtilaf edip durmaktadırlar.

Ali Rıza Safa

Oysa Efendin dileseydi, kesinlikle, insanları bir tek topluluk yapardı. Yine de tartışmayı sürdürüyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı. Fakat onlar ihtilaf etmeye devam ediyorlar.

Edip Yüksel

Efendin dileseydi halkı tek bir toplum yapardı. Fakat onlar sürekli olarak tartışıp duracaklar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbin dileseydi halkı tek bir toplum yapardı. Fakat onlar sürekli olarak (gerçeği) tartışıp duracaklar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbin dileseydi, kesinlikle bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Oysa ihtilaf edip duracaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem rabbın dileseydi elbet bütün o nası bir tek ümmet yapardı, halbuki ıhtilaf edip duracaklardır

Erhan Aktaş

Rabb'in dileseydi dipnot 1 , bütün insanları tek bir ümmet yapardı. İhtilaf edenler dipnot 2 olarak sürüp gitmezlerdi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanlara seçme hakkı ve irade özgürlüğü vermeyerek, herkesi iman etmek mecburiyetinde bırakarak.
  2. metne dön, dipnot 2
    İmana karşı küfrü tercih edenler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'in dileseydi dipnot 1 , bütün insanları tek bir ümmet yapardı. İhtilaf edenler dipnot 2 olarak sürüp gitmezlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanlara seçme hakkı vermeyerek, herkesi inanmak mecburiyetinde bırakarak.
  2. metne dön, dipnot 2
    İmana karşı küfrü tercih edenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'in dileseydi dipnot 1 , bütün insanları tek bir ümmet yapardı. İhtilaf edenler dipnot 2 olarak sürüp gitmezlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanlara seçme hakkı vermeyerek, herkesi inanmak mecburiyetinde bırakarak.
  2. metne dön, dipnot 2
    İmana karşı küfrü tercih edenler.

Gültekin Onan

Eğer rabbin dileseydi, insanları elbette tek bir ümmet kılardı. Oysa, onlar anlaşmazlığı sürdürmektedir.

Hasan Basri Çantay

Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları muhakkak ki bir tek ümmet yapardı. Onlar ihtilaf edici bir halde (işte böylece) devam edib gideceklerdir.

İbni Kesir

Rabbın dileseydi; bütün insanları tek bir ümmet yapardı. Onlar ise hala ayrılıktadırlar.

Mehmet Alagaş

(100-123) Bunlar memleketlerin / kuraaların sana anlattığımız haberleridir, b azısı ayakta, bazısı biçildi / hasat edildi , o nlara zulmetmedik velakin kendilerine zulmettiler, Rabbinin emri geldiğinde Allah ’ın dışında çağırdıkları ilahları bi r şey yapamadılar / onlara fayda vermediler, ziyanları / tetbibleri dışında bir şeylerini artırmadı, Rabbin memleketleri böyle tutup yakalar yakaladığında o memleketler zalimdirler, muhakkak ki O'nun tutup yakalaması acıtıcı dır, şiddetlidir, ahiret azabından korkan biri için bunda kesinlikle gösterge / ayet vardır, işte bu, insanlar için bir araya gelme günüdür, ve şahit olma günüdür. O, sayılı süre hiç ertelenmez / tehir edilmez , o gün geldiğinde , O ’nun izni dışında kimse konuşamaz / kelam edemez, onlarda birileri isyancıdır / eşkıyadır / şâkidir, birileri de mesuttur / saidtir, İsyancılar ateş içindeler ve orada iniltileri ve derin derin solumaları vardır, semalar ve arz devam ettiği sürece Rabbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar, Rabbin, neyi dilerse / neyi murat ederse onu yapandır. Mesud olanlar ise cennettedirler, semalar ve arz devam ettiği sürece, R abbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar , kesintisiz bir armağandır. Onların ibadet ettiklerinden dolayı kafa karışıklığı içinde olma / tereddüt içinde / mirye içinde olma, onlar babalarının taptıkları dışında başka bir şeye tapmıyorlar, nasipleri olanı, kısmadan / eksiltmeden onlara da vereceğiz / vefa edeceğiz. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik, zıtlaşmaya / ihtilafa düştüler, şayet Rabbinin önceden kesinleşmiş kelimesi olmasa aralarında ki hüküm gerçekleşirdi, muhakkak ki onlar ondan şüphe ve tereddüt içindeler. Muhakkak ki Rabbin her birisine yaptıklarını / amellerini tam olarak ödeyecektir / vefa edecektir , muhakkak ki O yaptıklarından haberdardır. Emredildiğin gibi sen ve beraberinde tövbe edenler doğru olun / istikamet üzere olun, taşkınlık etmeyin, muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir, zalimlere eğilim göstermeyin, size ateş dokunur, sizin için Allah dışında bir dost yoktur sonra yardım da göremezsiniz, gündüzün her iki tarafında gecenin sabaha yakın kısımlarımda kalkıp namaz kılın, kesinlikle güzellikler kötülükleri giderir, bu hatırlay ıp ananlara bir hatırlatmadır , sabret, muhakkak ki Allah , güzellik yapanların ecrini zayi etmez / zaiyata uğratmaz. Sizden önceki kuşakların / nesillerin geriye kalan ulular, arzda fesadı yasak etselerdi ya onlardan kurtardığımız azınlıkta ki birileri hariç bundan men eden olmadı , zalimlere ve içinde bulundukları refaha uydular / tabi oldular ve suçlu oldular, Rabbin halkı ıslahatçı iken zulmederek onları helak edecek değildir, şayet Rabbin dilese insanları tek bir toplum / tek bir ümmet yapardı, Rabbinin esirgedikleri / merhamet ettikleri hariç karşıtlaşmaya / muhalefete devam ediyorlar, onları da bu yüzden yarattı. Rabbinin kelimesi tamamlandı, cehennemi cinlerin ve insanların tamamıyla dolduracağız. Resullerin haberlerinden gönlünü sabitleyecek her ne varsa sana hepsini anlattık, b u konuda sana hakikat ve müminlere öğüt / vaaz ve hatırlatma geldi , iman etmeyenlere deki, imkanlarınızca yapın bizde yapıyoruz, bekleyip gözleyin bizlerde bekleyip gözlüyoruz. Semaların ve arzın bilinemeyenleri / gaybı Allah ’ındır, emirlerin hepsi ona geri döner, O'na ibadet edin O’nu vekil tayin edin, Ra bbin yaptıklarınızı dikkatinden kaçırmaz / gafil değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer Rabbin dileseydi, insanları tek bir millet/din üzere kılardı. Fakat onlar ihtilaf edip durmaktadırlar.

Süleyman Ateş

Rabbin dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı. Ama ihtilaf edip durmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer Rabbin insanları tek bir ümmet (toplum) yapmayı tercih etseydi yapardı.Ama onlar birbirlerine, sürekli muhalif olacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [)

Şaban Britch

Eğer Rabbin dileseydi, insanları tek bir millet/din üzere kılardı. Fakat onlar ihtilaf edip durmaktadırlar.

Şaban Piriş

Eğer Rabbin dileseydi, insanları tek bir toplum kılardı. Fakat onlar bir türlü ihtilaftan kurtulamazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer Rabbin dileseydi insanları elbette bir tek ümmet yapardı. Ama birbiriyle tartışmaya devam edeceklerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And had Allah, your Creator, willed, He would have made mankind one single nation conforming to one religion. Nonetheless, their innate incongruity would have induced them to be thus still at variance,

Abdul Haleem

If your Lord had pleased, He would have made all people a single community, but they continue to have their differences-

Abdullah Yusuf Ali

If thy Lord had so willed, He could have made mankind one people: but they will not cease to dispute.

Abul A'la Maududi

Had your Lord so willed, He would surely have made mankind one community. But as things stand, now they will not cease to differ among themselves and to follow erroneous ways

Aisha Bewley

If your Lord had wanted to, He would have made mankind into one community but they persist in their differences,

Al-Hilali & Khan

And if your Lord had so willed, He could surely have made mankind one Ummah [nation or community (following one religion i.e. Islâm)] but they will not cease to disagree.

Ali Quli Qarai

Had your Lord wished, He would have made mankind one community; but they continue to differ,

Amatul Rahman Omar

Had your Lord (enforced) His will He would have certainly made the whole of mankind one community, but (since He did not like to enforce His will upon people) they would not cease to differ.

Arthur John Arberry

Had thy Lord willed, He would have made mankind one nation; but they continue in their differences

Bijan Moeinian

If God wanted, He would have made mankind one community; but (the wisdom of God necessitates that) people try different alternatives (and eventually arrive to the conclusion that only the Lord’s way is conducive to salvation. )

E. Henry Palmer

Had thy Lord pleased, He would have made men one nation; but they will not cease to differ,

Edip-Layth

Had your Lord wished, He could have made all the people one nation, but they still would continue to disagree;

George Sale

And if thy Lord pleased, He would have made all men of one religion: But they shall not cease to differ among themselves,

Hamid S. Aziz

In truth your Lord did not destroy the communities unjustly while they were doing right. (Or for a few or minor wrong-doings, or while there were few wrong-doers, or while they had the potentiality to mend).

Mahmoud Ghali

And if your Lord had (so) decided, He would indeed have made mankind one nation; and (i. e., but) they do not cease differing (among themselves).

Marmaduke Pickthall

And if thy Lord had willed, He verily would have made mankind one nation, yet they cease not differing,

Mohamed Ahmed - Samira

But if your Lord had pleased He could have made all human beings into one community of belief. But they would still have differed from one another,

Muhammad Asad

And had thy Sustainer so willed, He could surely have made all mankind one single community: but [He willed it otherwise, and so] they continue to hold divergent views'

Mustafa Khattab

Had your Lord so willed, He would have certainly made humanity one single community ˹of believers˺, but they will always ˹choose to˺ differ—

Progressive Muslims

And had your Lord wished, He could have made all mankind one nation, but they still would continue to disagree.

Rashad Khalifa

Had your Lord willed, all the people would have been one congregation (of believers). But they will always dispute (the truth).

Sahih International

And if your Lord had willed, He could have made mankind one community; but they will not cease to differ.

Sam Gerrans

And had thy Lord willed, He would have made mankind one community; but they will cease not to differ,

Shabbir Ahmed

Had your Lord so willed, He could have made all mankind one single community, (but He has granted them free will as against other creatures (5:48)). Therefore, they continue to hold divergent views. Eventually however, the Divine Truth given in the Qur'an will be the dominant force in the world bringing most of the mankind together (9:33), (41:53), (48:28), (61:9).

Syed Vickar Ahamed

And if your Lord had so willed, He could have made (all) mankind one People, but (even then) they will not stop disagreeing,

Taqi Usmani

Had your Lord willed, He would have made all the people a single community. But, they will continue in their differences,

The Monotheist Group

And if your Lord had wished, He could have made all the people one nation, but they still would have continued to disagree.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 118. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 118. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 118. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩